Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde maden sahası taşeron sözleşmesinden doğan, altyapı ve izin eksiklikleri ile üretim taahhüdü ihlali kaynaklı tazminat ve alacak davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı firma, davalı ile imzaladığı manyezit cevheri üretim taşeron sözleşmesi kapsamında, davalının altyapı eksiklikleri, gerekli izinleri zamanında sağlamaması ve konsantre üretimini sağlayacak kurulumu yapmaması nedeniyle imalata gecikmeli başlandığını, makine ve personel maliyetlerine katlanıldığını, üretilemeyen cevherden kaynaklı zarara uğradığını ve stoktaki malzemenin akıbetinin belirsizliğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunurken; davalı taraf ise, davacının iddia ettiği izinlerin sözleşme tarihinden çok önce alındığını ve kendi yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek savunma yapmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI / KARŞI DAVALI : VEKİLİ : DAVALI / KARŞI DAVACI : VEKİLİ : DAVA- KARŞI DAVA : Alacak- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARŞI DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı- karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 18.04.2018 tarihinde "Taşeron Sözleşmesi" imzalandığını, davacı firma, sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ruhsat nolu maden sahasında, sözleşmenin 3. maddesi gereğince 31.12.2019 tarihine kadar üretim yapmak üzere ve sözleşmenin 18.maddesi gereğince ayda 1000 tondan aşağı olmamak üzere 1. yıl için yılda 5000 ton miktarında 1.kalitede manyezit cevheri üretmeyi üstlenmiş olup, muhtelif kalitelerde toplamda yıllık 15.000 ton ve sözleşme boyunca da toplamda en az 30.000 ton konsantre cevher üretmeyi taahhüt ettiğini, hazırlıklarını ve başlangıç maliyetlerini ve yatırımını buna göre yapmış olduğundan, davalının sözleşmeye uymaması nedeniyle en az 750.000 TL zarara uğradığını, sözleşmenin 14.maddesi gereğince en geç 28.04.2018 tarihine kadar imalata başlanması gerekirken, davalı firmanın su ve elektrik vb. alt yapı imkanlarını sağlamaması, SGK'dan alınması gereken faaliyet raporunun ve gerekli izinleri geç alması nedeniyle imalata bir ay gecikmeli olarak 26.05.2018 tarihinde başlanabildiğini, davacı firma sözleşme gereğince üretim yapmak amacıyla iş makinesi, servis aracı ve ekipmanlar kiraladığını, çalıştırmak amacıyla işciler istihdam ettiğini, imalata başlanılmasındaki bu gecikmeden dolayı kiralanan makine ve ekipmanların kira bedelleri ile işçilerin maaşları ödenmek zorunda kalındığını, davacının 12.12.2018 tarihinde çektiği ihtarnamede belirttiği üzere, davalı firma gerek Maden K.nun 7 maddesi ve gerek ise sözleşmenin 7.md. uyarınca alınması gereken izinleri alamadığını, gereken izinlerin alınmaması nedeniyle sözleşmeye uygun bir üretim yapılamadığını, üretimin yapılamamasına karşın davacı firma, sanki tam kapasite üretim varmış gibi, makine ve ekipmanların kiralarını ödediği gibi, elemanlarının da maaşlarını aksatmadan ödediğini, davacı firmanın faaliyete başlaması sonrasında, davalı firma sözleşme gereği üretilecek konsantre manyezit için gerekli alt yapı ve makine kurulumunu gerçekleştirememiş ve böylece sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getiremediği için konsantre manyezit üretimine geçilemediğini, ... heyeti huzurunda yapılan tespitler neticesinde stokta 1200 ton manyezit olduğunun belirlendiğini, daha önceden sevk izninin olmaması nedeniyle bu miktar sahadan çekilemediğini, davacı firmanın talepleri ve teşvikleri doğrultusunda Ağustos ayında sevk izni alınabildiğini, davalı firma tarafından temin edilen makinayla 189 ton maden Kasım ayında kendilerine ait Konya'daki fabrikaya sevk edildiğini, geri kalan kısım sahada bırakıldığını, davalı bir yıl sonra yine davacıdan habersiz olarak sahada bulunan 300 tonun üzerindeki malzemeyi başka bir firmaya sattığını, davacının davalıya stokta teslim olarak kestiği ve Bolu Vergi Dairesine de beyan ettiği 500 tonluk fatura bedeli de davalı tarafça kabul edilmemiş olup, mahsuplaşma dahi yapılmadığını, ...'in sahada tespit ettiği geri kalan 700 tonluk maden cevherinin akıbeti ise meçhul olduğunu, davalının hukuk tanımaz tutumu ve sözleşmeyi tek taraflı olarak fiilen fesih etmesi nedeniyle oluşan davacının zararının davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya dair her türlü haklarının saklı kalmak kaydı ile, davacının tespit edilecek zararlarına mahsuben şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tazminine, tazminat alacağımıza ihtar tarihi 19.02.2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı - karşı davacı vekili cevap ve dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme 18/04/2018 tarihli olup gerekli izinler bu tarihten çok daha öncesinde alındığını, 15/04/2008 tarihli Eskişehir Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün ÇED Görüşü, 24/12/2008 tarihli İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı, 21/04/2009 ve 09/11/2015 tarihli Saha Teslim Tesellüm Tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davacı/karşı davalının bahsettiği ve alınamadığını iddia ettiği izinler yaklaşık olarak 10 yıl öncesinde alındığını, bu nedenle tarafımızın sözleşmeye uymayarak gerek Maden Kanunu 7. Maddesi gerekse sözleşme uyarınca alınması gereken izinleri alamadığımız iddialarının doğru olmadığını, söz konusu sözleşme hükümlerinden de anlaşılacağı üzere işyeri tescilleri vs. Kanuni işlemlerin ikmalini müteakip ihzarat (imalat için gerekli malzemenin önceden alınarak şantiyede stoklanması) işlemlerine başlayacak, ardından kırma, eleme yıkama ve triyaj sistemleri kurulduktan sonra da sözleşmede