İşçinin prim sisteminde usulsüzlükle haksız menfaat elde ettiği iddiasıyla iş sözleşmesinin feshinden kaynaklanan kıdem ve ihbar tazminatı temyiz incelemesi.
Özet: Prim sistemindeki manipülasyonlar nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen davacı, işverenin eylemlerinin haklı fesih teşkil etmediğini ileri sürerek kıdem, ihbar, yıllık izin ve prim alacakları talep etmiş; ilk derece mahkemesi feshi haksız bularak tazminat ve alacaklara hükmetmişken, bölge adliye mahkemesi davacının takım lideri olarak prim kotasını aşan satışları düşük kotadaki diğer çalışanlar üzerinden göstererek haksız menfaat sağlamasının işveren güvenini zedeleyen sadakat borcuna aykırı bir eylem olduğunu tespit ederek feshin haklılığına karar vermiş ve kıdem ile ihbar tazminatını reddetmiş; bu karara karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulmuştur.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2376 E., 2025/2477 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 72. İş MahkemesiSAYISI : 2024/447 E., 2025/292 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde uzun yıllar tahsilat takım sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, uzun yıllar çalıştığı için iş sözleşmesinin feshedildiğini, aynı olay nedeniyle daha kısa süreli çalışanların iş sözleşmesinin feshedilmediğini, eşitliğe aykırı davranıldığını ve ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, eşit davranmama tazminatı, yıllık izin ücreti ve son aylık prim ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının prim konusunda işyerinde belirlenen kurallara uymayarak haksız menfaat elde ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının iş sözleşmesinin feshine konu olayla ilgili yargılama sırasında alınan tanık beyanlarına göre, feshe konu üye kayıtlarının diğer üyelere yönlendirilerek bu kişiler üzerinden alınmak suretiyle prim almalarının sağlanması hususunun uzun süredir devam ettiği, yetkili müdürler tarafından bilindiğinin anlaşıldığı, söz konusu durumun denetlenebilir olduğu, bu sisteme dâhil olan personellerden işe devam edenlerin bulunduğunun taraf ve tanık beyanları ile belirtildiği, davacının, dava dışı personelden aldığı primden pay aldığı hususunda ise davalı işveren açısından iş sözleşmesinin feshinde haklı neden oluşturmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen prim ve yıllık izin ücreti alacaklarının bulunduğu, eşit davranmama tazminatının da reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesinin yıllık izin ve prim alacaklarına ilişkin kabulünün isabetli olduğu, ancak kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin değerlendirmeni hatalı olduğu, somut olayda davacının takım lideri sıfatıyla görev yaptığı, işyerinde satış performansına dayalı bir prim sistemi bulunduğu, bu sistemde belirli bir tavan kotasının uygulandığı ve bu kotanın aşılması hâlinde daha fazla prim kazanılamadığının anlaşıldığı, davacı ile aynı konumdaki bazı çalışanların, prim tavanına ulaştıklarında satış işlemlerini prim kotasına ulaşmamış çalışanlar üzerinden göstermeleri suretiyle sistemin amacına aykırı biçimde haksız prim tahakkuku sağladıkları, bu şekilde işvereni zarara uğrattıkları ve elde edilen primleri aralarında paylaştıkları hususunun dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu, davacının bu eylemlerinin işverenin güvenini ortadan kaldıran, sadakat borcuna açıkça aykırı ve prim sisteminin amacını bozacak nitelikte olduğu, davalı işverenin feshinin haklı nedene dayandığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, b. Davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedilmesini gerektirecek somut bir delilin dosyada mevcut olmadığını, varsayımlara dayanarak karar verildiğini, davacının davalı işvereni zarara uğrattığını kabul etmediklerini ancak yapıldığı iddia edilen işlemlerin de davalı yönetimin bilgisi dâhilinde olduğunu,c. Davalı işverence, çalışanlar arasında farklı yaptırımlar uygulandığını, davacının uzun yıllar çalışmış olması nedeniyle iş sözleşmesinin diğerlerinden farklı olarak feshedildiğini,d. Fesih gerekçesinin haklı neden ağırlığında olmadığını, eksik inceleme yapıldığını, derhal fesih için öngörülen sürede feshin gerçekleşmediğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacının bakiye yıllık izin alacağının bulunmadığını, b. İspat edilememesine rağmen davacı lehine prim alacağına hükmedilmesinin ve hükme esas alınan prim hesabının denetime elverişli olmadığını,c. Hükmedilen faiz oran ve başlangıç tarihleri ile davalı aleyhine hükmedilen yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve prim ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile katılmaya yoluyla davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.