İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kalan çeklere ilişkin menfi tespit ve istirdat davası istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, mal teslimi yapılmadığı halde davalı faktoring şirketlerine ciro edilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin iadesi talepli menfi tespit ve istirdat davasında, ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davaları kabul etmesi üzerine, faktoring şirketlerinin kararı istinaf etmesi incelenmektedir; davacı, çeklerin bedelsiz kaldığını ve faktoring şirketlerinin mevzuata aykırı olarak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakları devraldığını savunurken, davalı faktoring şirketi işlemi mevzuata uygun ve gerekli evrakları temin ederek yaptığını iddia etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1697
KARAR NO:2026/1332
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/05/2024
NUMARASI:2021/416 E. - 2024/478 K.
BİRLEŞEN KADIKÖY 5. ATM'NİN 2010/393 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit ve İstirdat
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı, asıl davada davalı ... AŞ ve ... ... AŞ vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, asıl dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...ve .... Şti.ve davacı arasında 01.08.2009 tarihli sözleşme ile davalı ...şirketinin sözleşmeye konu ekinde belirtilen malların 01.09.2009 gününe kadar temini ve müvekkili adına sözleşmede belirtilen adrese teslimi hususunda anlaştığını, karşılığında aşağıda dökümü yapılan gerek kendi çeklerini gerekse müşterisinden ciro yolu ile kendisine geçmiş bulunan toplam 8 adet muhtelif bedel ve tarihli çekler teslim ettiğini, çeklerin, keşidecisi .... Şti.olan, ... Bankası ... şubesine ait ... sayılı, 25.09.2009 tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... sayılı, 18.09.2009 tarihli, 49. 384,00 TL bedelli, ... sayılı, 15.09.2009 tarihli ve 60.500,00 TL bedelli, ... 59.668,36 TL bedelli müşteri çekleri, keşidecisi .... AŞ olan ..., ... şubesine ait 24.11.2009 tarihli, ... sayılı, 51.000.00 TL bedelli, ... sayılı, 30.11.2009 tarihli, 51.000,00 TL bedelli müşteri çekleri ile keşidecisi davacı olan ... ... şubesine ait ... sayılı, 14.09.2009 tarihli, 27.500 TL bedelli, ... sayılı, 24.09.2009 tarihli, 24.500 TL bedelli çeklerin davalı ...şirketine verildiğini, ancak davalı ...şirketinin taahhüt ettiği tarihlerde ürünleri teslim edemediğini, şirket sahibi ...'ın son olarak artık malları teslim edemeyeceğini, piyasadan mal temin edemediğini, çekleri faktoring şirketlerine kırdırdığını beyan ederek ortadan kaybolduğunu, davacının şu anda aslen sözleşme gereği bedelsiz kalmış, faktoring şirketine alacağın temliki suretiyle ciro edilen toplamı 363.552,36 TL çekleri mevcut olup haciz tehdidiyle karşı karşıya olduğunu, dökümü yapılan çeklerden 1 ve 2.sıradakilerin davalı ... AŞ'ye temlik edildiğini, 3.sıradaki çekin davalı ... AŞ'ye temlik edildiği, diğer 5 adet çekin ise diğer ... şirketi olan davalı ... AŞ'ye temlik edilmek sureti ile verildiğini, davacının haksız haciz tehdidi altında bulunması sebebi ile mezkur çeklerin arkalarının yazdırılmaması ve ödenmemesi, icra takibine konu olmaması, bankaya davalılarca ibrazı halinde ihtiyati tedbir yolu ile ödenmemesi yönünde İİK'nın 72.maddesi gereği tedbir talep ettiklerini, sözleşmenin tarafi firmaya karşı ileri sürülebilecek defilerin, alacağı temlik suretiyle kambiyo senedini devralanlara karşı da ileri sürülebileceğini, ... şirketlerinin kuruluş ve çalışma esaslarını düzenleyen 10.10.2005 tarihli ve 26315 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 22/2'de '' Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakları satın alamazlar ve tahsilini üstlenemezler.'' denildiğini, bu durumda sözleşme konusu edimin yerine getirilmemesinden dolayı, yine sözleşme gereği bedelsiz kalan çekler hakkında borçlu bulunmadığının ve istirdadının davalı ... şirketinden de talep etme hakkı bulunduğunu, buna ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2003/11 Esas, 2004/8238 Karar sayılı kararı da bulunduğunu, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/111 D.