6. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bir ortağın şirket yönetimindeki usulsüzlükler, haksız ödemeler ve sermaye kaybı iddialarıyla TTK 437/5 ve 439 uyarınca inceleme hakkı ve özel denetçi atanması talebini içeren gerekçeli karar.
Özet: Davacı ortak, gayrifaal durumdaki şirketin zararına rağmen yönetim kurulundaki yakınlarına yüksek ücretler ödenmesi, usulsüz sermaye artırımıyla alınan gayrimenkullerin kira gelirlerinin gizlenmesi ve şirket sermayesinin ciddi oranda azalması gibi iddialarla, olağanüstü genel kurulda inceleme hakkı ve özel denetçi atanması taleplerinin reddedilmesi üzerine genel kurul kararlarının iptalini, şirket kayıtlarının incelenmesini ve özel denetçi atanmasını talep ederken; davalı şirket, faaliyetlerin durduğunu, sermaye artırımının usulüne uygun yapıldığını ve davacının taleplerinin genel kurulda müzakere edildiğini savunmuştur.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/115 Esas - 2025/315
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/115 EsasKARAR NO : 2025/315BAŞKAN : .....ÜYE : ....ÜYE : .....KATİP : .....DAVACI : ... ....VEKİLİ : Av. ......DAVALI : ... ...VEKİLİ : Av. .....DAVA :TTK.'nin 437/5 Maddesi Uyarınca İnceleme Hakkı Verilmesi ve TTK.'nin 439. Maddesi Uyarınca Özel Denetçi AtanmasıDAVA TARİHİ : 27/11/2015KARAR TARİHİ : 17/04/2025G. KARAR YAZIM TARİHİ: 30/04/2025 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili özetle; müvekkili şirketin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket yönetimine noterden gönderdikleri ihtarname ile 2015 yılı olağanüstü genel kurulunun belirledikleri gündem ile toplantıya çağrılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin 01/09/2015 tarihinde olağanüstü genel kurulunun yapıldığını, toplantı sırasında davalı şirket yönetiminin toplantı gündemine ilişkin bilgileri 01/09/2015 tarihli 63 sayılı yazı ile müvekkili şirket yetkilisine verdiğini, genel kurulda sunulan faaliyet raporuna göre şirketin yedi ayda 236.453,63 TL zarar ettiğinin açıklandığını, şirketin 2015 yılında da önceki yıllarda olduğu gibi gayrifaal olduğunu, buna rağmen yönetim kurulunun üç üyesine toplam olarak ayda net 6.500 TL ödeme yapıldığını, şirketi kontrol altında tutan ... ailesinin genel kurul kararı dışında aile fertlerine hizmet akdi ile çalışan gibi yüksek ücret verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, ücret ödenen yönetim kurulu üyelerinden birinin İstanbul'da ikamet ettiğini, diğerinin ise yine bu ailenin kontrolünde olan başka bir şirketin genel müdürü olduğunu, ücret ödenen diğer bir görevlinin ise bu şirkette sekreter olarak çalıştığını, yapılan giderlerin şirket faaliyeti ile ilgisinin olmadığını, davalı şirket yöneticilerinin usulsüz sermaye artışı ile elde ettikleri kaynak ile gayrimenkul aldıklarını, bu gayrimenkullerden birinin kontrollerinde olan ... ... A.Ş'ye, diğerini ise bilinmeyen bir kişiye kiraya verdiklerini, kira gelirlerinin faaliyet raporunda yer almadığını, buna göre bedelsiz olarak kiraya verildiğini, davalı şirketin ödenmiş sermayenin %30'unu yitirdiğini, yıl sonuna kadar %50'sinin kaybedileceğini, gayrifaal şirketin ... aile fertlerine ve yakınlarına ödenen ücretler sebebi ile sermayesini kaybettiğini, ... ailesinin kontrolünde olan ... ... A.Ş'nin çoğunluk oyu ile gündemin 3. maddesinde yer alan bilanço gelir gider tablosu ve faaliyet raporunun kabul edildiğini, gündemin 4. maddesinde sorulan şirketin aktifinde yer alan gayrimenkullerin ve araçların alış fiyatı ve nerede kullanıldığına ilişkin sorulara cevap verilmediğini, şirket sermayesindeki azalmanın ne şekilde tamamlanacağı konusunda doğru bilgi verilmediğini, 2015 mali yılına ilişkin şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesi talebinin, kayıtlar üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanması talebi ile şirket aktifinde azalmaya sebep olan, tasarrufları ile şirketin karlılığını azaltan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ve diğer sorumlular hakkında sorumluluk davası açılması talebinin oy çokluğu ile reddedildiğini, bu kararların kanuna, ana sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek, davalı şirketin 01/09/2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan kararların 3 ve 4. maddelerinin iptaline