belirtilen kaliteye uygun cevher üretimine başlayacağını, ancak davacı taraf dilekçesinde sanki sözleşmenin imzalanması ve yer teslimi ile üretime hemen geçileceğini anlattığını, kaldı ki davacı şirketin dilekçe ekinde de sunduğu 04/12/2018 tarihli yazısında da 07.05.2018 tarihinden itibaren makine ve kamyonlarla saha temizliği ve palye açma işlemlerine başlandığı daha sonrasında çalışmaların devam ettiği açıkça beyan edildiğini, söz konusu maden sahası ise daha öncesinde (19/04/2018 tarihinde) karşı tarafa işyeri teslim tutanağı ile davalı tarafından teslim edildiğini, işe başlamakta geç kalan tarafın davacı taraf olduğunu, davacı/karşı davalı ve müvekkili şirket arasında imzalanan 18/04/2018 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” ile taşeron tarafından 1. Yıl için yılda 5000 tonu 1. Kalitede olmak üzere muhtelif kalitelerde toplam yıllık 15.000 ton üretim yapması gerektiği konusunda anlaşma sağlandığını, ancak bu muhtelif kalite, sözleşmenin 5. maddesinde bulunan tabloda verilen kalitenin dışına çıkamayacağını, aksi halde bu cevherin red edileceği ve bunun için herhangi bir ücret ödenmeyeceği kararlaştırıldığını, karşı taraf dilekçesinde, stokta 1200 ton manyezit olduğunu ve müvekkili şirketçe 189 ton madenin sahadan alındığını geri kalan madenden ise 300 tondan fazlasının kendilerinden habersiz olarak 3. bir kişiye satıldığını iddia ettiğini, bu nedenle 500 ton üzerinden müvekkilinin şirkete fatura keserek Bolu Vergi Dairesine beyan ettiğini ancak bu faturanın kendilerince kabul edilmediği iddia etmiş ve kendilerinin de bu konu ile de zarara uğratıldığını beyan ettiğini, ancak bu iddialar da gerçeğe aykırı olduğunu, sahada kalan karşı tarafın da bahsettiği 316,690 tonluk cevher ... Tic. Ltd. Şti'ye o günün değerinin üzerinde satılmış (31/05/2019 tarihli fatura ektedir) sözleşme hükümleri uyarınca da devlet hakkı (Hazine Payı, Belediye Payı, Orman Payı vb. ödenmesi gerekenler) ödendikten sonra kalan bakiyenin yarısı (12.668-TL) kendilerine verilen avans ödemelerinden mahsup edildiğini, sigortalı çalışanlar hizmet dökümünden de anlaşılacağı üzere davacı- karşı davalı şirketin Ocaktaki tek sorumlusu ve çalışanı olan, sözleşmeye de kefil olan ve imza atan, yüklemeleri, işi yapan, tespitleri tonojları bizzat imzalayan- tutanak altına alan Zeki Yağşi tarafından imza altına alındığını, hatta RED kalite olan ve ocakta stokta bulunan 316,69-ton madenin ... Ltd Şti firmasına sevki esnasında davacı şirket çalışanı ile yapılan bütün iş ile ilgili olarak tutanak tutulduğunu ve imza altına alındığını, bu tutanaktan da anlaşılacağı üzere davacı şirketin aldığı avans sonrası alacağı kalmadığını, yine bu tutanaklardan anlaşılacağı üzere davalı şirkete sadece 188,20- Tonluk cevher nakledildiğini, bütün bu üretim ve işler için gerekli ödeme müvekkili tarafından peşinen yapıldığını, hak edil tutanağı davacı şirkete çalışanınca imzalandığını, netice itibari ile herhangi bir alacaklarının kalmadığını, davacı tarafın sözleşmenin uygulanmasında hataya düştüğünü ve sözleşmeye uygun üretim yapmayarak faturalar kestiğini belirterek asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı dava yönünden ise; karşı taraf toplamda 504,89- tonluk bir üretim yapabildiğini bu üretimin de sadece 188,20- tonu 1. kalite olarak çıkarıldığını, geri kalanı ise sözleşme uyarınca RED kalite sayıldığını, sözleşmenin 18. Maddesi uyarınca aylık en az 1.000-ton üretmek zorunda olmasına rağmen sözleşmeyi haksız olarak feshettikleri tarihe kadar sadece aylık taahhüt edilen miktarın %10'u kadar (188,200 ton) üretim yapabildiklerini, sözleşme boyunca üretilmesi gereken miktarın minimum miktar yaklaşık olarak 22.000 ton (Bu miktarın en az 5.000-tonu 1.kalite olmak şartıyla) olmasına rağmen üretilen cevherin oranı yaklaşık olarak %3'ü kadar bile olmadığını, karşı taraf gerekli kalitede ve gerekli miktarda üretimi yapmayarak müvekkilini açıkça büyük bir zarara uğrattığını, alınan izin süreci, yapılan yatırımlar ve müvekkilinin ihtiyaç duyduğu madenin alınamaması nedeni ile müvekkili şirket üretim yapamamış ve kâr kaybına uğradığını belirterek, şimdilik 1.000 TL alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Mahkememizce Ankara . Noterliği'ne, Ankara Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Maden Mühendisi, SMMM, hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetlerinden raporlar alınarak, taraflara raporların tebliğinin temini sağlanmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava ve karşı dava; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranışlar sebebi ile oluşan alacak ve tazminat taleplerine ilişkindir. Davacı-karşı davalı tanığı ... talimat yoluyla ile alınan beyanında; "davacı şirket ile davalı arasında manyezit üretim sözleşmesi imzalanmıştır. Biz şirket olarak her şeyimizi hazırladık ve üretime başlayacaktık. Tüm işçilerimiz de hazırdı ancak davalı şirketin sigortalı işçileri Eskişehir SGK ya bildirmesi gerekiyordu. Şirketin bu işi yapması yaklaşık bir ay sürünce üretime de bir ay gecikmeli başladık. Üretime başladıktan sonra sahada 40-45 gün üretim yaptık ve çıkarmış olduğumuz madeni sahaya yığdık. Maden işlerinden gelen heyet çıkarılan madenin tahmini olarak 1.200 Ton civarında olduğunu söyledi ancak biz madeni tırlara yükledik ve madenin 1.200 ton olmadığını anladık ve bunu tutanak altına alarak maden mühendislerimiz ile imzaladık. Bizim yaklaşık sahadaki maden 700 ton civarında olduğunu tespit ettik. Olması gerekenden 500 ton eksik olduğunu anladık. ... A.