İşçi alacakları davasında, iş sözleşmesinin haklı feshi ve ücret tespiti uyuşmazlığında, birden çok bozma sonrası bozmaya uygunluk temelinde verilen nihai kararın onanması.
Özet: Davacı işçinin haklı nedenle feshettiği iş sözleşmesi sonrası talep ettiği kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ve tatil alacaklarına ilişkin davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar, davacının aylık ücretinin belirlenmesi hususundaki üst mahkeme bozma kararları doğrultusunda, asgari ücret üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporu seçeneğine göre oluşturulmuştur; davalı tarafın temyiz itirazları, kararın bozmaya uygun olması, hukuki hata içermemesi ve karşı taraf lehine kazanılmış hakları yeniden inceleme imkanı bulunmaması gerekçeleriyle reddedilerek, hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/1006 E., 2023/264 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 16.03.2010-01.12.2014 tarihleri arasında çalıştığını, 18.11.2014 tarihli ihtarname ile günde 12 saat çalıştırıldığı ve sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle sonlandırdığını, ödenmeyen alacakları bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret alacağı, fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı işçinin 20.07.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, haklı bir nedeni olmadan işten ayrıldığını, dava dilekçesinde belirtilen fesih nedenlerinin gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle tazminata hak kazanamadığı gibi ödenmeyen bir alacağı da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 09.06.2016 tarihli kararı ile; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle sonlandırıldığı; ancak iş sözleşmesini sonlandıran tarafın haklı nedeni olsa dahi ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, davacının en son 1.500,00 TL net ücret ile çalıştığı ve ödenmeyen alacakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 09.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.12.2020 tarihli kararı ile; diğer temyiz itirazları incelenmeksizin davalı tarafa bilirkişi raporu tebliğ edilip varsa itirazları alınmadan savunma hakkı kısıtlanarak karar verildiği, davacının asgari ücret alamayacağının kabulü ile davacı iddiası esas alınarak hesaplama yapılan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş ise de varılan sonucun eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin 01.03.2022 tarihli kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlara göre ve bilirkişi raporunun (2) numaralı seçeneği doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 01.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.11.2022 tarihli kararı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının prime esas ücretinin belirlenmesine yönelik davasında davacının asgari ücret ile çalıştığı hususunun yargı kararı ile kesinleştiği, hâl böyle olunca Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, davacının davaya konu işçilik alacaklarının asgari ücret üzerinden değerlendirilerek hesaplandığı (1) numaralı seçeneğine göre karar verilmesi gerekirken davacının çıplak brüt ücretinin 1.538,00 TL olduğu kabul edilerek hesaplandığı (2) numaralı seçeneğe göre karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlara göre ve bilirkişi raporunun (1) numaralı seçeneği doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Mahkeme kararının yeterli gerekçe içermediğini,2. Feshin haksızlığının kesinleştiğini, kıdem tazminatının reddi gerektiğini,3. Fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının sadece tanık beyanlarına göre hüküm altına alındığını,4. Tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini,5. Zamanaşımına uğramış dönemler bakımından da hüküm kurulduğunu,6. Davacı lehine genel tatil ücreti alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının aylık ücret miktarının belirlenmesine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.