Danıştay 4. Daire, Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu kararlarına itirazın incelenmemesi ve dayanak yönerge maddelerinin iptali istemli dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine aykırı olması sebebiyle reddi.
Özet: Davacı tarafından, İstanbuldaki kültür varlıklarını koruma bölge kurulu kararları ile bu kararlara yönelik itirazın reddine ilişkin bakanlık işlemi ve dayanağı yönerge maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, yargı makamı, dava dilekçesinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 2577 sayılı Kanunun 3. maddesinde belirtilen tarafların eksiksiz kimlik ve adres bilgileri, davanın konu ve sebepleri, dayandığı deliller ile dava konusu idari işlemin yazılı bildirim tarihi gibi zorunlu şekil şartlarına uygun olmadığını tespit ederek reddi yönünde değerlendirme yapmıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/2413 E.  ,  2025/3130 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2413
Karar No : 2025/3130
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-... Bakanlığı
2- ... Daire Başkanlığı
3- ... Kurulu Müdürlüğü
DAVANIN KONUSU: İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı ve... tarihli ... sayılı kararlarının, anılan Koruma Bölge Kurulu kararlarının Koruma Yüksek Kurulunca yeniden değerlendirilmesi istemiyle davacı tarafından 09/01/2025 tarihli dilekçe ile yapılan itirazın, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliği'nin 18. maddesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerinin Çalışma Esasları ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Yönerge'nin 14. maddesi uyarınca, Kültür Varlıkları Koruma Yüksek Kurulunca değerlendirilmeyeceğinin davacıya bildirilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kurullar Daire Başkanlığının bila tarihli, ... sayılı kararının ve bu işlemlerin dayanağı olarak gösterilen Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüklerinin Çalışma Esasları ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu Çalışmalarına İlişkin Yönerge'nin "itiraz süresine ilişkin ilgili maddeleri"nin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.
2. Dilekçelerde;
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir.
3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir.
Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." kuralı yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği; beşinci fıkrasında ise, 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin vergi, resim, harç benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın, vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılının, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası varsa hesap numarasının gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; dava dilekçesinde, davanın konusunun açık ve kesin olarak belirtilmesi, iptali istenen işlem veya işlemlerin tarihi, sayısı ile varsa yazılı bildirim veya öğrenme tarihinin gösterilerek, iptali istenilen işlem veya işlemlerin tereddüde yer vermeyecek şekilde dilekçenin sonuç ve talep kısmında belirtilmesi gerektiği, bu şekilde düzenlenmeyen dilekçelerin yenilenmek üzere reddedileceği sonucuna varılmaktadır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca taleple sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde, dava konusu bireysel işlemlerin dayanağı olarak gösterilen Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüklerinin Çalışma Esasları ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu Çalışmalarına İlişkin Yönerge'nin "itiraz süresine ilişkin ilgili maddeleri"nin iptalinin talep edildiği, buna karşın, dava dilekçesinde anılan Yönerge'nin hangi madde veya maddelerinin iptalinin talep edildiğinin tereddüte mahal bırakmayacak biçimde belirtilmediği; öte yandan, Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kurullar Daire Başkanlığının dava konusu bila tarihli, 6221507 sayılı kararının yazılı bildirim veya öğrenme tarihlerinin gösterilmediği görülmekte olup; bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine,
3.Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, 16/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.