Yargıtay, konut dokunulmazlığı ihlalinde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verirken, bir sanığın hırsızlık cezasını onayıp diğerinin savunma hakkı ihlaliyle mahkumiyetini bozdu.
Özet: Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümler, ilgili suç için öngörülen zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozulmuş ve kamu davaları düşürülmüş; bir sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden onanmış; diğer sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ise, suçun alt sınırının beş yıl olması sebebiyle istinabe yoluyla sorgulanamayacakken bu kurala uyulmayarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         2025/15838 E.  ,  2026/7073 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/210 E., 2025/557 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıkların konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan yargılama konusu eylemlerine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 17.12.2014 olan mahkûmiyet tarihinden son hüküm tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II. Sanık ... (...) hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama kararı üzerine başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.