Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin mirasın reddine rağmen başlatılan icra takibine itiraz ve menfi tespit davası kararı.
Özet: Bir menfi tespit davası, davacının merhume kızının mirasını usulüne uygun şekilde reddettiği mahkeme kararıyla tespit edilmiş olmasına rağmen, icra takibinin davacının eski adresine usulsüz tebligatla kesinleştiğini ve bu nedenle borçtan sorumlu olmadığını iddia ederek, hakkında başlatılan icra takibinin iptalini talep etmesi üzerine açılmıştır; davalı alacaklı ise davanın görevsiz mahkemede açıldığını, harç eksikliği bulunduğunu ve mirasın reddi kararının usule aykırı olduğunu, davacının mirası kabul anlamına gelebilecek işlemler yaptığını veya takibe zamanında itiraz etme fırsatı varken etmediğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/384 Esas - 2026/33
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/384 EsasKARAR NO : 2026/33....DAVA : Menfi TespitDAVA TARİHİ : 28/05/2025KARAR TARİHİ : 16/01/2026GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 16/01/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı.... Saylı dosyası ile 2023 yılında müvekkilin kızı ... aleyhinde takip başlatıldığını, borçlu .... takip devam ederken 03.02.2023 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili ..., kızının vefatından sonra yasada öngörülen süre içinde 02.05.2023 tarihinde mirasın reddi talebinde bulunduğunu, ... Karar sayılı ,12.10.2023 tarihli kararı ile mirasın kayıtsız ve şartsız müvekkili tarafından reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiğini, alacaklı yanın, mirasın müvekkil tarafından reddedilip edilmediği yönünde bir araştırma yapmadan, mirasçılık belgesi almak suretiyle icra takibini mirasçı sıfatıyla müvekkiline yönelttiğini, müvekkilinin önceden oturduğu -filen artık oturmadığı adrese ödeme emri gönderilip TK 21.madde hükümlerine göre müvekkilinin gıyabında tebligat yapıldığını, tebligattan haberi olmadığından müvekkilinin takibe itirazda bulunamadığını, dosyada müvekkilinin taşınmazlarına hacizler uygulandığını, müvekkilinin ise takipten yeni haberdar olduğunu, takip hukuku yönünden icra takibi şeklen kesinleşmiş olmakla birlikte, borçlu ... mirasını reddetmiş olan müvekkilinin dosya borcuna ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, takip şeklen kesinleşmiş bulunduğundan genel mahkemede menfi tespit davası açmak gerektiğini, 01.02.2025 tarihinde, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşüncesiyle öncelikle ...olduğuna kanaat getirerek görevsizlik kararı verdiğini, bu kararın kesinleşmesi ile dosyanın görevli mahkeme olan ... dava şartı olarak arabuluculuk tutanağını sunulması için taraflarına kesin süre verdiğini, somut olayda arabuluculuğun dava şartı kapsamında bulunmadığı düşünmekle birlikte, hak kaybı yaşamamak adına arabuluculuk başvurusunda bulunularak süresi içinde arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulduğunu, ancak, ... arabuluculuk başvurusunun dava açıldıktan sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verdiğini, karara itiraz edilmemiş olup kararın kesinleşmesinin beklendiğini, bu dava açılmadan önce yeniden arabuluculuk sürecine başvurulmuş olup, düzenlenen arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, icra takibinde müvekkilinin taşınmazlarına hacizler uygulanmış olup taşınmazların satışı hususunda ... Müdürlüğünden yetki alındığını, ancak ... Sayılı ortaklığın giderilmesine dair davanın devam ettiğini, müvekkilinin mağduriyetine fırsat verilmemesi açısından bir an evvel müvekkili yönünden tedbiren icra takibinin durdurulmasının talep edildiğini, belirterek; .... Saylı icra dosyasında müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin veya haciz işlemlerinin öncelikle durdurulmasına, yargılama neticesinde TMK 609 gereği takibin müvekkili yönünden iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin icra takibinin iptaline ilişkin olduğunu ve davanın görevli mahkemede açılmadığını, icra takibinin iptali müessesinin İİK madde 71'de düzenlenmiş olduğunu, bu durumun ancak icra takibinin yapıldığı yerdeki İcra Mahkemeleri'nden talep edilebileceğinin düzenlendiğini, buna göre davacı tarafça görevli olmayan mahkemede huzurdaki dava açılmış olmasından ötürü davanın usulden reddi gerektiğini, davanın menfi tespit olduğunun kabulü halinde ise davacı tarafça gereken harç ve masraflar dava dosyasına yatırılmamış olup mahkemece süre verilmiş olmasına rağmen bu eksikliğin giderilmediğini, işbu sebeple davacı tarafından eksik ikmal edilen harç nedeni ile davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; davacı taraf borçlu ...'nın borçlarına ilişkin olarak mirasın reddi nedeni ile huzurdaki davayı açmış olmakla birlikte söz konusu iddiaları hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen reddi miras dosyasında müvekkili Banka davalı olmamakta olup yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davacı hakkında mirasın reddi hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça mirası kabul anlamına gelebilecek işlemler yapılmış olması, dava dışı müteveffa kızı ... kendi hesabına geçen bir banka işlemi olup olmadığı yönünde gerekeli araştırmalar yapılmadan alınan mirasın gerçek reddi kararının usul ve yasaya aykırılık arz ettiğini, ayrıca söz konusu mahkeme kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte geçerli olsa dahi başlatılan icra takip ve davalara davacı tarafça itiraz edilecek ve müdahalede bulunulacak birçok firsat olmasına rağmen davacı tarafça müdahalede bulunulmadığını, söz konusu icra takibine ilişkin tebligatlar usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, davacı tarafça süresinde itiraz edilmemesi dolayısıyla da takip işlemlerine devam edilmiş olup yargılamanın her aşamasında davacı yana tebligatlar gidecek şekilde işlemler tesis edildiğini, ayrıca taraflarınca da şifahen birkaç kez telefon görüşmesi yapılan davacı söz konusu mirasın reddinden hiç bahsetmemiş olup sadece borcu ödemeyeceğini beyan ettiğini, davanın kötü niyetle açıldığını ve işbu sebeple de reddedilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu, yukarıda bahsedildiği üzere davacı tarafça söz konusu ... Saylı dosyası açılmadan önce yapılan arabuluculuk toplantısına katılınılmamış olması dolayısıyla söz konusu mirasın reddi kararından haberdar olunamayıp takibe devam edildiğini, davacı yanın kendi kusur ve ihmali neticesinde ortaya çıkan bu durumdan dolayı müvekkilli aleyhine karar verilmesi hakkaniyet ilkesine aykırı olmakta olup bu sebeple huzurdaki davanın reddini talep etme zaruriyeti doğduğunu, belirterek; davacının takibin iptali davası açmış olduğu dikkate alındığında görevli mahkemede davayı açmamış olmasından ötürü usulden reddine, davacının haksız davasının esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER-.... K sayılı kararı-Veraset ilamı-Banka kayıtları -Bilirkişi RaporuDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine yürütülen ... Esas) sayılı dosyası kapsamında reddi miras kararı dikkate alınarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı tarafından açılan dava, İİK 72.maddesine dayalı menfi tespit davası niteliğinde olup borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. Borçlunun borcu olmadığına ilişkin itirazı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanabilir. Somut olayda, davacı borçlu, mirasın reddi kararına dayanarak iş bu davayı açmış olup hak düşürücü süre ya da zamanaşımı süresi öngörülmediğinden işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Davaya konu ....Esas) sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı tarafından 07/04/2021 tarihinde borçlular..., Tasfiye Halinde....ve ... aleyhine ticari kredi alacağı nedeniyle toplam 176.432,13 TL'lik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'ya 15/04/2021 tarihinde tebliğ edilerek hakkındaki takibin kesinleştiği, takip kesinleştikten sonra borçlu ...'nın 03/02/2023 tarihinde vefat ettiği, alacaklı vekilinin 21/08/2024 tarihli dilekçe ile borçlunun vefatı nedeniyle takibin mirasçılara yönetilebilmesi için mirasçılık belgesi istemli dava açabilmek için yetki belgesi talep ettiği ve 12/09/2024 tarihli dilekçesi ile de borçlu ...'nın mirasçıları olan ... ve ...'nın mirasçı sıfatıyla dosyaya eklenmesini ve haklarında muhtıra düzenlenmesini talep ettiği, daha sonra 24/10/2024 tarihli dilekçesi ile borçlu sıfatıyla eklenmesini talep ettiği ve ... hakkında haciz talebinde bulunulması üzerine icra müdürlüğünce haciz işlemi uygulandığı, borçlu ... vekili tarafından 15/01/2025 tarihli dilekçe ile müvekkili hakkında mirasın reddi verildiği ve bu kararın eklice sunulduğu belirtilerek alacaklı vekiline tebliğini talep ettiği, borçlu vekilinin bu dilekçesinin 04/02/2025 tarihinde alacaklı vekiline tebliğ edildiği, buna rağmen 20/03/2025 ve devamı tarihlerde bu borçlu hakkında haciz talebine devam edildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından, mirasın reddi istemiyle ... murisin mirasının kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği, verilen kararın 03/01/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı, TMK'dan doğan yasal düzenleme doğrultusunda mirası red hakkını kullanmıştır. Davacı mirasçı hakkında kesinleşmiş reddi miras kararı olduğundan İİK'nun 53 maddesi uyarınca hakkında icra takibi yapılamaz. ...sayılı kararına göre davacı, miras bırakanı olan .... mirasını reddetmiş olup reddi mirasın hukuki sonucu olarak murisin borçlarından dolayı sorumluluğu bulunmamaktadır.Mirasın gerçek reddine ilişkin karar davalı taraf açısından kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte davalı tarafça TMK'nun 617 maddesi kapsamında reddin iptaline yönelik süresinde açılmış bir dava bulunmadığından, davalı vekilinin, davacının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının tespiti ile tereke mallarını kendisine mal edip etmediği konularında araştırma yapılmasına ilişkin talebi yerinde görülmeyerek davacının mirasın reddine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca yasal mirasçı ve külli halef sıfatı bulunmadığından açılan davanın kabulü ile davacının ....Esas) sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacı hakkındaki takibin iptaline karar vermek gerekmiş, davacı vekili tarafından işbu dava açılmadan önce icra takip dosyasına mirasın reddi kararının sunulmasına ve sunulan dilekçenin davalı alacaklı vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen alacaklı vekilince icra takip işlemlerine devam edildiği, buna göre davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği dikkate alınarak (...) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, davacının ... Esas) sayılı dosyası kapsamında davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE ve davacı hakkındaki TAKİBİN İPTALİNE,2-Kabul edilen 176.432,13 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 12.052,08 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 615,40 TL harç ile 3.000,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 8.436,67 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harç ve 3.000,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.230,80 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,4-Davacı tarafça yapılan 612,50 TL posta ve tebligat gideri ile 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.612,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen 176.432,13 TL üzerinden hesaplanan maktu 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,7-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararında tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2026 ...