Ş ye madeninin 1.200 ton olduğunu fatura ediyor. Ancak Selçuklu madeninin o kadar olmadığını beyan ederek bu faturaya itiraz etti. Selçuklu şirket tarafından satılan madenlerin miktarlarını toplayarak ...'un ne kadar alacağı olduğu hesap etti ve ona göre bedel ödedi ancak hafriyat bedelini Selçuklu eksik ödedi. Ancak ne kadar eksik ödediğini ben bilmiyorum dedi. Toplamda sahada 40-45 gün çalışıldı bu olaylar yaşanırken üretim devam etmedi. Selçuklu davacı şirkete ben sizi bu şekilde çalıştırmam dedi ve üretim yaptırmadı." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce davalı-karşı davacı tanığı Mehmet Aktaş'ın; "Ben davalı-karşı davacı şirketinde mühendis olarak çalışmaktayım, şirketimizin hak sahibi olduğu Eskişehir de bulunan maden ocağındaki işletme hakkımızı alt taşeron olarak davacı ile anlaştılar, bu anlaşmanın şartlarına göre belirlenen kalitede mal üretilecekti, ancak ilk etapta çıkartılan 188 ton mal sözleşme şartlarına uygun olarak çıkartıldığı, fakat daha sonra çıkartılan ürünlerde çıkartılan numunelerde sözleşmeye uygun olmadığı anlaşıldı, biz buna rağmen birinci sınıf kalitede mal olmasa da çıkartılan malların sözleşmedeki masraflar düştükten sonra elde edilen bedelin yarısını da iyi niyetli olarak karşı tarafa ödemeyi taahhüt ettik ve ödedik, ayrıca sözleşme şartlarına uygun harfiyat yapılmasa da biz yine de davacı-karşı davalı mağdur olmaması için bir kısım ödemede bulunduk, biz Selçuklu Krom olarak yasal bütün zorunlulukları yerine getirdik, davacı-karşı davalının iddia ettiği hiçbir eksik bir belgemiz, ruhsat alımında bir sorunumuz bulunmamaktaydı, davacı-karşı davalı sözleşme şartlarında çıkartılması gereken miktarı sağlayacak eleman bile çalışma sahasında bulundurmamıştır, dolayısıyla davacı-karşı davalı sözleşme şartlarını yerine getirmemiştir," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı - karşı davalı tanığı ... talimat yoluyla alınan beyanında; "Ben 2017 veya 2018 yılında ... madende şefimiz ... ile birlikte 45-50 gün maden işinde çalıştık. Çalıştığımız günlerin parasını alamadık. Yemek parasını yol parasını cebimizden verdik. Bizim yaptığımız işlerden çıkan madenler halen maden sahasında durmaktadır. Bağlı olduğumuz şirketin anlaşmış olduğu şirket madenleri almamış. ... kiraladığı araçların kirasını bile veremedi. Biz ... baskımızı yaparak paramızı aldık. Sadece dayım ... parasının bir kısmını alamadı. Toplamda 7 kişiydik" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı-karşı davalı tanığı ... talimat yoluyla alınan beyanında; "Ben davalı - karşı davacı ... A.Ş.de daimi nezaretçi olarak çalışmaya 16.03.2018 yılında başladım. Bu şirkette 4 ay çalıştım. Sonrasında beni işten çıkardılar. Şirketin beni işten çıkarmasının nedeni maden sahasında daimi nezaretçinin bulunması maden ocağının çalışması için yasal bir zorunluluktur. Şirket maden ocağından çıkardığı cevheri zenginleştirmesi gerekmektedir ancak bunun için de belli bir yatırım bedeline ihtiyaç vardır. Davalı-k.davacı şirket bu yatırım bedelini sarf etmemek ayrıca maden kanunu uyarınca ve yine taraf olduğum bir kısım sözleşmelerdeki cezai şartların ödenmesinin önüne geçmek amacı ile beni işten çıkararak ocağın çalışmamasına daimi nezaretçi bulunmamasını bahane olarak gösterdi ve asıl davacı olan taşeron şirkete de bunu ocağın çalışmamasında bir sebep olarak ileri sürdü, taşeron şirket maden ocağında benim çalıştığım 4 aylık sürede 1200 ton maden çıkardı ve bu miktar kamu kurumları tarafından ölçülerek tasdiklendi, bu cevherin çıkarılması için taşeron şirket tarafından büyük masraflar yapıldı, ancak davalı-k.davacı şirket maden ocağının ruhsatını kaybetmemek için ve tazminat yükümlülüğünden kurtulmak için hem beni hem de asıl davacı taşeron şirketi mağdur etti. Daha önce de belirttiğim gibi davalı-k.davacı şirket yapması gereken alt yapı yatırımlarını yapmadı, şirketin ana hedefi maden kanunu uyarınca yapılması gereken bir kısım prosedürlerin yerine getirilmesi bu kısa sürede denetimlerin atlatılması ve böylece ruhsatın kaybedilmemesi idi zaten bu ocaktan çıkan cevher de davalı-k.davacı şirket tarafından kullanılmadı. Ben çalıştığım süre boyunca asıl davacı firmanın maden sahasında çalışma faaliyetlerini aksatan veya yasalara aykırı herhangi bir faaliyetine tanık olmadım. Zaten amaçları para kazanmaktı bu nedenle de üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiler. Maden kanunu uyarınca bir ocağın çalışması için öncelikli koşul daimi nezaretçinin bulunmasıdır, bu kanuni bir zorunluluktur. Davalı şirket beni işten çıkartarak ocağı kilitlemiş oldu, yerime de yeni bir görevlendirme yapılmadı. Burada ana amaç Maden ocağındaki denetimler çok sık olmadığından denetim zamanlarında resmi görevliler geldiğinde daimi nezaretçinin bulunduğu ve ocağın çalıştığının tespiti halinde ruhsatın devamına karar verildiğinden ruhsatın devamının sağlanıp aynı zamanda başka bir yükümlülük altına girmemektir. benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı-karşı davalı tanık ... talimat yoluyla alınan beyanında; "Taraflarla akrabalığım, husumetim yoktur. Benimde davalı şirketle davam vardır. Benim ... isimli taşeron şahıs şirketim vardır. Davalı şirketle ... Madencilik Şirketinden sonra hatırladığım kadarıyla 2019 yılında Maden çıkarmaya ilişin sözleşme imzaladık. Ancak davalı şirket sözleşme gereği Eskişehir Türkmen Tokat köyünde konsantre tesisi kurup her 300 tonda bir çıkarmış olduğumuz madeni konsantre tesislerine götürecek orada işlenerek tenör tutturulacaktı. Ancak davalı şirket sözleşmemize aykırı bir şekilde 3 ay boyunca şirketimizin çıkartmış olduğu madenleri şantiyede 2-3 yıl boyunca bırakıp tesis kurmadıklarından şantiyede kalan madenlerinin bir bölümünü de işlenmeden sattılar. Bizim sözleşmemizi de tenör tutmuyor diyerek feshettiler. Davalı şirketin bu şekilde ... Madenciliğinde sözleşmesini haksız feshettiğini sonradan öğrendim. Beni davalı şirkete ... isimli kişi yönlendirmiş olup, daha sonradan öğrendiğim kadarıyla bu kişi ile davalı şirket her yıl bu şekilde taşeron şirketlerle anlaşıp bir bahane ile sözleşmeleri feshediyor. Ancak çıkan madeni piyasaya satıyor. Ben davalı şirketle sözleşme imzalamadan önce maden ocağına gittim. ... isimli şahıs madende bulunan yaklaşık 1000 ton kadar madenin ... Madencilik tarafından çıkarıldığını tarafıma söylemiştir. Bende hesaplarımız karışmasın diye madenin kaldırılmasını istedim. Kaldırılan maden ham şekilde davalı şirket tarafından satıldığını biliyorum. Davalı şirketin bu şekilde benden önce birkaç şirkete daha bu şekilde işlem yaptırdığını duydum. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Eskişehir . Sulh Hukuk Mahkemesi'Nin ... değişik iş sayılı dosyasının incelenmesinde; 24/03/2021 tarihinde keşif icra edildiği, tespit talep edenin göstermesi ve beyanı doğrultusunda maden miktarının hesaplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce Bolu . Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat ile davacı - karşı davalının ticari defterleri SMMM bilirkişi tarafından incelenmiş; 04/04/2022 tarihli raporda sonuç olarak; Davacı/karşı davalı şirket ... Ticaret Ltd Şti. defterlerinin ara tasdik olarak açılış tasdiklerinin yasal sürelerinde ve mevzuata uygun bir biçimde yaptırıldığı, yapılan incelemelerde defter kayıt nizamının V.U.K ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri hükümlerine istinaden usulüne uygun olarak tutulmuş olunduğunu, davaya konu iş bu raporun 3.1 maddesinde tespiti yapılmış olunan iki adet faturanın davacı/karşı davalı yevmiye defterinin 14.sahifasinde ... yevmiye madde numarasında ... San. A.Ş. cari hesabına borç olarak kaydedildiği, kaydedilmiş olunan faturaların toplam tutarının ise 63.168,35 TL olduğu, yine yapılan incelemelerde yukarıda tespit olunan ve Davalı/Karşı Davacı cari hesabına borç olarak kaydedilen toplam 63.168,35 TL toplam fatura bedeline karşılık herhangi bir tahsilat kaydı ve bilgisinin mevcut olmadığı, buna göre incelemesi yapılan defter ve muhasebe kayıtlarından Davalı/Karşı Davacı ... San.A.Ş. cari hesabının 63.168,34 TL borç bakiyesi verdiği, yani Davalı/Karşı Davacı ... San.A.Ş.nin Davacı/Karşı Davalı ... Tic. Ltd. Şti. ne toplam 63.168,35 TL tutarında borcunun bulunduğunun göründüğü, dosya muhteviyatından ve Davacı/Karşı Davalı ... Tic.Ltd.Şti defter, belge ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerden Davalı/Karşı Davacı ... A.Ş. nin kendisine düzenlenen toplam 63.138,35 TL bedelli 12.10.2018 tarih ve ... VE ... seri/sıra numaralı faturalara istinaden iş bu faturaların tamamının Konya . Noterliği 26.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile iade edildiği, yine yapılan defter ve belge incelemelerinde Davacı/Karşı Davalı ... Tic.Ltd Şti yevmiye defterinin yasal süresi içerisinde yaptırılması gereken kapanış tasdikinin yaptırılmamış olunduğu belirtilmiştir. Mahkememizce davalı - karşı davacının defterleri ile talimat yolu ile alınan SMMM bilirkişi raporu da dikkate alınarak yargı çevremizde bulunan SMMM bilirkişiden rapor alınmış, 12/08/2022 tarihli raporda sonuç olarak; Davalı ... San. AŞ.’ne ait incelenen 2018 yılı ticari defterlerinin E-Defter olduğu, defterlerin GİB onaylı beratlarının usulüne uygun olarak alındığı şematron kontrolünden geçtiği bu durumun açılış ve kapanış tasdiki anlamına geldiği, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu kendi lehine delil olarak kullanabileceği, davalı 2018 yılı ticari defterleri uyarınca davacı tarafından düzenlenen 1 Adet fatura karşılığında 10.620,00 TL mal/hizmet aldığı, banka aracılığı ile 42.963,93 TL ödeme yaptığı, 2018 yılı sonu itibariyle 32.343,93 TL davacı yan tarafından alacağı bulunduğu ve verilen avanslar hesabında takip ettiği tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkememizce iki adet maden mühendisi ile bir adet hesap bilirkişisinden oluşturulan bilirkişi heyetinden 28/02/2023 tarihli rapor alınmış, raporda sonuç olarak; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 18.04.2018 tarihli taşeron sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 2. Maddesi gereğince Eskişehir İli, ... İlçe, ... köyü ... parsel nolu Maden sahasında yine sözleşmenin 3. Maddesi gereğince 31.12.2019 tarihine kadar üretim yapmak üzere ve ayda bin tondan aşağı olmamak kaydı ile bir yıl içinde 5 bin ton 1. Kalite manyezit cevheri üretmeyi taahhüt edilmiş olup taraflarca imzalandığını, davalı şirketin alt yapı imkanlarını sağlamadığı ve gerekli izinleri almadığı yönündeki iddialarını tevsik edici belgelerden davaya konu yerin 19.04.2018 tarihinde işyeri teslim ve tesellüm tutanağının düzenlendiği, 27.12.2018 tarihinde davalı şirketin Konya . Noterliğinin ... ihtarı ile sözleşmenin 5. Maddesi gereğince kalite değerinin dışında kimyasal değere sahip üretim yapıldığını ve üretim yapılan cevherin kabul edilmediğini ve her hangi bir ücret ödenmeyeceği. Davacı şirket tarafından gönderilen 12.10.2018 tarih ve ... nolu faturalara itiraz edildiği ve yeni fatura tanzimi talep edildiği, davacı şirketin 18.02.2019 tarih ve Ankara . Noterliğinin ... yevmiye nolu taraflar arasına düzenlenen 18.04.2018 tarihli taşeron sözleşmesinin fesh edildiği ve doğacak zararlar için gerekli yasal yerlere başvurulacağı yönünde ihtar keşide edildiği. 