Yargıtay, kaçakçılık suçunda mahkûmiyet hükmündeki mükerrirlere özgü infaz rejimi ve vekalet ücreti hatalarını düzelterek onadı.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz talebini reddederken, katılan Gümrük İdaresi ve sanığın temyizleri üzerine yapılan incelemede, sanık hakkında hükmedilen hapis ve adli para cezalarında tekerrür hükümlerinin adli para cezasına uygulanamayacağı ile katılan kurum lehine hatalı vekalet ücretine hükmedildiği tespit etmiştir; bu usul hataları, yeniden yargılamaya gerek duyulmaksızın Yargıtay tarafından düzeltilerek ilk derece mahkemesi hükmü onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         2022/13372 E.  ,  2026/3960 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1376 E. 2021/777 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi Bakanlığı vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekili ve Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz talebinin vekâlet ücretine hasredildiği belirlenerek, yalnızca vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın kamu zararını gidermek için süre istediği ve verilen süre içerisinde ödediği, ancak gümrüklenmiş değeri ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın bu hususta maddi gücünün bulunmadığının ve indirim oranı hususunda yanıltılmış sayılamayacağının kabulü gerektiği, ve sanığın bu hususta temyiz talebinin bulunmadığı cihetiyle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında hem hapis, hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre katılan kurum lehine 4.080,00- TL vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün tekerrüre ilişkin bendinde yer alan "cezasının" ifadesinin çıkarılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi, katılan kurum lehine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesine ilişkin bendin çıkartılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... İdaresine verilmesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.