İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinden, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında kısmen kabul kararına karşı davalının istinaf başvurusu üzerine verilen karar.
Özet: Bir bankanın (veya alacaklısının), bir genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş borçlar nedeniyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının yetki itirazı, borcun miktarı, faiz hesaplamaları ve bankanın kötü niyetli olduğu yönündeki savunmaları incelenmiştir; ilk derece mahkemesi, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davalının belirli miktarda asıl alacak, işlenmiş faiz ve çeşitli masraflardan oluşan borcu bulunduğunu tespit ederek, itirazın kısmen iptaline ve takibin belirlenen miktar üzerinden devamına karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2022/2007 KARAR NO:2026/1274T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:22.05.2019NUMARASI:2017/85 Esas - 2019/789 Karar DAVA:İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı .... Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşme kapsamında borçlu şirkete kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Kahramanmaraş .... Noterliğinin 17.10.2016 tarihli ihtarı ile hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin istendiğini, ihtara rağmen ödenmeyen banka alacağının tahsili amacıyla İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, faizin sözleşmeye uygun belirlendiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili, savunmasında özetle; takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, Büyükçekmece icra dairesinin yetkili olduğunu, borçlu şirketin sektöründe tanındığını ve ciddi cirolar yaptığını, ancak 2013 yılından bu yana oluşan ekonomik dalgalanmalardan etkilendiği, şirketin takip yapılana kadar ticari faaliyetlerini sürdürerek ödemelerini yapmaya çalıştığını ve temerrüte düşmeden ödemelerini yerine getirdiğini, davacı bankanın açtığı iskonto kredileri karşılığında 11 adette toplam 234.298,92 TL bedelli çekin bankaya teslim edilmesine ve bir kısmının kat ve takip tarihi itibarıyla vadeleri gelmemiş olmasına rağmen, daha sonra bu çeklerin tahsil edildiklerini, gönderilen ihtarda kredilerin toplamının 234.298,92 TL olarak belirtilmesine rağmen takipte 256.666,39 TL talep edildiğini ve bunun hangi kredi için olduğunun belirtilmediğini, anılan çeklerin ileri tarihli olmasının kambiyo vasfına engel olmadığını ve bankaya takip tarihinden çok önce teslim edildiğini, bankanın yaptığı tahsilatları düşmeden kullanılan kredilerin tamamı üzerinden takip yaptığını, oysa müvekkilinin karşılığı gününde ödenen ve dilekçede yazılan çeklerden kaynaklanan iskonto kredileri nedeniyle borçlu olduğunu ve bu çekler nedeniyle takip yapma imkanı bulunduğunu, borçlu şirketinin iskonto kredilerinden başka bir borcu bulunmadığını ve bu nedenle bankanın takip tarihi itibariyle muaccel bir alacağı bulunmadığı halde sözleşmeyi feshederek takip yapmasının kötü niyetli olduğunu, borçlu şirket ile banka arasındaki ticari ilişkinin yıllarca sürdüğünden müvekkilinin borç miktarının belirlemesinin mümkün olmadığını, bankadan istenen bilgilerin verilmediğini, alacağın ancak uzman kişilerce hesaplanabileceğin ve faizin de bilinmediğini, sözleşmede belirtilmeyen %100 oranında faizin gabin niteliğinde olduğunu, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Alacağı temlik eden banka ile dava dışı .... Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden bu şirkete krediler açılıp kullandırıldığı, davalı ...'ın ise bu genel kredi sözleşmesine müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalıya Kahramanmaraş ...Noterliğinin 17/10/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile hesapların kat edilerek borçların ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödeme olmayınca alacağın tahsili amacıyla İstanbul 19.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini yargılama aşamasında sunulan evraklardan anlaşıldığı üzere, bankanın dava konusu nakdi alacağı davacı temlik alana devrettiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına göre davalının dava tarihi itibariyle ödemediği, 66.266,40 TL asıl alacak, 552,22 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 27,60 TL %5 BSMV, 561,38 TL ihtar protesto masrafı, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 81,60 TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 67.889,20 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, ihtiyati haciz ve ihtarname için dosya kapsamında tespit edilen masrafların da davalıların sorumluluğunda olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle sonuç olarak davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 19.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibe konu alacak likit olduğu anlaşılmakla 66.266,40 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak temlik alan davacı ... A.Ş’ye verilmesine karar verilmiş, davalı Bankanın davalıdan talep ettiği gayri nakit alacaklarını davacı temlik alana devretmediği, bu nedenle gayri nakit alacak yönünden dava hakkının davacı bankada olduğu ancak bu alacak yönünden davayı takip etmediğinden 20/02/2019 tarihinde bu alacak açısından dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı bankanın yasal sürede yenileme talebinde de bulunmadığı..