Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin artırılan manevi tazminat miktarına dair kararının Yargıtay tarafından temyiz itirazları reddedilerek onanması.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin başlangıçta hükmettiği manevi tazminat miktarının üst mahkemece eksik bulunarak bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılamada artırılan 50.000 TL manevi tazminat kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu incelenmiş; yüksek mahkeme, davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle tazminat koşullarının oluştuğunu, yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun olduğunu ve manevi tazminat miktarının doğru belirlendiğini tespit ederek, davalı vekilinin tazminat koşullarının oluşmadığı, faiz başlangıcının hatalı olduğu ve davanın reddi gerektiği yönündeki tüm temyiz sebeplerini oy birliğiyle reddederek, ilk derece mahkemesinin son kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/211 E., 2024/258 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : Kısmen kabulTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıDairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.155,41 TL maddi, 14.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce eksik manevi tazminata hükmedildiği gerekçesi ile kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, faiz başlangıcının hatalı olduğuna ve davanın reddi gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/704 Soruşturma – 2018/4996 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 17.08.2016 - 19.08.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında ve 22.08.2016 - 11.01.2017 tarihleri arasında 142 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında 18.06.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARDairemizin 02.04.2024 tarih ve 2021/7570 Esas - 2024/1586 Karar sayılı bozma ilamı öncesi maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin eleştirilen husus dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.