karar verilerek, 2015 mali yılına ait şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesine, özel denetçi atanmasına, özel denetçi raporu sonuçlarına göre şirket aktifinde meydana gelen kayıtların sorumlulardan tahsili amacıyla sorumluluk davası açılmasına karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA:Davalı şirket vekili savunmasında özetle; Davalı şirketin 2014 yılında ünvan değişikliği yaptığını, şirketin yurt içi ve yurt dışı eşya nakli hizmeti için kurulduğunu, 2008-2010 yılları arasında faal olarak çalıştığını, zarar etmesi sebebi ile 31/10/2010 tarihinde faaliyetini geçici olarak durdurduğunu, sonraki yıllar genel kurullarının yapıldığını, 14/10/2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda oy birliği ile alınan kararla şirket sermayesinin yükseltildiğini, 31/12/2014 tarihi itibari ile sermayenin tamamının ödendiğini, şirketin geçmiş yıl faaliyetleri ile ilgili olarak genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin oy birliği ile ibra edildiğini, 2014 yılı faaliyetlerine ait olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, şirket bilanço, gelir-gider tabloları ile yönetim kurulu faaliyet raporunun oy çokluğu ile kabul ve ibra edildiğini, davacı şirketin 2015 faaliyet yılının bitmesine beş ay kala kötü niyetli olarak olağanüstü genel kurul talep ettiğini, şirket yönetiminin davacının talep ettiği tüm hususların aynen gündeme alınmasına karar vererek, tarafları 01/09/2015 tarihli olağanüstü genel kurula davet ettiğini, davacının isteği doğrultusunda hazırlanan gündem maddelerinin ayrı ayrı müzakereye açıldığını, davacının talep ettiği tüm iddialara tek tek cevap niteliği taşıyan 01/09/2015 tarihli 063 sayılı cevabi yazının davalı şirket yetkilisine elden teslim edildiğini, toplantı sırasında gündem maddelerinin tek tek ele alınıp, müzakere edilip gerekli açıklamalar yapılarak oylandığını, gündemin 1 ve 2. maddesinin oy birliği ile, dava konusu 3 ve 4. maddelerine ilişkin kararların oy çokluğu ile alındığını, taleplerin oy çokluğu ile reddedildiğini, davacıya incelemek istediği tüm hesapların toplantı öncesi gönderildiğini, bu sebeple özel denetçi atanması talebinin fiilen ve hukuken davacıya faydasının bulunmadığını, davacının dilekçesindeki iddialarının yerinde olmadığını, şirket giderleri ile ... ailesinin ve yakınlarının ilgisinin bulunmadığını, araçların yönetim kurulu başkanının kullanımında olduğunu, şirket çalışanı Burçin Alan'ın davalı şirket çalışanı olmadığını, davacı şirketin geçmiş yıl faaliyetlerine ilişkin yaptığı şikayete yönelik savcılık tarafından KYOK verildiğini, ibra edilen görevlilerin sorumlu tutulamayacağını, yöneticilerin yasaya ve ana sözleşmeye aykırı davranarak şirketi zarara uğrattıklarının ispatlanamadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.YARGILAMA AŞAMALARI:Mahkememizin 2015/803 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen 01/07/2020 tarihli ve 2020/270 sayılı kararda; " Gündemin 3. maddesine ilişkin olarak "bilanço gelir-gider tablosu ve faaliyet raporunun kabulüne" yönelik alınan karara ilişkin olarak davacı taraf gündemde yer almamasına rağmen yedi aylık faaliyet dönemine ilişkin bilanço, gelir-gider tablosu ve faaliyet raporunun görüşülerek karara bağlanmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle iptalini istemiş ise de; şirket yönetim kurulunun, ortakların talebi üzerine genel kurulu toplantıya çağırması durumunda talep eden ortakların gündemine ayrıca bir madde eklemesinde, TTK 413. maddesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Davacı tarafın şirket bilançosunda bazı hususların hiç veya gereği gibi belirtilmediği veya bilançonun şirketin gerçek durumunun görünmesine engel hususlar içerdiğini iddia etmesi halinde sorumluluk davası açmasına da engel bir durum bulunmamaktadır. Buna göre genel kurulun gündemin 3. maddesine ilişkin olarak aldığı kararın iptalini gerektirecek bir sebep olmadığı kanaatine varılmıştır. Dava konusu genel kurulun gündemin 4. maddesine yönelik aldığı kararlar incelendiğinde; 4-a maddesinde karara bağlanan şirketin aktifinde yer alan gayrimenkullerin ve araçların hangi amaçla kimler tarafından kullanıldığı, bunların kimlerden hangi tarihte, alındığına ilişkin bilgilerin davacı şirket temsilcisine verildiği, şirket sermayesinde meydana gelen eksilmenin tespit edilmesi ve sermayenin nasıl tamamlanacağına ilişkin olarak 4-b maddesine yönelik alınan kararda yönetim kurulu başkanı tarafından yapılan açıklamanın şirketin mali durumuna göre yeterli olmasa da bu hususun şirket kayıtlarını inceleme konusunda sonraki bentde alınan 4-c ve özel denetçi atanmasına ilişkin 4-d maddesi ile birlikte değerlendirilebileceği, şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesi konusunda 4-c maddesinde alınan kararla ilgili olarak; her ortağın şirketin verdiği bilgi ile yetinmeyip, ayrıca inceleme hakkına da sahip olduğu, bu hakkın kanunda gösterilen haller dışında, esas sözleşme veya şirket organları tarafından alınacak karar ile sınırlandırılamayacağı, buna göre dava konusu genel kurulda 4-c maddesi ile alınan inceleme hakkı verilmesinin reddine ilişkin kararın yasaya aykırı olduğu, kararın 4-d maddesinde şirkete özel denetçi atanmasının reddi kararının değerlendirilmesi sonucunda; TTK 438 ve devamı maddelerde hangi hallerde özel denetçi atanacağının yazılı olduğu, buna göre özel denetçi atanabilmesi için kurucuların veya şirket ortaklarının kanunu ve esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya konulması gerektiği, davacı tarafça bu hususun ikna edici bir şekilde ortaya konulamadığı, genel kurulda özel denetçi atanmasına yönelik talebin reddine ilişkin kararda mevzuata ve esas sözleşmeye aykırılık olmadığı, gündemin 4-e maddesinde karara bağlanan şirket yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasına yönelik talebin reddi incelendiğinde; davacı tarafça şirket yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederek sorumluluklarını gerektirecek davranışlarının davacı tarafça ispatlanamadığından, bu talebe yönelik alınan genel kurul kararının iptalini gerektirecek bir hususa rastlanmamıştır. Buna göre dava konusu 01/09/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan 4-c bendinde yer alan "inceleme hakkı verilmemesi" hakkındaki kararın iptaline, diğer kararlara yönelik davanın reddine" karar verilmiştir.Taraf vekillerinin istinaf başvurusu soucunda, ... BAM 21. Hukuk Dairesi'nin 03/10/2024 tarihli ve 2024/1224 - 2024/1004 sayılı kararı ile; "İlk derece mahkemesince 01/07/2020 tarih 2015/803 Esas 2020/270 Karar sayılı karar ile dava konusu 01/09/2015 tarihli genel kurulda alınan kararlardan 4c bendinde yer alan inceleme hakkı verilmemesi hakkındaki kararın iptaline, diğer kararlara yönelik davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 04/07/2022 tarih 2020/1272 Esas 2022/957 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin dava konusu genel kurulda alınan 4d no'lu karar yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin 4c no'lu karar yönünden ve HMK'nun 355. maddesi gereğince 4d no'lu karar yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu 01/09/2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan şirketin 2015 yılına ait mali kayıtları üzerinde inceleme yapılması talebinin reddine dair 4-c no'lu karar ile şirkete özel denetçi atanmasına ilişkin talebin reddine dair 4-d no'lu kararın iptali istemiyle açılan davada davacı tarafın HMK'nın 114/1-h bendi gereği hukuki yararı bulunmadığından bu kararlara karşı açılan davaların aynı Yasa'nın 115/2. maddesi gereği ayrı ayrı usulden reddine, dava konusu genel kurulda alınan öteki kararların iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/03/2024 tarih 2022/5791 Esas 2024/2341 Karar sayılı kararıyla;"...1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 01.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 numaralı kararların iptalinin gerekip gerekmediği, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması ve özel denetçi atanmasının istenip istenemeyeceği ile sorumluluk davası açılıp açılamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Dava ise anılan olağanüstü genel kurul toplantısının 3 ve 4 numaralı kararlarının iptali, bilgi alma ve inceleme hakkının tanınması ve davalı şirkete özel denetçi atanması istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 01.09.2015 tarihli genel kurulda 4-c bendiyle alınan “inceleme hakkı verilmemesi” hakkındaki kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, taraf vekillerinin istinaf