Sendika genel merkez yönetim kurulunun şube yöneticisine gerçeğe aykırı beyan iddiasıyla verdiği yöneticilikten uzaklaştırma cezasının ölçülülük ilkesi ve tüzük aykırılığı nedeniyle iptaline ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir sendika yöneticisi, disiplin soruşturmasında gerçeğe aykırı beyan iddiasıyla "ilk olağan genel kurula kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma" cezası almasının ardından bu kararın iptali için dava açmış; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, cezanın isnat edilen eylemlere uygun düşmediğini, orantısız olduğunu ve sendika tüzüğündeki azami bir yıllık süreyi aşarak hukuka aykırı olduğunu belirterek disiplin kararını iptal etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/75 E., 2026/294 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş MahkemesiSAYISI : 2025/183 E., 2025/534 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... (... ... Sendikası) Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulu tarafından müvekkili ile ilgili disiplin soruşturması başlatıldığını, söz konusu disiplin soruşturması ile davacıya gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesi ile "ilk olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma" cezası verildiğini, ayrıca diğer beş Şube Yönetim Kurulu üyesi ve iki ilçe temsilcisine de benzer cezalar verilerek Şubenin bertaraf edildiğini, davanın konusunun "gerçeğe aykırı beyan" iddiasıyla verilen "ilk olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma" cezası olduğunu, davacıya disiplin soruşturması esnasında; "Türkiye Buluşmasına Şube Yönetiminden .. ve .. yerine katılan biri oldu mu?" diye sorulduğunu, davacının hatırladığı kadarı ile cevap verdiğini, davacıya doğrudan katılmayanlar yerine ..'nin katılıp katılmadığının sorulmadığını, sorulan sorunun yanıltıcı olduğunu, ..'nin .. İlçe Temsilci Yardımcısı olduğunu, davacının adı geçen organizasyona başkalarının katılımının sağlanmasını engelleme gibi bir görevi bulunmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, Disiplin Kurulları Yönetmeliği’nde belirtilen disiplin cezasından daha ağır bir ceza verildiğini, Tüzük hükmü ile Yönetmelik hükmünün çeliştiğini ileri sürerek davalı Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunun 23.05.2025 tarih ve 304 sayılı karar sayılı kararı ile davacı hakkında verilen ilk olağan genel kurula kadar görevden uzaklaştırma kararının iptalini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sendika Genel Merkezi tarafından düzenlenecek programa şubelerce bildirilen katılımcılar haricinde başka katılımcı ve misafir kabul edilmeyeceğinin bildirildiğini, söz konusu programa ilişkin olarak Sendikanın .. . No.lu Şubesi adına yapılan otel konaklama kartı örneklerinin incelenmesinde; katılacağı bildirilen isimlerin dışında isimler yazılarak kendilerine ait olmayan imza ile imzalandığı hususunun Sendika Genel Merkez Disiplin Kurulu tarafından sabit görüldüğünü, konu hakkında yapılan soruşturmada davacının gerçeğe aykırı beyanlarının olduğunun tespit edildiğini, dava konusu disiplin cezasının davacıya gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu için verildiğini, davacının Genel Merkeze muhalif olduğundan dolayı cezalandırıldığı iddiasının kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 23.05.2025 tarihli ve 304 sayılı kararının davacıya tebliğ edildiği tarihe göre davanın 1 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacının ilk olağan genel kurula kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezası kararındaki Disiplin Kurulu maddelerinin isnat edilen eylemlere uygun düşmediği ve söz konusu cezanın “ölçülülük” ilkesine uygun olmadığı, Sendika Tüzüğü'ne göre şube yöneticiliğinden geçici uzaklaştırma cezasının en fazla bir yıl süreli olabileceği, ilk olağan genel kurulun yapılacağı tarihe göre davacıya verilen cezanın süresinin bir yılı aştığı, davacı hakkında verilen ve bir yılın üstünde olan disiplin cezasının Sendika Tüzüğü hükümlerine aykırı olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddia edilen eylemi neticesinde dava konusu karar ile bir sonraki olağan genel kuruluna kadar yöneticilikten uzaklaştırma cezası verilmesinin ölçülü olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Yönetim Kurulu kararı iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.