28.05.2019 tarihli tutanak ile dava konusu maden sahasında üretimi yapılan cevherin tamamının sevk edildiği. Stokta malzemenin kalmadığı beyan edildiği dava dilekçesine sözleşmede bahsedilen Eskişehir İli, ... İlçe, ... köyü ... parsel nolu Maden sahası ile ilgili maden ruhsatının dosya içinde mevcut olmadığı. Davaya konu maden sahası ile ilgili ÇED işyeri açma ve çalışma ruhsatının dosya içinde mevcut olmadığı. Maden sahasının daimi nezaretçisi ... ‟un 20.07.2018 tarihinde istifa dilekçesi verdiği ve dosyada mevcut son durum ve öneriler raporu ile projede beyan edilen üretim miktarının 1.200 ton olarak belirtildiği. Maden sahasında alınacak numunelerin alınması ile birlikte numune sonuçlarına göre hak edişlerin yapılacağı kararlaştırıldığı ancak dosyada bunlarla ilgili her hangi bir bilginin mevcut olmadığı. Maden daimi nezaretçisinin 16.03.2018 tarihinde atandığı 20.07.2018 tarihinde görevine son verilmiş olması sebebiyle maden yönetmedliğinin1 23. Maddesi gereğince maden sahasında maden işletme faaliyetinin yapılamayacağı hükmü bulunduğu. Davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından sözleşme sonrasında yapılan masraflarla ilgi belgelerin fotokopisi sunulduğu. Ancak davacı şirket ile davalı ve karşı davacı şirketin resmi defterleri üzerinde her hangi bir inceleme yapılmadığı. Yapılan harcamaların defterlere işlenip işlenmediği doğan zararın ne olduğunun belirlenebilmesi açısından Mali Müşavir Bilirkişi tarafından Bolu . Asliye Hukuk mahkemesine sunulan raporda, davacı şirketin defter ve muhasebe kayıtlarında davalı ve karşı davacı şirket cari hesabının 63.168,34-TL borç bakiyesi verdiği. Yani davalı karşı davacı şirketinde davacı karşı davalı ... Tic.Ltd. Şti. ne 63.138,00-TL borcunun bulunduğu belirlendiği. 12.10.2018 tarih ve ... ... seri nolu faturalara istinaden bu faturaların tamamının Konya . Noterliğinin 26.12.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile iade edildiği yönünde rapor tanzim edildiği. Davacı şirketin ticari defterlerinin süresi içerisinde kapanış tasdiklerinin yapılmadığı yönünde rapor tanzim edildiği. Davalı karşı davacının ticari defter ve kayıtlarında davacı şirket tarafından düzenlenen 12.10.2018 tarih ve ... nolu 56.050,00-TL 12.10.20918 tarih ve ... nolu 7.118,35-TL lik faturaların kayıtlarının bulunmadığı ve 2018 Ekim dönemi BA formunda da bildirilmediğinin görüldüğü, davalı karşı davacı şirketin defterleri üzerinde yapılan incelemelerde ise, davalının 2018 yılı ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenen 1 adet fatura karşılığında 10.620 TL'lik hizmet aldığı. Banka aracılığı ile 42.963,93-TL ödeme yaptığı. 2018 yılı sonu itibariyle 32.343,93-TL davacı taraftan alacağı bulunduğunun belirlendiği, yapılan değerlendirmeler ışığında davacı ... Tİc. Ltd. Şti. davalı ... San. A.Ş. arasında mevcut taşeron sözleşmesinin davacı tarafça fesh edildiği, davacı şirketin Fesihte haklı olduğu ve taşeron sözleşmesi ile yerine getirilmesi gereken yükümlülükler için yaptığı harcamalar ve bağlantılar nedeniyle uğradığı zararın belirlenmesi açısından davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunmuş olduğu fatura ve belgeleri ve harcama belgelerinin değerlendirilmesinin mali müşavirce yapılmasını, dosyanın mevcut hali ile tarafların uğradıkları zarar ve ziyan açısından bir hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti 29/08/2023 tarihli ek raporda sonuç olarak; Kök raporda Bölüm (4.1)’ de belirtilen gerekçelerle davacı Davacı ... Tic. Ltd. Şti. için zarar/ziyan hesabı yapamayacakları, Bölüm (4.2)’de belirtilen gerekçelerle ... Sanayi A.Ş. itirazına karşı ana raporda ki gibi kanaat getirildiğini belirtmişlerdir. Taraf vekillerince yapılan itirazlar üzerine Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile iki adet maden mühendisi, nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, Mahkememizce de hükme esas alınan 28/06/2024 tarihli raporda sonuç olarak; ... denetim raporunda belirtilen ve denetim tarihi itibarı ile sahada ruhsat sahibinin faaliyete devam etmekte olduğunun belirtilmesinden, madencilik faaliyetinin yürütülmesi için herhangi bir eksikliğin olmadığı, daimi nezaretçi atandığı, alınması gerekli izinlerin mevcut olduğu dosya muhteviyatından ve ... kayıtlarından anlaşılmakla Madencilik faaliyetinin sürdürülmesi için ruhsat sahibinin sözleşme hükümlerine uymadığı bu nedenle faaliyete başlanamadığı yönündeki davacı iddiasının doğru olmadığı ve sözleşme hükümlerine uymadığı gerekçesi ile sözleşmenin Davalı ruhsat sahibi tarafından tek taraflı iptal edilmesinin yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise davacının talep etmiş olduğu (sigorta primlerinin yatırılması, işçi maaşları ve yemek giderleri, çalıştırılacak iş makinaları ve mazot giderlerine dair zararının hesaplanabilmesi için bu masraflara ilişkin belgelerini dosyaya kazandırması gerektiği, karşı dava kapsamında davalı karşı davacının müspet zararın bulunup bulunmadığı ile miktarının hesaplanabilmesi için davalı karşı davacının malvarlığının borca aykırı davranış öncesindeki haliyle bu davranış sonrasındaki hali karşılaştırılarak, aradaki farkın hesaplanması dolayısıyla hem davalının defter ve kayıtlarının da dosyaya SMMM bilirkişi atanmak suretiyle hesapların SMMM bilirkişi tarafından incelenmesi ve müspet zararına dair belgelerin dosyaya sunulması gerektiği belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti 27/04/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; ... denetim raporunda belirtilen ve denetim tarihi itibarı ile sahada madencilik faaliyeti olarak kademelendirmenin devam ettiği, faaliyeti yürütenlerin işletmeci ... Şirketi elemanı olduğu, ruhsat sahibinin sadece kendisinin heyete katıldığı anlaşılmaktadır. Madencilik faaliyetinin yürütülmesi için herhangi bir eksikliğin olmadığı, daimi nezaretçi atandığı, alınması gerekli izinlerin mevcut olduğu dosya muhteviyatından ve ... kayıtlarından anlaşılmaktadır. İşletmeci ... Şirketinin sözleşmede belirtilen tarihte madencilik faaliyetine başlamadığı ve sözleşme hükümlerine uymadığı gerekçesi ile ruhsat sahibi tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak ruhsat sahibi tarafından iptal edilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış olmakla birlikte, davacının talep etmiş olduğu sigorta primlerinin yatırılması, işçi maaşları ve yemek giderleri, çalıştırılacak iş makinaları ve mazot giderlerine dair zararının hesaplanabilmesi için bu masraflara ilişkin belgelerini dosyaya kazandırması gerektiği, Karşı dava kapsamında davalı karşı davacının müspet zararın bulunup bulunmadığı ile miktarının hesaplanabilmesi için davalı karşı davacının malvarlığının borca aykırı davranış öncesindeki haliyle bu davranış sonrasındaki hali karşılaştırılarak, aradaki farkın hesaplanması dolayısıyla hem davalının defter ve kayıtlarının da dosyaya SMMM bilirkişi atanmak suretiyle hesapların smm bilirkişi tarafından incelenmesi ve müspet zararına dair belgelerin dosyaya sunulması gerektiği belirtilmiştir.Mahkememizce SMMM bilirkişiden 03/07/2025 tarihli rapor alınmış, 03/07/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davalı-karşı davacı Konya ... Şirketinin uyuşmazlık konusu dönemler için ticari defterlerini yasal süresi içerisinde onayladığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğunun tespit edildiğini, Davalı-Karşı Davacı Şirketin 2018 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre, Davacı-Karşı Davalı şirket adına 42.963,93 TL tutarında ödeme yapıldığı, Davacı-Karşı Davalı Şirketin ise 09.06.2018 tarihinde 10.620,00 TL tutarında fatura düzenlediği, ilgili hesabın 2019 ve 2020 yıllarında herhangi bir hareket göstermediği, bu kapsamda dava tarihi itibarıyla Davalı-Karşı Davacı ... Şirketi’nin, Davacı-Karşı Davalı Şirketten 32.343,93 TL tutarında alacaklı olduğu gözlemlendiğini, Davacı-Karşı Davalı Şirketin sözleşme kapsamında taahhüt ettiği cevheri süresinde ve eksiksiz şekilde teslim etmemesi nedeniyle, davalı- karşı davacı şirketin uğradığı birinci kalite cevher için kâr kaybı 27.100,47 TL olarak hesaplandığını, Davacı-Karşı Davalı Şirketin sözleşme kapsamında taahhüt ettiği cevheri süresinde ve eksiksiz şekilde teslim etmemesi nedeniyle, davalı- karşı davacı şirketin uğradığı red cevher için kâr kaybı 15.296,17 TL hesaplandığını belirtmiştir. Davalı-karşı davacı vekili 12/12/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 1.000-TL'lik Kar Kaybı talebini fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 41.396,64-TL arttırdıklarını, Davacı-Karşı Davalı Şirketin sözleşme kapsamında taahhüt ettiği cevheri süresinde ve eksiksiz şekilde teslim etmemesi nedeniyle davalı- karşı davacı müvekkil şirketin uğradığı birinci kalite cevher için kâr kaybı 27.100,47 TL, red cevher için kâr kaybı 15.296,17 TL olmak üzere toplamda 42.396,64-TL belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının, Davacı ile davalı arasında 18.04.2018 tarihinde "Taşeron Sözleşmesi" imzalandığını, davalının sözleşmeye uymaması nedeniyle zarara uğradığını, sözleşmenin 14.maddesi gereğince en geç 28.04.2018 tarihine kadar imalata başlanması gerekirken, davalı firmanın su ve elektrik vb. alt yapı imkanlarını sağlamaması, SGK'dan alınması gereken faaliyet raporunun ve gerekli izinleri geç alması nedeniyle imalata bir ay gecikmeli olarak 26.05.2018 tarihinde başlanabildiğini, davacı firma sözleşme gereğince üretim yapmak amacıyla iş makinesi, servis aracı ve ekipmanlar kiraladığını, çalıştırmak amacıyla işciler istihdam ettiğini, imalata başlanılmasındaki bu gecikmeden dolayı kiralanan makine ve ekipmanların kira bedelleri ile işçilerin maaşları ödenmek zorunda kalındığı belirterek davacının tespit edilecek zararlarının tespiti ile tazminat talebinde bulunmuştur.Davalı - karşı davacı vekili cevap ve dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme 18/04/2018 tarihli olup gerekli izinler bu tarihten çok daha öncesinde alındığını, söz konusu maden sahasının karşı tarafa işyeri teslim tutanağı ile davalı tarafından teslim edildiğini, işe başlamakta geç kalan tarafın davacı taraf olduğunu, davacı tarafın herhangi bir alacaklarının kalmadığını, davacı tarafın sözleşmenin uygulanmasında hataya düştüğünü ve sözleşmeye uygun üretim yapmayarak faturalar kestiğini belirterek asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı dava yönünden ise; karşı taraf toplamda 504,89- tonluk bir üretim yapabildiğini bu üretimin de sadece 188,20- tonu 1. kalite olarak çıkarıldığını, geri kalanı ise sözleşme uyarınca RED kalite sayıldığını, karşı tarafın gerekli kalitede ve gerekli miktarda üretimi yapmayarak davalıyı açıkça büyük bir zarara uğrattığını, bu nedenlerle şimdilik 1.000 TL alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında 18/04/2018 tarihinde taşeron sözleşmesi düzenlendiği hususunda anlaşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasında 18/04/2018 tarihinde imzalanan sözleşmenin incelenmesinde;Sözleşmenin 3. Maddesinde '' 18/04/2018 tarihinde imzalanan sözleşmenin 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacağı,''Sözleşmenin 4.maddesinde ''Rodövansçının her 30 günde ruhsat sahibine rapor vereceği ve orman izinleri dışında çalışmayacağı, civardaki hak sahiplerine zarar vermeyeceği, yapacağı madencilik faaliyetlerinde iş sağlığı ve güvenliği ve diğer kanuni yükümlülüklerin rodövansçıda olacağı, gerek işletme izin sınırı, gerekse diğer izin sınırları dışında yapılacak faaliyetler nedeni ile gündeme gelen yaptırım bedellerini rodövansçının ruhsat sahibine ödeyeceği, çalışanların ücretleri yiyecekleri ve iş makinalarının giderlerinin rodövansçının sorumluluğunda olacağı, Cevher hazırlama tesisine elektrik hattının çekilmesi elektrik faturasının ruhsat sahibi tarafından ödeneceği, ay içerisinde rodövansçıya verilen iş avanslarının hak edişten kesileceği rodövansçının 1 metre derinlik ve 3000m2 alanda yapacağı hafriyat için ruhsat sahi ödeyecektir.'' Sözleşmenin 5. maddesinde, madencilik faaliyetlerinin gerek idari gerekse mühendislik yönünden ceza ve iş güvenliği sorumluluğunun rodövansçıda olacağı, 3213 Sayılı Maden Kanununun 7.madde izinlerinin idareden alınması sorumluluğunun ruhsat sahibinde iken kanun hükümlerine uymak ve uygulanacak idari yaptırım bedellerini ödemenin rodövansçıda olacağı, Üretilecek madenin ruhsat sahibine verileceği, teslim edilecek cevherin kimyasal analizinin ne olacağı ile ilgili tarafların kabul ettiği, numunelerin cevher hazırlama stok sahasından alınıp ruhsat sahibinin analiz laboratuvarlarında değerlendirileceği ve elde edilecek Sonuçlara taraflarca uyulacağı kararlaştırılmış olmakla, sonuçların %6SiO2, %6CAO ve %Fi203 içeriğine yönelik konsantre kalite olarak 7 kategoride değerlendirilecek cevhere karşılık ton başına 95 ile 55TL/ton bedel ödeneceği sözleşmede kayıt altına alınmış, bu değerlerin dışında kalan madenin RED olarak değerlendirilip kabul edilmeyeceği ve ücret ödenmeyeceği, ancak Pazar bulur ve taraflar birlikte karar verirlerse kategori dışı madenin satılarak, devlet hakkı bedellerinin düşülmesi ile elde edilecek miktarın yarı yarıya paylaşılabileceği ve ruhsat sahibince satılabileceği, maden üretimi için ruhsat sahibi kendisi veya ikinci bir rodövansçının çalışmasına izin verebileceği, rodövansçının itiraz etmeyeceği belirtilmektedir.Sözleşmenin 7.maddesinde sözleşmenin fesih halleri;a. Rodövansçının SSK bildirim evraklarını ruhsat sahibine vermemesi,b. Maden Kanununun 7.maddesi hilafına madencilc. Patlayıcı madde izni olmadan çalışması,d. Her üç ayda bir ruhsat sahibine rapor verilmemesi,e. Maden kanunu hükümlerine uyulmaması,f. İzin sınırları dışında faaliyet gösterilmesi,g.İlgili kurumların denetimlerine yönelik uygun olmayan faaliyetlerin tespiti,Hallerinde ruhsat sahibi sözleşmeyi tek taraflı olarak FESİH hakkına sahiptir.Sözleşmenin 14.maddesinde, kanuni işlemlerin yerine getirilmesini takiben sözleşmenin imzalanmasından (18/04/2018 tarihi) itibaren 10 iş günü sonunda 28/04/2018 tarihinde üretim faaliyetine geçilmiş olacaktır.Her ne kadar davacı karşı davalı vekilince davalı tarafından gerekli izinler alınmadığından işe başlanamadığını beyan edilmiş ise de; 18/04/2018 tarihinde imzalanan rodövans sözleşmesi gereği, taraflar arasında iş yeri teslim tutanağı düzenlenmiş ve 19/04/2018 tarihinde işe başlanmasına karar verilmiştir. Sözleşme konusu maden sahasında faaliyete başlanabilmesi için Maden Kanununun 7.maddesinde zikredilen izinlerin alınması ve bu izinler akabinde de işletme izninin alınması ön koşuldur. Dosyadaki evraklar ve .../Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinden, iddia edilen gerekli izinler; 24/12/2008 tarihinde Alpu Kaymakamlığınca verilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı 15/04/2008 tarihinde Eskişehir İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce ÇED görüşü olarak çed kapsam dışı kararı verildiği, söz konusu bu izin akabinde ... tarafından işletme izni düzenlendiği anlaşılmaktadır.Her ne kadar davacı- karşı davalı vekili 1200 ton üretimin kabul edildiği, bu üretimin bedelinin tespitini talep etmiş ise de; Mahkememizce hükme esas alınan 28/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda '' İlgili maden sahası, dava konusu rodövans sözleşmesinin taraflarca imzalanmasından sonra ... denetim elemanlarınca denetlendiği ve 19/06/2018 tarihli denetim raporunun içeriğinde, ilgili sahanın;1. ÇED izninin mevcut olduğu,2. GSM izninin bulunduğu,3. Mülkiyet izninin olduğunu,4. Orman izninin olduğu ve tüm izinlerin dosyasında mevcut olduğu, yaklaşık 1200,00 ton manyezit üretimi yapılmış olup ruhsat sahası içerisinde STOK halinde görüldüğü kaydının düşüldüğü, bu kayıttan da 1200,00 ton cevher taraflar arasında 18/04/2018 tarihli sözleşme öncesi ruhsat sahibi tarafından üretildiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir. Bu nedenlerle davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı ... Tic. Ltd. Şti. 22/10/2020 tarihli dava dilekçesinde, sahada faaliyet bir ay gecikmeli 26/05/2018 tarihinde başlanabildiğini belirtmekte ise de, ... denetim elemanlarınca 08-11/06/2018 tarihinde düzenlenen denetim tutanağında, daimi nezaretçi defterinin tutulduğu ve uygun olduğu, sahada stokta 1.200,00 ton cevherin stokta bulunduğu belirtilmektedir.Yine Davacı ... Tic. Ltd. Şti. 22/10/2020 tarihli dava dilekçesinde, izinlerin alınmadığı, su ve elektrik sisteminin davalı tarafından sağlanmadığı ve sözleşmenin hükümlerine uymadığı bu nedenle zamanında faaliyete başlayamadıkları belirtmekte ise de; Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ... denetim raporunda aksi durumun gözlemlendiği, zira, davacı tarafından sahada faaliyete bir ay gecikmeli 26/05/2018 tarihinde başlanabildiğinin belirtilmesi karşısında denetimin yapıldığı 08-11/06/2018 tarihinde faaliyetin ruhsat sahibi tarafından ve kademelendirme faaliyetlerinin devam ettiği kaydedildiği, 26/05/2018 tarihi ile 08/06/2018 tarihi arasında 12 gün gibi çok kısa bir zaman dilimi olması, ve resmi belge niteliğinde olan ... denetim raporunun dikkate alınmasına Mahkememizce kanaat getirilmiştir.Davacı ... Şirketi sahada faaliyet bir ay gecikmeli 26/05/2018 tarihinde başlanabildiğini belirtmekle, ... denetim raporunda belirtilen ve sahada ruhsat sahibinin faaliyete devam etmekte olduğunun belirtilmesinden, madencilik faaliyetinin yürütülmesi için herhangi bir eksikliğin olmadığı, daimi nezaretçi atandığı, alınması gerekli izinlerin mevcut olduğu dosya muhteviyatından ve ... kayıtlarından 18/04/2018 tarihinde imzalanan sözleşmenin 14.maddesinde belirtilen “kanuni işlemlerin yerine getirilmesini takiben sözleşmenin imzalanmasından (18/04/2018 tarihi) itibaren 10 iş günü sonunda 28/04/2018 tarihinde üretim faaliyetine geçilmiş olacaktır.'' hükmünün davacı tarafından yerine getirilemediği anlaşılmaktadır.Her ne kadar davacı vekilince ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili talep edilmiş ise de; 04/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ''yapılan incelemelerden, davalı karşı davacı şirketin kendisine düzenlenen toplam 63.138,35 TL bedelli 12.10.2018 tarihli faturalara istinaden faturaların tamamın Konya . Noterliği 26.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile iade edildiği belirtilmiştir. Dolayısı ile davacının fatura kapsamında işlerin yapıldığını ispat edememesi ve faturaların iade edilmesi dikkate alınarak bu yöndeki taleplerinin de reddi gerekmiştir.Yukarıda izah edilen gerekçelerle, madencilik faaliyetinin sürdürülmesi için ruhsat sahibinin sözleşme hükümlerine uymadığı bu nedenle faaliyete başlanamadığı yönündeki davacı iddialarına itibar edilmeyerek, sözleşmenin Davalı tarafından tek taraflı iptal edilmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olmadığı, açıklanan tüm nedenlerle davacı- karşı davalının açtığı davanın, ve tüm taleplerinin (Makine nakliye bedeli makine kiralama ve bakım ücreti, şantiyeye yapılan bakım, onarım, inşaat masrafı, ödenmeyen fatura bakiyesi, üretilmiş stokta bulunan cevher bedeli) ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Karşı davacı- davalının talepleri açısından yapılan değerlendirmede; 04/07/2025 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Davalı-Karşı Davacı Konya ... Şirketinin uyuşmazlık konusu dönemler için ticari defterlerini yasal süresi içerisinde onayladığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğu tespit edildiği, Davalı-Karşı Davacı Şirketin 2018 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre, Davacı-Karşı Davalı şirket adına 42.963,93 TL tutarında ödeme yapıldığı, Davacı-Karşı Davalı Şirketin ise 09.06.2018 tarihinde 10.620,00 TL tutarında fatura düzenlediği, ilgili hesabın 2019 ve 2020 yıllarında herhangi bir hareket göstermediği, bu kapsamda dava tarihi itibarıyla Davalı-Karşı Davacı Krom Magnezit Şirketi’nin, Davacı-Karşı Davalı Şirketten 32.343,93 TL tutarında alacaklı olduğu gözlemlenmiştir. Davacı-Karşı Davalı Şirketin sözleşme kapsamında taahhüt ettiği cevheri süresinde ve eksiksiz şekilde teslim etmemesi nedeniyle, davalı- karşı davacı şirketin uğradığı birinci kalite cevher için kâr kaybı 27.100,47 TL olarak hesaplandığı, Davacı-Karşı Davalı Şirketin sözleşme kapsamında taahhüt ettiği cevheri süresinde ve eksiksiz şekilde teslim etmemesi nedeniyle, davalı- karşı davacı şirketin uğradığı red cevher için kâr kaybı 15.296,17 TL hesaplandığı belirtilmekle, bilirkişi raporu ve karşı davacının bedel artıtım dilekçesi kapsamında karı davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hükme esas alınmıştır.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Davacı- Karşı Davalının açtığı davanın REDDİNE,2-Davalı- Karşı Davacının davasının KABULÜ ile kar kaybı alacağı 32.343,93 TL ve ret cevher kar kaybı alacağı 15.296,17 TL olmak üzere toplam 47.640,10 TL'nin dava tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine,3-Asıl davada; Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78TL harcın mahsubu ile kalan 561,22 TL eksik harcın davacı - karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Karşı davada; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 47.640,10 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 3.254,30 TL nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 764,40 TL harcın mahsubu ile kalan 2.489,90 TL eksik harcın davacı - karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,5-Asıl Davada; Davacı - karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karşı Davada; Davalı - karşı davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı gideri, 1.600 TL tebligat ve posta gideri, 3.550 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 5.204,40 TL yargılama giderinin davacı - karşı davalıdan alınarak, davalı - karşı davacıya verilmesine, 7-Asıl Davada Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ( reddedilen dava değerinin 10.000 TL olduğunun kabulü ile) davalı - karşı davacı vekili için 10.000 TL nispi vekalet ücretinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine,8-Karşı Davada Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ( kabul edilen dava değerinin 47.640,10 TL olduğunun kabulü ile) davalı - karşı davacı vekili için 45.000 TL vekalet ücretinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine,9-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL yargılama giderinin, davacı - karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine, Dair, davalı- karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, davacı - karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 18/06/2026 Katip Hakim Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.