Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, uzlaştırmacı sicilinden çıkarma nedenlerini düzenleyen yönetmelik hükmünün hukuka uygunluğunu inceledi.
Özet: Bu hukuki metin, uzlaştırmacı sicilinden çıkarılma işlemine ve bu işlemin dayanağı olan "Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği"nin 49. maddesinin iptaline yönelik bir temyiz başvurusunu değerlendirmektedir; dava konusu yönetmelik maddesinin, uzlaştırmacıların sicilden silinme ve listeden çıkarılma sebeplerini (koşulları kaybetme, bağdaşmayan tutum, yükümlülükleri yerine getirmeme, etik ilkelere aykırılık vb.) düzenlemesinin, anayasa ve kanunlara aykırı olmadığı, Adalet Bakanlığının bu konuda düzenleme yetkisi bulunduğu, uzlaştırma kurumunun sağlıklı işlemesi ve kamu yararı açısından bu tür yaptırımların gerekli olduğu, dolayısıyla belirlenen kıstasların hukuka ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığını belirtmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/2025Karar No : 2025/478 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2024 tarih ve E:2020/120, K:2024/937 sayılı kararının, davanın reddine ve vekalet ücretine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve .../... sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı olan, 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2024 tarih ve E:2020/120, K:2024/937 sayılı kararıyla;Dava Konusu Yönetmelik'in 49. Maddesinin 1. Fıkrasının İncelenmesi:Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği,Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri,Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı,Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin; ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 25. fıkrası ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 41. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri uyarınca, davalı Bakanlığın; uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi ve performansları, uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar listelerinin düzenlenmesi, uzlaştırma teklifi ile müzakere usûlü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esasları yönetmelikle düzenleme konusunda yetkili olduğunun kuşkusuz olduğu,Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrasında, uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebeplerinin; uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilmesi veya daha sonra bu koşulları kaybetmesi, uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunması, 5271 sayılı Kanun'un öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmemesi, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmaması, etik ilkelere aykırı davranması ya da yenileme eğitimini tamamlamaması olarak sayıldığı ve bu sebeplerden herhangi birinin gerçekleşmiş olmasının, uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma için yeterli görüldüğü,Ceza yargılamasında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olarak 5271 sayılı Kanun'un 253 ila 255 maddeleri ile hukukumuza dahil edilen uzlaştırma kurumunun, hem suçtan zarar gören ile şüpheliyi tarafsız bir kişinin hakemliğinde uzlaştırarak onarıcı adalet anlayışının toplumda hakim kılınmasını, hem de ceza yargılamasındaki yükün hafifletilmesini amaçladığı, bu yönüyle, sağlıklı işlemesinde kamu yararı bulunan uzlaştırma sürecinin ve bu süreçte aktif rol oynayan uzlaştırmacıların Devlet denetimine tabi tutulması ve bu denetim sonucunda tespit edilen aykırılık ya da eksikliklere göre uzlaştırmacılara yaptırım uygulanması gerektiğinin açık olduğu,Bu çerçevede, uzlaştırma kurumunun amacına ulaşabilmesi, sağlıklı bir şekilde işlemesi ve devamlılığının sağlanabilmesi, uzlaştırma kurumundan en üst seviyede verim alınabilmesi amacıyla davalı idare tarafından getirilen temel kıstasların (uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebeplerinin) hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak belirlendiğinin anlaşıldığı,Öte yandan, Yönetmelik'in 49. maddesinin son fıkrasının değerlendirilmesinden, yalnızca sicil ve listeden kendi isteğiyle çıkan uzlaştırmacıların istekleri halinde yeniden sicile kayıt yaptırabileceği, dolayısıyla yaptırım niteliğinde sicilden çıkarma cezası verilen uzlaştırmacıların bir daha sicile kayıt olamayacağı gözetildiğinde, dava konusu kuralda belirlenen uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebeplerinin, anılan sonucu gerektirecek ağırlıkta belirlendiği, bu hâliyle düzenlemenin ölçülülük ilkesine de uygun bulunduğu sonucuna varıldığı,Bu itibarla, uzlaştırmacının performansının değerlendirilmesi ve yeterli görülmemesi