Danıştay 8. Daire, Maden Kanunu uyarınca istenen devlet hakkı miktarının temyiz parasal sınırı altında kalması nedeniyle temyiz başvurusunu incelemeden reddetti.
Özet: Bir maden sahasında eksik beyan edilen kireçtaşı nedeniyle istenen 152.790,46 TL tutarındaki devlet hakkı tahsilatının iptali talebiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesinin kararının, davanın açıldığı tarihteki temyiz parasal sınırının altında kalması sebebiyle kesin nitelik taşıdığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili maddeleri uyarınca temyiz incelemesi yapılmasına yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/4581 E.  ,  2025/6467 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/4581
Karar No : 2025/6467
TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI
Davacı ... Tic. ve San. A.Ş. vekili Av. ... tarafından, Diyarbakır ili dahilinde bulunan S:... sayılı ruhsat sahasında davalı idare tarafından görevlendirilen heyet tarafından yapılan denetimler sonucunda, sahada 257.233 ton kalkerin beyan edilmediği ve devlet hakkının eksik beyan edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 152.790,46 TL devlet hakkı talep edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne karşı açılan davada ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar"ın temyiz kanun yolu incelemesine açık olduğu, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
04/06/2025 tarih 32920 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7550 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, konusu para ile ölçülebilen davalara ilişkin olarak idare mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabi olup olmadığının, istemde bulunulan parasal tutarın davanın açıldığı tarihteki temyiz parasal sınırına göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacıdan istenilen Devlet hakkı miktarının, davanın açıldığı tarihte geçerli olan temyiz parasal sınırın altında kaldığı görülmekte olup, temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz kanun yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 04/09/2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.