Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin Abone Sözleşmesinden Kaynaklı Kaçak Elektrik Cezasına İlişkin Menfi Tespit Davası Gerekçeli Kararı
Özet: Bu hukuki belge, davacının, adına düzenlenen 20.715,90 TL tutarındaki kaçak elektrik kullanım cezası faturasının usulsüz olduğunu ve bu borca sahip olunmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasına dairdir; davacı faturanın yönetmeliğe aykırı ve soyut yöntemlerle hesaplandığını savunurken, davalı ise faturanın kaçak kullanımdan kaynaklandığını, hukuka uygun olduğunu ve husumet itirazını öne sürmüştür, mahkeme ise davacının tacir olması nedeniyle görevli kabul edilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığı bir elektrik mühendisi bilirkişi raporu ışığında faturanın hukuki ve usulüne uygunluğunu değerlendirerek çözüme kavuşturmayı hedeflemektedir.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 09/06/2022
KARAR TARİHİ : 19/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı "....." tesisat numaralı abonenin .....bölgesinde bulunan deponun aydınlatılması için kullanıldığını, davacının faturalarını düzenli ödediğini, ancak davacı abone hakkında kaçak elektrik kullandığından bahisle .....tarih ve .....numaralı fatura ile 20.715,90 TL kaçak elektrik cezası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kaçak tutanağının yönetmeliğe aykırı olarak düzenlendiğini, davalı tarafından soyut ve subjektif yöntemlerle işlem ve hesaplama yapıldığını, tutanağın ve borç tahakkukunun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmek suretiyle ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, söz konusu kaçak tutanağı sebebiyle düzenlenen faturadan şimdilik 100,00 TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defi ve hakdüşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacıya müşteri hizmetleri yönetmeliğine göre elektrik satışı yaptığını, dava konusu faturanın abonenin enerji kullanımından kaynaklı tüketim faturası olmayıp, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen fatura olduğunu, kaçak tüketime ilişkin düzenlenen faturanın iptali talebinde müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu kaçak tespit tutanakları, sayaç değişim tutanakları ve sayaç ayar istasyon raporlarının aksi ıspatlanıncaya kadar geçerli resmi evrak niteliğinde bulunduğunu savunmuş ve davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacının .....tesisat numaralı aboneliği için davalı tarafça düzenlenen .....tarihli, 20.715,90 TL tutarlı, .....fatura numaralı fatura nedeni ile menfi tespit isteğine ilişkindir.
Dosyanın ilk açıldığında Diyarbakır .....Tüketici Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı, Diyarbakır .....Tüketici Mahkemesi'nin .....tarih, .....Esas ve .....Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydının yapıldığı, Gökalp Vergi Dairesi'nden gelen .....tarihli yazı cevabına göre davacının tacir olduğu, Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Menfi tespit davası için mevzuatta hak düşürücü veya zamanaşımına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Borçlu açtığı menfi tespit davasını kazanırsa, hakkındaki borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Zira borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde artık hukuki bir yararı yoktur. (Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Meral S. Özkan, Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku, s.156-164) Borçlunun borca ödemeksizin herhangi bir süreye tabi olmadan menfi tespit davası açması mümkündür. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2019/5978, Karar No: 2020/2014 sayılı ilamı)
Kural olarak alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Zira; hiç kimse kendi lehine olan davayı (tam dava) açmaya zorlanamaz.(HMK m.24/2) Bu bağlamda davacının alacağının şimdilik belli bir kesimi için açtığı davaya, kısmi dava denilir. Kısmi dava 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında; “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir” denilmiştir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden (mesela, ödünç veya satış sözleşmesinden) doğmuş olması ve bu (aynı hukuki ilişkiden doğan) alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Dava konusu alacak, bir alacağın belli bir kesimi değil (bilakis bağımsız bir alacak) ise, o zaman dava, kısmi dava olarak nitelendirilemez.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı ilgili kayıt ve belgeler davalı şirketten ve davacıya ait elektrik aboneliğine ilişkin kayıtlar dava dışı Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş.'den celp edilerek dosya arasına kazandırılmış ve uyuşmazlığın çözümü bakımından elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından düzenlenen .....tarihli, .....nolu ve 20.715,90 TL bedelli faturanın elektrik kullanımına dayalı düzenlenip düzenlenmediği, hesaplamanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, davacı tarafından faturaya dayalı ödeme yapılıp yapılmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının ödediği fatura bedelinin iadesini talep edip edemeyeceği, talep edebilecekse miktarına ilişkindir.
Öncelikle, davalı vekilinin husumet, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarının değerlendirilmesi gerekir.
Davaya konu faturanın davalı tarafça düzenlenmiş olması nedeni ile davalının husumet itirazı, dava açıldığı tarihte davaya davaya konu faturanın ödenmemiş olması nedeniyle davalının zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süreye yönelik itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dava konusu kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin
Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi -Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42.maddesine göre;
"(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci başlıklı 43.maddesine göre;
(1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.
(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır;
a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır.
b) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’da yer alan sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir.
c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.
ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir.
(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.
(4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur.
(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.
(6) Bu madde kapsamında düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturası en geç 3 iş günü içerisinde tüketiciye gönderilir.
(7) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir."
Aynı yönetmeliğin faturalandırma süreci hakkında 44'ncü maddesinde; "42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;
a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,
b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;
a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,
b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir
(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.
(4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır."
Yine yönetmelik 45'nci maddesinde; Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlığı altında; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.
(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.
(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;
a) Meskenlerde; 5 saat,
b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,
c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,
ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat olarak kabul edilir.
(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.
(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan .....tarihli bilirkişi raporu, .....tarihli ek raporu ve .....tarihli ikinci ek raporunda; "dosyada yer alan evraklar incelendiğinde; davaya konu edilen faturanın .....-.....tarihler arasında 3077 gün sonucundaki .....tarihinde değişimi yapılan
sayacın endekslerine istinaden düzenlendiğinden teknik olarak elektrik kullanımına dayalı
düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilemediği, sayaç değişimin yapıldığı .....tarihinden önceki aylık tesisat endeks
dökümlerin olmadığı, ödeme yeri listesi incelendiğinde sayaç değişimi yapıldığı tarih olan .....
tarihinden öncesi için bilginin olmadığı,.....tarihli duruşma tutanağında; .....tesisat nolu aboneliğe ilişkin abonelik dosyasının, son 7 yıla ait tüketim ekstreleri ve ödeme bilgilerinin
gönderilmesini istenilmesine karşın sayaç söküm tarihi olan .....tarihinden
önceki dönemlere ait bilgilerinin olmadığı,
dosyadaki evraklar incelendiğinde taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin
dosyada olmadığı, dosyadaki evraklarda yapılan incelemelerde sayaç değişimi yapıldığı tarih olan
.....tarihinden önceki dönemleri için Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, sayaç okuma ve okuma bildirimi, Madde-32/1-2-8 fıkralarında belirtilen durumlara uyulduğunu gösterecek olan fotoğraf, video ve
belgelerinin dosyada olmadığı, yapılan
değerlendirmede teknik olarak hesaplamanın taraf arasındaki sözleşmeye ve faturanın
düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun düzenlenmediği" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmekle; davalı tarafça, OSOS kapsamında .....tarihli, .....sayaç değiştirme tutanağı düzenlenerek sayaç değişimi yapıldığı, sayaç değiştirme tutanağında sökümü yapılan sayacın endeks değerlerinin toplam .....kilowatt olduğunun belirtildiği, .....kilowatta istinaden davaya konu faturanın tanzim edildiği, davalı tarafça sunulan belgeler arasında sayaç değişiminin yapıldığı .....tarihinden önceki tesisat endeks dökümlerinin sunulmadığı, sayacın markası, seri numarası toplam T1-T2-T3 tüketimlerini ve sayacın genel durumunu gösterecek fotoğraf sunulmadığı, sayaç muayene raporunun ve sayaç ayarı istasyon raporunun sunulmadığı görülmüştür.
Davalı vekili, UYAP sisteminden ....tarihinde sunduğu dilekçe ile sayaç ayar istasyon raporunu dosyaya sunduğunu beyan etmiş ise de söz konusu dilekçe ekinde belge olmadığından, .....tarihli celsenin (3) numaralı ara kararı ile davalı vekiline sayaç ayar istasyon raporunu sunması için duruşma tutanağının tebliğinden itibaren 2 hafta kesin süre verilmiş, davalı vekilinin elektronik tebligat adresine .....tarihinde tebligat yapıldığı halde davalı vekili sayaç ayar istasyon raporunu dosyaya sunmamıştır. İşbu davada faturanın usulüne uygun düzenlendiğini ispat yükü davalı üzerinde olup, davacı hakkında düzenlenen faturanın usule uygun düzenlenmediği, davacının davaya konu fatura nedeni ile davalıya borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yargılama devam ederken davalı Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına .....tarihinde 29.706,20 TL ödeme yapmış, dava kendiliğinden istirdat davasına dönmüştür.
Kural olarak davacı ödenen 29.706,20 TL'nin istirdat hakkını haiz iken, davacı vekili tarafından sunulan .....tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 20.715,90 TL olarak gösterilmiştir.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacının .....tarihli, .....numaralı, 20.715,90 TL bedelli fatura nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu fatura nedeni ile davacının davalıya ödediği 20.715,90 TL'nin, .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 1.415,10 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 732,00 TL'nin mahsubu ile eksik 683,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 800,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 732,00 TL, peşin harç 732,00 TL, bilirkişi ücreti 4.250,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 264,00 TL olmak üzere toplam 5.978,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 20.715,90TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim