Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan doğan alacak nedeniyle açılan itirazın iptali davasında ayıplı mal savunması üzerine verilen gerekçeli kararı.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı aleyhine takip başlattığı bakiye alacağın ticari defterler ve sevk irsaliyeleriyle ispatlanabileceğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı şirket ise, satın aldığı konveyör bantların ayıplı (kısa) çıkması nedeniyle müşterisine karşı sorumluluğunu yerine getirmek için yeni bantlar temin etmek zorunda kaldığını, bu durumun kendisine 25.900 USD zarara yol açtığını, dolayısıyla davacıya borcu olmadığını, aksine zararın tazminini talep ettiğini belirterek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/792 Esas - 2026/257
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/792 EsasKARAR NO : 2026/257DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 03/09/2020KARAR TARİHİ : 10/04/2026YAZIM TARİH : 27/04/2026DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari alış-veriş sonucunda ortaya çıkan bir kısım müvekkil bakiye alacağı, ... Esas sayılı dosyasına konu edilerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, defterler ile birlikte vergi beyanlarında yapılacak incelemede alacağın varlığı ispatlanacağını, bakiye alacağın dayanağı faturalara konu mahcuzların davalıya teslim edildiği irsaliyeler ile ispatlanabilecekken, icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde davalı yanca ikrar edildiğini, mahkemece yapılacak incelemede itirazın yerinde olmadığı anlaşılacağını, davalının itirazının iptali ile alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamını, tahsilat sürecini uzatmaya yönelik haksız ve kötü niyetli itiraz gözetilerek davalı alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, müvekkilinin ödemediğini iddia ettiği cari hesap bakiye alacağına ilişkin takip başlatmış ve itirazların neticesinde başlatılan takibin durdurulduğunu, davacı tarafından "itirazın iptali" talepli işbu dava ikame edildiğini, davacı taraf itirazın iptali davasını açmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin karşı cari hesap bakiye alacağından bahisle takip başlatıldığını ve huzurdaki dava açılmış ise de müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirkete ait "..." tedariki işi için şifahi ve mail aracılığıyla “..." numaralı teklif formu 12/03/2019 tarihinde onaylanarak davacıya gönderildiğini, Söz konusu malzemelerin, davacı tarafça 23/03/2019 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini ve 25/03/2019 tarihli, ... seri numarası ile davacı tarafça müvekkili şirkete fatura edildiğini, teslim alınan bantlar 27/03/2019 tarihinde ... seri numaralı irsaliyelerle ... San. ve Tic. A.Ş.'ye sevk edildiğini, müvekkili şirketin müşterisi tarafından bahse konu olan ürünler “yurtdışına sevk edildiğini, şantiyede montaj sırasında konveyör bantlar açıldığını ve bant boylarının kısa olmasından dolayı montajı sağlanamadığını, Problemin anlaşıldığı gün alacaklı firmaya ve firma sahibi ...'e bildirilmesi üzerine davacı şirketçe herhangi bir çözüm bulunamadığını, müvekkil şirket, müşteriye karşı sorumluluğu nedeniyle ...'den, müvekkili ayıplı olarak teslim edildiğini, bantların yerine teklifte yazan ve ölçü ve boylarda bant lastiği tedariki sağlamış ve bedelini ödeyerek satın aldığını, bu bantların mali bedeli davacı tarafa bildirildikten iki gün sonra davacı firma yetkilileri ve Fabrika Müdürü ... müvekkili şirketten habersizce ...'deki şantiyeye gidip inceleme yapmış ve dönüşte müvekkili şirkete gönderilen raporda; “bantların kısa olmadığı, müvekkil şirketin imalatını yaptığı bant şaselerinin uzun olduğunu söylendiği” Bununla birlikte bu konuda bir tutanak hazırlanarak şantiyede bulunan ... Beton Santrallerinin iki montaj elemanına imzalatmaya çalışıldığını, müvekkili şirket inceleme yapacağını ...'e bildirdiğini, müvekkili şirket yapılan son telefon görüşmesinde Sayın ...'e 02.11.2019 tarihinde inceleme yapmak için şantiyeye gideceğini bildirmiş ve gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin, ayıplı teslim edilen 10 adet bant lastiği için, ...'de ödemek zorunda kaldığı miktar 25.900,00 USD olduğu, bu tutar müvekkils şirketin alacaklının edimini ayıplı mal ile ifa etmesinden dolayı ödediği miktar olduğu, bu miktarın tahsili adına davacı şirkete, sebebiyet verdikleri zararı temin etmeleri aksi takdirde yasal haklarını kullanacaklarını, bu nedenle müvekkili şirketin davacıya, hem teslim edilen ürünlerin ayıplı olması ve aynı zamanda garanti kapsamında kalması nedeni herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin zararlarına ilişkin tüm talep ve dava haklarımızı da saklı kalmak kaydı ile davanın reddini, davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. DELİLLER:-... Esas sayılı icra takip dosyası,-... Dairesinin 06/11/2023 tarihli ... sayılı ilamı, -Teklif/teklif mektupları, -Davacı tarafından düzenlenen faturalar,-Taraflarca düzenlenen ihtarlar,-Yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ölçüm tutanakları,-Bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor,-Tüm dosya kapsamı. 29/03/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;1. Bedeli talep edilen ürünler ile teklif formunda belirtilen ürünlerin uzunluk yönünden aynı olduğu2. “Uzunluk” yönünden farklılık mevcut olduğu iddiası sonucunda malzemenin tamir ya da başka bir yöntem ile beklenilen görevi yerine getirir hale getirilmesinin mümkün olduğu, yurtiçi tamir bedelinin 10.000,00 TL, yurtdışı tamir bedelinin 20.000,00 TL mertebesinde olabileceği, 3. Davacı yan tarafından davalı yan adına 18 adet toplam 672.937,86 TL bedelli fatura düzenlendiği ve davalı yan tarafından davacı yana 526.824,20 TL tutarında çek ile ödeme yapıldığı ve takip tarihi itibarıyla, davalı yanın davacı yana 146.113,16 TL borçlu olduğu,4. Malzemenin amaca uygun olmadığı iddiası ile 3. kişiden tamir edilip 25.900,00 USD ödeme yapıldığı belirtilmekle bu fiyatın piyasa fiyatları ile uyumlu olmadığı,Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere bilirkişi heyet raporunu sunmuştur. 02/10/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle;2.1. Kök raporda, Davacı yan tarafından davalı yan adına 18 adet toplam 672.937,86 TL bedelli fatura düzenlendiği ve davalı yan tarafından davacı yana 526.824,20 TL tutarında çek ile ödeme yapıldığı ve takip tarihi itibarıyla, davalı yanın davacı yana 146.113,16 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, ancak;2.2. Kaldırma ilamı doğrultusunda, Sayın Mahkemenin kurulumuza verdiği görev kapsamında; Sorunsuz olduğu ileri sürülen ve kullanılan 3 adet konveyörün faturada yer alan bedelinin KDV dahil 21.150,32 TL olduğu, dolayısıyla ayıplı olduğu iddia edilen 10 adet ürün bedelinin 50.763,60 TL olduğu,Sorunlu olduğu iddia edilen 10 adet ürünün davalı tarafından iade edilmesi nedeniyle en azından hurda bedeli olabileceği bu 10 adet ürünün davalıda kalması nedeniyle davacının elde etmesi olası gelirin KDV Dâhil 10.152,72 TL olduğu, Hususları birlikte değerlendirildiğinde ise; Davacı yanın davalı yandan; 146.113,16 - 50.763,60 + 10.152,72 = 105.502,28 TL alacaklı olacağı, Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere ek raporunu sunmuştur. 07/11/2025 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle;İtirazların değerlendirilmesi neticesinde; Kök ve ek raporda değişikliğe gidilmediği,Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere 2. ek raporunu sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava, davalı tarafından ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali isteminden ibaret olup mahkememizin ...Esas sayılı dosyasında yargılama yapılarak 21/06/2021 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça istinaf istemi üzerine ...Dairesince yapılan inceleme neticesinde, 06.11.2023 tarihli karar ilamında "O halde öncelikle davalının ayıp iddiası üzerinde durularak davalının fabrikasında bulunduğu beyan edilen dava konusu konveyör bantları üzerinde keşif yapılmak suretiyle bantların teklif formunda belirtilen ölçülerde olup olmadığı, ayıplı olup olmadığı, ayıbın açık/gizli alıp olup olmadığı hususları tespit edilerek malların ayıplı olması halinde ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı üzerinde durularak ve gerektiğinde takas mahsup defi de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Karar kaldırma ilamı gereğince tanzim edilen 30.11.2023 tarihli tensip tutanağı ile karar ilamında yazılı eksikliklerin ikmali hususunda ara kararlar tesis edilmiş, davalı vekilince sunulan beyan dilekçesinde dava konusu ürünlerin ...'de bulunduğu, ...'ye getirilmesinin mümkün olmadığına dair beyan dilekçesi sunulmuştur. Taraflarca celbi istenilen ... Esas sayılı Uyap sisteminden dosya arasına alınmakla yapılan incelemede, davacının ......Ltd.Şti, davalısının ......Aş olduğu; dava konusunun dava dışı .....Ltd.Şti'nden satın alınan 13 adet konveyör bandın davalıya teslim edildiği, davalının bu bantları ...'e götürdüğü, montaj esnasında bantların istenilen ebatlarda olmadığının tespit edildiği, bu sebeple ...'den bant satın alınarak davalıya teslim ettiğini, uygun ebatlarda olmadığı tespit edilen bantların iade edilmediğini, bu nedenle 71.913,92-TL alacaklarının davalıdan tahsili istenilmekle davanın kabulüne karar verildiği, mahkememizce verilen karar tarihi itibari ile işbu kararın henüz kesinleşmemiş olduğu tespit edilmiştir. Hukuki ihtilafa konu konveyör bantlar ...'de bulunmayıp, bantların uhdesinde bulunduğu anlaşılan davalı tarafça sunulan beyan dilekçesi ile bantların bilirkişi incelemesi için ... bulundurulmasının mümkün olmadığı yönündeki beyanları nazara alınarak karar ilamı gereği fiili imkansızlık sebebi ile yerine getirilememiştir. Karar kaldırma ilamı nazara alınarak rapor tanzimi için dosya 18.03.2024 tarihli celse ara kararı gereğince bilirkişi heyetine teslim edilmekle sunulan 02.10.2024 tarihli raporda, takip tarihi itibari ile davalın tarafın davacı tarafa 146.113.26-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, ancak sorunsuz olarak kullanıldığı anlaşılan 3 adet konveyör bantın bedelinin 21.150,32-TL olduğu, sorunlu olduğu iddia edilen 10 adet ürünün davalı tarafından iade edilmemesi sebebiyle davacının 10.152,72-TL hurda bedelinden mahrum kaldığı tespiti ile 105.502,28-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İşbu rapora karşı itirazların değerlendirilmesi amacı ile ek rapor alınmasına karar verilmekle 07.11.2025 tarihli ikinci ek rapor sunulmuşsa da işbu raporda daha önce sunulan kök ve ek raporda hesap ve beyan edilen kanaatte değişiklik bulunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmekle, dava tarafları arasında konveyör bantı imalatı hususunda 2019 yılı mart ayında ticari ilişki kurulduğu, davalının sözleşmeye konu ürünlere ilişkin teklif formu tanzim edildiği ve teklif formu gereğince üretilen ürünlerin 27.03.2019 tarihinde dava dışı ......Aş'ye teslim edildiği, ürünlerin yurt dışına sevk edildiği, ancak montaj sırasında ayıplı imalat bulunduğunun tespit edildiği, bu hususta sahada tespit yapıldığı ve davacıya hitaben ihtarname keşide edildiği hususları sabittir. Davalı tarafından, ayıp hususunda ihtar keşide edildiği ve ...'de satın alınan konveyör bantlarına ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu, davacı tarafça alacak iddia edilmekle davalı tarafından ürünlerin ayıplı olduğu savunması yapılmış olup ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususunda ispat külfetinin tartışılması lazım gelmektedir. Davacı tarafından 2019 yılı Mart ayında verilen sipariş üzerine teklif formunda yazılı konveyör bantlarının üretildiği, 23/03/2019 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalı ile dava dışı ......Aş arasındaki anlaşma gereğince ürünler ......Aş'ye 25/03/2019 tarihinde teslim edilerek tarafından ürünlerin ...'e götürüldüğü, ürünlerin ayıplı olduğuna dair davalı tarafından yapılan bildirimin e-posta ile 20/09/2019 tarihinde yapıldığı, yerinde tespitin dosyada mübrez 03/11/2019 tarihli tutanak ile tespit edildiği, bu yönde davalı tarafından davacıya hitaben keşide edilen 18/12/2019 tarihli ihtarname başlıklı evrak ile ayıp ihbarında bulunduğu, evrakın iadeli taahhütlü olarak davacıya 19/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c bendinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." düzenlemesi yer almakla, dava tarafları arasında ürünlerin davalıya 23/03/2019 tarihinde teslim edilmiş olduğu hususunda ihtilaf bulunmaması, ürünlerin davalıya teslimi tarihi ve davalı tarafından davacıya mail ile yapılan ilk ayıp ihbarı tarihi nazara alındığında ayıp ihbarının süresinde yapılmamış olduğunu kabul etmek gerekmiştir. Her ne kadar ayıp ihbarı süresinde değilse de, davalı tarafından ...'de tanzim edilen yerinde tespite ilişkin tutanak, başkaca bir firmadan konveyör bant alınmasına dair evrak nazara alındığında, 10 adet konveyör bant bedelinin alacaktan mahsup edilmesi ile bu bantlara ilişkin hurda bedelinin davacıya iade edilmesi gerektiğine dair raporda da beyan edilen kanaatin hakkaniyete uygun olduğu vicdani kanaatine ulaşılmıştır.Kısaca izah edilenler çerçevesinde, ticari defterler ile tespit edilen alacaktan 10 adet konveyör bant bedelinin mahsubu ile bu bantların hurda bedelinin alacağa eklenmesi sureti ile davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması da nazara alınarak, davalının kabul edilen asıl alacağın %20'si nispetinde icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın kısmen kabulü ile davalının... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 105.502,28-TL asıl alacak miktarınca iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,Kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, Kabul edilen asıl alacağın %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 21.100,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Yasal şartları haiz olmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 7.206,86-TL harçtan, peşin alınan 1.764,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.442,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (23/09/2021 tarih 2021/478 harç nolu tahsil müzekkeresi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile)Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma, 1.764,69-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.819,09-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 250,00-TL tebligat ve posta gideri ile 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.250,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdir olunan 6.678,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya, kalan miktarın kendi üzerine bırakılmasına,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalı yararına hesaplanan 40.611,38-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin kabul ve red oranına göre takdir olunan 953,04-TL'nin davalıdan, 366,96-TL'sin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (23/09/2021 tarih 2021/478 harç nolu tahsil müzekkeresi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile)HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekili Av. ...(e duruşma) ile davalı vekili Av. ...(e duruşma)'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.