Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı araç hasarı, değer kaybı ve ikame araç bedeli tazminatı davasında tebligat ve kusur itirazları üzerine ilk derece kararını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu araçta oluşan hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeli talepleriyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi 120.000 TL hasar bedeli ile 50 TL ikame araç bedelini kısmen kabul edip değer kaybı talebini reddederken, davalı vekili istinaf başvurusunda davanın usule aykırı tebliğ edildiğini ve kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacının asli kusurlu olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 24/02/2026
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av. ....
DAVALI :
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :
VEKİLİ : Av....
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/07/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 23.09.2024 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki diğer ... adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpması neticesi meydana gelen trafik kazası sebebi ile müvekkilin aracında hasar oluştuğunu, müvekkilinin kazanın oluşumunda hiç bir kusuru olmadığını, tüm kusur karşı tarafa ait olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin aracında oluşan hasardan kaynaklı 50 TL (belirsiz alacak davası) araçta oluşan değer kaybının ve 50 TL (belirsiz alacak davası) hasar bedelinin tüm davalılardan ve tespit edilecek sorumlulardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) olay tarihinden itibaren işleyecek avans ticari faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesi ile özetle; Kazaya karışan .... plakalı araç müvekkil şirket tarafından .... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili şirket poliçe limitinin üstündeki değerlerden sorumlu olmadığını, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, tazminat bedelinde makul oranda iskonto uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE(6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince davacının talebiyle bağlı kalınarak);
(a) Davacının 23/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 120.000,00 TL hasar/onarım bedeli maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Teminat Limiti: 200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 30/07/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek AVANS faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ...'DEN (temerrüt tarihi olan 23/09/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek AVANS faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) Davacının 23/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 50,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALI ...'DEN (temerrüt tarihi olan 23/09/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(c) Davacının 23/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı değer kaybı maddi zararı olmadığından 50,00 TL üzerinden açmış olduğu davasının her bir davalı açısından AYRI AYRI REDDİNE," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zorunlu arabuluculuğu takiben açıldığını, arabuluculuk görüşmelerine vekili olarak bizzat katıldığını ve imzasının mevcut olduğunu, arabuluculuk tutanaklarında görüldüğünü, buna karşın dava dilekçesinin taraf olan müvekkiline yapıldığını, aynı adrese çıkan iki tebligattan birinde kişinin bulunmadığı ve komşusuna sorulmadığı görüldüğünü, bu sebepten taraf ve tebligatın hukuka aykırı olarak yapıldığını, kusur durumuna itiraz ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise trafik kurallarına tam uyum sağladığını, bilirkişi raporundaki kusur dağılımım gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin dosyaya uydu görüntüleri sunduklarını, bilirkişi raporunun tekrar değerlendirilmediğini, müvekkili ...'in tacir olması sıfatıyla yargılanmadığını, davada taraflardan birinin sigorta şirketi olması sebebiyle ticaret mahkemesinde görüldüğünü, gerekçede görülen müvekkilinin avans faizi ile yükümlü olmasının hukuka aykırı olduğunu, trafik kazasından kaynaklanan kusur sorumluluğunda kusurlunun tazminatının avans faizinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı, hasar ve mahrumiyet kaybına ilişkindir.
- Davalı ... vekilinin usule yönelik itirazının incelenmesinde;
Davalı tarafça arabuluculuk görüşmelerinin vekil tarafından yapıldığı tebligatın vekile yapılması gerektiği ve delillerinin toplanmadığı yönünde itirazda bulunulmuşsa da;
7201 sayılı Tebligat Kanunun 11.maddesine göre vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Diğer bir ifadeyle vekile tebligat yapılabilmesi için, vekille takip edilen bir işin olması gerekir.Bir vekilin umumi vekil olması müvekkilin talimatı olmadan bütün davaları takip etme mecburiyetini ona yüklemez. Umumi vekalet verilmesinin amacı, her dava veya işlem için yeni bir vekaletname verilme külfetinden kurtulmaktır. Sorumluluğu yüklenmek şartıyla umumi vekilin müvekkili ile temas etmeden onunla ilgili davayı takip etmesi mümkün ise de, mahkemece umumi vekil, müvekkilini temsile, müvekkil de kendisini vekille temsil ettirmeye zorlanamaz.itiraz yersizdir .Nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/29582 esas 2019/3147 karar sayılı ilamı
Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2016 tarih ve 2014/2-695 esas ve 2016/522 karar sayılı ilamı ile de tarafların ancak dilekçelerinde gösterdikleri delillerin toplanacağı, delil bildiriminin dilekçeler teatisi aşamasının sonuna kadar yapılması gerektiği ve cevap sunmayan tarafın delil bildiremeyeceği kararlaştırılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, taraflar dava veya cevap dilekçelerinde (HMK m. 119/1-e-f, HMK m. 129/1-e-f) iddiasının/savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini açıkça göstermek zorunda olduğu hükmü bulunmaktadır.
Dosya kapsamından davalının, kendisine şerhli ve ihtaratlı olarak dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme zaptı tebliğ edilmiş olmasına karşın herhangi bir cevap ve tanık dilekçesi sunmadığı, böylelikle açıkça tanık deliline dayanmadığının anlaşıldığı, açıkça tanık deliline dayanmayan tarafın tanıklarının dinlenmeyeceği, dinlense bile dinlenen bu tanıkların ilk derece mahkemesince hükme esas alınmasının mümkün olmadığından, davalının buna yönelik itirazının yerinde olmadığı görülmüştür.
- Davalı ... vekilinin kusura yönelik itirazının incelenmesinde;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Bu itibarla, Mahkemece benimsenen ayrıntılı, gerekçeli, oluşa uygun kusur raporu ile kaza sonrası düzenlenen tespit tutanağının uyumlu olduğu anlaşılmakla kusur itirazının reddine karar verilmiştir.
- Davalı ... vekilinin hasar bedeline yönelik itirazının incelenmesinde;
Davalı gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir.
(Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/9274 E 2017/3378K sayılı ilamı)
- Davalı ... vekilinin faiz türüne yönelik itirazının incelenmesinde;
Kazaya karışan araç dava dışı şirket adına kayıtlı olmasına göre avans faizine karar verilmesi yerindedir. İtirazlar yersizdir.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı ...'den alınması gereken 8.200,62 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 2.050,00 TL nin mahsubu ile bakiye 6.150,62 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.
09/07/2026
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.