Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu: İmar planı değişikliği iptali davasında askı itirazı sonrası süre aşımı ve 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında dava açma süresinin ihya edilip edilemeyeceği sorunu.
Özet: Bu hukuki evrak, Bursa Büyükşehir Belediyesinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesine dair Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararının temyiz yoluyla incelenmesi sürecini ele almaktadır. Dava, askıya çıkarılan plana yapılan itirazın idarece 30 gün içinde yanıtlanmaması üzerine ortaya çıkan dava açma süresi hesaplamasına, özellikle de itirazın reddine ilişkin sonradan yapılan idari işlemin süre aşımına uğramış dava açma hakkını canlandırıp canlandırmayacağı meselesine odaklanmış olup, alt mahkemeler davanın süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine hükmetmiştir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2474 E.  ,  2025/439 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2474
Karar No : 2025/439
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :1- ... 2- ... ... 13- ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Yıldırım ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, 05/05/2022-03/06/2022 tarihleri arasında askıya çıkarılan dava konusu plan değişikliğine davacılar tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden dava açma süresinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği, askı süresinin son günü olan 03/06/2022 tarihini takip eden 30 gün içerisinde 03/07/2022 tarihinde davalı idarece cevap verilmeyerek itirazların reddedildiği, bu tarihi takip eden 60 gün içinde en son 01/09/2022 tarihine kadar açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 05/09/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği, öte yandan, dava açıldıktan sonra, plana askıda yapılan itirazların reddine ilişkin olarak tesis edilen Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı işleminin dava açma süresini ihya etmeyeceği, zira 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddesinde, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hükmün bulunmadığı, dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılmasının mümkün olmadığı, nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarih ve E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçeleriyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E;..., K... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 05/03/2024 tarih ve E:2023/7665, K:2024/1534 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde 60 gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar 60 gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanun'la 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle 30 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmünün getirildiği, 2577 sayılı Kanun'da yer alan kuralların idari usulü belirleyen kurallar olmadığı, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallar olduğu, yargılama usulünde, 2577 sayılı Kanun'un 10, 11, 12, 13. maddelerinde düzenlenen ve dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan, dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren idari başvuru yollarının bulunduğu, bu kapsamda yapılacak başvuruların dava açma süresini etkilediği, belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlattığı,
İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesinin hukuki güvenlik ilkesinin gereği olduğu,
Anayasa'nın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanmasının amaçlandığı, Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesinin, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmaması gerektiği,
Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesinin zorunlu olduğu, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınan 60 gün olan zımni ret sürelerinin 08/07/2021 tarih ve 7331 sayılı Kanun değişikliği ile 30 gün olarak değiştirildiği, son derece dağınık mevzuat karşısında idari işlemlerde kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama hürriyetinin etkin biçimde kullanılabilmesi açısından önemi nedeniyle Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında, itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun belirtilmesi gerektiği, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde zımni ret süresinin, ilgililerce de bilindiği kabul edilen uzunca süre yürürlükte olan 60 gün olarak uygulanması suretiyle hesaplanması gerektiği,
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından plana askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerektiği, bu durumda askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtilmediği için zımni ret süresi ilgililerce bilindiği kabul edilen 60 gün olarak uygulandığında; son askı tarihi olan 03/06/2022 tarihini takip eden 60 günün sonu olan 02/08/2022 tarihinde itirazın zımnen reddedilmiş sayılacağı, zımni ret cevabını takip eden 60 gün içerisinde de dava açılması gerektiği, buna göre dava açma süresinin son gününün 03/10/2022 tarihi olduğu, 05/09/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E;..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; Resmî Gazete Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 7. maddesinde, "Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler ile diğer düzenlemeler, ayrıca bir yürürlük tarihi belirtilmemiş ise Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girer." düzenlemesine yer verildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hüküm altına alınmış iken, 7331 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile bu 60 günlük sürenin 30 güne indirildiği, bu Kanun'un 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve anılan maddenin aynı tarihte yürürlüğe girdiği,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 10. maddesinde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 10 uncu, 11 inci ve 13 üncü maddeler uyarınca idareye yapılmış başvurular bakımından, belirtilen maddelerde bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki süreler uygulanır." hükmüne yer verildiği,
7331 Sayılı Kanun'un genel gerekçesinin İdari Yargılama Hukukunu ilgilendiren bölümünde, "....Öte yandan, yeni hükümet sisteminde yürütme erkinin teşkilatlanması ve karar alma süreçlerinin hızlanması ile teknik ve ekonomik imkânların gelişmesinin bir sonucu olarak idare, hizmet sunumunda daha etkin ve hızlı bir konuma gelmiştir. Bu ilerlemenin sonuçlarının doğrudan hissedilebilir kılınması ve birey odaklı yönetim anlayışının kuvvetlendirilmesi amacıyla, İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca idareye yapılan başvurular bakımından cevap verme süresi kısaltılmakta, vatandaşların hukuki durumlarının bir an evvel belirgin hale gelmesi ve mahkemeye erişim hakkının güçlendirilmesi sağlanmaktadır." ifadesine yer verildiği,
2577 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki idari bir işleme ilgililerce yapılacak itirazların 30 gün içinde cevaplandırılmaması halinde reddedilmiş sayılacağına ilişkin hükmün amacının idarenin cevap vermeyerek ya da işlem tesis etmeyerek belirsiz bir sürede ve bazen keyfîliğe varacak şekilde tek taraflı iradesi ile dava açma hakkının kısıtlanmasının önüne geçmek olduğu,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40. maddesinin 2. fıkrasında, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunun hükme bağlandığı,
İdari işlemlere karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle işlemlere karşı hangi mercilere ve ne kadar sürede başvurulabileceğinin idarelerce işlemde belirtilmesinin hukuk güvenlik ilkesinin gereği olduğu, yukarıda belirtilen Anayasa hükmü ile de bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanmasının amaçlandığı, idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirildiği,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi ile 11. maddesinde, idari makamlara ve/veya üst makamlara yapılan idarî başvurulara süresi içerisinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı belirtilerek, zımni ret işlemleri üzerine açılacak davalarda, dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağı ve nasıl hesaplanacağının düzenlendiği,
Bu durumda, idari davaya konu olabilecek bir başvurunun, idari makamlarca zımnen reddinin yargı merciince kabul edilmesi halinde, zımnen redde ilişkin özel bir süre söz konusu olamayacağından, genel sürenin uygulanması gerektiği, bu kapsamda 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde belirlenen sürenin özel bir süre olmayıp genel süre niteliğinde olduğu, öte yandan kanunların ayrıca bir yürürlük tarihi belirtilmemiş ise Resmi Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe gireceği, 7331 sayılı Kanun'un 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, (2. maddesinin) aynı tarihte yürürlüğe girdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, 7331 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 30 gün olarak düzenlenen zımni ret süresinin, Anayasa'nın 40. madde hükmü uyarınca bu hususun askı tutanağında açıklanmaması halinde, ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel zımni ret süresi olan 60 gün olarak uygulanmasının, kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına ve sonu belli olmayan bir sürece neden olacağı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, uyuşmazlıkta zımni ret sürelerinin, plana itiraz edildiği tarihten itibaren başlayacağı, buna göre hesaplanan zımni ret süreleri adli tatilde dolduğundan dava açma süresinin 07/09/2022 tarihine uzadığı, 05/09/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile ısrar kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen ısrar kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 05/03/2024 tarih ve E:2023/7665, K:2024/1534 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.