Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin yazılım danışmanlık hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, hizmet bedeli ve projenin tamamlanması uyuşmazlığına dair gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalılarla akdettiği sözleşme uyarınca belirli bir yazılımın geliştirilmesi ve uyarlanması için taahhüt ettiğinden çok daha fazla danışmanlık hizmeti (yaklaşık 750 adam/gün) sunduğunu, ancak hak ettiği bedelin yalnızca bir kısmının ödendiğini (50.573,50 TL+KDV) ve kalan hizmet bedeline dair faturaların davalılarca kabul edilmediğini belirterek, sözleşmeden kaynaklanan alacağının şimdilik 10.000 TL’sinin avans faiziyle tahsilini talep etmiştir; davalılar ise davacının sözleşmede belirlenen yazılımı süresinde canlıya geçirme ve eksiksiz uyarlama taahhüdünü yerine getirmediğini, projenin büyük kısmının tamamlanmadığını, modüllerin eksik ve hatalı olması nedeniyle kullanılamaz olduğunu, bu sebeple sözleşmeyi feshedip ödenen tutarların iadesini talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/720 Esas - 2026/264
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2022/720 EsasKARAR NO : 2026/264DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 23.03.2023KARAR TARİHİ : 28.04.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 25.05.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili asıl davaya dair dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili arasında 11.02.2021 tarihli “.... ” akdedildiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin davalılara danışmanlık hizmeti olarak 140+10 (hediye) adam/gün hizmet vermeyi taahhüt ettiğini, bunun karşılığında indirimli olarak müvekkiline 113.215,00-TL+KDV ödeme yapılmasının, bu miktarın bitmesi halinde sözleşmede yer alan Tablo-3’te belirtilen birim fiyatlarla danışmanlık hizmetine devam edileceğinin kararlaştırıldığını, bu hizmetin müvekkili tarafından kurulumu ve satışı yapılan ... yazılımının, müşterilerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi ve/veya müşteriye uygun modüllerin hazırlanması ile ilgili olduğunu, sözleşmenin süresinin, 9. maddeye göre 1 yıl olup, sürenin bitimine 30 gün kala sözleşmenin yenilenmeyeceği yazılı şekilde bildirilmediği takdirde sözleşmenin bir yıl süre ile uzayacağının taraflar arasında kabul edildiğini, 11.02.2022 tarihinde sözleşmenin 1 yıl süreyle yenilendiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki diğer taahhütleri ile beraber danışmanlık hizmeti taahhüdünü de fazlasıyla yerine getirmiş olmasına rağmen, bu hizmetinin bedelinin sadece 50.573,50-TL+KDV kadarının ödendiğini, müvekkili şirketin sözleşmede 140+10 (hediye) adam/gün hizmet vermeyi taahhüt etmiş olmasına rağmen bugüne kadar yaklaşık 750 adam/gün hizmet verdiğini, hizmet bedeline dair düzenlemiş olduğu faturaların davalı tarafça çeşitli bahanelerle kabul edilmeyerek iade edildiğini, davalılar tarafından müvekkiline, .... Noterliği’nin 20.06.2022 tarih ve ... yev.numaralı ihtarnamesi ile projenin süresinde tamamlanmadığı, bu nedenle sözleşmenin feshedildiği ve ödenen tutarların iadesinin talep edildiği hususlarının bildirildiğini, ancak bu iddiaların doğru olmadığını, davalıların bu ihtarına cevaben keşide edilen .... Noterliği’nin 24.06.2022 tarih ve ... yev.numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ne olduğu, uyuşmazlığın neye dayandığı hususlarının gerekçeli olarak açıklandığını ve müvekkili tarafından davalılara verilen hizmet bedeli olan 24.06.2022 tarihli faturanın ödenmesinin talep edildiğini belirterek, taraflar arasında imzalanan ... kapsamında verilen hizmetin bedelinin şimdilik 10.000,00-TL’sinin, davalılardan müşterek ve müteselsilen ve temerrüt tarihi olan 05.