İş sayılı dosyasında tedbir kararı verildiğini, yasal süresi içinde açılan bu davada da tedbir kararının devamı yönünde karar verilmesini talep ettiklerini ileri sürerek, davacının belirtilen ve bir kısmında keşideci olduğu bir kısmında ise ciro ile aldığı müşteri çekleri ile ilgili olarak daha önce verilmiş olan tedbir kararının devamına, bedelsiz kalan işbu çekler hakkında davacının borçlu bulunmadığının tespitine, çeklerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılardan ...ve .... Şti., davaya cevap vermemiştir.Asıl davada davalı ... ... AŞ vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin ... işi yaptığını, davalı ..... Şti. ile genel kredi sözleşmesi imzaladığını, çekleri bu şirketten aldıklarını, çekleri alırken çekin alacak nedeninin dayanağı olan mal alım satımına ilişkin sözleşme faturayıda alarak işlemi gerçekleştirdiklerini, bu yönüyle müvekkilinin ... şirketlerinin kuruluş ve çalışma esaslarının belirlendiği mevzuata uygun olarak işlem yaptığını, çekleri ciro yoluyla kendisine veren davalı ...'den alacağın konusuna dair mal ve hizmete ilişkin evrakın alındığını, alacağın kaynağını tespit eden ve genel ilişkiyi gösteren faturaya rağmen, çekin keşideciden arandığını ve teyidin alındığını, müvekkilinin 3.kişi konumunda olduğunu, TTK madde 599 gereğince davacının ilk cirantaya karşı sürebileceği defileri, iyi niyetli 3.kişi konumunda bulunan müvekkiline ileriye süremeyeceği savunarak, davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... AŞ ( Eski unvan:... AŞ) vekili, savunmasında özetle; yetki itirazında bulunarak müvekkilinin ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğunu, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davada zorunlu dava arkadaşlığının da bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin bir ... firması olarak mevzuata uygun hareket ettiğini, davalı .... Şti 'den ciro yoluyla aldığı çekle ilgili olarak temlik alınan alacağı tespit eden faturalar ve bu faturaların karşılığı olan çekin temlik alındığını, temlik alınan alacağın faturaya veya mal/ hizmet satışından doğduğunu tevsik eden belgeye bağlanması koşuluna riayet ettiklerini, bu nedenle müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi konumunda bulunduğunu, davacı ile davalı ...şirketi arasındaki diğer ilişkilerinin müvekkilince bilinmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin 2 adet çekin davalı .... Şti.'nden ciro yoluyla aldığını, haklı hamil konumunda olduklarını, mevzuata uygun olarak gerekli tüm faturaları görmek suretiyle çekleri edindiklerini, müvekkilinin iyi niyetli 3.şahıs konumunda olduğunu, davacı tarafın ...ile arasında olan defileri kendilerine karşı ileriye süremeyeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin keşidecisi olduğu ... ... Şubesinin, ... seri nolu, 15.09.2009 keşide tarihli ve 60.500,00 TL bedelli çekin ticari faaliyetleri nedeniyle ... ....Şti.'ne verdiğini, bu çekin daha sonra ciro yolu ile diğer davalı ...ve ... Şti.'ne verildiğini, iki firma arasındaki anlaşmazlık nedeniyle ... ...Şti.'nin Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve ardından Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ile bu çeki de kapsar biçimde ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, çekin son olarak icra dosyasında alacaklı görülen ... AŞ'nin elinde olup, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, müvekkili şirketin çek karşılığını gününde bankada hazır ettiğini, ancak tedbir kararı nedeniyle ödenemediğini, müvekkilinin de takibe muhatap olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespiti ile takip dosyasında yapılacak tahsilatın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra dosyasında konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalılardan ...ve ... Şti., birleşen davaya cevap vermemiştir.Birleşen davada davalı ... AŞ (Eski unvan:...AŞ) vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iyi niyetli olup kendilerine karşı ödemezlik definin ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece verilen 07.12.2017 tarihli ve 2013/667 Esas, 2017/1167 Karar sayılı davanın kabulü kararının, Dairemizin 28.05.2021 tarihli ve 2019/588 Esas, 2021/648 Karar sayılı kararı ile kaldırılması üzerine ilk derece mahkemesince, istinafa konu aşağıdaki karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... taraf vekillerine kök dosyada ve birleşen Kadıköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davanın İstirdat davasına nasıl dönüştüğüne dair ve tedbir kararlarına rağmen bir ödeme yapılmışsa nasıl ve ne zaman yapıldığı sorulmuş; taraf vekilleri yazılı beyanda bulunmak üzere süre talep etmişler; ... Şirket vekili 03/12/2021 tarihinde verdiği dilekçesinde Kadıköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/393 sayılı dosyasında dava konusu olan ... numaralı 60.500,00 TL bedelli çekin çek bedelinin haricen daha önce çekin lehtarı olan diğer davacı ......Şirketine 16/09/2009 tarihinde haricen ödediklerini, ancak davalılardan ...Şirketi ile aralarında çıkan anlaşmazlık nedeni ile alınan ihtiyati tedbir kararı kapsamında, müvekkili şirketin çek karşılığını bankada hazır etmiş olmasına rağmen verilen teklif kararı çek bedeli için, çeki son elinde bulunduran ....A.Ş tarafından başlatılan icra takibine uğradıklarını, hacizleri kaldırmak için takip borcu, harç ve masraflarıyla birlikte faiz miktarının tamamını teminat olarak icra dairesine yatırmak zorunda kaldıklarını bildirmiş, icra dosyasına teminat olarak yatırılan paranın müvekkili şirkete iadesini talep etmiş, ... Şirket vekili de 02/03/2022 tarihli dilekçesinde:Keşidecisi ...A.Ş. ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 18.09.2009 keşide tarihli ve 49.384,00 TL tutarlı çek davalı ... A.Ş. tarafından muhatap bankadan tahsil edilmiştir. Bu çek bakımından 49.384,00 TL'nin keşide tarihinden itibaren ticari avans faizi ve %40 oranında kötü niyet tazminatı ile birlikte bu davalıdan istirdatını talep ediyoruz.Keşidecisi ...A.Ş. ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 18.09.2009 keşide tarihli ve 60.500,00 TL tutarlı çek davalı ... A.Ş. Tarafından Ankara 29. İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmiş, takip bedeli birleşen davanın davacısı ...A.Ş. Tarafından icra dosyasına bloke edilmiş ancak davamız ile birleşen Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/913 E. Sayılı dosyadan 08.02.2010 tarihinde verilen tedbir kararı sebebi ile alacaklıya ödenmemiş, bu çeke ilişkin ödeme halen icra dosyasında blokeli olarak beklemektedir. Dolayısı ile bu çek bakımında borçlu olmadığımızın tespitini ve blokede bekleyen paranın keşideciye iadesini talep ediyoruz.Keşidecisi ... .... Şti. ... A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı 24.09.2009 keşide tarihli ve 24.500,00 TL tutarlı çek davalı .... Tarafından Kadıköy 1. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmiş ve davalı tarafından tahsil edilmiştir. Tarafımızca bu çek sebebi ile icra dairesine 20.01.2010 tarihinde 32.952,50 TL yatırılmış olup bu miktarın davalıdan ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ve %40 oranında kötüniyet tazminatı ile birlikte istirdatını talep ediyoruz. Bu çek yönünden dava dilekçemizdeki değer 24.500,00 TL olarak belirtilmiş olmasına rağmen istirdat talebimiz icra dosyasının ferilerini de kapsadığından dava değeri 8.452,00 TL daha arttırılmış ve harcı da ikmal edilmiştir.Keşidecisi ...A.