başvuruları üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince 6102 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca özel denetim talebinin genel kurulca reddi halinde ilgililerce 3 ay içinde Mahkemeden özel denetçi atanması istenebileceğinden bu yöndeki ret kararına karşı davacının iptal istemekte hukuki yararının bulunmadığı, bu durumda esastan ret kararı verilmesinin yerinde görülmediği, davacının aynı Kanun’un 437 nci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen usule göre kayıtların incelenmesi isteminin reddine karşı Mahkemeye başvurabileceği, bu husustaki genel kurul kararının iptalini istemekte de hukuki yararı bulunmadığından anılan talep hakkında usulden ret kararı verilmesi gerekirken esasa girilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, genel kurulda 4-c ve 4-d numaralı kararların iptali istemiyle açılan davada davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle bu yöndeki davaların ayrı ayrı usulden reddine, öteki kararların iptali istemi ile açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinin ikinci fıkrasında pay sahibinin genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebileceği, beşinci fıkrasında bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 438 inci maddesinin birinci fıkrasında her pay sahibinin, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceği, 439 uncu maddesinin birinci fıkrasında da genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahiplerinin üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebileceği öngörülmüştür.Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususlar nazara alınarak gerek bilgi edinme ve inceleme hakkının kullandırılması, gerekse şirkete özel denetçi atanması istemlerinin reddine dair genel kurul kararlarının iptali istemleri anılan yasal düzenlemeler gözetilerek usulden reddedilmiştir. Ne var ki; davacı dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında 01.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurulda 3 ve 4. gündem maddeleri ile alınan kararların iptal talebi ile birlikte (a) bendi ile “2015 mali yılına ait şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı verilmesini” (b) bendi ile de “Şirketin 2015 mali yılına ait faaliyet ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanmasını” da talep etmiştir. Bu taleplerin genel kurul kararlarının iptali istemi ile birlikte aynı davada ileri sürülmesine mani bir hal bulunmadığı gibi Mahkemece gerekli görülmesi halinde 6100 sayılı Kanun'un 167 nci maddesi uyarınca davaların ayrılmasına karar verilebilmesinede mani bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece genel kurul kararlarının iptali talebinden farklı talepler olan “2015 mali yılına ait şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı verilmesi” ve “Şirketin 2015 mali yılına ait faaliyet ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanması” istemleri yönünden 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerekirken sadece genel kurul kararlarının iptali istemi yönünden karar tesisi ile yetinilmesi yerinde olmamıştır. " gerekçesiyle Dairemiz kararı bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamı üzerine dosya Dairemizin 2024/743 Esas sayılı sırasına kaydedilmiş olup, 24/09/2024 tarihli duruşma sırasında bilgi alma veya inceleme hakkı TTK'nun 537/5. maddesi çerçevesinde şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden, özel denetçi tayini de TTK'nun 439/1. maddesi gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden istenebileceği, TTK'nun 437. ve 440. maddelerine göre de ilk derece mahkemesince verilen kararların kesin olduğu, bu nedenle bölge adliye mahkemesinde istinafa tabi olmayan talepler yönünden tefrik kararı verilmesi gerektiği gözetilerek verilen ara karar ile dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmının A bendindeki inceleme hakkı tanınması ve B bendindeki özel denetçi atanması talepleri yönünden açılan davanın tefriki ile Dairemizin esas sırasına kaydına karar verilmiş, anılan tefrik kararı üzerine dava dilekçesinde yer alan inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden açılan dava Dairemizin 2024/1224 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmının A bendindeki inceleme hakkı tanınması ve B bendindeki özel denetçi atanması talepleri yönünden davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; hükmün kapsamı başlıklı HMK'nun 297/2 maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.Davacı yan işbu davada şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava dilekçesinde yer alan şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediği gibi gerekçede de bu husus tartışılmamıştır. Bu durum ise adil yargılanma hakkının ihlali olup aynı zamanda HMK'nun 297/2 maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.Tüm bu nedenlerle dava dilekçesinde yer alan şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediğinden anılan kısımlar yönünden kaldırılmasına, dosyanın şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri hakkında karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. ... BAM 21. Hukuk Dairesi'nin 03/10/2024 tarihli ve 2024/1224 - 2024/1004 sayılı kararına göre Mahkememize kaldırma kararı sonrası dava dosyası Mahkememizin bu esasına kaydedilmiş, hukuki dinlenilme hakkı kapsamında, taraf vekillerine karar tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyanları alınmıştır. BAM kararına göre Mahkememizin önüne gelen uyuşmazlık, davacı vekilinin TTK.'nin 437/5 Maddesi uyarınca "inceleme hakkı verilmesi" ve TTK.'nin 439. Maddesi uyarınca "özel denetçi atanması" taleplidir. Genel Kurul kararının iptaline yönelik karar kesinleşmiştir.GEREKÇE:Dava, TTK.'nin 437/5 Maddesi uyarınca "inceleme hakkı verilmesi" ve TTK.'nin 439. Maddesi uyarınca "özel denetçi atanması" taleplidir.Tarafların dayandığı tüm deliller, şirket sicil dosyası getirtilmiş, dosya ve şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dava konusuna ilişkin Türk Ticaret Kanunda;MADDE 437- (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.(2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.(3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. (4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.(5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.(6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.V - Özel denetim isteme hakkı1. Genel kurulun kabulüMADDE 438- (1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.(2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir. 2. Genel kurulun reddiMADDE 439- (1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. " Düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda iddia, savunma, dosyaya sunulan deliller ve yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf 2015 mali yılına ait şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesine, özel denetçi atanmasını talep etmiş, davalı taraf ise yasal şartları oluşmadığından bahisle davanın reddini istemiştir. Davacının TTK.'nin 437/5 Maddesi uyarınca "inceleme hakkı verilmesi" talebi yönünden dosya incelendiğinde, yasal düzenlemede; Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvuracağı düzenlenmiştir. Davacı ortağın bu kapsamdaki inceleme hakkı verilmesi talebi, davacının hazır bulunduğu 01/09/2015 tarihli Genel Kurulda reddedilmesine rağmen, davanın on günlük hak düşürücü süre dolduktan sonra 27/11/2015'de açıldığı anlaşılmakla, inceleme hakkı verilmesi talebi yönünden davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. Davacının TTK.'nin 439. Maddesi uyarınca "özel denetçi atanması" talebi yönünden dosya incelendiğinde; TTK 438 ve devamı maddelerde hangi hallerde özel denetçi atanacağının yazılı olduğu, buna göre özel denetçi atanabilmesi için kurucuların veya şirket ortaklarının kanunu ve esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya konulması gerektiği, davacı tarafça sunulan delillere göre bu hususun ikna edici bir şekilde ortaya konulamadığı kanaatine varılmakla, özel denetçi atanmasına yönelik talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;1-Davacının TTK.'nin 437/5 Maddesi uyarınca "inceleme hakkı verilmesi" talebi yönünden DAVANIN REDDİNE,2-Davacının TTK.'nin 439. Maddesi uyarınca "özel denetçi atanması" talebi yönünden DAVANIN REDDİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 587,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333. Maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Başkan ... E imzalıdırÜye .... E imzalıdırÜye ... E imzalıdırKatip ... E imzalıdır