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalılar vekili asıl davaya dair cevap dilekçesinde özetle; ..., 11.02.2021 tarihinde taraflar arasında imzalanan ve ... yazılımının kurulması ve müvekkili şirket sistemlerinde yazılımın etkin olarak kullanılması için uyarlamanın sağlanması bakımından akdedilen bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin konusunun, sözleşme kapsamında sayılan yazılım programlarının müvekkil firmanın işlerinde etkin kullanımı için hayata geçirilmesi olduğunu, müvekkilinin bu programı kullanabilmek için telif hakkı ödediğini, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında belirlenen bedelin karşılığı olarak davacı şirket tarafından yazılımın 11.07.2021 tarihinde canlıya geçirilmesinin (test aşamasından çıkarılıp, çalışır duruma getirilmesi, başlatılması, uyarlanması) sağlanması gerekirken belirlenen sürede Şirket tarafından işlemlerin tamamlanmadığını, projenin canlıya geçirilemediğini, davacı tarafından taahhüt edilen süre içerisinde ... Bakım Destek Hizmetleri Kapsamı Taahhütnamesinde yer alan modüllerin pek çoğu hakkında herhangi bir çalışma gerçekleştirilmediğini, modüllerin büyük çoğunluğunun eksik ve hatalı uyarlama sebebiyle kullanılamadığını, dolayısıyla bu modüller hakkında davalının müvekkili şirketlere herhangi bir hizmet sunmadığını, davacı yanın davasının haksız ve kötüniyetli olup, davacı şirkete davalı müvekkillerince 08.04.2022 tarihinde 20.477,13-TL (...); 15.04.2022 tarihinde 19.599,80-TL (...); 26.04.2022 tarihinde 19.599,80-TL (...) tutarlarında ödemeler yapıldığını, projenin büyük bir kısmının halen tamamlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşme ile ... yazılımımın müvekkili şirketlerde kurularak canlıya geçirilmesinin hedeflendiğini, sözleşmenin 4.5 maddesi ile projenin tamamlanma süresinin 150 adam/gün olarak belirlendiğini, müvekkilinin bu programı kullanabilmek için ... şirketine ait program için lisans bedelini davalı şirkete ödendiğini, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında belirlenen bedel karşılığı olarak davacı şirket tarafından yazılımın 11.07.2021 tarihinde canlıya geçirilmesi (test aşamasından çıkarılıp, çalışır duruma getirilmesi, başlatılması, uyarlanması) sağlanması gerekirken belirlenen sürede davalı şirket tarafından işlemin tamamlanamadığını, projenin tamamlanamayıp anlıya geçirilemediğini, belirlenen tarihte davalı şirketçe hazırlanması gereken modüllerin hazır olmadığının ortaya çıktığını, uyarlaması hazır olmayan modüller nedeniyle pek çok hata ile karşılaşıldığını ve bu sebeple müvekkili şirketlerce ciddi sıkıntılar yaşandığını, müvekkili şirketin canlıya geçirilemeyen tüm kurulumları etkin bir şekilde sağlanamayan ve bu sebeple müvekkil şirket tarafından kullanılamayan ... ... için 01.03.2021 tarihinde 214.940,54-TL lisans bedeli, 07.09.2021 tarihinde 83.685,60-TL lisans bedeli ödediğini, davalı şirkete davacı müvekkillerince 01.03.2021 tarihinde 214.940,54-TL lisans bedeli, 07.09.2021 tarihinde 83.685,60-TL lisans bedeli ödemeleri yapıldığını, buna rağmen proje davalı şirketçe tamamlanmadığını, müvekkili şirketin uygulamaya geçirilemeyen program için gereksiz yere lisans ve telif ücretleri ödediğini, ödemekte olduğunu, bu zararın ayrıca davalı şirketin uygulamayı tamamlayamaması nedeniyle uğranılan prestij kaybı ile programın düzgün şekilde çalıştırılabilmesi ve uygulamaya geçirilmesi, davalı şirketçe yapılan hataların düzeltilmesi için ehil bir firmaya yaptırılmak zorunda kalınmasından dolayı uğranılan 345.000,00-TL kaybın da davalı şirketçe tazmininin gerektiğini belirterek davacılar ve davalı arasında imzalanan .... kapsamında yazılım programlarının kullanım lisanlarının müvekkili şirketler tarafından davalı şirketin hatalı uygulamaları sebebiyle kullanılamaması