İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu oluşan maddi hasar tazminatı talepli sigorta davasında istinaf inceleme kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının 07.10.2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında aracında oluşan zararın tazmini amacıyla, kazaya karışan diğer aracın zorunlu trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta şirketlerine karşı açtığı tazminat davasını ele almaktadır; davacı, eksper raporuyla belirlenen hasar bedelini sigorta şirketlerinden talep ederken, davalı sigorta şirketleri ise kusur oranına, sigorta limitlerine, hasarın fahiş olduğuna, tek taraflı eksper raporunun kabul edilemezliğine ve belgeleme eksikliklerine dayanarak davanın reddini veya hasarın yeniden tespiti talebinde bulunmaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2186
KARAR NO : 2026/1254
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2021 (Dava) - 08/12/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/426 Esas - 2022/992 Karar
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 02/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih ve 2021/426 Esas - 2022/992 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı,...plakalı araca 07.10.2020 tarihinde .... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrasında trafik ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın ve sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, ... plakalı araçta oluşan hasarın tespiti amacı ile taraflarınca Sigorta Eksperi ...’dan alınan eksper raporunda araçtaki hasarın 168.176,52 TL olarak tespit edildiğini bunun üzerine araçta oluşan hasar tazminatının ödenmesi için ... plakalı aracın ZMMS Poliçesini hazırlayan .... ile aracın İMMS (İhtiyarı Mali Mesuliyet Sigorta) poliçesini hazırlayan....’ya başvurulduğunu, başvurularına sigorta şirketleri tarafından cevap verilmediğini ve kanuni süresi içinde herhangi bir hasar ödemesi yapılmadığını, davalılardan ... A.Ş. aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını ancak eksik evrak nedeni ile (onarım, yedek parça ve işçilik dökümü, fatura gibi hasar tespitine dayanak olacak belgelerin sunulmaması) taleplerinin usulden reddedildiğini, anlaşmazlık konusu ile ilgili olarak arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu fakat arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını ve açıklanan nedenlerden dolayı davanın zorunlu hale geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihi itibarı ile 100,00 TL hasar tazminatının, davalıların temerrüde düştüğü tarihten itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı .... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde .... plakalı aracın zararına ilişkin hiç bir belge ve bilginin bulunmadığını, öncelikle tüm delil ve belgelerin kendilerine ibrazının gerektiğini, müvekkil şirketin kaza sonrasında oluşan hasardan sigortalının kusuru oranında ve kaza başına 41.000,00 TL olarak belirlenen sigorta limiti dahilinde sorumlu olduğunu, huzurdaki davada müvekkil şirket sigortalısının herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeni ile davanın müvekkil şirket bakımından reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin ve davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu olayda dava konusu aracın sigorta ekspertizine sunulmadığı, hasardan sonra ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, tek taraflı yapılan ekspertizin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, sigorta şirketinin eksperine inceleme fırsatı verilmediğinden usul eksikliği bulunduğunu, genel şartlara aykırı bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, dava konusu araçla ilgili hasar isteminin fahiş olduğunu, bilirkişi incelemesi ile hasar tespiti yapılmasını talep ettiklerini, tamir faturasının ibraz edilmemesi nedeni ile tespit edilecek tazminatın KDV siz olması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacının faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin kabul edilemez olduğunu savunarak, davanın esastan reddini, aksi halde dosyanın meydana geldiği iddia edilen hasar miktarı konusunda uzman bilirkişilere tevdi ile rapor alınmasını, kusurun ve hasarın ispatlanamaması durumunda davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın müvekkili olduğu şirket nezdinde 0001-0210-26981612 nolu poliçe ile 01.01.2020-2021 tarihleri arasında ihtiyarı mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalandığını, 07.10.2020 tarihli kazada hasarlanan .... plakalı aracın hasarının karşılanması ile huzurdaki davanın açıldığını, poliçeden dolayı müvekkil şirketin sorumluluğunun kusur oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan tespitlerde başvurucunun (davacının) ZMM ve İMM sigortasına aynı anda başvurduğu için ZMM teminatının dolması veya ZMM teminatının hasarı karşılamaması durumunda müvekkili şirketin ödeme yapması gerektiğini, söz konusu durumun gerçekleşmemesi nedeni ile başvurana herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkil şirketini hasar konusunda herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini, başvuru sahibinin talep edebileceği faiz oranının yasal faiz oranı olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı yana yüklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "...davaya konu uyuşmazlığın 07/10/2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedelinin davalı sigorta şirketlerinden tahsili taleplerine ilişkin olduğu, trafik kazası tespit tutanağı içeriğine göre .... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde davacıya ait .... plakalı aracın hasar gördüğünün iddia edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi heyetinin 31/01/2022 havale tarihli raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere dava konusu trafik kazası ile davacıya ait .... plakalı araçta oluştuğu iddia edilen hasarın uyumsuz olduğunun, kaza sırasında oluşan temas nedeni ile .... plakalı aracın sağ arkadan aldığı darbe nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi durumunda aracın yolun sağına doğru yönleneceği, kazaya karışan araçların kaza sırasındaki çarpışma noktaları ve bu noktalarda oluşan hasarlar dikkate alındığında .... plakalı araç için belirtilen hasarların oluşmayacağı, .... plakalı araçta hasarlanan farlar, ön tampon demiri, motor soğutma suyu radyatörü, klima radyatörü, fan motor grubu, elektrikli direksiyon kutusu, aks taşıyıcısı ve aks ve amortisör gibi parçalarındaki hasarların kaza ile uyumlu olmadığının tespit edilmesi ve aracın aynı yıl içerisinde birden fazla kısa aralıklarla kazaya karışması dikkate alındığında davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı..." gerekçesiyle açılan davanın REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu kazanın, dava dilekçesinde ve kazaya karışan tarafların imza altına aldığı, kesin delil niteliğindeki kaza tutanağında ifade edildiği gibi meydana geldiğini, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda hasarın kaza uyumsuzluğuna ilişkin yapılan ve varsayımlarla ulaşılan sonuca göre hasar-kaza uyumsuzluğunun gösterildiğini, somut kazada sürücülerin direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, yoldan çıktığını ve diğere çarparak durabildiğini, davacı aracının birden fazla kazasının olmasının, dava konusu kazanın araç maliki idaresinde meydana gelmemiş olması gibi somut kaza ile doğrudan bağlantısı olmayan hususlar ile davanın aydınlatılması ve buna göre hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, kusur tespitleri sonrasında, hasar kaza uyumsuzluğu yönünde, bilirkişi raporunda taban tabana zıt ve çelişkiler doğuracak şekilde değerlendirmelere yer verildiğini, ilgili kazaya ilişkin tüm çelişkilerin giderilmesi amacıyla İTÜ bilirkişi heyetinden veyahut farklı bir uzman kurumdan bilirkişi raporu alınmadan hüküm tesis edildiğini, bu durumun ilgili yasa ve yerleşik içtihatlara aykırılık oluşturduğunu, eksik, hatalı ve varsayımsal tespitlere yer verilerek tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, kaza hasar uyumsuzluğu yönünden de değerlendirmeleri kabul etmediklerini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, zorunlu mali mesuliyet ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçelerine dayalı olarak araçtaki hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Kazaya ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre kazada karşı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacı sürücüsün ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece otomotiv ve hasar uzmanı ile sigortacı bilirkişinin yer aldığı heyetten alınan bilirkişi raporuna göre, davacıya ait aracın 09/09/2020, 07/10/2020 ve 20/11/2020 tarihli kazalar yaptığı ve her seferinde sürücülerin başka kişiler olduğu, davaya konu kazada ise araçta tespit edilen hasarların yapılan teknik değerlendirme uyarınca böyle bir kazada oluşmasının mümkün olmayacağı, sonuç olarak hasar ile kazanın uyumlu olmadığı tespit edilmiş, bu rapor esas alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, alınan raporda hasar kaza uyumsuzluğuna ilişkin sonuca varsayımlarla ulaşıldığını, davacı aracının iyi fotoğraflanmamasının davacı mağduriyetine yol açmasının kabul edilemeyeceğini, mahkemece yapılan araştırmaların karar vermek için yeterli olmadığını ileri sürerek rapora itiraz etmiş, davacı vekilinin itirazlarının mahkemece karşılanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece İTÜ'den kaza tespit tutanağı, davacının aracında meydana gelen hasar, kaza yeri fotoğrafları, davalının kaza ile hasarın uyumsuz olduğuna ilişkin iddiaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçta meydana gelen hasar ile kazanın uyumlu olup olmadığı, hasarın teminat kapsamında olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/426 Esas - 2022/992 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-İstinaf eden davacı tarafın diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf eden davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-İstinaf aşamasında istinaf eden davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/07/2026