Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı için sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı tarafın 11/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı aracın tam kusurlu olarak neden olduğu maddi hasarlı kaza sonucu kendi aracında oluşan değer kaybı için açtığı maddi tazminat davasına ilişkindir; davacı, başlangıçta talep ettiği 10 TLlik bedeli bilirkişi raporları ve önceki ödemenin mahsubu sonrası 4.914 TLye yükseltmiş olup kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi talep ederken, davalı sigorta şirketi ise yetki itirazında bulunmuş, zamanaşımı savunması yapmış ve davacıya daha önce 1.086 TL değer kaybı ile 3.900 TL onarım bedeli ödediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/199 Esas - 2026/191 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/199
KARAR NO : 2026/191
...
DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2026
G.K. YAZIM TARİHİ : 13/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan; Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; 11/03/2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca davalı sigorta şirketinde .... numaralı Zorunlu Trafik Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında teminat altında olan ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; bu kazanın sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağından, eksper raporundan ve SBM kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu; müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının Mahkemece gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacağı; ilgili aracın kaza tarihini kapsar şekilde .... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketinin teminatı kapsamında olduğu; davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya istinaden müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince herhangi bir ödeme gerçekleşmediği; akabinde dava şartı arabuluculuk kurumuna başvurulduğu, ancak.... numaralı başvurusundan yine anlaşma sağlanamadığı beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00.-TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 08/10/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; dava dosyasına sunulan bilirkişi raporundaki aleyhe hususların kabul edilmediği; Sayın bilirkişi tarafından 11/03/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu toplam değer kaybı bedelinin 6.000,00.-TL olduğu, 1.086,00.-TL ödemenin mahsubu akabinde bakiye değer kaybı bedelinin 4.914,00.-TL olduğunun hesaplandığı; talebin ıslah yoluyla değil HMK 107/2. maddesi uyarınca artırıldığı beyan edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
II) CEVAP :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; HMK 6/1. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, müvekkili şirketin muamele merkezinin İstanbul adresinde bulunduğundan yetkili mahkemenin ...Mahkemeleri olduğu ve yetki itirazında bulunulduğu; kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal hakların kullanılması gerektiği, kazanın 11/03/2022 tarihinde gerçekleştiği ve zamanaşımının dolduğu, bu nedenle davanın reddinin gerektiği; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığı; davacının aracında 1.086,00.-TL değer kaybı hesaplandığı ve bu tutarın 19/10/2023 tarihinde davacı vekiline ödendiği; ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirket tarafından başvuranın aracının onarımı için toplam 3.900,00.-TL maddi hasar ödemesi yapıldığı; sigortalı aracın hususi bir araç olması sebebiyle avans faizi talebinin reddi gerektiği; beyan edilmiş olup; öncelikle davanın usulden reddine; Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline; karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Son Tutanağı.
11/03/2022 Tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı.
... A.Ş. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi.
.... 10/08/2022 Tarihli Oto Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporu, .
15/08/2022 ve 19/10/2023 Tarihli Banka Para Transfer Dekontları.
Hasarlı Araç Fotoğrafları.
Araç Ruhsatı ve Sürücü Belgesi Suretleri.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Hasar Bilgisi Kayıtları.
Prof. Dr. ... Tarafından Düzenlenen 30/08/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu.
Prof. Dr. ... Tarafından Düzenlenen 01/03/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu.
Makine Mühendisi Serhat ÜNAL Tarafından Düzenlenen 15/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... A.Ş.'ye ("davalı sigorta şirketi" olarak anılacaktır) yönelik açılan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında; "kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu ve davalı şirket tarafından davacı tarafa kaza sonrası 3.900,00.-TL hasar ve 1.086,00.-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı" hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 11/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacının aracında değer kaybı meydana gelmiş olup olmadığı; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalının işbu maddi tazminat kaleminden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında yetki itirazında bulunulduğu, tahkim itirazında bulunulmadığı anlaşılmakla, Mahkememizin 16/07/2024 tarihli duruşmasında, dava konusu trafik kazasının Ankara ili sınırları dahilinde meydana geldiği anlaşıldığından ve HMK.'nın 16. maddesi uyarınca Mahkememizin yetkili bulunduğu gerekçeleriyle yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
c) Haksız Fiilden Doğan Sorumlulukta Mevzuatın İrdelenmesi :
Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve Kusurun İspatı" başlıklı 50. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın Belirlenmesini Düzenleyen 51. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
(2) Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın İndirilmesini Düzenleyen 52. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
(2) Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişkiyi Düzenleyen 61. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta İç İlişkiyi Düzenleyen 62. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.
