Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan istinaf ret kararını onarken, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda temyiz talebini reddetti.
Özet: Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının istinaf mahkemesince esastan reddi sonrasında, temyiz incelemesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dair temyiz talebi ceza miktarı nedeniyle temyiz edilemezlik kapsamında olduğundan reddedilmiş; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yönelik olarak sanık müdafiinin delil yetersizliği ve yeni rapor talebi ile katılan bakanlığın üst sınırdan ceza ve vekalet ücreti talepleri ise yargılama sürecinde hukuka aykırılık görülmediği ve bakanlığın vekalet ücretine hak kazanmadığı gerekçeleriyle esastan reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı oy birliğiyle onanmıştır.
9. Ceza Dairesi         2026/380 E.  ,  2026/2533 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1023 E., 2025/1196 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Her ne kadar Tebliğname'de şantaj suçundan verilen kararla ilgili de anılan karar ilişkin görüş bildirilmiş ise de; temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından, incelemenin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarıyla sınırlı yapılması gerektiği belirlenmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan üst sınırdan ceza verilmesine, kurum lehine vekalet ücretine karar verilmesine ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ceza verilmesine yeterli delilin bulunmadığına, katılan mağdure hakkında yeniden adli tıp raporu alınmasına, usul ve kanuna aykırı kararların bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2026 tarihinde karar verildi.