T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde istinaf ilamı sonrası yeniden ele alınan ticari satım kaynaklı hazır beton alacağının tahsiline dair itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir hazır beton satış sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş alacaklarının tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını özetlemektedir; davacı, sözleşme ve faturalar gereği davalılardan belirli bir miktarda alacağı olduğunu iddia ederken, davalılar borcun kendilerine değil, takip dayanağı faturalarda adı geçen üçüncü bir şirkete ait olduğunu savunmaktadır; dosya, daha önce verilen kararın istinaf mahkemesince bozulup yargılama şartlarının resen incelenmesi gerektiği yönünde bir ilamla geri gönderilmesi üzerine yeniden ele alınmıştır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/297 Esas - 2026/333

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2026/297 Esas
KARAR NO : 2026/333
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizce verilen 17.03.2023 tarih ve .... sayılı kararı, .... Dairesinin 05.03.2026 tarih ve .... sayılı ilamı kaldırılarak dosyanın gönderildiği, Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlular aleyhine, davacıya olan borçları
nedeniyle, .... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itirazları
sebebiyle icranın durdurulmasına karar verildiğini, karşı tarafın, haksız ve mesnetsiz olan itirazlarının
iptali için iş bu davayı açmak zaruretinde kaldıklarını, davacı ile davalılardan “.... San. ve Tic. Ltd. Şti." arasında 13.04.2017 tarihli “ ... San. ve Tic. A.Ş.” Hazır beton
üretim, teslim ve satış sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşmeyi “...” olarak, diğer davalı
... ...’nın da imzaladığını, taraflar arasında kurulan ticari ilişki sonucunda davacının bağıtlanmış sözleşme gereği davalıya hazır beton teslimatı yaptığını, ancak; Cari Hesap
Ekstresinde belirtilen (30.09.2017 tarihli 27.301,36 TL meblağlı faturadan 18.446,16 TL’nin,
10.10.2017 tarihli fatura tutarı olan 17.912,40 TL’nin ve 30.11.2017 tarihinde düzenlenen vade farkı
faturası bedeli olan 6.010,50 TL olmak üzere) 42.369,06 TL’nin davacıya ödenmediğini, alacağın
ödenmemesi nedeniyle, davalı borçlular aleyhine, 42.369,06 TL asıl alacak ve sözleşme gereği işlemiş
yıllık %12 faiz tutarı 8.550,65 TL olmak üzere toplam; 50.919,71 TL’nin faiz ve fer’ileri ile birlikte icra
takibine başlandığını, Davacı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin 05.01.2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicil
Gazetesi’nde ilanı yapıldığı üzere, ... A.Ş. ile birleşerek infisah olduğunu, .... A.Ş. olarak UYAP kayıtlarının yapılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak
kaydıyla, davanın kabulüne, 36.358,56 TL asıl alacak, 25.230,50 TL işlemiş faiz + KDV olmak üzere
toplam 61.589,06 TL alacağın, asıl alacak için dava tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi+KDV
ile birlikte davalılardan tahsiline karar
verilmesini talep etmiş olduğu,
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, .... sayılı dosyası ile davalılar ... ... Limited Şirketi ve ... ... aleyhine icra takibi başlattığını, Takip dayanağı cari ekstresi ve faturalarda borçlu görünen kişi ise dava dışı ... İnş. Oto. Tic. Ltd. Şti olduğunu, Kötüniyetli alacaklı, takip talebine dayanak cari hesap ekstreleri ve faturalarda borçlu görünen kişi açıkça ... İnş. Oto. Tic. Ltd. Şti olmasına rağmen, takip dosyasına ayrıca, davacı ... San. Tic. AŞ. ile davalı ... ... Şirketi arasında imzalanan ve diğer davalı ... ...'nın ... olarak imzaladığı 13.04.2017 tarihli sözleşmeyi de eklediğini, davacı tarafından açılan itirazın iptali davası .... esas sayılı dosyası ile görüldüğünü ve mahkemece davanın reddine karar verildiğini, davalılar alacaklı görünen şirkete, davaya dayanak olarak gösterilen belgelerden doğan hiçbir borcu bulunmadığını, Davacı .... sayılı dosyasına ve devamla açılan itirazın iptali davasına ... ... Limited Şirketi ile imzalanan 13.04.2017 tarihli sözleşmeyi sunarken, iş bu davada ise ... İnş. Oto. Tic. Ltd. Şti ile imzalanan 13.04.2017 tarihli sözleşmeyi sunduğunu, davacı fatura konusu malların hangi sözleşme uyarınca ve kime teslim ettiğine dair ise herhangi bir açıklama yahut belge de sunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir.
