Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında Tarım Bakanlığının temyiz yetkisizliğini ve hükümdeki ceza miktarındaki çelişkiyi düzelterek onadı.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararını temyiz incelemesine alarak, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının temyizini reddetmiş; Gümrük İdaresi, Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyizleri kapsamında, sanığın etkin pişmanlık hükümleri bağlamında yanıltılmadığını belirtmiş, ancak yerel mahkeme hükmünde hapis cezasının miktarındaki (10 ay yerine sehven 5 ay olarak) çelişkiyi tespit ederek, bu hukuka aykırılığın yeniden yargılama gerektirmeksizin düzeltilmesine karar vermiş ve hükmü 5 ayı 10 ay olarak değiştirerek düzelterek onamıştır.
7. Ceza Dairesi         2022/14688 E.  ,  2026/4047 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/505 E., 2021/511 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında
katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekili, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Sanığın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden artırımlar ve indirimler uygulanması sonucunda hükmün 6. fıkrasında sanığın 10 ay hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası karşılığı ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, hükmün 8. fıkrasında sehven sanığın 5 ay hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 8. fıkrasındaki ''5 ay'' ifadesinin çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme "10 Ay" ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.