6. Asliye Ticaret Mahkemesi, davacının altyapısına haksız fiille verilen zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, istinaf kararı sonrası bilirkişi raporundaki çelişkileri gidermektedir.
Özet: Bir şirket, altyapısına verilen zararların tazmini amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, davalının kusurlu olduğu belirlenen bazı hasarlar için itirazı kısmen iptal etse de, istinaf mahkemesi, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki ve hasar giderimi için ödenen işçilik bedellerine dair yeterli belgenin eksikliği gerekçeleriyle bu kararı bozmuştur. Dava, istinaf sonrası yeniden yargılanmakta olup, önceki ek bilirkişi raporunun yetersiz bulunması üzerine uyuşmazlığın çözümü için yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/520 Esas - 2025/271

T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/520 Esas
KARAR NO : 2025/271
HAKİM :...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av...
Av...
Av...
DAVALI : ... ..
VEKİLLERİ : Av....
İHBAR OLUNANLAR : 1-...
2-....
VEKİLİ : Av. ....
: 3-...
VEKİLİ : Av...
: 4-......
VEKİLİ : Av...
: 5-....
VEKİLLERİ : Av...
Av...
6- ....
VEKİLİ : Av...
7-....
8- ...
9-....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/08/2017
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından muhtelif tarih ve yerlerde yapılan çalışmalarda müvekkili şirketin alt yapısına zarar verildiğini, zarar tespit tutanakları tutularak zarara ilişkin fatura düzenlendiğini, davalı tarafa başvuruya rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu zararın meydana geldiği iddia edilen bir kısım yerlerde müvekkili idare tarafından çalışma yapılmadığını, bir kısım yerlerde ise alt yapı çalışmalarının dava dışı şirkete ihale edildiğini ve bu tip zararlardan yüklenici şirketin sorumlu olduğunu, bir kısım yerlerde ise çalışma öncesi davalı şirkete faks çekilerek teknik eleman talep edildiğini, bu talebin yerine getirilmediğini, hasar ve bedellerinin davacı tarafın tek taraflı hasar tespit raporlarına dayandığını, müvekkilini bağlamadığını müvekkilinin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce 2017/551 Esas kaydı üzerinden yapılan yargılama sonucunda 2017/551 Esas, 2021/834 Karar sayılı ve 09/11/2021 tarihli kararda özetle; davalının kusuru ile davacı kurum altyapısına zarar verildiği, verilen zarardan davalının sorumlu olduğu, dosya kapsamına sunulan hasar tutanağında 3, 5, 16, 17, 20, 22, 23, 24, 28, 30, 31, 34, 38, 40 numaralı hasarların davalı tarafından gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı, 03/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davalının tüm hasarlardan sorumlu olduğu gerekçesi ile itirazın kısmen iptaline karar verildiği görülmüştür.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'sinin 2022/907 esas, 2023/1530 Karar sayılı ve 14/06/2023 tarihli kararında özetle; "...Somut olayda; mahkemece gerekçeli kararda "3, 5, 16, 17, 20, 22, 23, 24, 28, 30, 31, 34, 38, 40 numaralı hasarların davalı tarafından gerçekleştildiğinin ispatlanamadığı" kabul edilmesine rağmen dava konusu edilen 41 adet hasarın tamamı için hesaplanan tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup Dairemizce resen gözetilmiştir. Kaldı ki mahkemece gerekçeli kararda kabul edilen bir kısım hasarların davalı tarafından gerçekleştirilemediğinin kabulü dosya kapsamına uygundur.
Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu hasarların dava dışı şirket tarafından giderildiği, buna ilişkin davacı şirkete fatura düzenlendiği ve faturaların dosya kapsamında bulunduğu belirtilmiş, mahkemece de bu yönde hasarların giderimi için ödenen işçilik bedellerinin de dikkate alınması gerektiği kabulü ile karar verilmiş ise de, dosya kapsamında dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilmiş işçilik giderlerine ilişkin faturalar bulunmamaktadır. Dosya içerisinde bulunan faturalar davacı şirket tarafından davalı idareye kesilmiş faturalar olup bu faturalarda işçilik bedelinin gösterilmesi davalı yönünden bağlayıcı olmayıp, hasar giderimi için işçilik hizmetlerinin başka bir şirketten alındığına dair mahkeme kabulünün dayanağı belgeler dosya içerisinde bulunmadan karar verilmesi hatalıdır. " gerekçesiyle mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına dair karar verildiği, istinaf ilamı akabinde dosyanın işbu 2023/520 Esas kaydını aldığı görülmüştür.
Mahkememizce kaldırma ilamı doğrultusunda öncelikle dosya kapsamında daha önce rapor tanzim eden bilirkişiden ek rapor alınmış 15/01/2024 tarihli ek raporda özetle; "Mahkemenizin ara kararı ve Bam 25. HD ilamı gereği toplam 14 adet hasar bedeli düşüldüğünde takip tarihi itibari ile toplam alacak 18193,78 TL" olarak hesaplanmış ise de ek raporun kaldırma ilamına ve dosya kapsamına uygun düşmediği ve yeterli denetime elverişliliği bulunmadığı anlaşılmakla bu kez farklı bir bilirkişiden rapor alınmıştır.
Farklı bilirkişi tarafından tanzim edilen 12/03/2024 tarihli raporda terditli hesaplamalar yapılmış ise de tarafların itirazları ve işçilik hizmeti satın alındığına dair faturanın irdelenmesi ve yine istinaf kaldırma ilamı ile tespit edilen hususlara uygun rapor tanzimi amacıyla ek raporlar alınmıştır.
