Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, alkollü ve aşırı hızla ölüme sebebiyet veren sanık hakkındaki bilinçli taksir tartışmalı mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi.
Özet: Alkollü ve süratli araç kullanarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında açılan taksirle öldürme davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin bilinçli taksirle hareket edildiğine dair kararlarının bir önceki yüksek mahkeme tarafından bozulmasının ardından, bölge adliye mahkemesince yeniden verilen taksirle öldürme mahkumiyet hükmü hem sanık müdafii hem de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir; taraflar, bilirkişi raporundaki çelişkiler, sanığın kusurluluğu, bilinçli taksirin varlığı, uygulanan indirimler, cezanın miktarı ve sürücü belgesinin geri alınma süresi gibi konularda farklı gerekçelerle itirazlarını sürdürmektedir.
12. Ceza Dairesi         2026/350 E.  ,  2026/4273 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/686 E., 2025/2057 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine verilen hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Dairemizin 12.03.2025 tarihli kararıyla sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, sürücü belgesinin daha uzun süre ile geri alınması gerektiğine, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığına ve vesaire; sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporunun çelişki içerdiğine ve hükme esas alınamayacağına, meydana gelen kazada sanığın kusurlu olmadığına, teşdiden hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, sürücü belgesinin geri alınması koşullarının bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesine ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2016 tarihinde saat 01.24 sıralarında, sanığın, idaresindeki otomobili ile meskun mahal dışında, iki yönlü, 7 metre genişliğinde, asfalt kaplı, düz ve eğimsiz yolda seyri sırasında araç hakimiyetini kaybederek yaklaşık 52 metre taşıt yolu üzerinde savrulduğu, yol dışına çıktığında ise yaklaşık 104,20 metre toprak zemin üzerinde birden çok kez takla atarak duruşa geçtiği kazada, araçta yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, sanığın kazadan 3 saat sonra yapılan alkolmetre ölçümüne göre 26 promil alkollü olduğu, kaza anında yaklaşık 71 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, sanığın 71 promil alkollü olarak seyir halinde iken hızını ayarlayamayarak karşı şeride geçerek yuvarlandığı, sanığın yolun dışına çıkarak takla atarak ilerlediği sanığın savunmasında da hızlı olup olmadığını hatırlamadığı, aracın CD'ye ekli durumundan ve ilk yoldan çıkıp tekrar yola çıkış noktasından durduğu noktaya kadar 156,20 metrelik kontrolsüz hareketi dikkate alındığında sanığın alkollü ve süratle kullandığı araç ile seyir ederek neticeyi ön görmesine karşılık gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareketini sürdürdüğü, bu kapsamda sanığın alkollü ve hızlı araba sürmesi karşısında bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek, tam kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da sanığın tam ve asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne bilinçli taksirle neden olduğu kabul edilen olayda, hak ve nesafete uygun olarak alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak temel ceza tayini yerine temel cezanın alt sınırdan 2 yıl hapis cezası olarak tayini ile az cezaya hükmolunması ile sanığın adli sicil kaydında bulunan açıklanması geri bırakılan kararla ilgili ihbarda bulunulmasının unutulması yerinde görülmemiş, duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda tam kusurlu şekilde ve bilinçli taksirle olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.03.2025 tarihli kararı ile "...Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği, dosya kapsamına göre sanığın kaza anında yaklaşık olarak 0,71 promil alkollü olduğu ve almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı, sanığın hızına ilişkin olarak ise olay mahalli hız limiti olan 90 km/s hızın iki katı olarak aşıldığına ilişkin somut bir belirleme olmaması karşısında, eylemi basit taksir ile işlediğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde bilinçli taksir hükümleri uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi...' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının bulunmadığı kabul edilerek, tam kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.