6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, altyapı çalışmasıyla trafik sinyalizasyon sistemine verilen hasarın sigorta ödemesine dayalı olarak rücuen tazminat davasında verdiği gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir sigorta şirketinin trafik sinyalizasyon sistemine davalının altyapı çalışması nedeniyle verildiği iddia edilen hasarı karşılamak üzere sigortalısına yaptığı 5.464,00 TL ödemeyi, faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsil etme talebine ilişkin açtığı tazminat davasını özetlemektedir; davacı, davalının çalışması sonucu hasar oluştuğunu ve halefiyet ilkesi gereği sorumluluğu olduğunu iddia ederken, davalı ise olay yerinde çalışma yapmadığını, hasara sebebiyet vermediğini ve sorumluluğu olmadığını savunmuş olup mahkeme delilleri toplamış, tanık dinlemiş ve bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/30 Esas - 2025/448

T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/30 Esas
KARAR NO : 2025/448
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 03/03/2016
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından .... no.lu .... kesişiminde bulunan trafik sinyalizasyon sisteminin 04.03.2015 tarihinde ... Edaş tarafından yapılan altyapı çalışması sırasında hasara maruz kaldığını, hasara ilişkin hasar tespit tutanağı ve ekspertiz raporu düzenlendiğini, ekspertiz incelemesi neticesinde meydana gelen hasar için tespit edilen 5.464,00 TL hasar bedelinin 29.07.2015 tarihinde EGO İşletme Müessesesine ödendiğini, bedelin ödenmesi için davalıya 07.08.2015 tarihinde yazılı olarak bildirim yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından ödeme yapılan tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyanla 5.464,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 29.07.2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, iddia edilen hasarın oluştuğu lokasyonda/ adreste 04.03.2015 tarihinde müvekkili tarafından hiçbir çalışma yapılmadığını, bu nedenle müvekkili hasara sebebiyet vermediği için müvekkilinin iddia edilen zarardan hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanın ispatla yükümlü olup davacı yanın müvekkilinin dava konusu adreste çalıştığını ve hasara sebebiyet verdiğini ispatlayamadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının sigortalısı olan EGO Genel Müdürlüğü'nün kendi personeli tarafından tanzim edilen hasar tespit tutanağın kabul etmediklerini, söz konusu belgelerin hukuken delil niteliğini kazanabilmesi için objektif kurumlarca ve genel esaslara uygun olarak tutlmuş olması gerektiğini, haksız fiil nedeniyle ancak gerçek zararın istenebileceğini, zarar görenin zararı gidermek için kendi çalıştırdığı işçilere ödediği ücretlerin, kendi araç sürülerine ödediği ücretler ile yakıt giderlerinin zarar kapsamına dahil edilemeyeceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Hasar Tutanakları,
-Poliçe ve Hasar dosyası,
-Belediye Günlük Çalışma Formları
-Ödeme dekontu,
-Tanık beyanları,
-Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sigortacı tarafından elektronik cihaz sigorta(mal sigortası) poliçesine dayalı olarak dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin hasardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan TTK 1472. Uyarınca(halefiyet ilkesine istinaden) rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı özetle; kendi nezdinde sigortalı bulunan trafik sinyalizasyon sisteminin, davalı tarafından yapılan altyapı çalışması sırasında hasara uğradığını, hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya ödeme yapıldığını, davalının hasardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş; davalı yan ise özetle iddia edilen hasarın oluştuğu tarih ve adreste davalı kuruluş tarafından hiçbir çalışma yapılmadığını, bu nedenle hasara sebebiyet vermedikleri için sorumluluklarının bulunmadığını, aksinin ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu savunmuştur.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, hasar tutanak mümzileri tanık olarak dinlenilmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı tarafından dayanılan ve dava dışı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ego Genel Müdürlüğü Ulaşım Dairesi Başkanlığı Sinyalizasyon ve Altyapı Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen üzerinde 05/03/2014 tarihi atılı bulunan( 05/03/2015 Tarihli olmasına rağmen maddi hata ile 2014 yılı gösterildiği iddia edilen) Hasar tespit tutanağının incelenmesinde özetle; ... Büyükşehir Belediyesi yetki ve sorumluluk alanı içerisinde bulunan yol ağının... Sokak kesişiminde bulunan trafik sinyalizasyon sisteminin 04/03/2015 tarihinde ... ... Dağıtım AŞ tarafından yapılan alt yapı çalışma esnasında zarar gördüğü hususunun imza altına alındığı yine tutağın devamında hasar dökümüne yer verildiği toplam işçilik ve kdv dahil tutarın 5.464,84 TL olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
Tutanağın iki ayrı ... teknikeri, sinyalizasyon bakım onarım servis şefi ve Şube müdürü vekili sıfatındaki görevlilerce imzalandığı görülmüştür.