sonucu yapılan lisans bedeli ödemelerinin iadesi için şimdilik 1.000,00-TL, davalı şirketin yazılım programlarını etkin olarak uyarlayamaması ve programların kullanılamaması sebebiyle başka şirkete yaptırılmak zorunda kalınması dolayısıyla yapılan masraflar bakımından şimdilik 1.000,00-TL alacak ve uğranılan zararlar bakımından şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, davacının, taraflar arasındaki lisans uyarlama ve bakım destek hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedelinin tahsili istemine, asıl davanın davalıları tarafından davacısına karşı ikame edilen birleşen dava, lisans bedeli ödemelerinin, işin başkasına yaptırılmak zorunda kalınması sebebiyle yapılan ödemelerin, uğranılan maddi zararların tahsili istemlerine ilişkindir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, taraflar arasındaki niza konusu işe dair sözleşme ve ekleri ile yazışmalar, ticari defter kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce dosyanın tevdi ediliği mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ile bilgisayar mühendisi bilirkişiler tarafından ayrı ayrı sunulan 14.08.2023 ve 11.09.2023 tarihli bilirkişi raporlarından sonra heyetçe sunulan 27.03.2024 tarihli kök, 11.09.2024 ve 07.04.2025 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; "... asıl davada; davalının sözleşmeyi süresinden önce fesih ettiği, takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dosya kapsamındaki aksiyon raporları çerçevesinde, davacı karşı davalının toplam 1.018.458,00-TL (KDV dahil) alacağının olduğu, birleşen davada; davalıların lisans bedelini, lisanslı yazılımı hali hazırda kullanmaları nedeni ile iadesini talep edemeyecekleri, zarar olarak dava dışı şirketin kesmiş olduğu faturaların tümünün ayıplı iş bedeli olarak kabul edilmesi halinde dava tarihi 23.03.2023 itibari ile KDV dahil ... Tic. A.Ş. 147.598,20-TL, ... Tic. Ltd. Şti. 304.831,95-TL, ... Tic. A.Ş. 122.968,64-TL alacağının bulunacağı, davalı karşı davacının başkaca zararına ilişkin somut bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi heyetince sunulan kök ve ek raporların hükme esas alınabilir düzeyde denetime elverişli olmadığı görülmekle dosyanın mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve bilgisayar mühendisi bilirkişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdii gerekmiş olup bu heyet tarafından sunulan 28.11.2025 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...taraflar arasındaki sözleşmede 140+10 adam/gün danışmanlık hizmeti için sabit bir ücret belirlendiği, bu hizmet dışında diğer ilave uyarlama hizmetleri alabileceği, bu durumda Tablo 2 ve 3'te belirtilen adam/gün ve birim fiyatların geçerli olacağının kararlaştırıldığı, davacı karşı davalının, 22.05.2023 tarihli dilekçesi ekindeki ek 2 olarak sunulmuş 175 sayfadan oluşan belgeler incelendiğinde, davacı karşı davalının 5.492 saat çalışma raporunun olduğu, ancak söz konusu raporlarda, çalışan kişilerin sözleşmede belirlenen proje yöneticisi, kıdemli proje yöneticisi veya danışmanlık yöneticisi pozisyonlarından hangisi şeklinde çalıştığı belirtilmediğinden, belirtilen çalışma saatlerine göre hesaplamada her 3 pozisyonun ücretinin ortalaması birim fiyatı ortalama olarak alınması gerektiği, 140+10 adam/gün danışmanlık bedeli olarak belirlenen 113.215,00-TL hizmet bedelinin 50.573,50-TL sinin ödendiği, bu hizmet bedeli bakiyesinin 62.641,50 + KDV olacağı, 24.06.2022 tarihli ... nolu 1.323.960,00-TL. (KDV Hariç 1.122.000,00-TL) bedelli ilave hizmet bedeli yönünden ise rapor içeriğimde belirtildiği üzere; 686,5 AG-150AG = 536,5AG olduğu, günlük ortalama 1.800,00-TL hesabı ile davacının 965.700,00-TL ekstra mesai için ücret hak edilmiş olacağı doğrultusunda 24.06.2022 tarihli ... nolu 1.323.960,00-TL (KDV hariç 1.122.000,00-TL) faturadan dolayı 965.700,00 + (%18 KDV) 173.826,00= 1.139.526,00-TL (KDV dahil) talep edebileceği, asıl davaya ilişkin toplam talep edilebilecek tutarın 62.641,50 + 965.700,00 = 1.028.341,50-TL + (%18 KDV) olacağı, nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere; basiretli tacir olduğu değerlendirilen davalıların henüz uygulamaya tam geçirmediği, kurulum aşamasında olan satın aldığı alacağı yazılıma dair çok kullanıcılı lisans almasına gerek olmadığı, 1-2 kullanıcılı bir lisans ile kurulum, geliştirim, test işlemlerini yaptırabileceği, ancak dosya içindeki lisans bilgileri ile çok kullanıcılı lisans almış olduğu bu hususta basiret sahibi olarak tedbirli, bilinçli davranması gerektiği, ayrıca davalıların 31 modülü kullandığı, 5 modülün de test aşamasında olduğu (basit düzeltmeler dışından tamamlanmış sayılacağı) gözetildiğinde davacı taraftan lisans bedeli talep edemeyeceği, taraflar danışmanlık hizmeti olarak 140+10 adam/gün hizmet verilmesi ve bunun karşılığında indirimli olarak 113.215,00 + KDV ödeme yapılması konusunda anlaşmaya vardıkları, birleşen davanın davacılarının, işbu danışmanlık hizmet bedeli olarak ödedikleri 50.573,50-TL + KDV'nin şimdilik 1.000,00-TL'sinin iadesini talep etmişse de işbu davanın davalısı/b. davanın davacısını 5.492 saat hizmeti olduğu dosya kapsamıyla tespit edildiğinden - sözleşmede belirtildiği üzere 150 adam gün bedelin indirim de yapılmak suretiyle harici ücretlendirme yapılmayacağının belirtildiği, bu 150 Ag için 113.215,00-TL ücret hak edilmiş olacağı, - davacı tarafça ödenen 50.573,50 TL + KDV'nin iadesinin olanaklı olmayacağı, ... Davalının temerrüde düşürülmediği yada halin icabından süre vermenin yetersiz olduğunun dosya kapsamıyla tespit edilememiş olması karşısında sözleşmenin feshi şartlarının oluşmadığı, bu nedenle birleşen dava davacılarının 3. kişi konumunda olan ... firmasına yaptığı ödemeleri menfi zarar kapsamında talep edemeyeceği, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise birleşen davanın dava dilekçesinde 345.000,00-TL kayba sebebiyet verildiği belirtilmişken lisans bedeli ve hizmet bedeli olarak dava dışı 3. kişiye toplam 1.010.770,93-TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, işbu ... firması tarafından tanzim edilen fatura detayları tespit edilemediğinden işbu fatura ve yapılan ödemelerin ne kadarının ayıplı ya eksik olduğu ileri sürülen ayıplı iş bedeli olduğu, ne kadarının yeni iş ya da ilave talep bedeli olduğu, ne kadarının danışmanlık bedeli olduğu gibi detaylar tespit edilemediğinden hesaplama yapmanın olanaklı olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş olup aynı heyet tarafından sunulan 23.03.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda, taraf itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda kök raporda sunulan görüş ve kanaatlerin korunduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, celp edilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ".... " adı altında akdedilen 11.02.2021 tarihli sözleşme kapsamında davacı birleşen davada davalı tarafından davalı birleşen davada davacılara yazım kurulumu, uyarlanması ve bakımı konusunda hizmet verilmesinin kararlaştırıldığı ve bu kapsamda asıl davada davacı tarafından yazılım kurulumunun yapılıp danışmanlık, uyarlama vs. hizmetin verilmeye başlandığı, ancak asıl davada davalıların, özetle, yazılım modülleri çalışmadığından bahisle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği, dolayısıyla sözleşmenin ayakta olmadığı anlaşılmaktadır. Asıl davada uyuşmazlık, hizmet bedellerinin ödenmemesi, birleşen davada ise, yazılım modüllerinin hiç veya gereğince çalışmaması sebebiyle lisans bedelinin ve işin başkasına yaptırılması dolayısıyla yapılan ödemelerin iadesi ile maddi zararın tazmini taleplerinden kaynaklanmaktadır. Öncelikle asıl dava bakımından, dosyaya mübrez kayıt ve belgelerin mahkememizce tetkiki ile dosya kapsamına uygun olduğu görülen 28.