hâlinde yaptırım uygulanmasına yönelik söz konusu düzenlemede hukuka ve dayanağı Kanun'a aykırılık bulunmadığı,Dava Konusu Uygulama İşleminin İncelenmesi: Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesi uyarınca uzlaştırmacının performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmadığından bahisle uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılabilmesi için, performansının yeterli olmadığının öncelikle ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, Yönetmelik'in 45., 65., 67/2, 68/1 maddeleri gereği yapılacak denetim ve performans değerlendirmesi kapsamında tespit edilmiş olması gerektiği,Uyuşmazlıkta, söz konusu usul işletilmeksizin, doğrudan Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce performans değerlendirmesi yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, işlemde öncelikle şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı,Öte yandan, uzlaştırmacıların denetimi ve performans değerlendirmesi sonucu tesis edilen işlemlerin, hukuka uygunluk denetimindeki ölçü normlardan kabul edilen "ölçülülük ilkesine" de uygun olması gerektiği, esasında, dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinde de, 5271 sayılı Kanun'un öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan uzlaştırmacıların sicilden ve listeden çıkartılacağının öngörüldüğü ve ölçülülük ilkesinin gerekliliklerine vurgu yapıldığı, bir başka ifadeyle, bahse konu hükümden, bir performans değerlendirmesinin tek başına uzlaştırma sicili ve listesinden çıkarma müeyyidesi için yeterli olmadığının anlaşıldığı,Bu çerçevede, tevzi edilen uzlaştırma dosyalarında davacıya izafe edilen uzlaştırma prosedürüne aykırı davranışların uzlaştırmanın gerçekleşmemesine önemli ölçüde sebebiyet verdiği ortaya konulamadığı gibi, davacının kanunun öngördüğü yükümlülükleri sürekli ve önemli ölçüde yerine getirmediğinden söz edilemeyeceği de gözetildiğinde, tek bir performans değerlendirmesi üzerine tesis edilen ve davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkartılması neticesini doğuran dava konusu işlemde ölçülülük ilkesinin gözetilmemesi nedeniyle de hukuka uyarlık görülmediği,Her ne kadar, davalı idare tarafından davacının uzlaştırma dosyalarında Yönetmelik'in 29. maddesine göre taraflarla öncelikle yüz yüze görüşme yaparak uzlaşma teklifinde bulunması, bunun mümkün olmaması hâlinde sesli veya görüntülü iletişim araçlarıyla görüşmede bulunmaya başvurması gerektiğinden bahsedilmekte ise de; karada hükümleri aktarılan Kanun ve Yönetmelik'te uzlaştırmacının taraflarla öncelikle yüz yüze görüşmesini gerektiren bir kuralın bulunmadığı, yüz yüze görüşmeye öncelik verilmesi tercihinin uzlaştırma müessesesinin başarıya ulaşma ihtimalini artıracağı düşüncesinden kaynaklandığı ve tavsiye niteliği arz ettiği, diğer bir anlatımla, bu önceliğe riayet edilmemesinin emredici bir kuralın ihlali ve performans düşüklüğü olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davalı idarenin bu yöndeki tespitinin, sicilden silmeye yönelik dava konusu işlemin sebep unsurunu teşkil edemeyeceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrası yönünden davanın reddine, davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve .../... sayılı işleminin iptaline, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı dikkate alınarak duruşmasız işler için belirlenen 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmelik’in iptali istenilen maddesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu, uzlaştırmacılık hakkındaki kanuni düzenleme olan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Uzlaştırma” başlıklı 253. maddesinde uzlaştırmacılara yönelik herhangi bir yaptırımın öngörülmediği, yaptırımların Yönetmelik ile düzenleneceğine yönelik de herhangi bir ibarenin bulunmadığı, Yönetmelik’in ölçülülük ve orantılılık ilkelerine aykırı olduğu, birçok benzeri düzenlemede listeden ve sicilden çıkarılma cezasından önce uyarı ve kınama cezasının geldiği, performans düşüklüğü kavramının muğlak olduğu, duruşmaya bizzat katılmış olması nedeniyle lehine hükmedilecek olan vekalet ücretinin duruşmalı işler için öngörülen vekalet ücreti olması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın, davanın reddine ve vekalet ücretine ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının, davanın reddine ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın, davanın reddine ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2024 tarih ve E:2020/120, K:2024/937 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 03/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.