Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini Bylock delilleri, tanık dinleme usulü, ek delil araştırması ve çocuğun eğitimi hususlarında eksiklikler nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay; sanığın Bylock kullanımı, HTS kayıtları ve irtibatlı kişiler hakkında eksik araştırma yapılması, savunma haklarını kısıtlayıcı şekilde kilit tanığın doğrudan dinlenmemesi ve ifadelerinin okunmasıyla yetinilmesi, diğer tanık ve itirafçı beyanlarının yeterince araştırılmaması ve sanığa çocuğunun örgütle iltisaklı okula gitmesinin suç delili olarak değerlendirilmesinin hatalı olması gibi usul ve esasa ilişkin önemli eksiklikler bulunduğunu tespit ederek hükmü bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/38696 E.  ,  2025/29427 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/621 E., 2021/1154 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/24 E., 2019/469 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile Bylock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
3. UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığı belirlenerek, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilip 5271 sayılı CMK'nın 217. uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, gerekmesi hâlinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanmasından ve tüm bu delillerin değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi;
4. Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın çocuğunun örgütle iltisaklı okulda eğitim görmesinin müsnet suç yönünden suç delili yahut örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozma gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.