Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, mirasçılar arasında vasiyetnamenin tenkisi davasında, hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacılar vekilinin, miras bırakanın vasiyetnameyle saklı payları zedelediği ve vasiyetnamenin davalı baskısıyla yapıldığı iddiasıyla açtığı tenkis davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davanın vasiyetnamenin iptal sebeplerinin ve saklı pay ihlalinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir; davacıların temyiz başvurusunda, sürenin Yargıtay onama ilamının kesinleşme tarihinden itibaren başlaması gerektiğini savunmalarına rağmen, Yargıtay temyiz incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğuna hükmederek onama kararı vermiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1335 E., 2025/1329 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/55 E., 2023/133 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalıların kardeş olup ortak murisleri ...’ın 10.07.2015 tarihinde öldüğünü, davalı ...'ın murisle birlikte yaşarken kendisini baskı altına almak suretiyle dava konusu vasiyetnamenin düzenlenmesini sağladığını, vasiyetnamenin açılıp okunduğunu ve 27.04.2021 tarihinde kesinleşmesi ile davacılar tarafından öğrenildiğini, vasiyetname ile davacıların saklı paylarının zedelediğini ileri sürerek, tenkis talebinde bulunmuştur.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacıların vasiyetnameyi, iptal sebeplerini ve saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarih ile iş bu davanın açıldığı tarih arasında bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde:1. Müvekkilleri şehir-ülke dışında yaşarken davalı ...’ın murisi baskı altına almak suretiyle dava konusu vasiyetnamesinin düzenlenmesini sağladığını,2.Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın Yargıtay’ın onama ilâmı doğrultusunda kesinleştiğini, kesinleşme şerhinin 12.07.2021 tarihinde dosyaya eklendiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin söz konusu Yargıtay ilâmının kesinleşme tarihi olan 27.04.2021 olduğunu, bu nedenle hak düşürücü süre dolmadan dava açtıklarını, ilâmın kesinleşmesi ile iptal sebeplerinin öğrenildiğini belirterek temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.