Menfi tespit davasında, icra takibini durdurmaya yönelik ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince İİK 72/3 uyarınca reddedilmesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir menfi tespit davasında, aleyhine icra takibi başlatılan davacının, borçlu olmadığını ve takibe konu alacağın hukuki dayanağı bulunmadığı gibi zamanaşımına da uğradığını, takibin devamının ise telafisi imkansız zararlar doğuracağını belirterek talep ettiği ihtiyati tedbirin reddine dair ilk derece mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından, İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin takibin durdurulmasına izin vermediği yönündeki mahkeme gerekçesinin hatalı olduğu savunularak istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1266
KARAR NO:2026/1263
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:03.04.2026 tarihli ara karar
NUMARASI:2026/279 Esas
DAVA:Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında 03.04.2026 tarihli arar kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine konu borcu doğuran bir hukuki ilişki olmadığını, müvekkili aleyhine açılan İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/337 Esas sayılı dosyasında verilen ara karar ile celbine karar verilen İstanbul Anadolu 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderildiğini ve dosya evraklarının 08.01.2025 tarihinde incelemesi ile takipten haberdar olunduğunu, takip alacaklısının hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, takipte alacağın genel kredi sözlemesinden kaynaklanan 194.643 ...'in (...) tahsilinin istenmesine rağmen müvekkilinin bir sözleşmeyi borçlu veya kefil olarak imzalamadığını, müvekkilinin asaleten veya kefaleten sorumlu olduğu miktarı gösterir ve imzasını taşıyan bir sözleşme bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, takibin ilk esas numarasının Kadıköy 3. İcra Müdürlüğünün ... sayımı dosyası olduğunu, 24 yıllık süreçte takip dosyasının her daim takipsiz bırakıldığını, 02.10.2007 tarihinde, 19.06.2012 tarihinde ve 04.12.2017 tarihlerinde olmak üzere farklı tarihlerdeki yenileme işlemi yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin İstanbul Anadolu 3.İcra Müdürlüğünün ... (Eski Kadıköy 3. İcra Müdürlüğünün ...) sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin tüketici olması, emekli maaşı dışında gelirinin bulunmaması, alacağın zamanaşımına uğraması, borcun bulunmaması ve takibin müvekkili açısından telafisi imkansız zararlara sebebiyet verilecek olması nedeniyle takip tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davanın açıldığı tüketici mahkemesinin 18.12.2025 tarih ve 2025/1261-1248 E.K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek 17.12.2025 tarihinde açılan dava dosyası ticaret mahkemesine gönderilmiştir. Davanın gönderildiği ticaret mahkemesinin 03.04.2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında verilen 03.04.2026 tarihli ara kararda; "... İİK'nun 72.maddesinde, 'İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir' şeklinde düzenleme yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı itibariyle, her ne kadar davacı tarafça dilekçe içeriğinde ilgili takibin durdurulması talep edilmişse de, takipten sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verilmesinin İİK 72/3. Madde uyarınca mümkün olmaması..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki beyanlar ve dayanak belgeler incelenmeksizin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, müvekkilinin takip dosyasında borcu bulunmadığını, davalının alacaklı olduğuna ilişkin bir belge sunmadığını, davaya dayanak Kadıköy 3. İcra Müdürlüğünün ... (yeni İstanbul Anadolu 3. İcra ...) ayılı dosyada takibe konu hak ve alacakların bulunmadığını, ayrıca aradan geçen 24 yıl boyunca müvekkili aleyhine hiç bir işlem tesis edilmemesi nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını, takibin devamının telafisi imkansız zararlar oluşturacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, 03.04.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine; istinaf başvurusu ise ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 03.04.2026 tarihli ara karara ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu ara kara karşı, davacı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 72. madde de menfi tespit ve istirdat davaları düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrasında, "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." Maddenin 3. fıkrasında ise; "...İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Talep edenin isteği icra takibi sonucu tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması istemine ilişkindir.HMK'nın 389/1.maddesi, ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir.Davacı vekili, davalı hakkında genel kredi sözleşmesindeki borç nedeniyle ilk olarak Kadıköy 3.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takibin zaman içinde yenilenerek İstanbul Anadolu 3.İcra Müdürlüğünün ... numarasını aldığı, zaman içinde alacağın takipsiz bırakılarak zamanaşımına uğradığı, borç doğuran bir belge bulunmadığı, takibin devamının telafisi güç ve imkansız zararlar oluşturacağı gerekçesiyle menfi tespit istemiş ve bu dava içinde davadan önce başlatılan takibin İİK'nın 72/3.maddesi uyarınca durdurulmasını istemiştir.Takip talebinden sonra açılan menfi tespit davasında yaklaşık ispat koşulunun sağlanması hâlinde İİK'nın 72/3. maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması talep edilebilir. Maddenin 2. fıkrasında açıkça, takipten önce açılan menfi tespitte verilebilecek tedbir çeşidi düzenlenmiş, 3.fıkrasında ise takipten sonra açılan menfi tespitte takibin tedbir yoluyla durdurulamayacağı belirtilmiştir. Dava dilekçesindeki tedbir talebi takibin durdurulması istemine ilişkindir. Takip tarihinden sonra açılan menfi tespit davasında bu şekilde bir tedbir kararı verilemeyeceği yasada düzenlenmiştir. Davacının, İİK'nın 72/3.maddesi anlamında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle İİK'nın 72/3. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulamayacağına ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, maddedeki düzenlemeye uygun şekilde yeniden ihtiyati tedbir talep edilmesi halinde, mahkemece bu talebin de yaklaşık ispat koşulları değerlendirilerek karara bağlayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu aşamada talep edilmeyen icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesi şartlarının oluşup oluşmadığının incelemesine gerek bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelememi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.07.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.