İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, plakası tespit edilemeyen aracın bisiklet sürücüsüne çarpması sonucu oluşan yaralanmalı trafik kazası sonrası maluliyet tazminatı davası süreci ve bilirkişi tespiti.
Özet: Kimliği belirsiz bir aracın çarpması sonucu yaralanarak sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri talep eden bisikletli davacının sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davasında; davalı, kazanın ispatlanmadığı, usuli eksiklikler, kendi sorumluluğunun bulunmadığı ve davacının müterafik kusuru olduğu yönünde itirazlar sunmuştur. Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davacının %19 oranında tüm vücut engelliliğine sahip olduğu belirlenmiş, bilirkişi incelemesi sonucunda ise kimliği belirsiz araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2023/766 KARAR NO : 2026/553DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 08/12/2023KARAR TARİHİ : 03/07/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA VE İSTEM :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/08/2020 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün bisiklet sürücüsü müvekkili ...'e çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, plakası tespit edilemeyen araç sürücünün kusurlu olduğundan ... poliçesi kapsamında davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında %27 oranında malul kaldığını, arabuculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00-TL sürekli iş göremezlik, 25,00-TL sürekli bakıcı gideri ile 25,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 100,00-TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yabancıların Türkiye'de yapacakları dava ve başvurularda yasa ve mevzuat gereği teminat yatırma zorunluluğunun bulunduğunu, teminat yatırılmadığını, başvuru şartının böylece gerçekleşmediğini, teminat yatırılmaması halinde davanın usulden reddi gerektiğini, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya sebebiyet verdiğini somut delillerle ispatlanması gerektiğini, ifade ve beyanların bu hususta çeliştiğini, olaya dair kamera kaydı ve tanık beyanını olmadığını, kazanın ispat edilemediğini, müvekkili kurumun bakıcı ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, başvurucunun bakıcı gideri olduğunu ispatlayamadığını, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malul kaldığını hastane raporu ile belgelemesi gerektiğini, kusur oranının alanında uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza anında koruyucu ekipmanları olmadan bisiklet kullanması sebebiyle müterafik kusurunun bulunduğunu, SGK'dan yapılan bir ödeme varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirterek; haksız ,usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, yazı cevabı içerikleri, ... Üniversitesi Hastanesi Sağlık Raporu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, ifade tutanağı, SGK yazı cevapları, tedavi evrakları, ATK maluliyet raporu, bedel artırım dilekçesi ve tüm dosya kapsamı...Davacının davaya konu kaza sonucu yaralanmasına ve maluliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarihli ve ... karar numaralı raporda;" ... oğlu 26.09.2018 doğumlu ...'in 11.08.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle ... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmede; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde, Üriner Sistem, Diğer böbrek tamamen normal, %10 Sindirim Sistemi, 7. Splenektomi, %10 Balthazard formülüne göre; 1.Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, 2.Söz konusu engel oranının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı,3.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkememizce verilen 08/03/2025 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile, kusur durumu ile davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Kusur durumu ile maddi zararın tespiti için dosya Karayolları ve Trafik Alanında Uzman bilirkişiy... ile Aktüer alanında uzman bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından tanzim edilen 27/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; a) Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün mağdur bisiklet sürücüsü ...' yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında 96100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, b) — Mağdur bisiklet sürücüsü ...' kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, €<) — TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre 2025 yılı asgari ücret verisi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,d) — Dava dışı ... tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararından bu yönde bir tenzil yapılmadığı, e) — Davacı ... 'in olay tarihi itibariyle 1 Yıl 10 Ay 16 Günlük, Geçici i göremezlik dönemi boyunca efor dönemi içerisinde olduğu görülmüş olup Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı, f) — Davacı ... 'in hesaplanan Efor — Sürekli İş Göremezlik zararının 3.251.917,21 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari olan ve Efor — Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi vönünden teminat limitini asan zararının 2.841 917.21T1 olduğu" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin 08.05.2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; Alacak taleplerinden sürekli iş göremezlik taleplerini 410.000,00 TL bedele yükselttiklerini beyan ve talep etmiştir.GEREKÇE :Dava; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 11.08.2020 tarihinde davacı küçüğe çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında davacı küçüğün yaralanmasından dolayı sürekli ve geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı küçüğün 11.08.2020 günü tamirciden telefonunu almaya bisikleti ile giderken plakasını alamadığı aracın çarpması sonucu yaralandığı, çevredeki vatandaşların yardımı ile olay mahalline gelen ambulans ile hastaneye kaldırıldığı, olaydan sonra kalıcı maluliyetinin bulunduğu ve zararın tazmini için davalıya başvurduğu fakat davalının olumlu yanıt vermemesi nedeni ile uğradığı bedensel zararların davalıdan tahsillini talep ettiği olayda;Davacının iddiasının, meydana gelen kazada yaralandığı ve söz konusu kazada kazaya sebebiyet veren aracın olay mahallinden ayrılması nedeni ile plakası ve kimlik bilgilerinin tespit edilememesinden kaynaklı uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğu şeklinde olduğu,Davalının savunmasının ise, olay tarihinde kazanın olup olmadığı, olması halinde meydana gelen kaza bakımından tescilli aracın bulunup bulunmadığı, usulüne uygun başvurunun bulunup bulunmadığı hususlarının ispata muhtaç olduğu, ayrıca davacının kaza ve zararını ispat etmesi gerektiği, davalının herhangi bir tazminat sorumluluğunun bulunmadığı aksi halinde ise limit kadar sorumluluğunun bulunduğu şeklinde olduğu anlaşılmakla;Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Olay tarihinde trafik kazasının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davalı ... Hesabının sorumluluğunu gerektirir vaziyette kaza ve aracın olup olmadığı, söz konusu kazada kusur durumunun ne olduğu, davacının yaralanmasının ne boyutta olduğu ve davacının alacaklı olması hallinde ne kadar alacağının bulunduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten ile sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.Motorlu araç işleteninin 2918 sayılı yasanın 91/1 maddesi kapsamında Karayolları Motorlu Araçlar ...'ni yaptırmadan aracını işletmiş ve işletilme sırasında bir zarara sebep olmuş ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği zorunlu sigortayı yaptırmadan motorlu aracı işleten kişilerin ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların sebep oldukları zararları karşılamak amacıyla...Şirketleri bünyesinde ... Hesabı oluşturulduğundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan sigorta poliçesi için belirlenen limitle sınırlı olmak kaydıyla ... Hesabı meydana gelen zarardan sorumludur. Bu manada ... Hesabının statüsü ile sigorta şirketinin hukuki statüsü ve sorumluluğu paraleldir. Buna göre bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi ve yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir. Dosyamız Arasına Alınan Tüm Evraklar İncelendiğinde, Davacı küçüğün 11.08.2020 olan kaza tarihinde 11 yaşında olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında 19.09.2020 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde, olay tarihinde bisikleti ile telefoncuya gitmek üzere evden çıktığını, arkasından bir aracın geldiğini, kendisine değdiğini, bunun üzerine dengesini kaybedip bisikletini kaldırıma çarptığını, çarpmanın etkisi ile kendisinin de kaldırıma çarptığını beyan ettiği, davacı küçüğün olaya ilişkin ifadesinin olay tarihinden yaklaşık 39 gün sonra 19.09.2020 tarihinde alındığı, olaya ilişkin kamera kayıtlarının bulunmadığı, olay günü görgüsüne başvurulan ... isimli şahsın beyanında, olay günü bir erkek şahsın kendisine seslenip bir çocuğun bisikletten düştüğünü söylediğini, bunun üzerine kendisinin 112 Acil Servisi aradığını, yine olay günü görgüsüne başvurulan ... isimli şahsın beyanında ise, olay günü çeşme önünde yatan bir çocuk gördüğünü, kazanın nasıl meydana geldiğini görmediğini, çocuğun bilincinin açık olduğunu ve duvara çarptığını beyan ettiği şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Soruşturma aşamasında söz konusu bisiklet üzerinde kolluk tarafından yapılan görgü tutanağında bisikletin ön tekerinin cantının içine doğru göçük olduğunu, bunun dışında başkaca bir hasarının bulunmadığının tutanak altına alındığı anlaşılmıştır. Söz konusu soruşturma dosyasında kameranın bulunmadığı, başkaca olay anını görür tanığın bulunmadığı ve başkaca bir delilin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca tedavi kayıtlarının bir kısmında da olayın bisikletten düşme vakası olarak işlenildiği görülmüştür.Bu kapsamda dosyamız arasında bulunan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı küçüğün olay tarihinde kendisine araç çarptığına ve bu nedenle yaralandığına dair dosyamız arasına küçüğün beyanı dışında başkaca hiçbir delilin bulunmadığı, olaya ilişkin kaza anını gösterir kamera kaydının olmadığı, tanık beyanlarının yer almadığı, kaza tarihinde küçüğün 11 yaşında olduğu ve yaralanmasını ilk önce duvardan düşme şeklinde tariflediği, davacı küçüğün kaza tarihinden 39 gün sonra beyanlarının alınabildiği, hastane kayıtlarının bir kısmında olayın bisikletten düşme vakası olarak girildiği, ATK tarafından dosyamız arasına gelen evraklarda küçükteki yaralanmanın açıkça trafik kazası ile oluştuğu hususunda kanaatte bulunulmadığı, davacının anlatımı dışında kimliği belirsiz motorlu bir aracın kazaya karıştığını doğrulayan başkaca bir delilin dosya arasında bulunmadığı ve davacıya olaya ilişkin tanık listesi verilmesine rağmen süresi içerisinde tanık deliline başvurmadığı anlaşılmakla, küçüğün ifadesi uyarınca esasında olay günü bisikletten düşme eyleminin dengesini kaybederek düşme ile mi yoksa araç çarpması ile mi kaynaklandığının ispat edilememesi nedeni ile davacının maddi tazminat taleplerinin kazadan kaynaklı oluştuğunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır.Birkaç tedavi evrakında her ne kadar trafik kazası(adli vaka) şeklinde vaka kaydı yapılmış ise de, sağlık kuruluşu tarafından düzenlenilen bu evrakın olayın meydana geliş şekline ilişkin doğrudan bir tespit içermediği, bu kaydın hasta ve yakınlarının beyanları ile oluşturulduğu, bu nedenle bu kısım kayıtların tek başına olayın trafik kazası olarak oluştuğunu ispata yeterli olmayacağı anlaşılmıştır.Bu kapsamda davacının iddiasının somut deliller ile ispatlanamadığı, HMK'nun 190. Ve TMK'nun 6. maddesi uyarınca davacının iddiasını ispat yükü altında bulunduğu ve ispat yükünün yerine getirilemediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM :Davanın REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.679,85 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 947,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 65.608,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,Davacı tarafından Mahkememiz veznesine yatırılan 100,00 TL teminatın karar kesinleştiğinden talep halinde davacıya iadesine,Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair tarafların yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03.07.2026KATİP e-imzalıdır HAKİM e-imzalıdır