17/10/2024 tarihli ek raporda özetle" istinaf ilamı çerçevesinde alternatif olarak 16, 23, 28, 38 numaralı hasarlar dışlanarak tüm hasarlar dahil edilerek işçilik hariç bedel 7.126,80 TL" olarak hesaplanmıştır. İşbu raporun dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle birlikte takibe konu işlemiş faiz hesabı yönünden de tarafların denetimine imkan sağlanması amacıyla raporda toplam 7.126,80 TL olarak belirtilen kdv dahil hasar bedelinin her bir hasar bedeli için ilgili hasar tarihinden takip tarihine(27/10/2016) kadar avans faiz oranında faiz hesabı yönünden ek rapor alınmıştır.
Neticeten son alınan 20/02/2025 tarihli ek raporda özetle; İstinaf ilamı çerçevesinde alternatif olarak 16,23,28,38 numaralı hasarlar dışlanarak tüm hasarlar dahil edilerek işçilik hariç asıl alacak bedeli toplamı 7.126,80,-TL., gecikme cezası bedeli 707,28,-TL. olmak üzere toplam bedelin 7.698,74,-TL. Hesaplandığı" belirtilmiştir.
Raporun denetime elverişli hazırlandığı, dosya kapsamına ve istinaf kaldırma ilamına uygun düştüğü görülmekle işbu ek rapor hükme esas alınmıştır.
Anlatılan safahat kapsamında somut olay ele alındığında;
Eldeki dava kapsamında Mahkememizce 2017/551 Esas üzerinden tesis edilen kararın gerekçe bölümünde "3, 5, 16, 17, 20, 22, 23, 24, 28, 30, 31, 34, 38, 40" numaralı hasarların davalı tarafından gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığının belirtildiği Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirme kapsamında ise Mahkememizin gerekçeli kararında kabul edilen bir kısım hasarların davalı tarafından gerçekleştirilmediğinin kabulünün dosya kapsamına uygun düştüğü belirlenmiştir. İstinaf ilamında yapılan bu belirlemenin Mahkememiz ve taraflar açısından bağlayıcı bulunduğu açıktır. Bu doğrultuda Mahkememizin önceki gerekçeli kararında ve istinaf ilamında değinilen "3, 5, 16, 17, 20, 22, 23, 24, 28, 30, 31, 34, 38, 40" numaralı hasarların davalı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yeniden irdelenmesi gereklidir.
Bu bakımdan yapılan değerlendirmede 16-23-28-38 nolu hasarlara ilişkin fotoğraf bulunmadığı, yine bu hasarların bulunduğu adreslerde davalı (veya dava dışı müteahhitler) tarafından çalışma yürütüldüğüne dair idarenin cevabi yazısı veya idarece tanzim edilen tutanak kaydı bulunmadığı, başkaca deliller ile desteklenmeyen salt tanık beyanlarının ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. 16-23-28-38 numaralı hasarlar dışındaki hasarların "hasar tutanakların" ise gerek hasar fotoğrafları ve tanık anlatımları ile gerekse idarenin cevap dilekçesi ve alt yapı tesis ruhsatı çalışmasına dair tarihsiz tutanağı ile desteklendiği ve bu minvalde ispatlandığı kanaatine varılmıştır. Bu itibarla 16-23-28-38 numaralı hasarlar dışındaki hasarların davalı idare veya idarenin denetim/gözetimi bulunan yükleniciler tarafından yürütülen çalışmalar nedeniyle meydana geldiği ve davalının sorumluluğuna gidilebileceği 16-23-28-38 numaralı hasarlar için davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan bilindiği üzere hukuk sistemimizde kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.(Bkz. Y. 4. HD. 2018/1089 E., 2018/5527 K.)
İstinaf ilamı çerçevesinde davacı tarafından hasar giderimi için işçilik hizmeti satın alınıp alınmadığını irdelenmesi bakımından davacı tarafından bu hususta dayanılan 29/07/2016 tarih ve 52.588,53-TL tutarlı faturanın gerek tarih gerekse tutar bakımından hasarlar ile örtüşmediği faturaya konu işçilik hizmetinin dava konusu hasarlar için yapıldığının ispatına elverişli olmadığı değerlendirilmekle işçilik bedellerinin talep edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Yine haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu itibarla haksız fiil sorumlusu haksız fiil tarihinden itibaren faizden de sorumludur. Belirtmek gerekir ki tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi halinde diğer bir anlatımla tacirler arasında meydana gelen haksız fiiller bakımından avans faiz istenilmesi de mümkündür. Bununla birlikte haksız fiilden dolayı KDV alacağı doğmayacağından işlemiş faizin KDV'sinden sorumluluk bulunmamaktadır. (.... Ank. BAM 25. HD. 2021/376 E., 2022/441 K.,08/03/2022 T.)
Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen hasar bedeli ve takip tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faiz tutarları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava konusu alacağın haksız eylem sonucu meydana gelmesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğinden, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.(İcra inkar tazminatı hususunda bkz. Yargıtay 4. HD. 2014/10428 E., 2015/7741 K.) Dosya delil durumuna göre, davacı yanın takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/18834(Eski Ank. 30. İcra D. 2016/20625 E.) Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 7.126,80 TL asıl alacak ve 707,28 TL işlemiş faiz olmakla toplam 7.698,74 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 761,68-TL harçtan mahsubu ile bakiye 146,28-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 7.698,74-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından harç masrafı olarak tapılan ( iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan) 646,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
8-Davacı tarafından yapılan; 6.950,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.401,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.351,90-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.614,26-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan; 1.213,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.213,10-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.003,7‬0-TL lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025
Katip ....
e-imza
Hakim ...
e-imza