İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibine müteselsil kefilin eş rızası ve şekil şartı eksikliği itirazının iptali davası.
Özet: Bir banka, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan ödenmemiş borçlar nedeniyle aleyhine icra takibi başlattığı müşterek borçlu müteselsil kefilin itirazının iptali için dava açmıştır; davalı kefil, eş rızası eksikliği ve şekil şartlarına uyulmaması nedeniyle kefaletin geçersiz olduğunu savunurken, bilirkişi raporu bankanın takip tarihi itibarıyla belirli bir asıl alacak ve faiz miktarında haklılığını tespit etmiş, ancak kefilin çek depo gibi gayrinakdi borçlardan sorumluluğunun sözleşmede açıkça yer almadığını belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/387 KARAR NO : 2026/596DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : 02/06/2025KARAR TARİHİ : 14/07/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA VE İSTEM :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ....Ltd.Şti arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalının işbu sözleşmelerde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ... 29.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsili amacıyla ... Banka alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya üzerinde başlatılan icra takibine borçlu - davalının haksız yere itiraz ettiğini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu sözleşmeye yalnızca kefil sıfatıyla taraf olduğunu, kredi sözleşmesinden doğrudan yararlanmadığını, bu nedenle sorumluluğu, yalnızca TBK hükümleri çerçevesinde teminat yükümlüsü olarak değerlendirilmesi gerektiğini, şekil şartlarına uyulmadan alınan kefaletler geçersiz olduğunu, bu nedenle müvekkilin sorumluluğu doğmadığını, müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi imzaladığı tarihte evli olup eş rızasının bulunmadığını, bu doğrultuda, açıkça geçersiz bir kefaletin varlığı nedeniyle müvekkil hakkında takip yapılması ve işbu davanın açılması hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, kredilerin muaccel hale gelmediğini, sözleşmenin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu belirterek; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, genel kredi sözleşmesi, ihtarname, sicil kayıtları, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı...Dosyamız arasında yer alan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelenmekle; Alacaklının davamızın davacısı, borçlunun davamızın davalısı olduğu, davacı banka tarafından davalı aleyhine genel kredi sözleşmesi dayanak gösterilmek suretiyle asıl alacak, 143.365,30-TL, işlemiş faiz, 10.339,98-TL ve BMV 516,99-TL olmak üzere toplam 154.222,27-TL üzerinden 29/04/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme eminin davalı - borçluya 07/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu - davalının da 14/05/2025 tarihinde takibe, ödeme emrine , işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu anlaşılmıştır.Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dava konusu edilen alacağın hesaplanmasının yapılması için dosya alanında uzman Bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından 07/04/2026 tarihinde Mahkememize ibraz edilen raporunda özetle; "1-) Davacı Bankanın 28.04.2025 Takip Tarihi itibariyle davalıdan; 80.401,22 TL Asıl Alacak, (Taksitli Kredi),62.964,08 TL Asıl Alacak, (BCH-Krd),10.339,98 TL Gecikme Faiz (banka talep gibi),516,99 TL BSMV (banka talep gibi) olmak üzere tüoplam 154.222,27 TL alacaklı olduğu, Davacı bankanın 28.04.2025 Takip Tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalıdan 107. NOLU TAKSİTLİ KREDİ borcu için Toplam 80.401,22TL. olan Asıl Alacak üzerinden 9083,88 oranında (tespitlerimiz gibi) temerrüt faizi ve faiz üzerinden %65 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talep edebileceği, Davacı bankanın 28.04.2025 Takip Tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalıdan 091.N! borcu için (talep gibi) Toplam 62.964,08TL. Olan Asıl Alacak üzerinden %97,50 oranında (talep gibi) temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talep edebileceği,2-) Dava dışı asıl borçlunun teslim etmemiş olduğu 1 adet çekten dolayı Bankaya 12.650,00TL borçlandığı görülmekle birlikte Taraflar arasında imzalanan GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ incelenmiş olup sözleşmede davalı. Kefilin. çek depo sorumluluğuna dair açık hüküm bulunmadığı. davalı kefil ...'nın 12,650.,00TL olan (çek depo)gayrinakdi.... borçtan. dolayı. sorumlu. olup olmadığının takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmektedir. 3-) Dava dışı asıl borçlunun teslim etmemiş olduğu 3 adet Kesin ve Süresiz Teminat Mektup toplamı 170.00,00TL. olarak borçlandığı görülmekle birlikte Taraflar arasında imzalanan GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ incelenmiş olup sözleşmede £ Mektubu. depo. sorumluluğuna. dair. açık hüküm bulunmadığı, davalı kefil ...'nın 170.000,00TL. olan. (teminat mektubu. depo)gayrinakdi... Borçtan dolayı. sorumlu. olup olmadığının takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmektedir. 4-) Tarafların diğer taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.GEREKÇE: Dava; davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi kullanımından kaynaklı olarak davalının kefil sıfatı ile bulunması nedeni ile kat edilen ve muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu görülmüştür. Davalının savunmasının ise, eş rızası bulunmadığından kefaletin geçersiz olduğu, sorumluluğunun teminat yükümlülüğü ile sınırlı olduğu, sözleşmenin genel işlem mahiyetinde olduğu ve faiz oranın fahiş olduğu şeklinde olduğu görülmüştür.Davacı tarafından taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 02/06/2025 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır.Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı ile dava dışı ...Tic.Ltd.Şti arasında 03/01/2014 tarihinde, 2.000.000,00 TL limitli, 05/06/2017 tarihinde 2.000.000,00-TL limitli ve 29/11/2022 tarihinde 10.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığı, davalının söz konusu kredilerde müşterek ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, dosyamız arasına gelen ticaret sicil müdürlüğü kayıtları uyarınca, davalının dava dışı şirketin münferiden temsile yetkili tek ortağı olduğu, davacı banka tarafından dava dışı ...Şti'nin 150.000-TL bedelli, 12 vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, söz konusu kredinin 8 taksitinin ödendiği, kalan taksitlerin ödenmediğinin anlaşıldığı, yine 75.000-TL limitli borçlu cari hesabından kaynaklanan kredinin kullandırıldığı, kredi kapsamında bir kısım ödemelerin yapıldığı fakat tamamının kapatılmadığı, söz konusu borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından kredi hesaplarının kat edilip davalılara ... 29. Noterliği'nin ...tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 26/03/2025 tarihinde, tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 7 günlük süre sonunda 07/04/2025 tarihinde davalının temerrütünün oluştuğu anlaşılmıştır.Taksitli ticari kredi bakamından taraflar arasında akdedilen sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 7.8.2 maddesinde temerrüt halinde muaccel tarih itibariyle bankanın benzer kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranının % 50'si oranında faiz talep edilebileceğinin kabul edildiği, bu kapsamda dava konusu krediye işletilen akdi faizin yıllık %55,92 olduğu, davacının %83,88 temerrüt faizi talep edebileceği, bunun dışında fazla talep edilen faiz talebinde davacının haksız olduğu, borçlu cari hesap kredisi bakımından ise taraflar arasındaki sözleşmenin 17.2 maddesi gereğince TCMB belirlenen faiz oranın uygulanacağı kabul edildiğinden davacının en yüksek cari faiz oranından daha düşük talepte faiz talebinde bulunduğu görülmekle taleple bağlılık ilkesi uyarınca talep edilen faiz oranın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Somut olayda alacaklı konumunda bulunan davacının Mahkememize sunmuş olduğumuz belgeler ile alacağın varlığını ispatladığı ve borçlu konumunda bulunan davalıların ise söz konusu alacağı ödeyip ödemediği hususunda ispat külfeti altında bulundukları fakat gerek icra takibinden sonra gerekse Mahkememizdeki yargılama aşamasında borcun ödendiğine dair herhangi bir belge ve beyanın sunulmadığı anlaşılmıştır.Davalı borçlu tarafından borcunun bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen 07.04.2026 tarihli rapor ile davalının, bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacı bankaya borçlu bulundukları tespit edilmiş ve Mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Davalının her ne kadar genel işlem şartı niteliğinde itirazının bulunduğu görülmüş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından okunup incelenmesi için gerekli imkan ve zamanın tanındığı ve davalının herhangi bir ihtirazı kayıt sunmadan sözleşme hükümlerinin tamamını imzaladığı anlaşılmakla; davalının söz konusu itirazının borçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır.Bu kapsamda alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplama uyarınca davacının Mahkememizden talep ettiği alacak kalemleri de dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca aşağıda yazılı bulunan her bir alacak kalemi bakımından yapılan hesaplama uyarınca belirlenen bedeller bakımından alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.Davacı banka ile dava dışı şirket arasında 3 adet teminat mektubu ile 1 adet çek ile ilgili toplam 182.650,00-TL depo talebinde bulunduğu, davalı kefilin imzalanan genel kredi sözleşmesinde gayri nakdi alacak kalemleri bakımından açıkça verilen taahhüdünün bulunmaması nedeni ile davalı kefilin gayrı nakdi alacaklardan sorumluluğunun olmadığı anlaşılmış olup, davacının davalı kefilden bu alacak kalemleri bakımından talebinin reddine karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, ... E.,...K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır :"...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..."Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir.İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM :Davanın KISMEN KABULÜNE,... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, 1-)Takibin 143.365,30 TL asıl alacak, 10.339,98 TL gecikme faizi ve 516,99 TL BSMV olmak üzere toplam 154.222,27 TL üzerinden DEVAMINA,Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 80.401,22 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %83,88 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA,Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 62.964,08 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %97,50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranına isabet eden 30.844,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,2-)Davacının gayrı nakdi alacak talebinin REDDİNE,3-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.534,92-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 2.633,74-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.901,18-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 2.633,74-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-)Gayri nakdi alacak yönünden alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-)Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40- TL , posta ve bilirkişi ücreti gideri 6.108,90-TL olmak üzere toplam 6.724,30-TL yargılama masrafının davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 3.078,38-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde bırakılmasına,6-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen nakdi alacak değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen gayri nakdi alacak değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 2.151,66 -TL'sinin davalıdan, 2.548,34 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,9-)6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, 10-)HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14.07.2026 KATİP e-imzalıdır HAKİM e-imzalıdır