Tutanakta ... teknikeri olarak yer alan .. .., .. ..ve servis şefi olarak yer alan .. .. isimli mümziler, davacı tarafından tanık gösterilmekle tanık olarak dinlenilmiştir.
Davacı tanığı ... .. 17/09/2024 tarihli celsede özetle; "Dava konusunu biliyorum, davaya konu bana gösterilen hasar tespit tutanağındaki .. ... benim ve imza bana ait, olayı hatırlayabildiğim kadarıyla akşam 8'de gerçekleşmiş ben o dönemde Büyükşehir Belediyesinde memur kadrosunda ... teknikere olarak çalışmaktaydım, olay saat 8'de gerçekleştiğinden bildiğiniz üzere memur mesai saatinin dışındadır, yine Belediye'de çalıştığımız dönemde memur kadrosundakiler arızalara müdahale için dışarıya gitmezler, arıza tespiti ve müdahalesi Belediyenin saha(dış) personeli tarafından yapılır, saha personeli sahada iken bu dava konusu olay gibi bir olay ile karşılaştığında bizlere bilgi verirler biz de saha personelinin bize verdiği bilgiye göre tutanak tanzim ederdik, yani tutanak olay mahallinde değil, Belediye binasında tanzim edilmiş fakat ilgili personel arızaya veya hasara ilişkin hasarlı cihazları bize getirir biz tutanak tanzim etmeden önce hasarlı cihazı görür ve kontrol ederiz ama kabloların toprak altından çıkartamadıkları için kabloları falan getirmezler, belli bir metraja göre yazarız, kavşaklarda iki ışık arasında mesafe belli olduğu için bu mesafeye göre metraj yazarız, saha çalışanları ise tutanak değil kendi çalışma formlarını tanzim ederler örneğin bugün şu adreste şu arızayı tespit ettik, bu olayı yaptık gibi form tanzim ederler, dava konusu olayda hasarı tespit eden ve bildiren saha personelinin kim olduğunu hatırlamıyorum fakat çalışma formlarının halen bulunuyor olabileceğini düşünüyorum ben hali hazırda Belediyede çalışmamaktayım
dış saha personeli hasara kimin sebebiyet verdiğini forma geçirir, saha personeli zaten olay mahallinde BEDAŞ'ın personeline gördüğü için ve çalışma yapıldığını gördüğü için hasara kimin sebep olduğunu tespit eder, başkaca benzer dosyalarda da tanık olarak yazılmışlığım vardır genelde hasara kendilerinin olmadığı iddiasında bulunuyorlar ancak personel BEDAŞ'ın personelini gördüğü için bu şekilde tutanak tanzim edilir, özetle tutanaklar gerçeği yansıtmaktadır." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı tanığı ... ... 17/09/2024 tarihli celsede özetle; Bana gösterilen tutanaktaki isim ve imza bana aittir, ben halen Belediye Başkanlığı bünyesinde fakat farklı bir birimde çalışmaktayım, ben memur kadrosundayım, arıza ve sinyalizasyon 7/24 esasına göre çalışılır, tutanağa konu olaya ilişkin hatırladığım kadarıyla bir gün öncesinde bizim personelimiz telefon ile ihbar üzerine ilgili adrese gidiyorlar, ... kurumunun çalışma levhasını görüyorlar ancak o an arızaya müdahale edemiyorlar çünkü kablo kopuk vaziyetteymiş ertesi gün alt yapı ekibimiz ilgili yere giderek arızayı gideriyor, yapılan çalışma esnasında kablo kopartıldığından kavşak kumanda cihazı da hasarlı hale geliyor, saha personeli tutanak değil kendi günlük çalışma raporlarını tanzim ederler, bu çalışma raporları ve saha personelince bize verilen bilgiye göre biz de tutanağı tanzim ederiz, aslında saha ekiplerince anlık olarak bize arızanın hasarın mahallinden fotoğraf ta gönderilir buna ilişikn whatsap grubumuz da vardır ancak eski olduğundan fotoğrafları bulamam, ama özetle bu tutanaklar gerçeği yansıtmaktadır, Mahkemeye örnek olabilmesi amacıyla bir kaç tane günlük çalışma raporu sureti getirdim, Mahkemenize sunabilirim" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı tanığı ... ... 