Ticari alacak davası: Enerji sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin, deprem sonrası EPDK kararıyla ertelenen 3.208.420,22 TLlik alacağının Takasbanktan tahsili talebi.
Özet: Enerji, gıda ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösteren büyük bir şirket, elektrik piyasası işlemlerinden kaynaklanan ve "mağduriyet ödemesi" olarak nitelendirdiği 3.208.420,22 TL tutarındaki ticari alacağın tahsili için Takasbanka dava açmıştır. Şirket, 2023ten bu yana ödemelerde gecikme yaşandığını ve temerrüt faizi uygulanmadığını iddia etmektedir. Davalı Takasbank ve piyasa işleticisi EPIAS ise ödemeyi, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası EPDKnın belirli bölgelerdeki şirketler için ödemeleri 2025 sonuna kadar erteleyen ve temerrüt faizini kaldırdığı kararına dayanarak reddetmiştir. Davacı, söz konusu kararın kendi şirketini bağlamadığını ve yapılan ödeme retlerinin hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/519 Esas - 2025/522
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/519 KARAR NO : 2025/522DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 09/07/2025KARAR TARİHİ : 10/07/2025K. YAZIM TARİHİ : 10/07/2025Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket, birçok yatırımı olan ve bu yatırımları başarı ile hayata geçiren bir şirket olduğunu, enerji, gıda ve tekstil gibi birçok alanda faaliyette bulunan müvekkil şirket ve grup şirketlerinin yıllık ortalama cirosu 850.000.000 tl, istihdamı ise 9.000 kişi olup, son yıllarda birçok kez ihracat rekortmeni olmuş, ülkemizin sayılı şirketlerinden, yatırımcılarından biri olduğunu, enerji üretim yatırım ve söz konusu piyasadaki ödemeler bakımından mevzuat gereği 2014 tarihinde davalı takasbank ile yapılan “merkezi uzlaştırma bankası-katılımcı anlaşması” ve “elektrik piyasası faaliyetleri kapsamında fax cihazı ile istanbul takas ve saklama bankası a.ş.’ye gönderilecek müşteri talimatları ile ilgili uygulama sözleşmesi” kapsamında müvekkil şirket piyasa katılımcısı sıfatıyla çalıştığını, 25.11.2020 tarih ve 31315 sayılı resmî gazete ’de yayımlanan türkiye cumhuriyet merkez bankası’nın (“tcmb”) 12.11.2020 tarihli ve 10975/20574 sayılı kararı (“karar”) ile istanbul takas ve saklama bankası a.ş.'nin (takasbank) belirtilen piyasalarda gerçekleşen işlemler için nakit takas ve teminat hizmeti vermesine de izin verildiğini, son zamanlarda özellikle 2023 yılının mart ayından sonra günlük ödemelerdeki gecikmenin arttığı ve bu gecikme nedeniyle faturalara ayrıca gecikme zammı/temerrüt faizi eklenmediği görüldüğünü, bu durum müvekkil şirket tarafından tereddütle karşılanınca takasbank internet adresinden şirketimle ilgili güncel hesabın alınmasına karar verildiğini, ekte ek-1 olarak temin edilen listeye göre müvekkil şirketin 3.208.420,22 tl “mağduriyet ödemesi” adı altında ödenmemiş alacağı olduğu görüldüğünü, müvekkil şirket tarafından davalı takasbank'a 02.04.2025 tarihinde başvurulmuş ve ilgili bedelin neden ödenmediği ve ödenmesi talep edildiğini, takasbank 03.04.2025 tarihli ve 2025/ eet/37009 sayılı yazı cevabı ile " “elektrik piyasası'nda uygulanacak usul ve esaslar enerji piyasası düzenleme kurulu (epdk) tarafından çıkarılan "............ piyasa katılımcılarına yapılacak ödemelere ilişkin tutarlar piyasa işleticisi olan enerji piyasaları işletme anonim şirketi (epiaş) tarafından takasbank'a bildirilmekte ve bu bildirim çerçevesinde işlemler gerçekleştirilmektedir. epdk tarafından 6 şubat 2023 tarihli kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 10/02/2023 tarih ve 32100 sayılı resmi gazete ‘de yayımlanan 09/02/2023 tarih ve 11629 sayılı kararı ile, 8 şubat 2023 tarih ve 32098 sayılı resmi gazetede yayımlanan 6785 sayılı cumhurbaşkanı kararı ile olağanüstü hal kararı alınan kahramanmaraş, gaziantep, kilis, hatay, osmaniye, adana, adıyaman, diyarbakır, şanlıurfa ve malatya illerinde kurulu ve işletmede elektrik üretim tesisi bulunan üretim lisansı sahibi tüzel kişiler ile merkezi bu illerde olan üretim lisansı sahibi tüzel kişiler, bu illerde faaliyet gösteren dağıtım lisansı sahip tüzel kişiler, görevli tedarik şirketleri, organize sanayi bölgelerinin doğrudan veya dolaylı olarak ortağı olduğu tedarik şirketleri ve şirket merkezi bu illerde olan tedarik şirketleri için ödemekle yükümlü olunan, yönetmeliğin 132/ç maddesinin birinci fıkrasında belirtilen avans ödeme bildirimlerinde yer alan bedellerin ilgili fatura dönemine ilişkin fatura son ödeme tarihine kadar ertelenmesine, avans ödemelerinin ertelendiği süre boyunca piyasa işletmecisi ve piyasa katılımcısına temerrüt faizinin uygulanmamasına karar vermiştir. söz konusu karar zaman içerisinde güncellenerek yazınızda yer alan karardaki şirketler ile sınırlandırılmış ve yine aynı kararda yer alan tarih 22/03/2025 tarih ve 32849 sayılı resmî gazete ‘de yayımlanan epdk'nın 20/03/2025 tarih ve 13385 sayılı kararı ile 31/12/2025 tarihine uzatıldığını, takasbank sistemi tarafından her gün üyeden bağımsız olarak temerrüt hesaplama işlemleri rutin olarak yapılmakta ve epiaş'a bildirilmektedir. ancak epiaş ilgili karar kapsamında söz konusu şirketlere temerrüt faizini uygulayamamaktadır. ayrıca yukarıda belirtilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere üyelere yapılacak ödeme ancak epiaş tarafından bankamıza iletilen bilgiler çerçevesinde yapılabilmektedir” şeklinde cevap verdiğini, bu yazı kapsamında müvekkil şirket tarafından 24.04.2025 tarihinde epiaş' a başvurularak söz konusu kurul kararının müvekkil şirketi bağlamadığı ve bu nedenle ilgili bedelin müvekkile ödenmesi talep edildiğini, epiaş 29.04.2025 tarihli ve e-85654243-000-147444 sayılı yazısı ile ödeme yapılmayacağı belirtildiğini, ödeme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, gerek takasbank gerekse epiaş yazı cevabında atıfta bulunulan enerji piyasası düzenleme kurulunun 26.09.2024 tarihli ve 12899 sayılı kurul kararına göre bu ödemenin yapılmayacağı belirtilmiş ve dayanak olarak ta kurul kararı gösterildiğini, ilgili karara göre gediz bölgesinde faaliyet gösteren müvekkil şirketi kapsayıcı ve bağlayıcı hiçbir ibarenin olmadığı aşikardır. kararda “için” ibaresi kullanılarak ilgili karar sadece adı geçen dağıtım bölgelerine özgülenmiştir. hem takasbank ile müvekkilim arasındaki imzalı sözleşmeler ve hem de takasbank’ın kuruluş amacı ve tabi olduğu mevzuat incelendiğinde epdk kurul kararlarına değil kanun ve yönetmeliğe atıf yapıldığı görüleceğini, bu durumda kurul kararının takasbank veya epiaş tarafından geniş olarak yorumlanması mümkün değildir. kaldı ki bu kararda belirtili yürürlük tarihi ile gönderilen listedeki başlangıç tarihinin de bir birbiri ile uyuşmadığı da gözlemlenmiştir. yine aynı yönetmeliğin 132 madde hükmünde, piyasa katılımcısının haklarının ve borçlarının ödenmesi, faturaların ne şekilde kesileceği, gecikmede uygulanacak temerrüt faiz oranı düzenlendiğini, şirket alacaklarının tam olarak ödenmemesi halinde kalan kısmın temerrüt faiz oranı ile ödeneceği açık düzenlendiğini, ilgili kurul kararının müvekkil şirketi kapsamadığı takasbankyazı cevabı ile de sabit olduğunu, davalı takasbank yazı cevabında " söz konusu karar zaman içerisinde güncellenerek yazınızda yer alan karardaki şirketler ile sınırlandırılmış" ibaresi mevcut olup, kurul kararında bölge ile sınırlama yapıldığının aşikar olduğunu, buna rağmen davalılar müvekkilin hak etmiş olduğu ödemeleri yerine getirmemekte ısrar ettiğini, hiçbir hukuksal gerekçe ihtiva etmeyen ödememe işlemi nedeni ile müvekkilin alacağının ödenmesinin gerektiğini, davalılar tarafından ilgili ödemeler yapılmadığından davalılar aleyhine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak oradan da sonuç alınmayınca iş bu dava açılmak zorunda kalındığını belirterek her türlü talep, dava ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.208.420,22 tl alacağın her bir alacak için temerrüt tarihinden başlamak üzere işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline kararı verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; "26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; … e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, … asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine," dair 25.11.2021 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.Buna göre, eldeki davanın yukarıda belirtilen HSK 1. Dairesinin söz konusu kararının 7 nolu bendinde belirtilen “20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere” ilişkin olduğu ve eldeki davanın finans mahkemesi olarak belirlenen ...6,7,8 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiği, bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,Karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içinde talep halinde, dosyanın görevli ...6, 7 ve 8. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nden birine tevzi edilmek üzere ...Asliye Ticaret Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025