Danıştay Sekizinci Dairenin, Maden Kanununa aykırılık nedeniyle kesilen idari para cezasına karşı açılan davada, parasal sınırın altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi kararı.
Özet: Kayserideki bir kalker işletme ruhsat sahasıyla ilgili olarak 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesi uyarınca kesilen 141.416,00 TLlik idari para cezasının iptali ve ödenen miktarın yasal faiziyle iadesi talebiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın temyizen incelenmesi talebi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde belirlenen ve davanın açıldığı tarihteki geçerli parasal temyiz sınırının altında kaldığı gerekçesiyle, kararın kesin olduğu ve temyiz yolunun kapalı olduğu anlaşıldığından, incelenmeksizin reddedilmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/3868 E.  ,  2025/6441 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/3868
Karar No : 2025/6441
TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, Kayseri ili, Merkez ilçesi sınırları dahilinde bulunan Sicil:... sayılı II (a) grubu (kalker) işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 141.416,00-TL (2022 yılı için) idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle ödemek zorunda olduğu miktarın yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne karşı açılan davada ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar"ın temyiz kanun yolu incelemesine açık olduğu, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
04/06/2025 tarih 32920 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7550 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, konusu para ile ölçülebilen davalara ilişkin olarak idare mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabi olup olmadığının, istemde bulunulan parasal tutarın davanın açıldığı tarihteki temyiz parasal sınırına göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacı hakkında Maden Kanunu'na muhalefet nedeniyle verilen idari para cezası miktarının, davanın açıldığı tarihte geçerli olan temyiz parasal sınırın altında kaldığı görülmekte olup, temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz kanun yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 08/07/2025 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, Kayseri ili, Merkez ilçesi sınırları dahilinde bulunan Sicil:... sayılı II (a) grubu (kalker) işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 141.416,00-TL (2022 yılı için) idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle ödemek zorunda olduğu miktarın yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hükmü yer almış, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar."; (ı) bendinde ise, "Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar." Danıştay'da temyiz edilebilecek davalar arasında sayılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda bölge idare mahkemelerince esas hakkında karara bağlanan dava türlerinden Danıştay'da temyize tabi olanların tahdidi olarak sayılmak suretiyle düzenlendiği, bu maddede tahdidi olarak sayılan konuların birbirinden bağımsız olduğu, bu nedenle bir davanın bu maddede sayılan konulardan birine ilişkin olması durumunda başkaca herhangi bir kritere bağlı olmaksızın temyiz incelemesine tabi olacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle; madenle ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemden kaynaklandığı açık olan maden para cezasına ilişkin işleme karşı açılan davada, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın 2577 sayılı Kanun'un 46/1-ı bendi gereği temyize açık olduğu anlaşıldığından davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmamaktayız.