Danıştay 13. Daire, elektrik dağıtım şirketinin fider açma ihlali nedeniyle kesilen sistem kullanım ceza faturası ve ilgili anlaşma maddesinin iptali talebinin reddini temyizen inceledi.
Özet: Bir elektrik dağıtım şirketi, iletim şirketi tarafından fider açma ihlali nedeniyle düzenlenen sistem kullanım ceza faturasının ve bu faturaya dayanak teşkil eden sistem kullanım anlaşması maddesinin iptali istemiyle dava açmış; ancak ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, anlaşmanın idari sözleşme niteliğinde olduğunu ve ceza faturasının hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiş, şirket ise temyiz başvurusunda ceza faturasının uyarı şartı yerine getirilmeden düzenlendiğini ve ölçümlerin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/360 E.  ,  2025/801 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/360
Karar No:2025/801
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
2- ...İletim A.Ş. (...)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mart 2016 döneminde fider açma ihlali yapıldığından bahisle davacı şirket hakkında TEİAŞ tarafından düzenlenen... tarih ve ... sayılı sistem kullanım ceza faturası ile bu faturaya yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı TEİAŞ Genel Müdürlüğü Erişim ve Uygulamalar Dairesi Başkanlığı işleminin ve söz konusu faturanın dayanağı olduğu ileri sürülen Sistem Kullanım Anlaşması'nın 9. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda;
Sistem Kullanım Anlaşması'nın 9. maddesinin iptali isteminin incelenmesinden;
Elektrik iletim hizmetinin tekel niteliğinde bir kamu hizmeti olduğu, bu hizmetin bir yasal tekel olan TEİAŞ tarafından gerçekleştirildiği, elektrik dağıtım hizmetinin ise bölgesel tekel niteliğinde bir kamu hizmeti olduğu ve davacı şirket gibi lisanslı dağıtım şirketleri tarafından yerine getirildiği, iletim hizmetinin elektrik dağıtım şirketleri açısından zorunlu unsur niteliğinde olduğu ve bu hizmetin bir kamu tüzel kişisi ve doğal tekel olan TEİAŞ ile dağıtım şirketleri arasında akdedilen sistem kullanım ve bağlantı anlaşmaları ile gerçekleştirildiği, bu bağlamda bu sözleşmelerin bir kamu hizmetinin ifası amacıyla akdedildiği, anlaşmanın TEİAŞ tarafından hazırlandığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) tarafından onaylandığı, taraflarla imzalanmadan önce ilgili şirketlere gönderilerek uygun olup olmadığı değerlendirmelerinin alındığı, sözleşme hükümlerinin aynı zamanda Kurul tarafından çıkarılan ikincil düzenlemelerde de yer aldığı, dağıtım şirketinin, lisansa konu faaliyeti yürütebilmesi açısından bu anlaşmaların imzalanmasının zorunlu olduğu, bu çerçevede sözleşme serbestisinden söz edilemeyeceği, Kurul'un sözleşmenin genel hükümlerinde tek taraflı olarak değişiklik yapma yetkisine sahip olduğu, sözleşmede ödenmesi öngörülen bedellerin Kurul tarafından belirlendiği, söz konusu bedellerin ödenmesinde gecikmeye düşülmesi halinde 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca faiz uygulanacağı, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde tarafların Kurula başvurabilecekleri, bu durumda uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin Kurul kararlarının bağlayıcı olduğu anlaşılmakta olup, sistem kullanım anlaşmalarının özel hukuku aşan bir rejime tabi olduğu ve tüm değerlendirme kıstasları açısından idari sözleşme özelliklerini taşıdığı, idari sözleşmelere, özel hukuk sözleşmelerinde olduğu gibi, tarafların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa etmeleri amacıyla cezai hükümler konulmasına engel olan bir yasal düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu istemin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;
... tarih ve ... nolu sistem kullanım ceza faturasının iptali isteminin incelenmesinden;
Davacı şirket ile TEİAŞ Genel Müdürlüğü arasında Aydın TM için 30/04/2015 tarihinde imzalanan Sistem Kullanım Anlaşması'nın 9. maddesinde tanımlanan "kullanıcının bağlı olduğu fidere 00.00-24.00 saatleri arasında 4 (dört) veya daha fazla arıza intikal ederek kesicinin açılması" ihlali için, "00.00-24.00 saatleri arasındaki her 4 açma içinde bulunulan aya ait Sistem Kullanım Fiyatına göre hesaplanan bedelin %1'i oranında" cezai şart uygulanacağının kurala bağlandığı, ceza muhteviyat çizelgelerinin incelenmesinden bahsi geçen fiilin sabit olduğu anlaşıldığından ilgili ihlalin karşılığında yer alan hesaplama yöntemi uygulanması suretiyle düzenlenen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, sistem kullanım ceza faturasının taraflar arasında imzalan Bağlantı Anlaşması'nın 16. maddesinde kurala bağlanan uyarı şartı yerine getirilmeden düzenlendiği, benzer nitelikte davalarda dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, ceza faturasına esas alınan ölçümlerin mevzuata uygun olarak yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı TEİAŞ tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.