3. Hukuk Dairesi, eczane protokolü çerçevesinde usulsüz reçeteler nedeniyle oluşan cezai şart alacağında, sözleşmede faiz düzenlemesi ve temerrüde düşme ispatı bulunmadığından yasal faiz talebinin reddini onadı.
Özet: Bir kurumun, eczane protokolüne aykırı olarak sahte reçete ve kupürler aracılığıyla haksız kazanç sağladığı tespit edilen bir eczaneden talep ettiği cezai şart alacağına ilişkin davada, ilk derece mahkemesi 9.446,55 TL tutarındaki cezai şartı kabul etmiş, ancak davalının temerrüde düşürüldüğüne dair yeterli ispat olmaması nedeniyle davacının faiz talebini reddetmiştir; Yüksek Mahkeme de sözleşmede faize ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülemediği gerekçeleriyle bu kararı onamıştır.
3. Hukuk Dairesi         2025/5378 E.  ,  2026/2109 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2014/485 E., 2015/341 K.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile ... Sağlık Eczanesi sahibi olan davalı arasında düzenlenen 2004 yılı Eczane Protokolü ile Kurum sigortalıların usulüne uygun düzenlenen reçete muhteviyatı ilaçların verilmesinin usul ve esaslarının karşılıklı olarak belirlendiğini, Protokolün sözleşmenin feshini gerektiren bölümü uyarınca, davalının müvekkili Kurumla sözleşmesinin 7 yıl süre ile feshedildiğini, davalı tarafından Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/557 E. sayılı dosyası ile açılan fesih işleminin iptali davasının halen derdest olduğunu, devredilen Emekli Sandığı tarafından yapılan fesih ihbarı üzerine müvekkili Kurumca yapılan teftiş sonucunda; davalının sigortalılar tarafından yazdırılmadığı ve alınmadığı halde 1.889,31 TL' lik reçeteyi, sigortalıların bilgisi dışında yazdırarak ve ibraz etmek sureti ile Kurumu zarara uğrattığının tespit edildiğini, davalının reçete bedeli olan 1.889,31 TL yasal faizi ile birlikte Kuruma ödediğini ancak cezai şart bedelini ödemediğini ileri sürerek; 9.446,55 TL cezai şartın temerrüt tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; cezai şartla ilgili tebligat yapılmadığını, sözleşme yaparken cezai şart hükmünü içeren maddeyi kabul ettiklerini, bu miktarın doğru olduğunu, ancak tebligat yapılmamasına rağmen faizi ile birlikte talep edilmesinin doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin (22.) maddesinde " Reçete üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmaksızın, doktorun yazdığı miktardan fazla ilaç kupürü ve barkod diyagramı yapıştırıldığı anlaşılan reçetelerde yer alan fazla ilaç kupürleri ve bar kod diyagramları iptal edilir ve kalan reçete bedeli eczaneye ödenir, fazla olarak yapıştırılan ilaç kupür bedellerinin kuruma fatura edilmiş ve ödenmiş olması halinde fazla olan kupür bedelinin beş katı tutarındaki ayrıca eczaneden tahsil edilir. Karne sahibinin tedavisine dayanmayan reçete düzenlendiği veya sahte kupürü verildiğinin tespiti durumunda reçete veya kupürü bedelinin beş katı tutarındaki miktar ayrıca sorumlulardan müteselsilen tahsil edilir." hükmünün bulunduğu, Kurumca, basında yer alan "ilaçta vurgun" olayının soruşturulması sonucunda, 28.03.2007 tarihli soruşturma raporunun düzenlendiği, ceza yargılaması sonunda kararın kesinleştiğini, ceza davasının devam edilmesi sırasında, davalının 18.06.2007 tarihinde 1.889,31 TL'yi faizi ile birlikte davacı Kuruma ödediği, sözleşme metninde yer alan ve bu davanın konusu olan cezai şart bedelini davacıya ödemediği, davacının davalıdan 9.446,55 TL tutarında cezai şartın tahsili talebinde haklı olduğu, davalının bu konuda temerrüde düşürülmediğinden yasal faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 9.446,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yasal faiz isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 18.06.2007 tarihi itibarıyla davacının temerrüde düşürüldüğünü, bu tarihten itibaren alacağın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 yılı Eczane Protokolünün 22. maddesinden doğan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davacı tarafından talep edilen alacak cezai şart niteliğinde olup, sözleşmede cezai şart alacağının muaccel hale gelmesiyle birlikte ayrıca faiz yürütüleceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmamasına, davalının bu alacak yönünden dava tarihinden önce usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünün ispat edilmemesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
13.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.