Danıştay Onüçüncü Daire tarafından, bağımsız denetim kuruluşuna standartlara aykırılık nedeniyle verilen uyarı ve idari para cezasının iptaline yönelik davanın reddi kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Bir bağımsız denetim kuruluşunun, bir şirketin finansal tablolarına yönelik yürüttüğü denetim çalışmalarında mevzuata aykırılıklar tespit edilmesi üzerine kamu gözetimi muhasebe ve denetim standartları kurulu tarafından verilen "uyarı" ve "idari para cezası"nın iptali istemiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi tarafından reddedilmiş; mahkemeler, denetim firmasının mesleki yeterlik ve özen ilkesine uymayarak kaliteli ve güvenilir bir denetim gerçekleştirmediğini, idari para cezasının kanuni dayanağı olduğunu ve aykırılığın giderilmesi için süre verilmesinin zorunlu olmadığını belirterek kurul kararını hukuka uygun bulmuştur.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/1763 E.  ,  2025/783 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1763
Karar No:2025/783
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Denetim ve Yönetim Danışmanlığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Standartları Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı bağımsız denetim kuruluşu tarafından ... Kundura Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 01/01/2016-31/12/2016 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının kalite güvence sistemi incelemeleri kapsamında Kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucundan düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden davacı bağımsız denetim kuruluşuna "Uyarı" ve "67.617,00-TL idari para cezası" verilmesine ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun (Kurul) ...tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu Kurul kararına dayanak alınan ...tarih ve ... sayılı inceleme raporunda, davacı şirket tarafından ... Kundura Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin finansal tablolarına yönelik gerçekleştirilen denetim dosyasında Bağımsız Denetim Standartlarına aykırılıklar olduğu hususunun ortaya konulduğu, davacı şirketin sorumlu denetçisi tarafından denetim sırasında tespit edilen bulgulardan bir kısmı hakkındaki beyanında bahsi geçen hususların sehven yerine getirilmediği ve daha sonraki denetim çalışmalarında dikkat edileceğinin belirtildiği, tüm bu değerlendirmeler neticesinde davacı şirketin mesleki yeterlik ve özen ilkesine uymayarak kaliteli ve güvenilir bir denetim gerçekleştirmediğinin görüldüğü, bu durumda, davacı şirket tarafından yapılan bağımsız denetim faaliyetinin Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde mesleki yeterlilik ve özen ilkesi kapsamında kaliteli ve güvenilir bir denetim olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından, dava konusu işlemin dayanağının kanun hükmü olmadığı iddia edilmiş ise de, 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 25. maddesinin beşinci fıkrasında açık bir biçimde bağımsız denetim kuruluşları hakkında uyarı, lisansın askıya alınması ve iptali de dahil olmak üzere uygun yaptırımlar uygulanacağının hüküm altına alındığı, dolayısıyla, çerçevesi kanunla çizilen konu hakkında idarenin düzenleyici işlem yapma yetkisi dahilinde Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin çıkarılarak uygulanacak idari yaptırımın usulünün ayrıntılı bir biçimde düzenlendiği;
Diğer yandan, davacı şirket tarafından, denetim neticesinde tespit edilen ve belirtilen aykırılıkların giderilmesi için öncelikle süre verilmesi gerektiği, süresi içerisinde aykırılığın giderilmemesi halinde yaptırım kararı alınması gerektiği, kendilerine süre verilmeden doğrudan yaptırım kararı alınmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Bağımsız Denetim Yönetmeliği gereğince, tespit edilen mevzuata aykırılık nedeniyle doğrudan idari para cezası verilebileceği gibi diğer yaptırım kararlarının verilebilmesi için de aykırılığın giderilmesi amacıya süre verilmesinin zorunluluk arz etmediği, ancak düzeltilmesi imkan dahilinde olan hallerde, yaptırım kararı verilmeden önce tespit edilen aykırılık ve eksikliklerin giderilmesi için davalı idarece süre verilebileceği, bakılan uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından bağımsız denetim raporunun tanzim olunmasından sonra bahsi geçen raporla ortaya konulan denetim çalışmasının incelendiği göz önüne alındığında aykırılığın giderilmesi noktasında davalı idarece davacıya süre verilmesinin pratikte bir faydasının kalmadığı, denetim kapsamındaki fiillerin tamamlandığı ve aykırılığın oluştuğu dikkate alındığında davacının bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, takdir yetkisinin kullanıldığı durumlarda "ölçülülük" kriterinin göz önünde bulundurulması ve takdir hakkının somut gerekçelere dayanılarak kullanılması gerektiği, aksi halin keyfiliğe yol açacağı, denetim kanıtlarının Bağımsız Denetim Standartlarında (BDS) şeklinin ve içeriğinin belirlenmediği, standartlarda hangi denetim prosedürünün ne şekilde uygulanacağına dair bir belirleme bulunmadığı, elde edilen denetim kanıtlarının yetersiz bulunmasının mevzuata aykırı olduğu, finansal tablolarda herhangi bir yanlışlığın ortaya konulmadığı, denetlenen firmanın çeşitli şehirlerde birçok bayisinin bulunduğu, bu nedenle kasa ve stok sayımlarına fiilen iştirak etmenin mümkün olmadığı, denetlenen şirketin profesyonel bir sayım firmasından hizmet aldığı, kendileri tarafından da sayım sonuçlarının incelendiği ve tetkik edildiği, sayım sonuçlarının kayıtlarla uyumlu olduğu ve finansal tablolara doğru aktarıldığının görüldüğü, bağımsız denetimin mesleki yeterlilik ve özen ilkelerine uygun gerçekleştirildiği, uygulanan yaptırımın cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yer alan usulün takip edilmediği, yaptırım uygulanmadan önce görüş ve öneri raporu yazılması ve eksikliklerin düzeltilmesi için meslek mensubunun uyarılması gerektiği, buna rağmen ihlalin devam etmesi halinde yaptırım uygulanabileceği, dava konusu olayda anılan usul izlenmeden doğrudan idari yaptırım uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.