Mahkememizce verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine istinaf davasını inceleyen .... . Hukuk Dairesinin 05.03.2026 tarih ve .... sayılı ilamı ile "...Dava; hazır beton satımına ilişkin tahakkuku yapılan fatura bedelinden ve cari hesaba dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir. Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik anlamında görülmekte olan dava, yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreçte görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir. Davacı yan, davalılardan ... ...’nın garantörlüğü ile diğer davalı şirkete satılarak teslim edilen mal bedelinin ve vade farkı alacağının tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece davacı asıl borçlu yönünden davanın kabulüne diğer davalı yönünden ise aynı dava sebebine dayalı olarak açılan davanın eldeki dava yönünden derdest dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun "Dava Şartları " başlıklı 114.maddesinin 1-ı bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" dava şartı olarak sayılmış olup, buna göre tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir davanın ikinci kez açılamayacağını ifade eder. Aynı dava ikinci kez açılırsa ikinci davada bu husus ileri sürülmese bile resen gözetilerek ikinci dava dava şartı yokluğundan reddedilir. Derdestliğin olması için aynı davanın iki kez açılması gerekir. Bir dava hakkında kesin hüküm verilinceye kadar dava derdest kabul edilir. Başka bir ifadeyle, bir davanın derdest olması, o dava hakkında henüz kesinleşmiş bir davanın bulunmadığı anlamına gelir. Bu durumda, dava dosyası önceden açılmış ve yargılama süreci halen devam etmektedir. Derdestlik, esasen belirli bir hukuki durumu tanımlar. Tarafları, dava konusu ve nedeni aynı olan farklı bir davanın başka bir mahkemede hali hazırda görülmekte iken, mevcut veya farklı bir mahkemede tekrar açılması halinde ikinci davanın açılmasını engeller. Bu durumlarda ikinci dava, derdestlik nedeniyle usulden reddedilmelidir. Somut olayda her ne kadar ilk derece mahkemesince derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, eldeki dava açısından derdestliğe gerekçe olarak kabul edilen .... sayılı dosyalarında devam eden davaların tarafları aynı olmadığı anılan davada her ne kadar anılan davalı taraf ise de davalının garantörlüğü ile davaya konu olan sözleşme kapsamında asıl borçlu sıfatıyla sözleşmeye taraf olmayan dava dışı ... ... İnş. Otomotiv Tic. Ltd.Ş. aleyhine husumet yöneltilmiş olup takip dayanağı cari hesap alacağı olarak gösterilmiş eldeki davada sözleşmeye taraf olan asıl borçlu ile birlikte davalı ... sıfatıyla ... ... adına hazır beton satışına dayalı ve vade farkı 30/11/2017, 10/10/2017, 30/09/2017 tarihli faturalara dayanmıştır. Davaya dayanak belgeler ve taraflar farklı olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince HMK'nun 114/1-ı maddesinde derdestlik için aranan şartların gerçekleşmediği gözetilerek davalı ... ... yönünden de işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki ilam ile kaldırılarak dosya Mahkememize iade edilmiştir.
Davacı ile davalı ... San Tic Ltd Şti arasında 13.04.2017 tarihli Hazır Beton Üretim Teslim ve Satış Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında davacının sözleşmede belirtilen vasıf ve mahiyette hazır betonu üretip davalıya teslim edeceği anlaşılmış olup, diğer davalı ... ...'nın ise sözleşmeyi ... sıfatıyla imzaladığı, sözleşmenin 14. Maddedesinde "...iş bu sözleşmeyi ... olarak imzalayan gerçek veya tüzel kişi; işbu sözleşme ilişkisi nedeniyle Müşterinin herhangi bir nedenle (sözleşmeye aykırılıklar, ceza, vade farkı vb.) doğmuş ve doğacak her türlü borcunu ... sıfatıyla ... Betonun ilk talebinde herhangi bir şarta ve borçludan (müşteriden) talep edilip edilmediğine bakılmaksızın, herhangi bir yargı kararına gerek duyulmaksızın bağımsız ve müstakil nitelikte borç olarak, vade farkları, cezai şartlar ve tüm ferileriyle beraber, derhal ve usulüne uygun olarak ödemeyi kayıtsız şartsız gayrıkabili rücu şeklinde garanti etmiş. Buradaki Garantörlük müessesesi kefaletten tamamen ayrı ve farklı olup, taraflarca amaçlanan ve kastedilen "Garanti" beyanıdır. Bu hüküm kesin garanti ve ödeme beyanıdır ve "garanti ederim-ödeyeceğim" şeklinde kabul edilmelidir..." şeklinde olduğu anlaşılmıştır
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; Mahkememizce hükme esas alınan 31.01.2023 tarihli mali müşavir bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı tarafından kesilen satış faturalarınn sözleşme kapsamına uygun olduğu, sözleşmede kararlaştırılan vadeninde kesin vade olduğu ve ihtara gerek olmaksızın davalının temerrüte düşeceği anlaşılmıştır. Davalı iş sahibine toplamda 296.423,84 TL fatura düzenlendiği, davalı yan tarafından ise toplamda 254.054,78 TL tutarında ödeme yapıldığı, asıl alacağın 36.358,56 TL (18.446,16 TL+17.912,40 TL) ve yine davalı yanca kabul edilen 6.010,50 TL vade farkı faturası olmak üzere toplamda 42.369,06 TL, ile sonrası için hesaplanan faiz tutarı toplamının 65.379,43 TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 61.589,06 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, 36.358,56 TL asıl alacak, 25.230,50 TL işlemiş faiz toplamı 61.589,06 TL alacağın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %12 sözleşme faizi uygulanmasına,
2-Alınması gereken 4.207,15 TL harçtan peşin alınan 1.051,79 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.155,36 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.051,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.132,49 TL'nin davalılardan tahsili ,le davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafından .... Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi yapılan 1.630,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası yapılan 469,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.099,00 TL masrafın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/05/2026
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.