Danıştay 13. Dairesi, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 20. maddesi 2. fıkrası (g) bendi uyarınca reddedilen akaryakıt istasyonu lisans başvurusu ile ilgili Anayasa Mahkemesinin ilgili madde iptal kararlarının etkisini değerlendiren içtihat kararı.
Özet: Davacı şirketin akaryakıt istasyonu lisans başvurusunun, aynı tesiste önceki işletmeciye yönelik vergi incelemeleri gerekçesiyle 5015 sayılı Kanunun ilgili maddesi uyarınca reddedilmesiyle başlayan yargı sürecinde, ilk derece mahkemesi işlemi hukuka uygun bulmuşken, temyiz incelemesi sırasında, lisans verilmesini engelleyen yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından anayasanın temel hak ve özgürlükler maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmesi, davanın esastan yeniden değerlendirilmesi gereken kritik bir hukuki gelişme olarak ön plana çıkmıştır.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2025/1338 E.  ,  2025/4158 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1338
Karar No:2025/4158
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrolcülük Nakliye Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: "... Mahallesi, ... Caddesi, No:... (... ada, ... parsel) Ereğli/KONYA" adresinde bulunan kurulu tesis için yapılan istasyonlu bayilik lisansı başvurusunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca reddine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı tarafından lisans başvurusuna konu edilen akaryakıt istasyonu için daha önceden dava dışı ... Petrol Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. (...) adına ... tarih ve ... sayılı istasyonlu bayilik lisansının düzenlendiği, mezkur dava dışı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan suçlara ilişkin vergi incelemesi bulunduğu, bu durumun Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davalı idareye bildirildiği, ayrıca UYAP üzerinden yapılan incelemede de dava dışı şirketin ortağı ve yöneticisi olan K.P. hakkında "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçu nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı (E:.../...),... Başsavcılığı (E:...), ... Asliye Ceza Mahkemesi (E:... ve ...Asliye Ceza Mahkemesi (E:...) nezdinde devam eden ceza soruşturma ve kovuşturmalarının bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince, dava konusu işlemin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde yer alan “(...) ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur. (...)” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz yolu ile iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi üzerine 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, kanun koyucu tarafından söz konusu iptal gerekçeleri dikkate alınarak 27/12/2023 tarihinde kabul edilen ve 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle anılan maddenin yeniden düzenlendiği, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yapılan yeni düzenlemede, Kanun’da tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında gözden geçirilmesine imkan tanınmasına yönelik olarak davalı Kuruma, geçici durdurma (mühürleme) işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağının bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilmesine yönelik yükümlülük getirildiği, Anayasa Mahkemesince iptal edilen yasal düzenlemeden farklı olarak mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşme beklenmeksizin geçici durdurma işleminin Kurum tarafından kaldırılacağına dair değişiklik yapıldığı;
Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan (g) bendinin "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki cümlesinin Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulması üzerine anılan hükmün Anayasa Mahkemesinin 27/6/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiği;
Davacının lisans başvurusuna konu akaryakıt istasyonu hakkında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ... Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığınca ... tarih ve ... sayılı Vergi Suçu Raporu'nun düzenlendiği, tesis hakkında 30/10/2023 tarihinde mühürleme işlemi tesis edildiği, dava dışı şirket temsilcisi hakkında başlatılan adli süreç sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin ... tarihinde kesinleştiği, bu nedenle Dairelerinin...tarih E:...K:... sayılı kararıyla 30/10/2023 tarihli mühürleme işlemine karşı açılan davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılarak anılan mühürleme işleminin iptaline karar verilmesine karşı Dairelerince UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, dava dışı şirket hakkında 5015 sayılı Kanunun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g ) bendi uyarınca davalı idarenin ... tarih ve E-... sayılı yazısına istinaden Konya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 3 adet yer altı tankı ve bağlı pompalarının 02/08/2022 tarihinde mühürlenerek faaliyetinin durdurulmasına ilişkin olarak tesis edilen ayrıca bir mühürleme işleminin de bulunduğunun tespit edildiği, (söz konusu işleme karşı açılan davada .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla davanın reddedildiği ve karara karşı istinaf isteminde bulunulmadığından kararın kesinleştiği) davacı şirketin bayilik lisansı verilmesi isteminde bulunduğu yerde daha önceden bayilik lisansı bulunan şirket yetkilisi hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (b) bendindeki suçlamayla adli işlemlerin devam etmekte olduğu, tesisin mühürlü olduğu ve bu nedenle de lisansın kilitli olduğu anlaşıldığından, işlem tarihinde anılan istasyonun mühürlü olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca İdare Mahkemesi kararında yer verilen dava dışı şirket yetkilisi hakkındaki diğer adli yargı sürecine ilişkin davaların 5015 sayılı Kanunun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin yürürlük tarihinden önceki dönemlere ilişkin düzenlenen vergi suçu raporlarına dayandığı belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı kuralın Anayasa Mahkemesince iptalinden sonra 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Kanun'un 48. maddesiyle anılan maddenin yeniden düzenlendiği, ancak yapılan bu düzenlemenin de Anayasa'ya aykırı olduğu, başka bir şirketin henüz kanıtlanmayan iddia boyutundaki eylemlerinden dolayı cezalandırıldıkları, bu durumun cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 30/10/2023 tarihinde "... Mahallesi, ... Caddesi, No:... (... ada ... parsel) .../KONYA" adresindeki kurulu tesis için istasyonlu bayilik lisansı başvurusunda bulunulmuştur.
Anılan başvuru, "lisans başvurusuna konu adres için ... şirketi adına istasyonlu bayilik lisansı düzenlendiği, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 27/09/2023 tarihinde lisansın sonlandırıldığı, ancak tesisin devrini engellemek amacıyla ... tarih ve ... sayılı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı yazısına istinaden lisansın sistemde kilitlendiği" gerekçelerine yer verilmek suretiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davalı idarece ... tarih ve ... sayılı yazıyla reddedilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, "a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
(...)
ç) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(...)" kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül" başlıklı 367. maddesinde ise, "Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.
359 uncu maddenin (ç) ve (d) fıkralarında yazılı suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Kamu davasının açılması için incelemenin tamamlanması şartı aranmaz.
(...)" kuralı yer almıştır.
30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinde, "Bu Kanun'a göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanun'un 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." kuralı yer almıştır.
Anılan kanun değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla, "... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur..." ve "... ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." bölümleri Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan ibare, "...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirilmiş ve birinci cümleden sonra gelmek üzere, "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." cümleleri eklenmiştir.
Dairemizin E:2023/366 sayılı dosyasındaki Anayasa'ya aykırılık iddialarını ciddi görmesi ve Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin, "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki altıncı ve son cümlesinin teşebbüs özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde sınırlandırdığı, bu haliyle kuralın Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla yaptığı itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla ilgili kural Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 02/10/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.
Söz konusu iptal kararı sonrasında 30/03/2025 tarih ve 32857 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7546 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle yapılan değişiklik sonucunda ilgili kısım “Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi görevi bulunduğunun Kuruma bildirilmesiyle söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmemesi tedbiri Kurum tarafından uygulanır.” şeklinde değiştirilmiş ve anılan değişiklikten sonra gelmek üzere “Bu tedbirin kaldırılıp kaldırılamayacağı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından temin edilecek bilgilere göre üç ayda bir değerlendirilir. Ancak bu tedbirin süresi Kuruma yapılan bildirimden itibaren bir yılı geçemez.” cümleleri eklenmiştir.
Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…ve kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez.” ibaresi “…ve kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içerisinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez.” şeklinde değiştirilmesinde bulunan “...geçici olarak durdurulur...” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 22/07/2025 tarih ve E:2024/54, K:2025/163 sayılı kararıyla iptal edilmiş, anılan iptal kararının yürürlüğü ise 09/12/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay süreyle ertelenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı şirketin bayilik lisansı verilmesi isteminde bulunduğu tesiste dava dışı ... şirketi adına ... tarih ve ... sayılı bayilik lisansı düzenlenmiş, anılan şirketin Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca vergi incelemesine tabi mükellefler listesine alındığı hususunun ... tarih ve ... sayılı yazıyla davalı idareye bildirilmesi üzerine söz konusu tesisin devrinin engellenmesi ve yeni lisans verilmemesi amacıyla sistemde lisans üzerine kayıt düşülmüştür.
... hakkında 23/05/2022 ve 23/08/2023 tarihlerinde düzenlenen Vergi Suçu Raporlarına istinaden lisans başvurusuna konu tesis 02/08/2022 ve 30/10/2023 tarihlerinde mühürlenmiştir.