Ş. ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 24.09.2009 keşide tarihli ve 59.668,36 TL tutarlı çek davalı .... tarafından muhatap bankadan tahsil edilmiştir. Bu çek bakımından 59.668,36 TL'nin keşide tarihinden itibaren ticari avans faizi ve %40 oranında kötü niyet tazminatı ile birlikte bu davalıdan istirdatını talep ediyoruz.Keşidecisi ...A.Ş. ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 25.09.2009 keşide tarihli ve 40.000,00 TL tutarlı çek, keşidecisi ... Şti. ... A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı 14.09.2009 keşide tarihli ve 27.500,00 TL tutarlı çek, keşidecisi ... ... A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı 24.11.2009 keşide tarihli 51.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... ... A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı 30.11.2009 keşide tarihli 51.000,00 TL bedelli çekler ise tahsil edilmemiş olup bunlar bakımından davalılara borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep etmekteyiz''' Şeklinde taleplerinin nasıl istirdada dönüştüğünü açıklamıştır.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında mahkememizce hiç irdelenmemiş olduğu belirtilen 16/09/2009 tarihli Protokol; ... ile ... arasında düzenlendiği, ... Şirketinin keşidecisi olduğu ve ana dosya ile birleşen Kadıköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında dava konusu olan 60.500,00 TL bedelli çek yönünden ... Şirketinin taahhüdünü içerdiği, ... Şirketi bu taahhütte çekin 3.şahıslara karşı ödemekte kendisinin sorumlu olduğunu, bu çekten dolayı... herhangi bir şekilde zarar görür ya da ödeme yapmak zorunda kalırsa bu zararı gidereceğini, ödemeyi de karşılayacağını bildirdiği belirlenmiş; mahkememizce aşağıda oluşturulan hükümde bu çek için Ankara 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına 60.500,00 TL bedelli çek için bloke edilen para, her ne kadar... tarafından bloke edilmişse de; bloke edilen bu bedelin davacımız ... Şirketine ödenmesine karar verilmiş, zira dosyamızla birleşen Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/519 Esas sayılı dosyasında davacımız olan...'in davalımız olan ... Şirketine yukarıda bahsi geçen 16/09/2009 tarihli protokole dayanarak , bu protokoldeki taahhüde rağmen çekin bedelini icra dairesine bloke etmek zorunda kaldığından dolayı maddi ve manevi tazminat davası açtığı; dosyamızdaki birleşen Kadıköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesindeki davada, bu çek yönünden yapılan takibe bloke edilen paranın kendisine ödenmesini talep etmek yerine Bakırköy 4.ATM 'deki davayı açıp hem maddi hem manevi zararını talep etmekle artık tercihini bu yönde kullandığı kabul edilmiş; maddi ve manevi zararların bloke ettiği paradan daha yüksek olması nedeniyle bloke edilen miktarın çekin ve... Şirketi tarafından davacımız ... verilmiş olduğu nazara alınarak, blokeli bedelin ... Şirketine ödenmesine karar verilmiştir.Bunun dışında, mahkememizin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılan ve iş bu kararda da yukarıda ''... '' içinde tekrarlanan kararındaki gerekçelerinin yeniden tekrarından kaçınılarak; davaya konu olan 8 adet çekten dolayı davacımız ....Şti'nin davalı ....... Şti'ne borçlu olmadığı; zira çeklerin karşılığı olan etlerin teslim edilemediğinin ihtilafsız olduğu, Çeklerin bilahare Faktoring Şirketlerine ciro yoluyla devredildiği; bu nedenle Faktoring Şirketlerine karşı bedelsizlik iddiasının ileriye sürülüp sürülemeyeceğinin önem arz ettiği; Faktoring Şirketlerinin Faktoring müşterilerine kredi sağlayan, bunu yaparken de, müşterilerinin 3.