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında, talep konusu 24.06.2022 tarih ve 73.916,97-TL bedelli ".... " açıklamalı fatura bakımından, taraflar arasındaki sözleşmede 140+10 adam/gün danışmanlık bedeli olarak belirlenen 113.215,00-TL hizmet bedelinin 50.573,50-TL + KDV kadarının davacıya ödendiği, bakiyenin ise ilgili faturada talep edildiği şekliyle 62.641,50-TL + KDV olduğu, asıl davada davacının faturaya konu hizmeti ifa ettiği anlaşılmış olup buna göre adı geçen fatura dolayısıyla davacının KDV dahil 73.916,97-TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Talep konusu diğer fatura bakımından ise, bu faturanın 24.06.2022 tarih ve 1.323.960,00-TL bedelli olduğu, "ilave hizmetler" açıklamasını içerdiği görülmüştür. Bu minvalde, aynı bilirkişi raporunda tespit edildiği ve dosya kapsamına uygun olduğu görüldüğü üzere, davacının 5.492 saatlik çalışma yaptığı anlaşılmıştır. Ancak bu çalışmaları yapan kişilerin unvanı, asıl davada davacı tarafından dosyaya sunulan deliller kapsamına kanıtlanamamıştır. Bu nedenle, bilirkişi raporunda sözleşmede unvanlara göre belirlenen birim fiyatlarının ortalaması olarak 1.800,00-TL adam/gün birim fiyatı esas alınmış ise de mahkememizce dosya kapsamı itibariyle en düşük, 1.600,00-TL adam/gün birim fiyatının esas alınması uygun bulunmuş ve bilirkişi raporunda yapılan diğer hesaplamalara uyarlanarak, davacının, 1.600,00-TL x 536,5 adam/gün = 858.400,00-TL + %18 KDV = 1.012.912,00-TL talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu bağlamda son tahlilde, asıl davada davacının kural olarak toplam, 1.086.828,97-TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Ancak asıl davada davacı tarafından, önceki, 11.09.2024 ve 07.04.2025 tarihli bilirkişi ek raporlarında yapılan 1.018.458,00-TL (KDV dahil) miktarlı hesaplamaya itiraz edilmemiş olmakla bu durum asıl davada davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Hal böyle olunca asıl davanın, 1.018.458,00-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temerrüt durumu bakımından ise, somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından davadan önce davalıların TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, dosyaya sunulan .... . Noterliği'nin 24.06.2022 tarih ve .... yev. no.lu ihtarnamesinin açık bir şekilde miktar içermediği, salt fatura tanzim veya tebliğinin temerrüde neden olmayacağı (.... sayılı ilamı), sonuç ve kanaatine varılarak, asıl davada dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00-TL yönünden dava tarihinin, 1.008.458,00-TL yönünden ise 07.04.2026 ıslah tarihinin esas alınması gerekmiştir. Asıl davada davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, dava ve ıslah tarihleri itibariyle TBK md. 146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden zamanaşımı definin reddi gerekmiştir. Birleşen davaya konu taleplere gelince; birleşen davada davacıların ilk talebi, lisans bedelinin iadesine ilişkindir. Ancak alınan bilirkişi raporlarıyla ortaya konulduğu üzere, birleşen davada davacıların, davalı tarafından kurulan yazılımı kullandıkları anlaşılmakla, lisans bedelinin iadesinin talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Birleşen davada davacılar, kurulan modüllerdeki eksik ve aksaklıkların giderilmesi için dava dışı bir şirketle sözleşme yapılmak zorunda kaldıklarını belirterek ikmal işleri için ödenen bedelin iadesini istemiştir. Belirtildiği gibi taraflar arasındaki sözleşme, birleşen davada davacılar tarafından feshedilmekle