(2) Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur."
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı 99. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
(2) Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz işgünü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder.
(3) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar 108.000.000.- lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar."
d) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Hukuki Nitelendirmesi:
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları güvence altına alan temel bir sigorta türüdür. Bu sigortanın hukuki çerçevesi; başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) olmak üzere ilgili mevzuatla detaylı bir şekilde çizilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; hukuki niteliği itibariyle bir sorumluluk sigortasıdır ve sigorta ettirenin, bir haksız fiil sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu sorumluluğun temeli, araç işleteninin kusursuz sorumluluğudur (KTK 85. maddesi); amacı ise, kusurlu sürücünün mali gücünün yetersiz kalması halinde dahi, kazada zarar gören üçüncü kişilerin mağduriyetini önlemektir.
İşbu sigortanın yaptırılması zorunluluğu, 2918 Sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 91/1. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." amir hükmü düzenlenmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, bir kaza durumunda sigortalı aracın sürücüsünün hukuki sorumluluğu çerçevesinde, karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın kapsamında değildir. Sigortanın kapsamı ve teminat limitleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile detaylandırılır.
Bu kapsamda; kaza sonucunda diğer araçlarda veya üçüncü kişilere ait eşyada meydana gelen hasarlar (onarım bedeli, değer kaybı vb.); yaralanan kişilerin, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, tedavi masrafları (KTK m. 98 uyarınca Bu teminat, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olan ve Kurum tarafından karşılanan tedavi giderlerini de kapsamaktadır); sürekli sakatlık durumunda kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını karşılamak üzere maluliyet oranına göre belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı; bir kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, ölen kişinin desteğinden mahrum kalan yakınlarına (mirasçılarına) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, kural olarak manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Sigorta Genel Şartlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla zarar görenler; manevi tazminat taleplerini doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve işletenine karşı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca açacakları dava ile ileri sürmek zorundadırlar.
Zarar görenler, tazminatlarını sigorta poliçesinde belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan talep edebilirler. Sigorta şirketi; hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, haklı bir gerekçesi olmaksızın ödemeyi yapmazsa temerrüde düşmüş sayılır.
İşbu maddi tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri; KTK'nın 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, maddi ve bedensel zararlara ilişkin talepler; zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olması halinde, işbu zamanaşımı süresi, tazminat talepleri için de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçlarında ceza zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçlarında ise 15 yıl olduğundan, yaralanmalı kazalarda sigortaya başvuru süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzayabilmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sisteminin en önemli sosyal tamamlayıcı unsurlarından biri Güvence Hesabı'dır. Hesabın görev ve yetkileri KTK m. 108 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'te düzenlenmiştir. Güvence Hesabı, aşağıdaki durumlarda devreye girerek yalnızca bedensel zararları (sakatlanma ve ölüm tazminatları ile tedavi giderleri) karşılar:
Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi (vurup kaçma).
Kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması.
Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası.
Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışması ve işletenin sorumlu tutulamaması.
e) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, 11/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta oluşan bakiye değer kaybı bedelinin tespiti ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; müvekkili şirketin poliçe limitleri dahilinde davacıya hasar ve değer kaybı ödemelerini gerçekleştirdiği; davacının bakiye bir alacağı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi :
i. Prof. Dr. ... Tarafından Düzenlenen 30/08/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; 11/03/2022 tarihinde meydana gelen kazada, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 53/1-a kuralını ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu bulunduğu; ... plakalı araç sürücüsünün kural ihlali görülmediğinden üzerine kusur izafe edilemeyeceği hususları rapor edilmiştir.
Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde; kök rapor kapsamında yapılan kusur değerlendirmelerinin ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmadığının anlaşılması nedeniyle kusur durumunun değerlendirilmesi hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla yeni bir bilirkişiden rapor alınması cihetine gidilmiştir.
ii. Makine Mühendisi ... Tarafından Düzenlenen 15/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; 11/03/2022 tarihinde meydana gelen kazada, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a, 53/1-a maddelerine aykırı hareketi ile tam kusurlu olduğu; davacı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu hususları rapor edilmiştir.
Bahse konu bilirkişi raporuna yönelik taraflar tarafından itirazda bulunulmamıştır.
iii. Kusur Durumu ve Oranlarının Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme:
Dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, tarafların beyanları, dava öncesi ödeme kayıtları ve her iki bilirkişi raporunun bir bütün olarak incelenmesi neticesinde; dosya münderecatından anlaşıldığı üzere kazanın; ... plakalı davalı araç sürücüsü ...seyir halindeyken, sağa dönüş yapmak amacıyla manevra yapması, ancak bu manevrayı dönüşe ayrılmış en sağ şerit yerine orta şeritten başlatması neticesinde, kendi şeridinde (sağ şeritte) nizami bir şekilde seyreden davacı ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-a bendinde belirtildiği üzere sağa dönecek olan sürücüler; sağa dönüş işaretini vermeye, sağ şeride veya dönüşe ayrılmış şeride girmeye, hızını azaltmaya, dar bir kavisle dönmeye... zorundadırlar. Davalı araç sürücüsü her ne kadar sağa dönüş sinyali vermiş ise de;, trafik kurallarında "sinyal vermenin" sürücüye mutlak bir geçiş veya manevra üstünlüğü sağlamakta olmaması; sürücünün, dönüş manevrasına başlamadan önce uygun şeride (en sağ şerit) güvenli bir mesafede geçmek ve sağından veya arkasından gelen araçların seyrini tehlikeye düşürmemekle mükellef olması hususları dikkate alındığında; davalı sürücünün sağ şeridi kontrol etmeden, kör noktasına dikkat etmeden ve dönüş manevrası için uygun pozisyonu almadan aniden dönüş yapması neticesinde asli kusurlu hale geldiği anlaşılmıştır.
Davacı araç sürücüsü ...'ın, kaza esnasında kendi nizami şeridi olan sağ şeritte seyretmekte olduğu; Karayolları Trafik Kanunu uyarınca şerit ihlali yapmayan, hız sınırlarına uyduğu anlaşılan ve yol hakkı kendisinde olan sürücünün, solundaki orta şeritten aniden önüne kırılarak dönüş yapmaya çalışan bir araca karşı alabileceği etkili bir fiziki tedbir (fren veya manevra mesafesi) bulunmadığı anlaşılmıştır. Meydana gelen kazada illiyet bağını kesecek veya davacıya atfedilebilecek herhangi bir kural ihlali, dikkatsizlik veya tedbirsizlik tespit edilememiştir.
Fiziki hasar fotoğrafları üzerinden araçların çarpışma açıları incelendiğinde, davacı aracının (...) kendi şeridinde düz bir hatta ilerlediği, davalı aracının (...) ise açılı bir şekilde (sağa doğru kavis çizerek) diğer aracın seyir çizgisine tecavüz ettiği kaza tespit tutanağındaki krokilerle de örtüşmektedir. Araçların hasar alan bölgelerinin (davacı aracının sol veya sol ön kısımları ile davalı aracının sağ veya sağ ön/yan kısımları), "önüne kırma" ve "şerit tecavüzü" şeklindeki haksız fiilin maddi ispatı olduğu anlaşılmıştır.
Neticeten; yukarıda açıklanan hukuki ve maddi gerekçeler doğrultusunda; dava konusu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-a, 52/1-a ve 46. maddelerini ihlal ettiği sabit olduğundan %100 oranın kusurlu olduğu; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise nizami seyrini sürdürdüğü ve kazayı önleme imkanının bulunmadığı anlaşıldığından kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Değer Kaybı Zararının Değerlendirilmesi :
i. Prof. Dr. ... Tarafından Düzenlenen 30/08/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davaya konu araçta Yargıtay tarafından benimsenmiş nispi hesap metodu kullanılarak yapılan hesaplamada 24.666,67.-TL değer kaybı oluşabileceği; hususları rapor edilmiştir.
30/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna davacı tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 09/09/2024 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "Müvekkil şirket, davacının tüm zararını gidermiştir. Haksız davanın reddi gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybı hesabı hatalıdır. Bilirkişi raporunda değer kaybı, aracın güncel kasko değeri üzerinden hesaplanmıştır. Ayrıca tespit edilen değer kaybı tutarı, kaza tarihine değil raporun yazıldığı tarihe aittir. Onarım bedeli 3.900,00 TL olan aracın 24.666,67 TL değer kaybına uğraması mümkün değildir." beyanlarıyla itiraz edilmiş; Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde; davalı vekili tarafından "değer kaybı hesabı yönünden" sunulan itiraz beyanlarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve cevaplandırılması gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.
ii. Prof. Dr. ... Tarafından Düzenlenen 01/03/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu :
Anılan ek rapor kapsamında; davaya konu ... plakalı araçta meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan hasar nedeniyle 8.964,57.-TL değer kaybı meydana geleceği hususları rapor edilmiştir.
01/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 23/03/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "kök rapor ile ek rapor arasında fahiş fark bulunduğu; ek raporda aracın rayiç değerinde fahiş derecede değişikliğe gidilmiş olduğu ve fakat bu değişikliğin neyden kaynaklandığının açıklanmadığı" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise sunulan dilekçe kapsamında "davalı şirketin, davacı şirketin tüm zararını giderdiği; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirket tarafından yapılan ödemenin de hesaplamadan mahsubu gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde; kök rapor kapsamında yapılan değer kaybı değerlendirmelerinin ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmadığının anlaşılması ve değer kaybı hususunda kök rapor ile ek rapor kapsamında yapılan değerlendirmelerde tespit olunan çelişki de dikkate alınarak değer kaybı bedelinin tespiti hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla yeni bir bilirkişiden rapor alınması cihetine gidilmiştir.
iii. Makine Mühendisi Serhat Ünal Tarafından Düzenlenen 15/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı ...'a ait ... plakalı araçta 11/03/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu toplam değer kaybı bedelinin 6.000,00.-TL mertebesinde olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından 19/10/2023 tarihinde yapılan 1.086,00.-TL değer kaybı ödemesi dikkate alındığında bakiye değer kaybı bedelinin 4.914,00.-TL mertebesinde olduğu hususları rapor edilmiştir.
Söz konusu bilirkişi raporuna yönelik taraflar tarafından itirazda bulunulmamıştır.
iv. Değer Kaybının Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme:
Aracın ticari niteliği, yaşı ve kilometresi ile onarımın boyutu birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi Serhat ÜNAL tarafından tespit edilen 6.000,00.-TL toplam değer kaybı miktarının; piyasa gerçekleriyle birebir örtüşmekte olduğu; bu miktardan, sigortanın yaptığı 1.086,00.-TL ödemenin mahsubu ile ulaşılan 4.914,00.-TL bakiye alacağın, davacının gerçek ve kanıtlanmış zararı olduğu kanaatine varılmıştır.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda 11/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı zararı ile ilgili olarak; 4.914,00.-TL'nin, 15/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL asgari harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 510,60.-TL peşin harcın ve 83,00.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye kalan 138,40.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL başvurma harcı, 427,60.-TL peşin harç, 83,00.-TL tamamlama harcı ve 60,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 999,00.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 11.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 279,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 11.279,00.-TL yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
4) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 4.914,00.-TL üzerinden) takdir edilen 4.914,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.13/03/2026
...
¸ ¸
Gerekçeli Karar