Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen beraat kararını eksik araştırma ve vekalet ücreti eksikliği nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen beraat kararının, sanığın örgüt içi bağlantılarını ortaya koyabilecek emniyet mahrem yapılanması tespit raporları, veri analizleri, HTS ve baz sinyal kayıtları ile ilgili tanık beyanlarının eksik araştırılması, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankası sorgulaması yapılmaması ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için gerekli soruşturma adımlarının tamamlanmaması nedeniyle usulen bozulmasına; ayrıca beraat eden sanık lehine hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de bozma sebebi sayılmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/841 E., 2025/1279 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2024/163 E., 2025/143 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır.HÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, sanık hakkında dosyada mevcut emniyet mahrem bağlı tespit raporunda sanıkla birlikte aynı zümre başkanı ve öğretmene bağlı olduğu değerlendirilen polis memurları ile birlikte emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri grup analiz raporunun (v-GAR) ilgili kolluk biriminden temin edilerek farklı yıllara ait dosyaların tümünde aynı zümre başkanı ve öğretmene bağlı olduğu değerlendirilen başka polis memurlarının tüm aşama beyanlarının dosyaya temini ve gerektiğinde mahkeme huzurunda veya SEGBİS yoluyla tanık olarak dinlenmeleri, HTS ve baz sinyal kayıtlarının getirtilerek sanık ile bahse konu kişilerin görüşme ve bir araya gelme durumlarının tespiti yönünden inceleme yapılması, gerekli görülmesi halinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2. Kabul ve uygulamaya göre;Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde ki; "Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." düzenleme uyarınca sanık yararına, Hazine aleyhine, sanık müdafiine ödenen zorunlu müdafiilik ücreti mahsup edilmek suretiyle maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.