Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kurumsal mobil telefon abonelik hizmet bedelleri sebebiyle açılan itirazın iptali davasında sözleşme ihtilafı ve ödeme yükümlülüğü.
Özet: Davacı şirket, davalı rehabilitasyon ve sağlık hizmetleri şirketine sağladığı kurumsal mobil telefon abonelik hizmetlerinin bedelini ödememesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı taraf, kendisine yönelik herhangi bir borcun veya abonelik sözleşmesinin varlığına dair somut delil sunulmadığını, faturaların tek başına borcun ispatı için yeterli olmadığını ve bu nedenle icra takibinin haksız olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/386 Esas - 2025/394

T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/386
KARAR NO : 2025/394
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/02/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
K.YAZIM TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ... Rehabilitasyon ve Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi aleyhine T.C. Merkezi Takip Sistemi 2022/982962 E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine davalı 20/09/2022 tarihinde itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, devamında ise konu uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin telekonferans yoluyla gerçekleştirildiğini, ilgili toplantıya davalı tarafından katılım sağlanmış ve süreç “Anlaşmama” şeklinde sonuçlandığını, bu itibarla davalı şirketin haksız itirazının iptali ile takibin devamını sağlamak için işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkili şirket tarafından mobil telefon kurumsal abonelik hizmeti sağlanmış olup, davalı tarafından hizmet bedelinin ödenmediğini, müvekkili... .... .... .... .... .... .... Rehabilitasyon ve Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi arasında, Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalanmış olup, konu sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı olan müvekkil şirketten kurumsal mobil telefon hatları kullandığını, devamında imzalanan sözleşmelere istinaden, uyuşmazlığın karşı tarafı olan şirket, kullanılan kurumsal mobil telefon hatlardan kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğini, borçlu şirket tarafından kurumsal telefon hattı kullanılmış olup, konu hatlardan kaynaklanan 5.179,02 TL asıl alacak tutarındaki fatura borcu ve cayma bedelleri ödenmediğini, borçlu şirket tarafından belirtilen fatura borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine T.C. Merkezi Takip Sistemi 2022/982962 E. sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlu şirketin 20/09/2022 tarihinde ödeme emrine itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, izah edilen nedenlerle; Davalı/borçlunun, aleyhine açılmış T.C. Merkezi Takip Sistemi 2022/982962E. sayılı dosyası ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:İcra takibinde takibe dayanak belge sunmayan davacı, itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, müvekkili şirketin, davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, davacı taraf, haksız olarak müvekkili şirketten alacağı olduğunu iddia ettiğini, zira davacı taraf, davaya konu icra takibinde de alacağın varlığına dair somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davacı taraf her ne kadar müvekkil şirket ile imzalanan sözleşmelere istinaden, kurumsal mobil telefon hatlarından kaynaklanan fatura borçlarının bulunduğu iddia etmekteyse de, söz konusu iddia gerçeği yansıtmadığını, zira Turkcell'e yazılan müzekkereye verilen cevapta borcu olduğu iddia edilen hatlara ilişkin olarak müvekkili şirket adına düzenlenmiş herhangi bir sözleşme sunulmadığını, davacının fatura kestiği GSM numaralarına ilişkin taraflar arasında hiçbir abonelik sözleşmesinin mevcut olmadığı açıkça görüldüğünü, bu nedenle davacı tarafın hangi sözleşmeye dayanarak fatura kestiğini ve söz konusu faturalar müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu anlamak mümkün olmadığını, zira davacı tarafından işbu dava dosyasına da bu hususa ilişkin hiçbir sözleşme sunulmadığını, ilgili GSM numaralarına ilişkin sözleşmeyi, takip dayanağı belge olarak icra dosyasına sunmayan davacının, yukarıda yer verilen Yargıtay kararı uyarınca da işbu dava dosyasında da delil olarak sunma hakkı bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de, faturalar tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, ancak taraflar arasında söz konusu işleme ilişkin abonelik sözleşme dahi bulunmazken, fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkiline verilen bir hizmet bulunmamakta iken takipte ve davada taraf olarak müvekkilimizin gösterilmesi anlaşılmadığını, bu hususa ilişkin olarak Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28.06.2018 tarih ve 2017/892 E., 201873671 K. sayılı kararında, “Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz." doğrultusunda hüküm kurduğunu, davacı tarafın yalnızca fatura deliline dayandığı dikkate alındığında, izah ettikleri hususlar doğrultusunda yalnızca faturanın davacı tarafın iddialarını doğrulamasının mümkün olmadığını, onuç olarak, yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen nedenlerle müvekkil şirket aleyhine açılmış davanın reddine, izah edilen sebepler ve sayın mahkemenizin re’ sen gözeteceği hususlar doğrultusunda, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlığın, davacı Şirket Tarafından Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Hizmeti Sağlandığı davalı Tarafından Hizmet Bedelinin ve kullanılan kurumsal mobil telefon hatlardan kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğinden bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davalı tarafça kötüniyet tazminat istemlerine ilişkin olduğu, taraflar arasında abonelik sözleşmesi olup olmadığı, takip konusu alacağın hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarınnı sözleşmeye uygun olup olmadığı, asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının ne olduğu konularında toplanmaktadır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 07.11.2023 tarihli raporda: Davalı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun tasdik ettirilip, mevzuata göre ilgili hesaplara borç-alacak kayıtlarının işlendiği, HMK, TTK ve VUK’na uygun olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığını, davalı şirket ile yapılan abonelik sözleşmesi, taahhütname, fatura/faturalara rastlanmadığını, dava dilekçesi eki Turkcell müşteri hizmetleri başlıklı ve yukarıda 7 inci maddede ayrıntılı olarak izah edilen fatura/faturalara ait davalı şirket ticari defterlerinde muhasebe kayıtlarına rastlanmadığını, dava dilekçesi eki belgede yazılı Gsm no’lara ait telefon hatların, davacı şirketin mahkemeye hitaben yazmış olduğu yazı ekinde bulunan belgedeki bilgilerden anılan hatların 30.04.2022 tarihi itibariyle tamamının aboneliklerinin iptal edildiğinin sabit olduğunu, takdir mahkemeye ait olmak üzere icraya/davaya konu fatura, taraflar arasında olduğu iddia edilen abonelik sözleşmesi ile davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarının dosyasına kazandırılması durumunda daha açık bir tespit ve değerlendirmenin yapılabileceği bildirilmiştir.
İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 29.07.2024 tarihli raporda:Davacı Turkcell İletişim A.Ş. Sayın Mahkemeye verdiği 22.06.2023 tarih 6359836 nolu yazı ekinde davalı şirkete ait sözleşme ve fatura ibraz etmediği, icra müdürlüğüne sunulan takip talebi ekinde var olan yazıyı tekrar mahkemeye ek olarak gönderdiğini, davacı vekilinin mahkemeye 24.01.2024 tarihinde sunduğu dilekçede var olan Av....ile irtibata geçildiği, avukatın mail adresine öncelikle incelenecek olan evrakların neler olduğu konusunda 31.05.2024 tarih saat 14:41 de e posta gönderildiğini, e postaya herhangi bir cevap verilmediği görülünce 12.06.2024 saat 11:15 de "Mail tekrarıdır. Duruşması 26.06.2024 bilginize" e posta gönderildiğini, av ...tarafından 12.06.2024 saat 11:17 de "Özgür Bey merhaba, hatırlatma maili (firmaya) gönderilmiştir. Teşekkürler, iyi çalışmalar" şeklinde e postaya cevap verildiği, en son 11.07.2024 tarih 16:18 de "İkinci hatırlatma mailidir." e posta gönderildiği halde tarafıma hiç bir bilgi yada belge ulaştırılmadığını, 07.11.2023 tarihli bilirkişi Sadullah Yamak tarafından düzenlenen raporda; Davalı tarafa ait ticari defterler ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde; Davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinde dava dilekçesi eki Turkcell müşteri hizmetleri başlıklı ve izah edilen fatura/faturalara ait davalı şirket ticari defterlerinde muhasebe kayıtlarına rastlanılmadığı," yazılı olduğunu, dava dosyasında davacıya ait herhangi bir yasal belge var olmadığından 07.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler ile sonucuna katıldığını, icra takibinin davalıya tebliğinin 16.09.2022 tarihli olduğunu, davalı borçlunun ise 20.09.2022 tarihinde itiraz dilekçesini verdiğini, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği bildirilmiştir.
İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 24.03.2025 tarihli raporda:Davacı vekilinin 26.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde davacı şirkette irtibat kurulabilecek kişi olarak şirket muhasebesinden... .... .... gönderdiği, mail adresine istenen evrakların neler olduğunun belirtilip watsapptan mailin gönderildiği bilgisinin verildiği halde herhangi bir dönüş olmadığını, mahkemenin kararı doğrultusunda, dava dosyasına mübrez deliller üzerinde yapılan ve detayları yukarıda verilen inceleme ve değerlendirme sonucunda, takdir mahkemeye ait olmak üzere; Davacı vekilinin 26.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde davacı şirkette irtibat kurulabilecek kişi olarak şirket muhasebeden ......0 532 2101463 nolu telefonla 14.03.2025 tarihinde görüşüldüğünü, ......mail adresi olarak ... .... .... gönderdiğini, mail adresine 14.03.2025 tarih 15:13 de istenen evrakların neler olduğunun belirtilip watsapptan mailin gönderildiği bilgisinin verildiği halde herhangi bir dönüş olmadığı bildirilmiştir.
Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67)
Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; borcun tüm fer’ileri ile birlikte tamamına, yargı koluna, yargı yerine, yetkiye ve zamanaşımına itirazlarını bildirmiştir.
Somut davada davalı şirketten alacağı olduğuna ilişkin davalının usulüne uygun tutulan defter kayıtlarında alacak bulunmadığı gibi davacı şirketin verilen kesin sürelerde kayıtlarını sunmadığı, iki kez mahkememizce talimat yazılmasına rağmen davacı şirketin bildirdiği kişilerin incelemeye elverişli evrak ve belgeleri bilirkişilere sunmadığı, davacı şirketin mahkemeye hitaben yazmış olduğu yazı ekinde bulunan belgedeki bilgilerden anılan hatların 30.04.2022 tarihi itibariyle tamamının aboneliklerinin iptal edildiğinin sabit olduğu, faturanın düzenlenmesinin tek başına borcu ispat etmeyeceğinden davacı tarafça alacağı bulunduğu ispata elverişli delille ispat edilemediğinden ve davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın REDDİNE;
Kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatının hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile eksik alınan 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı kendisini vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 5.956,39TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/05/2025