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 19.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 66.266,40 TL asıl alacak, 552,22 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 27,60 TL %5 BSMV, 561,38 TL ihtar protesto masrafı, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 81,60 TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 67.889,20 TL alacağın, 66.266,40 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yıllık %100 oranında faizi ile birlikte davalı borçludan tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan 66.266,40 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak temlik alan davacı ...A.Ş’ye verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında gayri nakit alacakların, davacı banka tarafından temlik alana temlik edilmemiş olması, davacı bankaca bu alacak yönünden davanın takip edilmemesi nedeniyle verilen, davanın açılmamış sayılması kararının yerinde olduğunu, ancak kullanılan kredilerin tamamının, davacı bankaya karşılıkları gününde ödenen çeklerden kaynaklanan iskonto kredileri olduğunu, bir çok kez belirtildiği üzere, davacı banka tarafından müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Şirketine açılan iskonto kredilerinin karşılığında, dosyada mevcut çek teslim tutanaklarından anlaşıldığı üzere, bazı çeklerin bankaya teslim edildiğini ve çeklerin keşide günü geldiğinde ödendiğini, şirketin kendi ve müşteri çeklerini bankaya teslim etmesine rağmen banka tarafından kötü niyetli olarak sözleşmenin kat edildiğini, şirketçe 28.10.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 20.869,00 TL bedelli, 22.11.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 17.500,00 TL bedelli, 26.11.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 31.093,00 TL bedelli, 30.11.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 16.808,67 TL bedelli, 14.12.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 17.500,00 TL bedelli, 15.12.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 23.250,00 TL bedelli, 28.12.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 10.000,00 TL bedelli çek, 31.12.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 10.371,25 TL bedelli, 13.01.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 68.722,00 TL bedelli, 21.01.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 8.155,00 TL bedelli ve 23.01.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 10.030,00 TL bedelli çek olmak üzeri toplamda 234.298,90 TL bedelli 11 adet çekin davacı bankaya teslim edildiğini, çeklerin bankaya gününde tahsil edildiğini, ödeme aracı olan çekin ileri tarihli olmasının kambiyo vasfı taşımasına engel olmadığını, çeklerin bankaya takip tarihinden çok önce teslim edildiğini, bankanın bunu bilmesine rağmen yapılan tahsilatları düşmeden kullanılan kredilerin tamamı üzerinden takip yaptığını, kredinin tamamının karşılığının bankaya karşılığından önce ödenen yukarıdaki çeklerden kaynaklanan iskonto kredisi olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin bankaya iskonto kredisi dışında borcu bulunmadığını, Bankanın iskonto kredisinden kaynaklanan hesabını genel hükümlere göre kat etmesi halinde, iskonto edilmiş çeklerin de şirkete iadesi gerektiğini, bilirkişi raporunda da çeklerin iskonto kredisi kapsamında bankaya verildiğinin belirlendiğini, çek bedellerinin davacı banka tarafından takip tarihinden sonra ancak davadan önce tahsil edildiğinin rapordan anlaşılacağını, raporda ödemesi yapılan çeklere faiz işletilmesinin usule aykırı olduğunu, iskonto kredisinin doğası gereği, banka tarafından kredi açılırken faizin peşinen alındığını, başka bir anlatımla çek bedelinin tamamı değil, alınması gereken faizin (çekin vadesine göre hesaplanarak) peşinen düşüldükten sonra, kalan kısmin kredi müşterisine ödendiğini, bu durumda davacı bankanın hesabı kat etmesinin kötü niyetli olduğu gibi, kat tarihi itibariyle yeniden faiz işletilmesin de hukuken mümkün olmadığını, bankanın müşetisine verdiği paranın çekin vadesine kadar olan faizini zaten peşinen aldığını, bilirkişi raporunda, davacı banka tarafından çek bedeli içinden alınan faize ek olarak temerrüt faizinin de hesaplandığını, bankanın vadesi geldiğinde tahsilatı yapmışken, raporda ikinci kez faiz hesaplanmasının mükerrer faize neden olduğunu, müvekkilinin ödememe suretiyle temerrüde düşmemişken, henüz iskonto edilen çeklerin vadeleri gelmeden, bankanın bankanın kat ihtarnamesi göndermesi ve çeklerin tahsil edilen bedellerinin düşülmemesinin bankanın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle kararın hatalı olduğunu ve kararın kaldırılarak, sadece faizden ibaret olan itirazın iptali talebinin reddi gerektiğini, Mahkemece yıllık %100 oranında faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt faizi yönünden denetime elverişli sonuç alınması için, Devlet bankası ve özel bankalarından iskonto kredileri için uyguladıkları temerrüt faiz oranının sorulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiğini, bankanın 291.639,77 TL üzerinden açtığı davada 67.889,20 TL üzerinden kabul kararı verildiği, bu nedenle likit olmayan alacak bakımından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına karar verilmesi de gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı banka ile dava dışı ... Şirketi arasında düzenlenen 25.05.2014 tarihli ve 17.02.