Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Bylock delillerinin tartışılması, bağlantılı kişilerin araştırılması ve sanığın tanık sorgulama hakkının gözetilmemesi nedeniyle silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde; hükümden sonra ortaya çıkan yeni Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının duruşmada okunup tartışılmaması, bu belgede yer alan kişilerin ve sanıkla bağlantılı olabilecek beyanların yeterince araştırılmaması, ayrıca sanığın aleyhine olan iddia tanıklarını sorgulama hakkının güvence altına alınmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/366 E., 2022/759 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/397 E., 2021/33 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla; hükümden sonra gelen ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışıldıktan, tespit edilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar ve UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile, tespit edilen tüm şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, bu şahısların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,Bozmayı gerekmiş olup, sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.