Çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen beraat hükmüne Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma itirazının 9. Ceza Dairesince reddedilerek Ceza Genel Kuruluna sevk edilip, mağdur beyanlarının desteklediği kanaatiyle karşı oy bildirilmesi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, çocuğun cinsel istismarı suçundan beraat eden sanık hakkındaki ilk derece mahkemesi ile istinaf ve Daire tarafından verilen onama kararlarının bozulması ve sanığın cezalandırılması talebiyle itirazda bulunmuş; ancak Daire, daha önceki onama kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, mağdurun tutarlı ve tanık beyanlarıyla desteklenen ifadelerine rağmen sanığın beraatinin yerinde olmadığını savunan karşı oya rağmen, Başsavcılığın itirazını oy çokluğuyla reddetmiş ve itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından incelenmesi için dava dosyasını ilgili kurula göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/188 E., 2019/1264 K.SUÇ : Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : BozmaİTİRAZA KONU KARAR : OnamaİTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıYargıtay 9. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2021/13278 Esas, 2025/6820 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2025 tarihli ve 14-2020/33391 sayılı itirazı üzerine dava dosyası 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderildiği, her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazında sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karar yönünden görüş bildirilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince anılan suçtan verilen karara yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karar verildiği, bu ek kararın da temyiz edilmediği ve bu suçtan verilen kararın kesinleştiği anlaşılmakla, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİÖzetle, sanığın atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasının gerektiğine, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın bozulmasına ilişkindir.II. GEREKÇE Dairemizin 22.09.2025 tarihli ve 2021/13278 Esas, 2025/6820 Karar sayılı onama ilamı içeriği itibariyle usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE,2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 22.09.2025 tarihli ve 2021/13278 Esas, 2025/6820 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İntikal tarihinde mağdurun arkadaşı tanık ... mağdurun annesini telefonla arayarak, mağdurun okul servis şoförü olan sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığını ancak ailesine anlatmaktan çekindiğini kendisine söylediğini bildirmiş, mağdurun annesi katılan ... mağdur ile konuştuğunda mağdur da olayı doğrulayarak sanık tarafından cinsel istismara uğradığını beyan etmesi üzerine olay adli mercilere intikal etmiştir. İntikal şekli doğal ve benzer olaylarda olduğu gibidir. Zira cinsel istismar mağduru çocuklar olayı genellikle ilk olarak güvendikleri bir kişiye (ebeveynlerine, aile büyüklerine, arkadaşlarına, ya da öğretmenlerine) anlatmaktadırlar. Mağdur olayı adli sürecin tüm aşamalarında aynı şekilde anlatarak normalde okul servisinden en son inen öğrenci olmadığını ancak birkaç defa servisten en son kendisinin indiğini, ilk olayda servisten en son ineceği sırada sanığın yanaklarından tutarak burnundan öptüğünü, ikinci olayın yarı yıl karne gününde olduğunu, o gün sanığın serviste en sona kendisini bıraktığını, farklı yerlerden götürdüğünü ve tam ineceği sırada kendine doğru çekerek dudağından öptüğünü, son olayda ise 15.02.2016 günü yine servisten en son ineceği sırada çenesinden tutup burnundan öptüğünü beyan etmiştir. Sanık suçlamayı kabul etmemiş, mağduru hiçbir zaman servisten en son indirmediğini, mağdurla bir husumetleri olmadığını beyan etmiştir. Mağdurla aynı servisi kullanan öğrencilerden bir kısmı tanık olarak dinlenmiş, tanık ... servisten en son kendisinin indiğini ancak bazı günler mağdurun kendisinden sonraya kalıp kalmadığını hatırlamadığını beyan etmiş, tanık ... ise mağdurun normalde serviste kendisinden önce indiğini ancak birkaç defa teyzesine yada bir akrabasına gitmek için kendisinden sonraya kaldığını, mağduru okulda ağlarken gördüğünü beyan etmiştir. Tanık .. mağdurun sınıf öğretmeni olduğunu, olay günü mağdurun ağladığını gördüğünü, ne olduğunu sorduğunda anlatmak istemediğini, yanındaki arkadaşının mağdurun serviste tacize uğradığını söylediğini bildirmiştir. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ile mağdur arasında asılsız suç isnadına neden olabilecek bir husumet bulunmaması, mağdurun olayları aşamalarda tutarlı şekilde ve aynı olay örgüsü ile anlatması, beyanlarında çelişki olmaması, sanığın mağduru hiçbir zaman serviste en son bırakmadığını beyan etmesine rağmen tanık ...'in beyanının bu hususta sanığı değil mağduru doğrulaması, son olaydan sonra mağdurun sınıf öğretmeni olan tanık ... tarafından ağlar vaziyette görülmesi ve ne olduğunu sorduğunda mağdurun yanındaki arkadaşının mağdurun serviste tacize uğradığını söylemesi karşısında mağdurun samimi, tutarlı ve tanık ifadeleriyle desteklenen beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olduğu ve itirazın kabulü ile beraat hükmünün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.