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerine, borçlu şirketin yetkilisi olan davalı ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza atmıştır. Davalının sözleşmedeki imzaya yönelik bir itirazı bulunmamaktadır. İmzalanan her iki genel kredi sözleşmesi ekindeki kefalet sözleşmesinde, davalının 500.000 TL limitle kefil olduğunun, kefalet miktarının rakam ve yazıyla yazıldığı, ayrıca kefalet türünün ve kefil olunan tarih ile kefilin ad ve soyadının, kefalet sözleşmesinde el yazısı ile yazıldığı, sözleşmenin TBK'nın 583.maddesindeki geçerlilik şartlarının sağlandığı anlaşılmıştır. İİK'nın 67.maddesi gereğince itirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde borçlu, takibe haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın veya hükmolunan şeyin tahammülüne göre ret veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilir. Alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması, ödenen veya bakiye borcun hesaplanabilir olması karşısında, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi yerindedir. Ancak takibin reddedilen kısmının haksız olmakla birlikte kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından, reddedilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına karar verilmemesi yerindedir. Davacı... Bank A.Ş ile temlik alan ... arasında düzenlenen alacağın devri sözleşmesi kapsamında, temlik beyanının ekinde bulunan dosya ve alacaklardaki hakların ... şirketine devredildiği, ekinde İstanbul 9. ATM'nin 2017/85 Esas sayılı dosyasındaki nakdi alacağın da bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle devredilen nakdi alacaklar yönünden temlik alan kişi davacı olmuş, temlik edilmeyen gayri nakdi alacaklar yönünden ise temlik eden bankanın davacılık sıfatı devam etmiştir. Banka ile borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi borçlar ile iskonto kredisinden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine hesabın Kahramanmaraş .... Noterliğinin 17.10.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile kat edilmiştir. Kat ihtarında ihtar tarihi itibariyle 256.666,39 TL nakdi kredi, 20.640,00 TL gayrinakdi kredi alacağı bulunduğu, bu borcun 24 saat içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. İhtarın ekinde nakdi krediler olarak iskonto kredileri ve kredili mevduat hesabı ilişkin kat ekstreleri sunulmuştur. Taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 5 vd. maddeleri kredinin kullandırılmasında bankanın yetkileri düzenlenmiştir. Sözleşmenin 7. maddesinde hesap özetinin gönderimi ve banka tarafından yapılacak bildirimler düzenlenmiş olup, 21.maddede muacceliyet düzenlenmiştir. Bu maddelere göre bankanın herhangi bir zamanda sözleşmeyi feshederek muacceliyet ihtarı yapabilecektir. Sözleşmenin 24. maddesinde de buna ilişkin hüküm bulunmaktadır. İhtarda iskonto kredileri dışında nakdi krediler ve gayrinakdi krediler bulunması nedeniyle hesabın katında yasa ve sözleşmeye aykırı bir yön bulunmamaktadır. Sözleşme ve uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması ve bunun ticari krediye ilişkin olması nedeniyle TBK'nın 8. maddesi uyarınca, tarafların temerrüt faizini serbestçe kararlaştırabilecekleri anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 22. maddesinde temerrüt faizinin sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan bankanın TCMB'ye uygulayacağı bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına, bu oranının %100'ünü bulacak oran üzerinden hesaplanacağı belirlenmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin bu hükmüne uygun şekilde hesaplama yapılarak temerrüt tarihi ve temerrüt oranı belirlenmiştir. Sözleşmede açık hüküm bulunan faiz oranının belirlenmesinde ayrıca emsal banka ortalamalarının araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Takip tarihi ve temerrüt tarihi arasındaki miktar bu süre içerisinde yapılan ödemeler dikkate alınarak borç belirlenmiştir. Davalının borcunun miktarı belirlenirken, sonradan ödenen çeklerin dikkate alındığı görülmüştür. Bu husus bilirkişi raporunun 20. sayfasındaki tabloda gösterilmiştir. Yukarıda belirtildiği gibi iskonto kredisi kapsamında verilen çeklerin henüz üzerinde yazılı tarihin gelmemiş olması sözleşme kapsamında bu çekler bakımından hesabın kat edilmesine engel değildir. Hesabın kat edilmesi halinde, ödeme vasıtası olan çeklerin keşideciye verilmesi de kredi sözleşmesinin ruhuna aykırıdır. Temerrüt tarihinden itibaren, banka alacağına sözleşmeye uygun şekilde temerrüt faizi uygulanması yerinde olduğu gibi, çek üzerinde ödenecek miktar yazılı olduğundan, ayrıca çekin verildiği tarih ile çek üzerinde yazılı olan ödeme tarihi arasındaki geçen süreye göre bir iskonto oranının belirlenerek bu miktarın borçtan düşülmesi de mümkün değildir. Belirtilen tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden, reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 3.478,11 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.07.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.