Danıştay, gayrimenkul satışlarından elde edilen beyan dışı kazanç ve düşük faturalama nedeniyle uygulanan KDV ve vergi ziyaı cezalarının hukuka uygunluğunu değerlendirdi.
Özet: Gayrimenkul satışlarından elde edilen ticari kazancın beyan dışı bırakıldığı iddiasıyla bir adi ortaklık adına resen tarh edilen katma değer vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada, vergi mahkemesi başlangıçta tarhiyatın dayanağı vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesini esasa etkili şekil hatası sayarak tarhiyatları kaldırmış, Danıştay Dördüncü Dairesi yeterli delil bulunduğu ve şekil hatasının esaslı olmadığı gerekçesiyle bu kararı bozmuş, ancak vergi mahkemesi, ara kararlarına rağmen idarece uyuşmazlığın çözümü için gerekli somut veri ve donelerin sunulamaması nedeniyle eksik incelemeye dayalı olarak yapıldığı sonucuna vardığı cezalı tarhiyatları hukuka aykırı bularak kaldırma yönündeki ilk kararında ısrar etmiş ve bu ısrar kararı davalı idarece temyize götürülmüştür.
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/30 E.  ,  2025/1094 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/30
Karar No : 2025/1094
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Adi Ortaklığı
VEKİLLERİ : 1- Av. ...
2- Av. ...
3- Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adi ortaklık adına, gayrimenkul satışları nedeniyle elde ettiği bir kısım ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden resen tarh edilen 2007 yılının Haziran, Temmuz, Ekim ve 2008 yılının Ocak, Şubat, Nisan, Eylül, Kasım ve Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
Tarhiyatın dayanağı takdir komisyonu kararının atıfta bulunduğu davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesi esasa etkili bir şekil hatası olup davacının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle davanın kabulü yolunda verilen mahkeme kararının, Danıştay Dördüncü Dairesince, aksi yöndeki gerekçeyle bozulması üzerine bozma kararına uyduğunu belirten ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, yine davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda yer alan açıklamalar ve hazırlanan tablolara istinaden işlem yapılacağı belirtilmiştir. Anılan ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda özetle, davacının özel inşaat işleri ile iştigal ettiği, 2007 ila 2012 yılları işlemlerinin gayrimenkul satışları bakımından incelendiği, davacı tarafından inşa edilen iş yeri ve konutların gerçek satış bedelleri ile tapu kayıtlarında gösterilen bedellerinin farklı olduğu, tapu kayıtlarına yansıtılan bedelin daha düşük olduğu, davacının düzenlediği faturaların bir kısmının teslim tarihinden sonra düzenlendiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.
Ara kararına rağmen, davalı idarece, tarhiyata dayanak olarak alındığından uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan, satışı yapılan her bir daireye ilişkin yapı kullanım izin belgesi veya su ve elektrik faturaları, alıcı ifadeleri ve bankada kullanılan kredi tutarlarına ilişkin belgeler dosyaya sunulmamıştır. Sunulan belgeler yapı ruhsat belgesi, tapu belgesi gibi belgelerden ibarettir.
Bu durumda, resen tarha esas alınan somut veri ve donelerin ortaya konulamaması nedeniyle eksik incelemeye dayalı olarak yapıldığı sonucuna varılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatları kaldırmıştır.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2021/3004, K:2021/6895 sayılı kararı:
İlgili kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesiyle vergi alacağının doğduğu, mal ve hizmet teslimlerinde en geç yedi gün içinde fatura düzenlenmesinin yasal zorunluluk olduğu, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgelerin verilmesi hâllerinde, bu belgelerde gösterilen miktarlarla sınırlı olmak üzere, fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, taşınmaz mülkiyetinin kazanımının bazı şekil şartlarına bağlandığı ve "tapuya güven" ve "aleniyet" ilkelerinin hakim olduğu taşınmazlarda teslimin tapudaki devir ve tescille yapıldığı ve tapudaki devrin aynı zamanda teslim yönünden de hukuki karine olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ara kararlara cevaben idarece eksik bilgi ve belge gönderildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı idarece dosyaya sunulan vergi tekniği raporları, bu raporların ekleri ile dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, bir kısım alıcı ifadelerinin de değerlendirildiği ve temin edilen belgeler arasında bunların da olduğu, söz konusu raporlarda etraflıca araştırma ve değerlendirme yapıldığı, davacının satış yaptığı alıcıların adı, taşınmazların mevkii, ada ve parsel sayıları, nevi, tapuda devir tarihi, tapu devir bedeli, net-brüt alanı, katma değer vergisi oranı, fatura tarihi, fatura bedelinin excel tablosunda dosyaya sunulduğu görülmektedir.
Ayrıca, alıcılara bilgi isteme yazısı gönderilerek bilgi ve belge istenip temin edildiği belirtilmiştir. Dava konusu cezalı tarhiyatların, faturaların teslim tarihi yerine başka tarihte düzenlenmesinden kaynaklanan kısmına ilişkin olarak, verilerin sıralandığı çizelgeye yer verilmiştir. Dava konusu cezalı tarhiyatların, fatura tutarının gerçek satış bedelinden düşük olmasından kaynaklanan kısmına ilişkin olarak ise, davacı ortaklığı oluşturan şirketlerin banka hesap hareketleri, gönderilen havale/EFT tutarları ile alıcı ifadeleri ve satışa konu taşınmazlar birebir karşılaştırılmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nun altmış dördüncü sayfasında, alıcıların inşaatın devam ettiği yönünde ifade verdikleri taşınmazlar için tapuda devir yapılsa bile alıcı lehine yorum yapılarak vergiyi doğuran olayın meydana gelmediği yönünde değerlendirme yapıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca, serbest delil prensibi kapsamında olayın gerçek mahiyetini ispata yeterli olduğu anlaşılan tespitlerin aksini ispat külfeti davacıdadır. Davacı, dosyaya buna ilişkin ispatlayıcı nitelikte herhangi bir bilgi veya belge sunmamıştır. Katma değer vergisi tarhiyatı yönünden vergiyi doğuran olay gerçekleştiğinden, resen tarh nedeninin bulunduğu ve tapuda devir ve tescil işlemi yapılarak satışı gerçekleştirilen taşınmazların gerek kaba inşaat gerekse anahtar teslim, başka bir ifadeyle, fiilen oturulabilir nitelikte teslimlerinin mümkün olacağı gözetilerek taşınmazların tasarruf hakkının alıcıya hukuken devrinin gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, dava konusu katma değer vergisini doğuran olayın gerçekleştiği, ancak buna rağmen taşınmaz satışlarının bir kısmının ilgili dönem beyannamelerinde ya hiç gösterilmediği ya da eksik gösterildiği anlaşıldığından, Vergi Mahkemesince matrahın hukuka uygunluğu yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, bir önceki kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.