17/09/2024 tarihli celsede özetle; " Ben halen Büyükşehir Belediyesi bünyesinde fakat farklı bir birimde çalışmaktayım, tutanaktaki imza tarafıma aittir, dava konusu olayı tam olarak hatırlamıyorum ancak bizim çalışma şeklimizde genellikle sinyalizasyon ile ilgili bir ihbar üzerine saha ekipleri ilgili olay mahalline giderler, arızayı veya hasarı tespit ederler, düzeltebilirler ise düzeltirler, düzeltemez ise merkezden destek isterler, buna ilişkin tespit ve yaptıkları çalışmaları da kendi yaptıkları raporlara yazarlar, bizde bu raporlara göre olayı tutanak altına alırız, olay ile ilgili saha ekiplerinin tespitlerine güveniriz, ancak tutanaklar gerçeği yansıtmaktadırlar, zaten hasarlanan parçalar eğer olay yerinden sökülüp taşınabilecek ise mutlaka bize getirirler kendimizde görürüz, hatta o malzemeler hurdalığa atılar, şuanda saha personeli hasarlara ilişkin fotoğraf çekip kendimize gösterir ancak dava konusu 2015 yılında internet yeterli olmadığı için fotoğraflama sistemimiz yoktu, ... ... çalışma yaptığı zaman genellikle yolu tamamen kapatır ve kendi pano ve levhalarını koyar saha personelimizde bu sayede çalışmanın ... ... tarafından yapıltığını tespit eder " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dosyamız kapsamında ... mühendisi bilirkişi tarafından tanzim olunan 05/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "... Ortaya çıkan hasardan dolayı davacının dava kapsamındaki tazminat talebinin 5.464,00 TL olduğu, Dava konusu edilen hasarlarla ilgili olarak, dava dışı sigortalı EGO İşletme Müessesesi teknik personeli olan ve tanık olarak beyanları, hasar tespit tutanağı ve günlük çalışma formlarının uyumlu olduğu, 04.03.2015 tarihinde saat 20:00 itibariyle ... Sok. Kesişimi adresinde bu tarihte davalı şirketin kazı çalışması yapması sebebiyle trafik sinyalizasyon sisteminde kabloların kopartıldığı, kavşak kumanda cihazının arızalı hale geldiği, hasar gören tarafından hasar verenin davalı şirket olduğunun tespit edildiği, Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliği'nin madde 15, Yapı İşlerinde İş Güvenliği Tüzüğü'nün madde 20 hükümleri gereğince çalışma sırasında, dava konusu adreste arıza kazısı yaptığı anlaşılan davalı şirket tarafından öncelikli sorumluluklarının yerine getirildiğine dair dosya kapsamında somut bilgi ve belge bulunmadığı ve hasardan sorumlu olması gerektiğinin değerlendirildiği, Davacı şirketin ekspertiz raporunda " Elektronik Cihaz Sigortaları Genel Şartlarının 1. Maddesinin a fıkrası (işletme personelinin veya 3.kişilerin ihmali, kusuru, hatası, dikkatsizliği veya sabotajından...)" olarak bahsedilen hükmün, dosyaya sunulan poliçede bulunmadığı ve meydana gelen hasarın sigorta kapsamında olup/olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sigortalı Kurum tarafından cihazın hasar hesap tablosu ile hasar oranı doğrultusunda fiyatlandırıldığı, NYY kablo ve PVC koruge boru fiyatının da serbest piyasa rayiçlerinde markaya göre çok değişken bir fiyat yapısı içinde bulunduğundan, hesap tablosundaki fiyatlandırmanın uygun olduğu, bu hasar için dava dışı EGO Genel Müdürlüğü tarafından davacı sigorta şirketi adına düzenlenen faturada %30 oranında işçilik bedeli bulunduğu, günlük çalışma raporlarına ve faturaya göre, hasar gideriminin dava dışı sigortalının kendi personeli tarafından giderildiği, davacı sigorta şirketinin işçilik bedeli talep edip/edemeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı tarafın dava kapsamındaki tazminat talebi ile ilgili olarak; dahil hasar bedelinin sigorta kapsamında yer aldığı ve davacının faiz talebi takdir edilirse; 5.764,04 TL olacağı, işçilik hariç hasar bedelinin sigorta kapsamında yer aldığı ve davacının faiz talebi takdir edilirse; 4.433,87 TL olarak hesaplandığı, " hususları belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık elektronik cihaz sigorta(mal sigortası) sözleşmesine dayalı rücuen tazminat isteminden kaynaklanmakta olup mal sigortalarında halefiyet ilkesini düzenleyen TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.(TTK m.1472/1)
Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğinden, sigortacı ancak sigortalısının zarar veren kişiden isteyebileceği kadar ve yaptığı ödemeyle sınırlı olarak rücu talebinde bulunabilir. Sigortalının zararını talep hakkı bulunmadığı durumlarda, sigortacı da halefiyetle talepte bulunamaz.
Bu nedenle zararlandırıcı olayın oluşumundaki kusurun, kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının ve gerçek zarar miktarının ne olduğu belirlenmelidir. Zira zarar sorumlusu sigortacının ödediği tazminat miktarından sadece kusuru ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla sorumludur.
Hukuk sistemimizde kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.(Bkz. Y. 4. HD. 2018/1089 E., 2018/5527 K.)
Anlatılan ilkeler ve toplanılan deliller ışığında somut olay ele alındığında; dava dışı sigortalı EGO İşletme Müessesine ait trafik sinyalizasyon sisteminin(kavşak kontrol cihazı kablo ve pvc boru malzemelerinin) hasarlandığı, hasar bedelinin işçilik hariç 4.203,72 TL olduğu, zararın giderimi özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadığından işçilik giderlerinin gerçek zarar içerisinde talep edilemeyeceği görülmüştür. Dosyamız kapsamında celp edilen belediye saha personelinin günlük çalışma formları ile tutanak mümzi olan tanık beyanlarının birbiriyle ve hasar tespit tutanağı ile uyumlu olduğu bu çerçevede hasarın meydana geldiği mahalde davalının kazı çalışması yürüttüğü ve kusuruyla hasara neden olduğunun kabulü gerekmiş, bu itibarla davalının meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca işçilik giderleri hariç şekilde tespit edilen hasar bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; 4.203,72 TL maddi tazminatın, ödeme tarihi olan 29/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, önceden alınan 93,32 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 522,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı, 93,32 TL peşin harç olmak üzere toplam 122,52 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 1.121,75 TL tebligat gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.621,75 TL yargılama giderinin, tarafların haklılık oranına göre 3.555,74 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.066,01 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 4.203,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 1.260,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2025
Katip ....
Hakim ....
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR