İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, murisin tüketici kredisine bağlı hayat sigortası alacak davasında, poliçe yenilememe bildirimi eksikliği üzerine ilk derece mahkemesince verilen ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı mirasçılar, vefat eden murislerinin tüketici kredisine ilişkin hayat sigortası poliçesinin vefat sonrası borcu karşılamaması üzerine sigorta şirketine alacak davası açmış, davalı sigorta şirketi murisin sigorta başvurusunu tamamlamadığını veya poliçeyi yenilemediğini ileri sürerken, ilk derece mahkemesi murisin bilgilendirmelere rağmen poliçeyi yenilememesi nedeniyle vefat anında geçerli bir sigorta bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacılar ise resmi bildirim eksikliği ve bilirkişi raporlarına dayanarak bu red kararını istinaf etmiştir.

T.C.İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2023/2213 KARAR NO : 2026/1209T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 07/01/2022 (Dava) - 04/07/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/42 Esas - 2023/414 Karar DAVA : AlacakBAM KARAR TARİHİ : 25/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarihli 2022/42 Esas ve 2023/414 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin murisi ....'ın 31/03/2021 tarihinde ani beyin kanaması nedeni ile vefat etmesi sonucu murisin ...bank ....Şubesinden kullandığı ve Metlife sigorta şirketine sigortalanan 24.000 TL'lik kredinin sigortalı olmasına rağmen davalı .... tarafından ödenmediğini belirterek, kredinin sigorta şirketi tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yürürlükte bulunan poliçeler kapsamında vefat teminatlarını ödemiş olması ve dava dilekçesinde belirtilen krediye bağlı herhangi bir hayat sigortası imzalı başvuru formunun davacılar murisi tarafından tamamlanmamış olması nedeniyl vefat teminatı ödemesi yapılmasının mümkün olmayacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :Mahkemece, ''... davacılar murisi ....'ın 31.03.2021 günü vefat ettiği, bu tarih itibariyle dava dışı .....banktan kullanmış olduğu ve davaya konu kredi borcunun devam ettiği, her ne kadar davacı taraf bu krediye ilişkin davalı sigorta nezdinde Hayat Sigorta Poliçesi düzenlenmiş olduğu ileri sürülmekte ise de murisin kredi kullanımı sırasında sigorta başvurusu yapmış olduğu halde sonradan cep telefonuna gönderilen bilgilendirmelere ve hesabına yapılan prim iadesine rağmen poliçeyi yenilememiş olduğu bu itibarla vefat tarihinde kredi borcunu temin eden herhangi bir sigorta poliçesi bulunmadığı anlaşılmış olmakla ...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişilerin raporlarının tamamının haklı olduklarını, müvekkillerinin davalı .....A.Ş tarafından mağdur edildiğini gösterdiğini, davalının dosyaya dişe dokunur hiç bir belge sunmadığını, hatta o kadar ki müvekkiline gönderildiği iddia edilen SMS mesajları ile ilgili olarak da herhangi bir telefon kaydı bilgisini dosyaya veremediğini, bu hususun bilirkişiler tarafından düzenlenen bütün raporlarda altı çizilerek tespit edildiğini, öte yandan dava dışı ....bank'ın mahkemenin bilirkişi ....'a açık ve net yetki vermesine rağmen yazılı cevap veremeyeceğini , ancak sözlü cevap verebileceğini söylemiş olmasının dahi haklı olduklarını gösterdiğini, dava dışı .....bank'ın elinde dava konusu ile ilgili kendilerini haksız çıkaracak bilgi ve belge olsaydı bu bilgi ve belgeleri bilirkişiye vermekten çekinmeyeceğini, hal böyle olmasına rağmen mahkemenin davalı sigorta şirketinin müvekkillerinin murisine " sigorta poliçeni yenile yoksa sigortan iptal olacak " şeklinde bir SMS gönderildiğini kabul ederek açtıkları davayı red etmiş olmasının yasal olmadığını, dava dışı ....bank veya sigorta şirketinin bilirkişilerden ...'ın her raporunda altını çizerek ifade ettiği gibi posta yolu ile veya kargo yolu ile bu bildirimi resmi bir şekilde yapması gerektiğini, dosyada davalı tarafın bu resmi ihbarı yaptığına ilişkin herhangi bir kayıt da bulunmadığını, ancak yerel mahkemenin bu hususu da göz ardı ettiğini belirterek; yerel mahkemenin red kararının bozulmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, tüketici kredisinden kaynaklı borcun hayat sigorta poliçesi kapsamından kaldığından bahisle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Dava, 14.05.2020 tarihli 5640-75948 numaralı tüketici kredisine bağlı 65052868 hayat sigortası poliçesinden kaynaklanmaktadır.Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacı mirasçıların murisi müteveffa .....'ın tüketici konumunda olup davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre, mahkemece; davada Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olmadığı ve Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu dikkate alınmak suretiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle işin esası hakkında hüküm tesisi kararın kaldırılmasını gerektirmiştir (bkz. Yargıtay 17. HD'nin 11/12/2019 tarihli 2017/2307 E., 2019/11858 K.; 06.10.2016 tarihli 2016/1683 E., 2016/8594 K. sayılı kararları).Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK' nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının esastan kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler ile; 1-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının görev yönünden ESASTAN KABULÜNE; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarihli 2022/42 Esas ve 2023/414 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,2-Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının kararın kaldırılması sebep ve şekline göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Görevli mahkemenin Aydın Tüketici Mahkemesi olduğuna,4-Dosyanın 6100 sayılı HMK' nın 353/1-a maddesi uyarınca Aydın Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Aydın Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,5-İstinaf eden davacıların yatırmış olduğu istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine, 6-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine,7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-İstinaf edenler tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,9-Dairemiz kararının bir örneğinin, UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a-3 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026