İşçilik alacakları davasında, anahtar teslimi eser sözleşmesi kapsamında ihale makamı sıfatıyla asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığına dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi ve husumet sorumluluğu tartışması.
Özet: İş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia eden bir işçi, doğrudan çalıştığı şirketler ve asıl işveren olduğunu ileri sürdüğü büyük bir gayrimenkul yatırım ortaklığı aleyhine dava açmış; ilk derece mahkemesi tüm davalıları müştereken sorumlu tutarken, bölge adliye mahkemesi taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığı, ana davalının sadece ihale makamı statüsünde bulunduğu ve işin anahtar teslimi eser sözleşmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle gayrimenkul şirketine karşı açılan davayı husumet yokluğundan reddetmiş, davacı vekili ise müvekkilinin gayrimenkul şirketinin emir ve talimatları altında çalıştığını savunarak kararı temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/959 E.  ,  2026/3277 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1637 E., 2025/1797 K.
DAVA TARİHİ : 27.12.2017
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/387 E., 2024/573 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.01.2017-24.06.2017 tarihleri arasında davalılara ait ... ... Projesi Şantiyesinde saha kalfası olarak 5.654,72 TL brüt ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, 2016 Ocak ayı ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tati ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ (... Konut AŞ) vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığını iddia ettiği projenin, arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işi olarak ihale edildiğini, bu nedenle müvekkili Şirketin ihale makamı konumunda olduğunu, davacı ile müvekkili Şirket arasında doğrudan ve dolaylı olarak bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, davanın müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, dava konusu proje yüklenicisi olan ...-... firmasının mali sıkıntı içine girmesi nedeniyle, yüklenicinin talebi ile inşaatın tamamlanması için bir komisyon kurularak inşaatın, kurulan "............" komisyonu marifetiyle yüklenicinin nam ve hesabına tamamlatılması ve bu bedelin yüklenicinin hak edişinden düşülmesinin öngörüldüğünü, yüklenicinin ödemesi gereken ücretlerin "................" komisyonunca ödendiğini, ...- ... Adi ortaklığı ile müvekkili Şirket arasındaki sözleşmenin devam ettiğini, yüklenici sıfatında bir değişiklik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar, ... İnşaat Madeni Yağlar Petrol Ürünleri Tur. İth. İhr. Tic. San. Ltd. Şti. (... İnşaat Şirketi) ve Tasfiye hâlinde ...Elektrik Akaryakıt Nakliye İnş. Taah. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. (...Elektrik Şirketi) vekili davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Konut AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yargılama konusu olan çalışma döneminde, davalılar ...Elektrik Şirketi ve... İnşaat Şirketi nezdinde çalıştığının anlaşıldığı, davalı ... Konut AŞ'nin ihale makamı statüsünde bulunduğu, dava dosyası içerisinde yer alan davalılar arasındaki sözleşmenin niteliği incelendiğinde işin, anahtar teslimi eser sözleşmesi olarak ... Konut AŞ tarafından diğer davalılara verildiği, taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi istemine dair 16.10.2024 tarihli ve 2024/10169 Esas, 2024/13642 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında, davalı ... Konut AŞ'nin sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesince aksi yönde değerlendirme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davalı ... Konut AŞ'nin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... Konut AŞ yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu iş sözleşmesinin davacı ile davalı... İnşaat Şirketi- ... Planlama İnş. Proje Yönetimi ve Tic. AŞ Adi ortaklığı (30.12.2014 tarihli işyeri devri ile ... Planlama İnşaat Şirketinin yerini ...Elektrik Şirketi almıştır) arasında imzalanmış olmakla birlikte, müvekkilinin esasen diğer davalı ... Konut AŞ istemi dâhilinde işe alındığını ve yine aynı Şirketin iradesi ile iş ilişkisinin son bulduğunu,
2. Davacının, davalı ... Konut AŞ'ye hizmet verdiğini, davalı Şirketin emir ve talimatlarıyla çalıştığını, yapılan işlerin davalı ... Konut AŞ denetiminde yapıldığını, müvekkilinin çalışma ücretlerinin de son dönemde davalı ... Konut AŞ tarafından ödendiğini,
3. Davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin her türlü işçilik alacaklarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını,
4. Davalı ... Konut AŞ yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davaya konu ve hüküm altına alınan alacaklardan davalı ... Konut AŞ'nin sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.