Danıştay 10. Daireden, 2016 Atatürk Havalimanı terör saldırısı mağdurlarının yaralanma ve vefat nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasının temyizen incelenmesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 28/06/2016 tarihindeki Atatürk Havalimanı terör saldırısında yaralanan bir davacı ve saldırı sonrası vefat eden diğer bir davacının mirasçıları tarafından uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kısmen kabul ve kısmen ret niteliğindeki tazminat kararına karşı tarafların temyiz başvurularını ele almakta olup, davacılar kararda kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminatın 5233 sayılı Kanun kapsamında belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ve hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1107 E.  ,  2025/5647 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1107
Karar No : 2025/5647
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...'ın mirasçıları;
-... (müteveffa)
-...
- ...
-...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/06/2016 tarihinde Atatürk Havalimanında meydana gelen terör saldırısı sonucu yaralanan davacı ... ile davanın açılmasından sonra vefat eden ve davacıların murisi olan ... tarafından, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... için kendisinin yaralanması nedeniyle 20.000,00TL (miktar artırımı ile 536.678,76 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, eşinin ağır yaralanması nedeniyle 250.000,00 TL manevi, ... için kendisinin ağır yaralanması nedeniyle 50.000,00TL (miktar artırımı ile 84.483,16 TL) maddi, 400.000,00 TL manevi, eşinin yaralanması nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacılardan ... yönünden kısmen işlemden kaldırma, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile, 19/08/2018 tarihinde vefat eden ... yönünden; davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına; davacı ... yönünden; davanın kısmen kabulü ile 536.678,76 TL maddi tazminatın (150.000,00 TL'lik kısmına idareye başvuru tarihi olan 20/04/2017 tarihinden, 386.678,76TL'lık kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı İstanbul Valiliğine tebliğ tarihi olan 09/03/2020 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacı ...'a verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine, ...'dan kaynaklı tazminat isteminin kısmen kabulü ile 73.922,77 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/04/2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara (miras payları oranında) verilmesine, 43.750,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara (miras payları oranında) verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü kısmen reddi ile ... lehine hükmedilen 536.678,76 TL maddi tazminatın 520.077,94 TL'lik kısmının kaldırılmasına, netice itibarıyla 16.600,82 TL maddi tazminatın ve ...'ın yaralanması nedeniyle hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/09/2016 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya ...'a ödenmesine, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat isteminin reddine, ... lehine hükmedilen (...'ın yaralanması nedeniyle) 20.000,00 TL manevi tazminata yönelik davalı idareler istinaf başvurularının reddine, ...'dan kaynaklı olarak hükmedilen 73.922,77 TL maddi tazminatın 69.888,31 TL'sinin kaldırılmasına, netice itibarıyla 4.034,46 TL'nin, 2.017,23 TL'sinin eş ...'a; 1.008,615 TL'sinin anne ...'a, 504,30 TL'sinin ise kardeş ...'a idareye başvuru tarihi olan 26/09/2016 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya adı geçenlere ödenmesine, fazlaya yönelik taleplerin reddine, ...'ın yaralanması nedeniyle eş ... için 40.000,00 TL, anne ... için 40.000,00 TL, kardeş ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın ve yine ...'ın hayatta olduğu süreçte eşi ...'ın yaralanması nedeniyle talep edilen tazminata karşılık 10.000,00 TL'nin ...'a, 8.000,00 TL'nin ...'a, 2.000,00 TL'nin ise ...'a idareye başvuru tarihi olan 26/09/2016 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya adı geçenlere ödenmesine, fazlaya yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, kararda kusur değerlendirilmesinin hatalı olduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, maddi tazminat tutarının 5233 sayılı Kanun kapsamında belirlenmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu iddialarıyla kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin genel hükümler kapsamında sorumlu tutulabilmesi için olayda kusur/kusursuz sorumluluğunun olması gerektiği, olayın bir terör olayı olduğu, olaya ilişkin istihbari bilgi, belge bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İstanbul Valiliği tarafından, olayda idarenin hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı, olayın terör olayı olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, müteveffa ...'ın ölümünün meydana gelen terör saldırısıyla herhangi bir ilgisinin bulunmaması nedeniyle Zarar Tespit Komisyonu tarafından verilen red kararının hukuka uygun olduğu, hükmedilen maddi tazminata uyuşmazlık tutanağının tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilebileceği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminat düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminatta temerrüt söz konusu olmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı İstanbul Valiliği tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
28/06/2016 tarihinde Atatürk Havalimanında meydana gelen terör saldırısı sonucu yaralanan davacı ... ile davanın açılmasından sonra vefat eden ve davacıların murisi olan ... tarafından, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... için kendisinin yaralanması nedeniyle 20.000,00TL (miktar artırımı ile 536.678,76 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, eşinin ağır yaralanması nedeniyle 250.000,00 TL manevi, ... için kendisinin ağır yaralanması nedeniyle 50.000,00TL (miktar artırımı ile 84.483,16 TL) maddi, 400.000,00 TL manevi, eşinin yaralanması nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır.
Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre,b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar,e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir.Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize konu kararın, davacılardan ...'ın yaralanması nedeniyle lehine hükmedilen ve ...'ın yaralanması nedeniyle lehine hükmedilen, ...'ın yaralanması nedeniyle mirasçıları lehine hükmedilen manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kısmı ile ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmesine ilişkin kısmı ve ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu kararın, davacılardan ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmesine ilişkin kısmı ve ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmemesine ilişkin kısmının incelenmesi:
1) ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmesine ilişkin kısmı:28/06/2016 tarihinde Atatürk Havalimanında meydana gelen saldırının kamu düzenini bozmayı amaçlayan bir terör eylemi olduğu, maddi zarar miktarının 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanması gerektiği yönündeki değerlendirmeler Dairemizce de yerinde görülmüştür.
Bu doğrultuda, olay nedeniyle oluşan zararın miktarına ilişkin değerlendirmeye geçilmesi gerekmektedir. Terör eylemi sonucu yaralanan kişilerce açılan maddi tazminat davalarında, davacıda çalışma gücü kaybı da meydana gelmiş ise 5233 sayılı Kanun uyarınca davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının, olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarının yanında çalışma gücü kaybının dikkate alındığı 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarının toplanması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince çalışma gücü kaybının dikkate alındığı Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) ve (b) bendine göre tazminata hükmedildiği ancak olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı 21. maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan zarar hesabının eksik yapıldığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre eksiksiz bir şekilde hesaplanacak tutarın da davacıya maddi tazminat olarak ödenmesi gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararında; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsendiğinden yapılacak hesaplamada son işlem tarihi olarak İstanbul Valiliğine yapılan başvuruya ilişkin olarak cevap niteliğinde tesis edilen işlem tarihi olan 20/04/2017 tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Buna göre; Mahkemece yapılacak hesapta, İstanbul İçişleri Bakanlığına yapılan başvuruya ilişkin olarak cevap niteliğinde tesis edilen işlem tarihi olan 20/04/2017 tarihindeki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre 60 gün (her ne kadar hastanede yattığı süre, fizik tedavi gördüğü süre ve istirahat raporu süresinin toplamı daha fazla olsa da mevzuat gereğince 6 katı tutarını geçmediğinden) ile çarpımının onda birinin hesaplanması sonucunda belirlenecek maddi tazminatın da davalı idarece ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu bent kapsamında yapılan eksik hesaplama sonucunda maddi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
2) ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmemesine ilişkin kısmının incelenmesi:
28/06/2016 tarihinde Atatürk Havalimanında meydana gelen saldırının kamu düzenini bozmayı amaçlayan bir terör eylemi olduğu, maddi zarar miktarının 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanması gerektiği yönündeki değerlendirmeler Dairemizce de yerinde görülmüştür.
Bu doğrultuda, olay nedeniyle oluşan zararın miktarına ilişkin değerlendirmeye geçilmesi gerekmektedir. Terör eylemi sonucu yaralanan kişilerce açılan maddi tazminat davalarında, davacıda çalışma gücü kaybı da meydana gelmiş ise 5233 sayılı Kanun uyarınca davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının, olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarının yanında çalışma gücü kaybının dikkate alındığı 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarının toplanması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; tedavi gideri ve olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca oluşan maddi zararın karşılandığı, bu hususlarda uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buna karşın hükmedilen maddi tazminat tutarının Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanacak zararı kapsamadığı anlaşıldığından çalışma gücü kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararın karşılandığından bahsedilemeyecektir.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, son işlem tarihi olan 20/04/2017 tarihindeki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendine göre davacının % 100 iş gücü kaybı oranının Ek-D cetvelde karşılık gelen katı ile çarpımı sonucu belirlenecek maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, bu bent kapsamında hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmemesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılardan ...'ın yaralanması nedeniyle lehine hükmedilen ve ...'ın yaralanması nedeniyle lehine hükmedilen, ...'ın yaralanması nedeniyle mirasçıları lehine hükmedilen manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kısmı ile ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmesine ilişkin kısmı ve ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmesine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, davacılardan ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanarak eksik hükmedilmesine ilişkin kısmı ve ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanarak hükmedilmemesine ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinne gönderilmesine, 27/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.