Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan fatura alacaklarına ilişkin itirazın iptali davasında verdiği gerekçeli karar.
Özet: Bu dava, davacının ticari satımdan kaynaklanan alacağını faturalar ve kredili satış sözleşmesi hükümlerine dayanarak icra takibi yoluyla tahsil etme girişimine karşılık, davalının takibe itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır; davacı, davalının kısmi ödemelerle borcunu kabul ettiğini ve kalan bakiye alacağın tahsilini, icra inkar tazminatını ve enflasyon zararlarını talep ederken, davalı ise borcunun olmadığını, alacağın likit nitelik taşımadığını, faturaların tek taraflı olduğunu savunarak davanın reddini ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemektedir.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/05/2025
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bu itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin davalı şirkete kredili satış sözleşmesi hükümleri uyarınca toplam 1.166.492,27 TL tutarında mal satışı yaptığını, takip konusu alacağın likit olduğunu ve tacir sıfatını haiz davalı tarafça bilindiğini, borçlu şirketin icra takibi açıldıktan sonra .....ve .....tarihlerinde toplam 600.000TL tutarında kısmi ödeme yaptığını, bu ödemelerin .....bank dekontları ile sabit olduğunu ve borçlunun bu eylemiyle borcu kabul ettiğini, bakiye 566.492,27 TL tutarındaki alacağın tahsil edilemediğini, borçlunun zaman kazanmak amacıyla hakkını kötüye kullanarak itirazda bulunduğunu, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....D. İş sayılı kararı ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve haciz işlemleri sırasında borçlunun başka icra dairelerinden de hacizleri bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenle borçlu şirketin menkul ve gayrimenkulleri üzerine borca yetecek miktarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalının haksız itirazı ve alacağın likit olması sebebiyle asıl alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ayrıca yüksek enflasyon ve müvekkilin alacağına ulaşmasının engellenmesi nedeniyle uğranılan zararlar gözetilerek asıl alacağın %40'dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı dosyası ile haksız icra takibi başlattığını, müvekkilin süresinde yaptığı itiraz ile takibin durdurulduğunu, davacının haksız ve kötüniyetli olarak itirazın iptali davası açtığını, müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın alacak iddiasının soyut ve ihtilaflı olduğunu, alacağın likit nitelik taşımadığını, taraflar arasındaki kredili satış sözleşmesine dair sunulan belgelerin yeterli açıklıkta olmadığını, müvekkilin sözleşme hükümlerini ve alacak kalemlerini kabul etmediğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların tek taraflı olup müvekkilin açık kabulünü içermediğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle İcra İflas Kanunu uyarınca tazminata hükmedilemeyeceğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığını, tedbir kararının müvekkilin ticari itibarına zarar vereceğini, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddini, davanın tüm talepleriyle birlikte reddini, icra takibinin iptalini, davacının %40 oranında tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası, UYAP sisteminden eşleştirilmiş, incelenmesinde, takip alacaklısının .....Ticaret Limited Şirketi ve takip borçlusunun .....Tekstil Tarım Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, muhtelif fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük borca itiraz süresinin .....tarihine yani resmi tatile denk geldiği, davalının .....tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. Davacı tarafın icra takibine konu ettiği 14 faturanın asıl alacak bedeli 1.065.761,04 TL, icra takibinde talep edilen işlemiş faiz tutarı 100.731,23 TL olup, davacı dava açarken harca esas değeri 566.492,27 TL olarak göstermiş ve asıl alacağa vaki itirazın iptalini istemiştir.
Takibe konu alacak fatura alacağıdır. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2.maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir....." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davaya konu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalının, faturaları ticari defter ve belgelerine işlemiş olması, faturaya konu malları teslim aldığı anlamına gelir. Bu aşamadan sonra faturaya konu malların teslim alınmadığını ispat yükü davalı taraf üzerinde olup, davalı bu hususta yazılı bir belge sunmadığı gibi yemin deliline de dayanmamıştır. Tarafların ödeme kayıtları birbirleri ile örtüşmekte olup, davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan 1.065.761,04 TL alacağının bulunduğu, davalının takip tarihinden sonra yapmış olduğu toplam 600.000,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra taraflar arsında devam eden ticari ilişkiler nedeni ile davacının davalıdan dava takip tarihi itibari ile 566.492,27 TL asıl alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İİK 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Somut olayda alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması ve davacının talebi gözetilerek, itirazın iptaline karar verilen 566.492,27 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İzah edilen nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
1.a-Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın 566.492,27 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 566.492,27 TL asıl alacak üzerinden devamına,
1.b-566.492,27 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yıllık avans faizi yürütülmesine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 566.492,27 TL'nin takdiren % 20'si oranında (113.298,45 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 38.697,09 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 3.841,82 TL'nin mahsubu ile eksik 34.855,27 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 3.841,82 TL, bilirkişi ücreti 10.000,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 436,00 TL olmak üzere toplam 14.893,22 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 90.638,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim