İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde mobilya ve aksesuar tedarikçi sözleşmesinden kaynaklanan ürün iadesi reddi nedeniyle açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, mobilya ve aksesuar satıcısı davacının, tedarikçi davalıdan sözleşme gereği üretmesini istediği ürünlerin müşterilerden gelen iadelerini (cayma hakkı veya ayıp nedeniyle) kabul etmemesi üzerine, davacının düzenlediği 99.152,00 TL tutarındaki iade faturasına ilişkin icra takibine davalının itiraz etmesi sonrası açılan, itirazın iptali talepli bir davayı konu almaktadır; davacı davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini savunurken, davalı ise faturanın geçersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/456
KARAR NO : 2026/611
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/07/2025
KARAR TARİHİ : 31/07/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE İSTEM :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin mobilya ve aksesuar ürünleri satmakta olduğunu, taraflar arısında imzalanan 03/03/2020 tarihli tedarikçi sözleşmesine istinaden davalı şirkete mobilya ürettirdiğini, sözleşmenin bir yıl süreli yapıldığını ancak taraflarca her dönem sonunda yenilendiğini, davalının sözleşme ile müvekkilinin tedarikçisi konumunda bulunduğunu, mesafeli satış sözleşmesinin tanıdığı haklar çerçevesinde müşteri satın aldığı ürünü teslim tarihinden itibaren 14 iş gününde alacıya iade edebildiğini, (alıcıın koşulsuz iade süresi müşteri memnuniyeti sebebi ile 30 gündür) alıcı, müşteriden gelen iade ürünleri, tedarikçiye iade etme hakkına sahip olacak olup iade edilen ürüne ilişkin fatura düzenlemesi halinde, alıcı iade faturası düzenleyeceğini, mesafeli satış sözleşmesinin tanıdığı haklar çerçevesinde Müşteri vermiş olduğu siparişi iptal edebileceğini, tedarikçinin iptal edilen siparişin üretimi tamamlanmış olsa dahi iptal talebini kabul edecek olup alıcıya iptal edilen ürüne ilişkin herhangi bir bedel yansıtmayacağını, müşterinin iade ettiği ürünler nakliyeli ürün ise alıcı,tedarikçinin deposuna fatura ile birlikte teslim edileceğini, müşterinin iade ettiği ürünleri kargolu ürün ise alıcı, ürünün müşteriden direk olarak tedarikçinin deposuna gönderilmesini sağlayacağını, tedarikçi iade edilen ürün eline geçtiğinde alıcı ile teyitleşerek ürünün kendisine ulaştığını bildirmek ile yükümlü olduğunu, alıcı iadesi ulaşan ürünü e-faturasını e-mail yolu ile tedarikçiye ulaştırır…" düzenlemesi ile tüketiciler tarafından cayma hakkı veya ayıp gerekçesi ile iade edilen ürünleri iade almayı taahhüt ettiğini, davalı sözleşme kapsamında ürün iadelerini almakta iken son dönemde iade ürün alımını durdurduğunu, tüketiciler tarafından iade edilen ürünlerin iade alınması için davalının ilgili biriminin arandığını, fakat olumlu bir dönüş alınamadığını, ürünleri iadesi alınması hakkında davalı yana ihtarname keşide edildiğini, davalının tüketiciler tarafından iade edilen ürünleri sözleşmeye aykırı olarak almaması üzerine sözleşme hükümleri kapsamında 99.152,00-TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini, bu bedelin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 25.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine borçlu- davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Usul yönünden icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine itiraz etmiş , esasa ilişkin olarak da; takibe konu faturanın geçersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, faturanın gerçekte var olmayan bir teslimat ve borç ilişkisi üzerine kurgulandığını, davacı şirket ürün iadesine ilişkin uygulana gelen prosedürü göz ardı ettiğini ve ticari düzeni yok saydığını, müvekkili tarafından davacıya verilen herhangi bir garanti bulunmadığını, davacı şirketin ticari güvenilirliği zayıflamış, açtığı davada hukuki yarar kalmadığını belirterek; davanın usulden ve esastan reddine, davacının asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri , tedarikçi sözleşmesi, ... 25.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı...
Dava konusu ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı- alacaklı tarafından davalı - borçlu hakkında toplam 99.152,00-TL alacak üzerinden 09.05.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -borçluya 17.05.2025 tarihinde, tebliğ edildiği, davalı -borçlunun de 12.05.2025 tarihinde takibe, takibin konusuna, borca, faiz ve ödeme emrine, işlemiş faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, gerek Mahkememizce gerekse de talimat yoluyla bilirkişi incelemeleri yaptırılarak ayrı ayrı raporlar alınarak dosyamıza temin edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca, taraflar arasında akdedilen tedarikçi sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına dayalı olarak başlatılan ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Yargılama devam ettiği esnada, davacı temlik alan vekili tarafından Mahkememize sunulan 27/07/2026 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiklerini, davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 28/07/2026 tarihli dilekçe ile, davadan feragat edildiği takdirde herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Usulüne uygun vekaletname sunan davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacının davasından feragat ettiği, davanın kamu düzenine ilişkin bir dava olmadığı anlaşılmakla, davanın 6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.197,51-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 465,51-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Taraflar karşılıklı olarak talep etmediklerinden vekalet ücreti konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası davacı tarafa iadesine,
Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince
taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına,
Dair; tarafların yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.31.07.2026
KATİP
e-imzalıdır
HAKİM
e-imzalıdır