Davacı tarafından, 03/11/2023 tarihinde aynı tesis için istasyonlu bayilik lisansı başvurusunda bulunulmuş, anılan başvuru ise dava konusu işlemle reddedilmiştir.
5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) maddesinde iki ayrı durumun bulunması halinde bu yerler için ilgililere lisans verilmemesinin kurala bağlandığı, bunlardan ilkinin, maddenin son cümlesinde yer alan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (a), (b) ve (ç) fıkraları kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi bulunduğunun Kuruma bildirilmesi hali, ikincisinin ise maddenin ilk cümlesinde düzenlenen, bu bent kapsamındaki suçların işlendiğinin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durumun Kuruma da iletilmesinden sonra Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetlerin geçici olarak durdurulması ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmemesi hali olduğu anlaşılmaktadır.
Başka bir ifadeyle, mükellef hakkında vergi incelemesine başlanılmasından Vergi Suçu Raporu düzenlenmesine kadar olan aşama, maddenin son cümlesi uyarınca lisans almaya engelken, Vergi Suçu Raporu'nun düzenlenmesi akabinde durumun savcılığa ve Kuruma bildirilmesinden sonra tesisin mühürlenmesi süreci ve sonrasındaki aşama ise maddenin ilk cümlesi uyarınca lisans almaya engel hal teşkil etmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta ise, lisans başvurusuna konu tesisi daha önceden işleten dava dışı şirket hakkında Vergi Suçu Raporu düzenlenmesinden sonra davacı tarafından lisans başvurusunda bulunulduğu, dolayısıyla davacının lisans başvurusunun Kanun'un son cümlesi kapsamında değil, ilk cümlesi kapsamında reddedildiği anlaşılmıştır.
5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) maddesinin ilk cümlesinin iptaline ilişkin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı Anayasa Mahkemesi kararından sonra kanun koyucu tarafından yapılan yeni düzenlemede, mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşme beklenmeksizin geçici durdurma işleminin Kurum tarafından kaldırılacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, lisans başvurusuna konu adreste daha önceden faaliyet gösteren dava dışı ... şirketi hakkında düzenlenen 23/05/2022 tarihli ilk Vergi Suçu Raporuna istinaden söz konusu tesisin 02/08/2022 tarihinde mühürlendiği, mühürlemeye karşı açılan davanın ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, dava dışı şirket hakkında 23/08/2023 tarihinde hazırlanan ikinci Vergi Suçu Raporu'na istinaden lisans başvurusuna konu tesisin 30/10/2023 tarihinde yeniden mühürlendiği, söz konusu işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "şirket yetkilisi hakkında... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği" gerekçesiyle kabul edildiği, böylece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve 30/10/2023 tarihli mühürleme işleminin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın ise temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Dairemizin 20/10/2025 tarihli ara kararıyla lisans başvurusuna konu tesisin halen mühürlü olup olmadığının davalı idareye sorulduğu, gelen cevapta, mahkeme kararları uyarınca tesiste 30/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen mühürleme işlemine son verildiği, ancak farklı bir vergi suçu raporuna dayanılarak 02/08/2022 tarihinde gerçekleştirilen ilk mühürlemeye karşı açılan dava ret ile sonuçlandığından, 02/08/2022 tarihinde gerçekleştirilen mühürlerin sökülmediği belirtilmiş ise de, 02/08/2022 tarihli ilk mühürleme işlemine karşı açılan davanın karara bağlandığı 24/05/2023 tarihinde dava dışı şirketin yetkilisi hakkında adli yargı merciince henüz bir karar verilmediğinden, karar tarihindeki durum dikkate alınarak 02/08/2022 tarihli mühürleme tedbirine karşı açılan davanın da Mahkemece reddedildiği, kararın taraflarca itiraz edilmeksizin kesinleştiği, akabinde dava dışı şirket hakkında düzenlenen...ve ... tarihli Vergi Suçu Raporlarına istinaden şirket yetkilisi nezdinde Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçlamasıyla başlatılan ceza soruşturmasında...Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın ise 06/11/2024 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, dolayısıyla süreç içerisinde söz konusu tedbirin kaldırılmasını gerektiren lehe bir gelişmenin ortaya çıktığı anlaşıldığından, davacının lisans başvurusunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.