ayakta olmadığından birleşen davada davacılar bu minvalde kaçırılan fırsat olarak menfi zararının tazminini talep edebilirler. Bunun için birleşen davada davacıların sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmiş olması ve fesihte kusursuz olması gerekir. Ortak kusur halinde dahi menfi zarar talep edilmesi olanaklı değildir (.... sayılı ilamı). Ne var ki, yukarıda belirtildiği üzere birleşen davada davacılar, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeleri yapmayı ihmal etmekle kusurlu olduğu gibi taraflar arasındaki sözleşme, uyarlama, bakım, danışmanlık işlerini de kapsamakta olup talep edilen tüm modüllerin kullanılabilir olacağı bir kesin vadenin kararlaştırılmamış olduğu ve birleşen davada davacılar tarafından sözleşme süresi yenilendikten sonra sözleşme süresi içerisinde gönderilen .... . Noterliği'nin 20.06.2022 tarih ve .... yev. no.lu fesih ihtarnamesi ile doğrudan feshedildiği görülmüştür. Bu durumda feshin haklı olduğu kabul edilemeyeceği gibi birleşen davada davacıların ödeme yapmamakla ortak kusurlu da olduğu anlaşılmakla, feshe bağlı maddi tazminat talep edemeyecekleri sonuç ve kanaatine varılmıştır. Birleşen davada davacılar, dava dilekçesinde bundan başka maddi zarar da talep etmişler ise de, bu zararın ne olduğu dava dilekçesinde somutlaştırılmamış olup mahkememizce HMK md. 31 gereğince 24.10.2023 tarihli duruşmada sorulması üzerine verilen 31.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde de zarar iddiasının üçüncü kişilere yapılan ödemelere hasredildiği görülmüş olup mevcut durum karşısında, yukarıda açıklanan gerekçelerle de birlikte, birleşen davada davacıların tüm maddi zarar taleplerinin reddi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1.018.458,00-TL’nin 10.000,00-TL’sine dava, 1.008.458,00-TL’sine 07.04.2026 ıslah tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,2-Birleşen davanın REDDİNE,3-Asıl davada alınması gereken 69.570,87-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 69.400,09-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,4-Asıl davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.170,00-TL arabuluculuk ücretinin davayı kabul red oranı dikkate alınarak 982,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 188,00-TL'nin davacıdan münferiden alınarak hazineye gelir kaydına,5-Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 162.953,28-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Asıl davada davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Asıl davada davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 170,78-TL peşin harç ile 20.551,80-TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Asıl davada davacı tarafça yapılan 435,00-TL tebligat, 10,00-TL müzekkere gideri ile 22.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.195,00-TL yargılama giderinden davayı kabul red oranı dikkate alınarak 19.467,95-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,9-Asıl davada davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Asıl davada sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,11-Birleşen davada alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,12-Birleşen davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.170,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,13-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 1.000,00-TL ücreti vekaletin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,14-Birleşen davada davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,15-Birleşen davada davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 16-Birleşen davada sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28.04.2026Katip .... Hakim .... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır