Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinden, ölümlü trafik kazası neticesi destekten yoksun kalan imam nikahlı eşin sigorta şirketine açtığı tazminat davasına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, vefat eden bir yolcunun imam nikahlı eşi olduğunu iddia eden davacının, ölümle sonuçlanan tek taraflı trafik kazasında, kusurlu bulunan aracın sigorta şirketine karşı açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasını ele almaktadır. Davacı, müşterek çocukları ve birlikte yaşadıklarını belirterek tazminat talep ederken; davalı sigorta şirketi, davacının imam nikahlı eş statüsünü, usule uygun başvuru eksikliğini, teminat limitlerini ve müteveffanın kusurunu (emniyet kemeri, alkollü şoförle seyahat, hatır taşıması) ileri sürerek davayı reddetmektedir. Bilirkişi raporu, sigortalı araç sürücüsünü %25, plakası tespit edilemeyen diğer aracı %75 kusurlu bulmuş, vefat eden yolcuyu ise kusursuz kabul etmiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/232 Esas - 2026/457

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/232 Esas
KARAR NO : 2026/457
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2026
YAZIM TARİH : 07/07/2026
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/01/2015 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... yolundan ... Kavşağı istikametine seyir halinde iken aracının kontrolünü kaybederek ön kısımları ile orta refüj taşlarına çarparak orta refüjde bulunan ağaca da sağ yan kısımları ile çarpması neticesi yaralanmalı, ölümlü ve tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'in kaza sonucu hayatını kaybettiğini, müvekkili ...'ın trafik kazası sonucu vefat eden ... ’in imam nikahlı eşi olduğunu, müvekkili ve müteveffanın birlikte yaşadıkları, ayrıca müşterek çocuğunun varlığı herkesçe bilinmekte olduğunu, müvekkilinin destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı mevcut olduğunu, ikame edilen işbu yargılama sırasında dosyaya kazandırılacak olan bilirkişi hesap raporu düzenlenirken tazminatın TRH-2010 tablosundaki bakiye ömür sürelerinin esas alınarak hesaplanması gerekmekte olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 10.05.2023 tarihinde mail yoluyla başvuru yapıldığını ve ödeme yapılması talep edildiğini, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik eş ... için 100,00-TL maddi tazminat bedelinin davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş TİCARİ (mevduata uygulanan en yüksek avans faizi) faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen, davalı tarafından tazmin edilmesi, HMK m.323/4 uyarınca vekaletname düzenlenmesine ilişkin giderlerin yargılama gideri olarak kabul edilmesi, diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahmil edilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı sigorta şirketi vekili yanıt dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete, 23.12.2014-2015 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 290.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ancak müteveffanın annesi için yapılan 94.362,22-TL tazminat ödemesinin tenzili ile bakiye teminat limiti 195.637,78-TL olduğunu, davaya konu 31.01.2015 tarihli trafik kazasında müvekkili şirkete sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç şeridinde trafik kurallarına uyarak seyir halinde iken işbu kaza meydana geldiğini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün seyir halinde iken alkollü olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının netleştirilmesi gerekmekte olduğunu, müteveffa kaza anında hatır için taşındığından lehine hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerekmekte olduğunu, müteveffanın, davacıya gerçekten destek olduğunun ispatının gerekmekte olduğunu, davacı ...'ın müteveffanın imam nikâhlı eşi olduğu iddia edilmekle, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, imam nikâhlı eş oldukları tespit edilse dahi hiç bir yasal dayanağı olmayan bu birliktelikte yasal mirasçılığı söz konusu olamayacağını, davacıya ait güncel nüfus kayıt örneğinin dosyaya kazandırılarak başkaca destekçisi olup olmadığı ile destekçilikten çıkanların tespiti gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; vergilendirilmiş kazanç esas alınmasını, davacı yanın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER:
-31.01.2015 tarihli Ölümlü/Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
-... Esas sayılı dosyası,
-...Esas sayılı dosyası,
-Nüfus kayıtları,
-23.12.2014-23.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere tanzim edilmiş ... plaka numaralı aracın ... poliçesi,
-Hasar dosyası,
-Bilirkişi incelemesi.
29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
a ) Davalı sigorta şirketine sigortalı dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 Sayılı KTK'nın Madde 52/1-b kural ihlalini işlemiş olmakla % 25 (Yüzde Yirmibeş) oranında KUSURLU olduğu,
b ) Dava dışı plakası tespit edilemeyen olay yeri terk araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK'nun Madde 56-1/a ve Madde 84/g kuralları ihlallerini işlemiş olmakla % 75 (Yüzde Yetmişbeş) oranında KUSURLU olduğu,
c ) ... plakalı araçta yolcu olan müteveffa ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilebilecek kural ihlali olmadığından KUSURSUZ olduğu,
Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
06/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
1)31.01.2015 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde, davacının desteği müteveffa ...'in vefat etmesi nedeniyle, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı müteveffanın annesine 10.10.2017 tarihinde 94.362,22-TL ödeme yapıldığı belirlenmiş olduğundan, destek pay ve sürelerini doğru belirleyebilmek adına öncelikle bu ödemenin yeterli-eksik olup olmadığını tespit etmek için,
A)Başlığı altında 10.10.2017 tarihindeki verilere göre tazminat hesabı yapıldığı, müteveffanın kazanın oluşumunda kusuru bulunmamamaktadır ve davalıdan müşterek ve müteselsil tahsil talebinde bulunulmuştur, bu nedenle dava dışı 3.şahsın kusuru oranında indirim yapılıp yapılmayacağının takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere kusur indirimi yapılması ve yapılmaması ihtimaline göre terditli olarak hesaplama yapıldığı,
Anne için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından davalı sigorta şirketine ... ile sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada %25 oranında kusurlu olduğu kanaati doğrultusunda kusur indirimi yapılması ihtimali için tazminat tutarının 24.219,48-TL olarak belirlendiği, yapılan ödeme tutarı, hesaplanan tazminat tutarından fazla olduğu için, annenin bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığı kanaati ile kendisi için güncel verilere göre hesaplama yapılmasına gerek kalmadığı,
Kusur indirimi yapılmaması halinde hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının ise 96.877,92-TL olarak hesaplandığı, bu ihtimalde 94.362,22-TL tutarında yapılan ödeme yetersiz-eksik olduğunda, hesap 06.01.2026 tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapıldığı,
2) B) Başlığı altında hesap tarihi itibari ile son verilere göre yapılan hesaplamalardada, dava dışı 3.şahsın kusuru oranında indirim yapılıp yapılmayacağının takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere kusur indirimi yapılması ve yapılmaması ihtimaline göre terditli olarak hesaplama yapıldığı ve davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı anneye davadan önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye teminat limiti; 195.637,78-TL için garameten paylaştırma yapıldığı buna göre;
Kusur indirimi yapılması halinde tazminat tutarlarının;
Eş ... Yönünden; 24.071,20-TL,
Çocuk ... Yönünden; 255.219,47-TL olarak belirlendiği,
Dava dışı Anne ... Yönünden; kusur indirimi yapılması halinde ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada yapılan ödeme tutarı, hesaplanan tazminattan fazla olduğu için, annenin bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığının tespit edildiği,
Kusur indirimi yapılmaması halinde tazminat tutarlarının;
Eş ... Yönünden; 5.522,24-TL,
Dava Dışı Çocuk ... Yönünden; 58.550,55 TL,
Dava dışı Anne ... Yönünden; 131.564,99-TL olarak belirlendiği,
3) Davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine yapılan ilk başvuru tarihinin; 10.05.2023 olduğunun, davacı beyan dilekçesi ekinde yer alan e-posta ekra görüntüsünden tespit edildiği, tebliğ tarihine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından temerrüt tarihinin hesaplanamadığı,
7) Davalı sigorta şirketi tarafından, ... plakalı araç için tanzim edilen, ... poliçesi açısından yasal mevzuat gereği ölüm ve sakatlık halinde teminat limitlerinin kaza tarihi itibari ile 290.000,00-TL olduğu,
Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde 23.12.2014-23.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere tanzim edilmiş ... poliçesi kapsamında sigortalı ... plaka numaralı araçta yolcu olarak bulunan ...'in 31.01.2015 tarihli kaza neticesinde ölmesi sebebi ile, ölenin imam nikahlı eşi olduğu beyan edilen davacının destekten yoksun kalma tazminatı istemine yöneliktir.
... Esas sayılı dosyasında işbu kaza sebebi ile yapılan yargılamada alınan ... Dairesinin 12.02.2016 tarihli raporunda, ... kendi başına bu kazayı yapmış ise asli, diğer şeritte bulunan aracın üzerine manevra yapması ile kaza yapmış ise tali kusurlu bulunmuş; ... Mahkemesince sürücünün tali kusurlu olduğu kabulü ile ceza tayin edildiği tespit edildiği, kararın 20.12.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Davacı ölenin imam nikahlı eşi olduğu iddia etmiştir. Dosya içerisine alınan nüfus kayıt örneklerine göre davacı ile ölen ...'in müşterek çocukları bulunduğu; ... Esas sayılı dava dosyasında yapılan inceleme neticesinde, desteğin mirasçıları tarafından dava dosyasına sunulan beyanlar da nazara alındığında, davacının ölen ...'in imam nikahlı eşi olduğu ve dolayısıyla destek ilişkisinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlık, desteğin ölümü nedeniyle davacının destekten yoksun kalıp kalmadığı ve zarar miktarı ile davalının sorumluluğu hususuna ilişkindir.
Mahkememizce kusura ilişkin rapor alınmasına karar verilmekle, hasar ve kusur alanında uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 29.01.2025 tarihli raporda, ... Mahkemesine sunulan ... raporunda olduğu üzere farklı varsayımlar üzerine değerlendirme yaparak sürücü kusur tayini yapıldığı, davacının desteği ...'in kazada kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
... raporu,...Mahkemesince kazanın oluşuna dair gerekçeli kararda yazılı olan kabul ve mahkememize hitaben sunulan kusur raporu arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmakla 29.01.2025 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.
Hesap bilirkişisinden 06.01.2026 tarihli rapor alınmış; raporda kusur tenzili ve kusur tenzili olmaksızın terditli hesaplama yapılmakla, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araçta kazaya etken kusuru bulunmadığı anlaşılmakla bu seçenek üzere yapılan hesaplama gereğince, imam nikahlı eş davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı zararının 5.522,24 TL olduğunu, belirlemiş; davacı olmayan diğer desteklerin talep edebilecekleri alacaklar da nazara alınarak hesap yapıldığı anlaşılan, dosyaya ve oluşa uygun görülen raporu hükme esas alınmıştır.
Davacılar vekili, 13.04.2026 tarihli bedel artırım dilekçesi sunmuş, dilekçe karşı yan vekiline tebliğ edilmiştir. Davalı tarafça bedel artırım dilekçesine itiraz ileri sürüldüğü görülmekle dilekçede yapılan incelemede dilekçenin aşamalarda alınan raporlara itiraz mahiyetinde olduğu, işbu itirazların karara bağlanmış olduğu anlaşılmakla yinelenen mahiyetteki itirazların reddine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin 23.12.2014 başlangıç tarihli poliçesinde kişi başına sakatlanma ve ölüm tazminatı 268.000,00 TL olup, davacının uğradığı zarar miktarının sigorta teminatı içerisinde kaldığı belirlenmiş; davalıya yapılan başvurunun arabuluculuk son tutanak tarihi itibari ile yapıldığının kabulünün hukuka uyar olduğu dikkate alınarak bu tarihinden itibaren ve aracın cinsi de dikkate alınarak yasal faiz işletilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile 5.522,24-TL alacağın davalıdan 23/06/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile davacıya ödenmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harç ve 430,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.285,20-TL'den mahsubu ile bakiye fazla yatırılan 125,60-TL 'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma, 427,60- TL peşin harç ve 430,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.285,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.082,00-TL tebligat ve posta gideri ile 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.082,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 5.522,24-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ...'nın yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.