Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, Milli Savunma Bakanlığı konut yönergesindeki müfettiş unvanı eksikliği davasının konusuz kalması ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz başvurularını reddederek Daire kararını onaması.
Özet: Milli Savunma Bakanlığı müfettişlerinin, konut yönergesinde kendi unvanlarına yer verilmemesi nedeniyle açtıkları davanın, yeni bir yönerge yayımlanmasıyla konusuz kaldığı gerekçesiyle esastan karar verilmesine yer olmadığına hükmeden ve idareyi yargılama gideri ile vekalet ücretine mahkum eden ilk derece mahkemesi kararını, hem davacıların esas hakkında karar verilmemesine yönelik itirazlarını hem de davalı idarenin yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin itirazlarını hukuka uygun bulmayarak, kararın konusuz kalma kısmını oybirliğiyle, yargılama gideri ve vekalet ücreti kısmını ise oyçokluğuyla onadı.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/2104Karar No : 2025/490 TEMYİZ EDENLER: I-(DAVACI) :... II-(DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ...DİĞER DAVACILAR: 1- ... 2- ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/01/2024 tarih ve E:2021/3009, K:2024/77 sayılı kararının davalı tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, davacılar... tarafından ise esastan temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Milli Savunma Bakanlığında müfettiş olarak görev yapan davacılar tarafından, 04/11/2020 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Savunma Bakanlığı Konut Yönergesi'nin, görev tahsisli konut tahsis edilecek makamları gösteren Ek-4 sayılı listesinde "müfettiş" unvanına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/01/2024 tarih ve E:2021/3009, K:2024/77 sayılı kararıyla; 02/03/2021 tarihinde kayda giren dilekçeyle dava açıldıktan sonra 03/11/2022 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı Konut Yönergesi adıyla yeni bir Yönerge yayımlanarak, davacıların dava konusu ettiği Milli Savunma Bakanlığı Konut Yönergesi'nin yeniden düzenlendiğinin anlaşıldığı,Bu durumda; 04/11/2020 tarihinde yayımlanan Milli Savunma Bakanlığı Konut Yönergesi'nin, dava açıldıktan sonra değiştirildiğinden, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı gerekçesiyle, Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 720,90.-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.100,00.-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılardan ... tarafından, 03/11/2022 tarihli Yönerge'nin dava konusu Yönerge'yi kaldıran yeni bir yönerge olmadığı, bu Yönerge ile dava konusu Yönerge'de değişiklikler yapıldığı, yeni bir Yönerge olduğunun kabulü halinde dahi Dairece karar verilmesinin, yer olmadığına verilmesinin hukuka uygun olmadığı, yargı organlarınca bu tür durumlarda karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi idareleri dava konusu düzenlemelerde şekilsel değişiklikler yaparak yargı denetiminden kaçırmaya yönlendireceği ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenen kararın hukuka aykırı olduğu, dökümü yapılan yargılama giderleri içerisinde harçların da bulunduğu, oysa 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Bakanlığın harçtan muaf olduğu, temyizen incelenen kararda haklılık durumunun ortaya konulmadığı belirtilerek, Daire kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.Davalı idare tarafından, davacı ...'nun temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 16/01/2024 tarih ve E:2021/3009, K:2024/77 sayılı kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının oybirliğiyle, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 03/03/2025 tarihinde karar verildi.KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.