şahıslardan olan alacaklarını temlik alan kuruluşlar olduğu; bu alacakları temlik aldıklarından dolayı borçlunun, temlik eden alacaklıya ileriye sürebileceği her tür def'i ve itirazı temlik alan Faktoring Şirketlerine karşı da ileriye sürebileceği; bu çerçevede Faktoring Şirketinin müflis ....... Şti'nden doğrudan ciro yoluyla aldığı çeklerde bedelsizlik iddiasının Faktoring Şirketlerine karşı hüküm arz edeceği, davacımızın mahkememizce varılan ''çeklerin bedelsizliğine ilişkin'' sonuca karşı;Dava konusu olan 25/09/2009 tarihli ... nolu 40.000,00 TL bedelli ve 18/09/2009 tarihli ... nolu 49.384,00 TL bedelli çeklerin bu nitelikteki çeklerden olduğu, müflis ....... Şti tarafından ... Faktoring'e verildiği,Dava konusu olan 15/09/2009 tarihli ... nolu 60.500,00 TL bedelli çekin bu nitelikteki çeklerden olduğu, müflis ....... Şti tarafından davalı ...'e (yeni ismi ... A.Ş) verildiği, Dava konusu olan...Faktoringe karşı açtığı davanın 14/09/2009 tarihli, ... nolu 27.500,00 TL bedelli, 24/09/2009 tarihli ... nolu 24.500,00 TL bedelli çeklerin bu nitelikteki çeklerden olduğu, müflis ....... Şti tarafından...Faktoringe verildiği, Nazara alınarak bu çeklerden dolayı davacının bu faktoring şirketlerine borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Ancak, müflis ....... Şti tarafından 3.şahıslara ciro edildikten sonra, bir başka deyişle davalı müflis ....... Şti ile davalı ... Şirketleri arasına 3.şahıslar girmişse artık faktoring şirketlerinin müflis ....... Şti'den alacağı ''temlik alan'' olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından; davacı tarafça her ne kadar araya giren 3.şahıslar ile faktoring şirketleri arasında muavaza olduğu iddia ediliyorsa da bu hususta ispat edilemediğinden bu tür çekler yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiş olup, bu çekler ... aleyhine dava konusu edilen 24/11/2009 tarihli ... ve 30/11/2009 tarihli ... nolu ve her biri 51.000,00'er TL bedelli çekler ve 24/09/2009 tarihli, ... nolu, 59.668,36 TL bedelli çeklerdir. Bu çekler yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.Bu dava esnasında tahsil edilen, menfi tespit hükmünde yer almakla birlikte istirdada dönüşen çekler yönünden ise; aynı gerekçeyle ... ... Şubesine ait ... seri nolu 18/09/2009 tarihli çek nedeniyle 49.384.00 TL 'nin 18/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ... ... A.Ş 'den tahsiline davacıya verilmesine,... ... Şubesine ait ... seri nolu 18/09/2009 tarihli çek nedeniyle 60.500,00 TL bedelli çek için Ankara 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına bloke edilen bedelin davacımıza verilmesine, Keşidecisinin ... Şirketinin olan ... Aş ... şubesine ait ... seri nolu, 24/09/2009 tarihli ve 24.500,00 TL bedelli çek için icra dairesine yapılmak zorunda kalınan 32.952,50 TL ödemenin 20/01/2010'dan itibaren işleyecek ticari avans faizi ile ...'ten tahsiline, davacıya verilmesine karar verilmiş; İstirdadına karar verilen çekler yönünden davalı ... şirketinden de bu bedellerin müteselsilen tahsiline ilişkin fazlaya dair talebin, istirdada ancak tahsil edene karşı hükmedilebileceği sebebi ile reddine hükmedilmiş olup;Davacı her ne kadar kötü niyetli takip tazminatı talep ediyor ise de icra takiplerinin faktoring şirketleri tarafından başlatıldığı; faktoring şirketlerin davacı ... ile müflis ....... Şti arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle başlatılan icra takiplerinin kötü niyetli olduğu söylenemeyeceğinden mahkememizce kötü niyetli takip tazminatı talebine hükmedilmemiş,Birleşen Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/393 Esas sayılı dosyasında da aynı gerekçelerle ve bu davaya konu ... sayılı 15/09/2009 tarihli 60.500,00 TL bedelli çekin müflis ....... Şti tarafından doğrudan ... A.Ş ye ciro edildiği ve alacağın temliği hükümlerine tabi olduğundan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, bu çek için Ankara 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına bloke edilen bedelin davacımıza verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur." gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, asıl davada davalı ... AŞ ve asıl davada davalı ... ... AŞ vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davalı ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bir faktoring şirketi olup yaptığı tüm işlemlerin yasa ve yönetmeliklerine uygun olduğunu, tamamen faktoring mevzuatlarına uygun yapılan faktoring işlemi neticesinde alınan faturaların ve çeklerin tutarları örtüştüğünü, bu nedenle davacının davasını ispat edemediğini, davanın reddi gerekmekte iken kabulünün hatalı olduğunu, Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 22.maddesinin 2 nolu bendinde; " faktoring şirketlerinin kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler" denilerek, alacağı satın alma ve tahsilini üstlenme koşulunun açıkça belirlendiğini, faktoring sözleşmesinin usulüne uygun olarak titizlikle düzenlendiğini, davacının her ne kadar bedelsizlik defiini ileri sürmüşse de bu def'inin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilini bağlayan tek şeyin söz konusu faktoring sözleşmesini usulüne uygun şekilde kurması olup, faktoring sözleşmesi ve işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacının diğer davalı ile aralarında ileri sürülebilecek nitelikte bulunan nispi defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, nitekim Faktoring Kanununun 9/3 maddesinde '' Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.'' şeklinde olduğunu, bu hüküm ile ticari ilişkinin tarafları arasındaki defilerin 3. kişi faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğinin açık ve net olarak düzenlendiğini, bu durumun tek istisnasının, faktoring şirketinin çeki kötü niyetle iktisap etmesi olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın davayı müvekkili şirkete yöneltebilmesi için müvekkil şirketin kötü niyetli olduğunu ispat etmesi zorunlu olduğunu, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini,n kötü niyeti olmadığını, dolayısıyla davacının def'ini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, müvekkilinin faturayı bile bile davacının zararına temlik almadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas 2013/12-2113 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi hükmü gereği borçluların ''senedin tüketici senedi olarak verilmesi nedeni ile TKHK’nun 6/A maddesi gereğince nama yazılı düzenlenmesi gerektiği iddiasını” takip alacaklısına karşı ileri süremeyeceği gibi, keşidecinin bu durumu sonradan iyiniyetli hamile karşı da ileri sürmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından söz konusu faktoring işlemleri eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yerine getirildiğini, müvekkili tarafından teslim alınan davaya konu çekleri tevsik eden faturaların, kanunda belirtilen tüm unsurları taşıması üzerine müvekkili şirket tarafından faktoring işlemi gerçekleştirildiğini, iyiniyetli olduğunu, müvekkilinin borçlu tarafından ciro edilen çekle birlikte çeke dayanak faturayı da teslim aldığını, borçlu ve davacı arasındaki ticari ilişkinin ne şekilde sonuçlandığını bilmediği gibi, yerleşik yüksek mahkeme kararlarında da olduğu bilme yükümlülüğü de bulunmadığını,16/07/2022 tarihli ek bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, kararın gerekçesiz olduğunu, davacının ... ile aralarında ileri sürülebilecek nitelikte bulunan nispi defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Asıl davada davalı ... ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir faktoring şirketi olup yaptığı tüm işlemleri yasa ve yönetmeliklerine uygun olduğunu, müvekkilinin dava konusu çekleri devralırken, bunların bir mal ve hizmet karşılığı doğduğunu, davalı ...tarafından davacıya kesilen 2 adet fatura ile tevsik etiğini, bilirkişi raporunda da bunun belirtildiğini, müvekkilinin faktoring sözleşmesinin tarafı olan ve alacağını temlik aldığı kişinin, kambiyo senedine dayalı alacağının bir mal ve hizmet ilişkisinden doğduğunu, teyid etmekle yükümlü olduğunu, bunun dışında faktoring şirketlerinden çek üzerindeki tüm cirantaların alacak ve borçlarını ifa edip etmediğinin araştırılmasının beklenemeyeceğini, böyle bir durum faktoring şirketlerine yabancı oldukları borç ilişkilerini takip etme zorunluluğunun yüklenmesi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan defilerin sadece taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurduğunu, asıl borç ilişkisinden kaynaklanan defilerin müvekkil firmaya ileri sürmeyeceğini, müvekkilinin çeki devraldığı ... arasındaki hukuki ilişkinin tamamen dışında olduğunu, ticari ilişki dışındaki müvekkili şirketin davalı ile davacı arasındaki sözleşmeden haberdar olmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ...'ın kötüniyetli olup olmadığını da bilmesi mümkün olmadığını, bilmesi de gerekmediğini, müvekkilinin alacağı faturalar ile tevsik ederek kendi sorumluluğunu yerine getirdiğini, 6361 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile şahsi defiler faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunun 13.12.2012 tarih ve 28496 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini ,28.06.1985 tarihli 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu ve 06.10.1983 tarihli 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlükten kaldırıldığını, ispat ve kanıtların düzenlemesi, emredici, kamu düzenine ilişkin olup usul hukukuna ilişkin olduğundan, derhal uygulanırlık ilkesi gereği bu değişikliğin somut olaya da uygulanması gerektiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu 9/3 Maddesi; “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bilebile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3 maddesi gerekçesinde '' faktoring şirketlerinin müşterilerine finansal hizmetler vermeleri mal ve hizmet satımının tarafı olmamaları nedeniyle ciro yoluyla şirketine devredilen bir kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişinin düzenleyen veya önceki hamillerinden biriyle kendisi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri, faktoring şirketine karşı ileri sürülmesinin engellenmesi amaçlanmıştır. Ancak faktoring şirketi, kambiyo senedini iktisap ederken, bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise de bu hüküm uygulanmayacaktır. Bu bağlamda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun defiler başlıklı 687.maddesi ile paralellik sağlanması hedeflenmiştir.'' denildiğini, bu düzenleme ile finansal kiralama, faktoring ve finansman sistemi uluslar arası standartlarla uyumlu hale getirildiğini, faktoring işlemlerinin hızlı ve esnek olabilmesi için Türk Ticaret Kanunu 687.maddesi ile paralellik sağlanmasının hedeflendiğini, Türk Ticaret Kanunu 687.maddesinde ''Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.'' denildiğini, bu aşamada 6361 sayılı finansal kiralama faktoring ve finansman şirketleri kanunu ile açıklığa kavuştuğu üzere ticari iş ve işlemlerin tamamını mevzuata tamamen uygun bir şeklide yerine getiren, iyi niyetli 3.şahıs konumundaki müvekkili şirkete karşı bedelsizlik defi ileri sürülemeyeceğini, mevcut yasal düzenlemesinin emredici kanun düzenine ve usul hukukuna ilişkin olduğundan, derhal uygulanırlılık ilkesi gereği bu değişikliğin somut olaya da uygulanması gerektiğini, buna ilişkin olarak ...'ın uzman görüşünün de sunulduğunu, iyiniyetli müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit ve çek istirdadı, birleşen dava İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, asıl davada davalı ... AŞ ve asıl davada davalı ... ... AŞ vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl davada, dava konusu 8 adet çek sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece verilen 07.12.2017 tarihli ve 2013/667 Esas, 2017/1167 Karar sayılı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü kararının, Dairemizin 28.05.2021 tarihli ve 2019/588 Esas, 2021/648 Karar sayılı kararı il eksik inceleme sebebi ile kaldırılması üzerine ilk derece mahkemesince, istinafa konu eldeki karar verilmiş, bu karara karşı asıl dava da davalılardan ... AŞ ve asıl davada davalı ... ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, istinaf incelemesi de bu kapsamda yapılmıştır. Asıl davada davacı, keşidecisi .... Şti.olan, ... Bankası ... şubesine ait ... sayılı, 25.09.2009 tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... sayılı, 18.09.2009 tarihli, 49. 384,00 TL bedelli, ... sayılı, 15.09.2009 tarihli ve 60.500,00 TL bedelli, ... 59.668,36 TL bedelli, keşidecisi .... AŞ olan ..., ... şubesine ait 24.11.2009 tarihli, ... sayılı, 51.000.00 TL bedelli, ... sayılı, 30.11.2009 tarihli, 51.000,00 TL bedelli müşteri çeklerini ve kendisi tarafından keşide edilen ... ... şubesine ait ... sayılı, 14.09.2009 tarihli, 27.500 TL bedelli, ... sayılı, 24.09.2009 tarihli, 24.500 TL bedelli çekleri davalı ...şirketine verildiğini, ancak bu davalının malları teslim etmediğini, çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, menfi tespit ve istirdat isteminde bulunmuştur. Dava konusu çeklerden iki adedi davalı ... AŞ'ye, beşi tanesi ise asıl davalı ... ... AŞ'ye ciro edilmiştir. Dosya kapsamından söz konusu çeklerin davalı ...şirketine mal karşılığı verildiği, ancak bu davalı tarafından davacıya malların teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre istinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasının, bir diğer ifade ile şahsi definin çekleri ciro yoluyla devralan asıl davada davalı ... AŞ ve ... AŞ'ye karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 23.11.2012 tarih 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (FKFFŞK) kabul edilmiş ve 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ardından 24.04.2013 tarihli Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır. Ancak, davaya konu çekler, 6361 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13/12/2012 tarihinden önceki tarih olan 2009 yılında keşide edilmiştir. Bu sebeple söz konusu Kanun ve Yönetmelik hükümleri somut olayda uygulanmayacaktır. Bir diğer ifade ile yürürlük tarihinden sonraki uyuşmazlıklar hakkında uygulanabilirler. Bu sebeple derhal uygulanması gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Faktoring sözleşmesi temelinde alacağın temliki hükümlerini barındıran karma nitelikli bir sözleşme türü olarak kabul edilmektedir. Bu niteliği itibariyle faktoring ilişkisinde, çeklerin düzenlenme tarihi itibariyle somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 167/1. maddesi uyarınca, borçlu, önceki alacaklıya karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürebilmektedir. Faktoring şirketinin alacağı temlik alırken bile bile borçlunun zararına hareket edip etmediği hususunun bu tür uyuşmazlıklarda sonuca etkisi bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 599. maddesinin de olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu sebeple istinaf eden asıl davada davalı ... AŞ ve ... AŞ vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup asıl davada davalı ... AŞ ve asıl davada davalı ... ... AŞ vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl davada davalı ... AŞ ve asıl davada davalı ... ... AŞ vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,
2-Asıl davada davalı ... AŞ ve asıl davada davalı ... ... AŞ tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 11.468,29 TL istinaf karar harcının bu davalılardan müteselsilen tahsiline,
3-Asıl davada davalı ... AŞ ve asıl davada davalı ... ... AŞ tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.07.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.